{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/409 - 2025/429<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/409 <br>KARAR NO\t: 2025/429<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/249 Esas 2022/853 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazasında Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25.04.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI\t<br>\tDavacı vekili, 26.02.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın  aniden yola çıkan köpeğe çarpması sonucunda  direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiğini, kaza nedeniyle davacının geçici iş gücü kaybı yaşadığı gibi kalıcı olarak da maluliyet yaşadığını, tazminat hesabının asgari ücrete göre yapılması gerektiğini, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında kalıcı iş göremezlik tazminatını 102.812,63 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.972,88 TL olarak artırmış, 14.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirlenen 290.000,00 TL maddi tazminatın tamamının kanundan doğan müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı vekili, kaza yapan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının, sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, kusur ve maluliyete ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, emniyet kemerinin takılı olmaması halinde birlikte kusur indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI\t<br>\tMahkemece, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepli davada, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen 19.06.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/562 Karar sayılı karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 17.02.2022 tarihli ve 2019/2322 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda 21.12.2022 tarihli ve 2022/249 Esas, 2022/853 Karar sayılı karar ile, üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.08.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu, başıboş köpeğin olayın oluşumunda % 75 oranında etken olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.05.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 13, iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 30.11.2022 tarihli raporda davacının geçici iş göremezlik zararının 7.891,52 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 411.262,51 TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin 14.12.2022 tarihli dilekçesi ile müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında talebini toplam 290.000,00 TL'ye çıkartarak ıslah ettiği, poliçe limiti ve davacının ıslah dilekçesindeki talebine göre davanın kabulü gerektiği belirtilerek; davacının talebinin kabulü ile 290.000,00 TL'nin 23.03.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde, Davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, bu talebin sağlık gideri kapsamında olduğunu, mahkemece esas alınan kusur oranını kabul etmediklerini, kusur durumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve dosyanın tekrar Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi ve genişletilmiş uzmanlar heyetince çelişkinin giderilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve tazminat hesabı ve ödeme şeklinin Genel Şartlar’a göre belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan maluliyet raporunda imzası bulunan hekimlerin uzmanlık alanlarının Adli Tıp olduğunu, sunulmuş olan maluliyet raporuna itiraz ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacı vekili, 26.02.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın  aniden yola çıkan köpeğe çarpması sonucunda  direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici  ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 17.02.2022 tarihli ve 2019/2322 Esas, 2022/381 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t1-Dosya içeriğinden, 26.02.2016 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı aracın seyri sırasında yola aniden çıkan başıboş köpeğe çarparak yoldan çıkarak devrilmesi neticesinde kaza meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, mahkemece bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı uyarınca üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 03.08.2022 tarihli raporda sigortalı aracın olay yeri Onurlu sokak kavşağı çıkışında, yola aniden giren başıboş köpeğe çarptıktan sonra seyrine göre yolun solundan kaplama dışına çıkarak çarpma noktasından 84 metre ileride devrilerek durduğu, yolda araca ait fren izi bulunmadığı, olayın gündüz meydana geldiği ve havanın açık olduğu, yerleşim yeri içi ve azami hızın 80 km/s olduğu belirtilikten sonra daha önce düzenlenen raporlar da değerlendirilmek suretiyle sigortalı araç sürücünün yerleşim yeri içinde seyretmekte iken daha dikkatli ve tedbirli davranmadığı, ön ilerisine ve yakın çevresine azami dikkatini vermediği, buna bağlı olarak yolun çevresinde boş arsa veya tarladan yola yaklaşan köpeği olay öncesinde fark edip tedbir almadığı, fark ettiğinde fren tedbirine başvurmadığı, hızının da mahal şartlarına göre yüksek olmasına bağlı olarak yolda çok uzun mesafe kat ettiği halde soldan kaplama dışına çıkıp aracının devrilmesine neden olduğu olayda 2918 sayılı Kanun'un 52/b maddesi hükmüne aykırı davrandığı ve % 25 oranında kusurlu olduğu, başıboş köpeğin olayın oluşumunda % 75 oranında etken olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyeti raporunun kaza mahallindeki tespitler, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmış olmasında isabetsizlik görülmemiştir. <br>\t2-Davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.15.2019 tarihli raporda, davacının T7-11 vertebra sağ transvers proçes kırığı, sol lağoftalmi nedeniyle nedeniyle özür oranının % 13 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının belirlendiği, raporun davacının muayene edilerek hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri ve sağlık kurulu raporları değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin davacının maluliyetine ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.<br>\t3-Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>\tBunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>\tYukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK.nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.<br>\tSomut olayda aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 30.11.2022 tarihli raporda davacının belirlenen maluliyet oranı ve geçici iş göremezlik süresine göre TRH 2010 yaşam süresi esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacının geçici iş göremezlik zararının 7.891,52 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 411.262,51 TL olduğu, davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile kalıcı iş göremezlik tazminatını 102.812,63 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.972,88 TL olarak artırmış, 14.12.2022 tarihli dilekçesi ile davacının 411.262,51 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı hesaplandığı ancak sigorta şirketinin ölüm ve sakatlanma limitinin 290.000,00 TL olduğu, müşterek müteselsil sorumluluk kapsamında taleplerini toplam 290.000,00 TL'ye çıkartarak ıslah ettiği,  tespit edilen toplam iş göremezlik tazminatı tutarının kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin üzerinde olduğu anlaşılmakla  gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi de gözetilmek suretiyle karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda istinafa başvuru yapan davalı aleyhine değerlendirme yapılamayacağı  da dikkate alındığında  davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 19.809,90 TL istinaf harcından peşin alınan 4.953,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.856,90 TL harcın davalıdan tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br> <br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9955d592a23fb75d","SID":"0efb6a4bc3e94d98"}}