{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1016 <br>KARAR NO: 2025/579<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/01/2024<br>NUMARASI: 2022/613 Esas - 2024/13 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.10.2008 günü  müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plaka ... çekici plakalı kamyon ile Ilgın istikametinden Kadınhanı istikametine doğru ilerlerken direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrilmesi neticesinde olay yerinde vefat ettiğini,  müvekkillerinin, desteği ...'ın vefatıyla onun kendilerine sunduğu ve sunacağı destekten yoksun kaldıklarını, ... plaka ... çekici plakalı kamyonun  kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmadığından ...nın müvekkillerinin zararından sorumlu olduğunu,  müvekkillerin yoksun kaldığı destek tazminatının ödenmesi istemiyle 11.10.2017 tarihli başvuru dilekçesiyle, başvuruda bulunulduğunu, davalı ...nın 05.12.2017 tarih ve 332749 sayılı yazı ile 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle reddedilerek ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak  sigorta limiti çerçevesinde, her bir müvekkil için 25,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek KTK’nunda düzenlenen zamanaşımı, gerekse TCK.’nda öngörülen uzamış zamanaşımı süreleri dava tarihi itibarıyla dolduğundan, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, tazminatın ödenmesi halinde sürücünün mirasçılarına rücu edileceğinden alacaklı ve borçlu sıfatları birleşmiş olacağını bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A.6-b maddesi uyarınca, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışı olduğundan, müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, yasal faiz işletilmesinin hukuka uygun olacağını belirterek davanın reddini  savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 108.651,91-TL destekten yoksun kalma  tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 1.042,70-TL destekten yoksun kalma  tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,1.715,34-TL destekten yoksun kalma  tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -11.418,79-TL destekten yoksun kalma  tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda hak sahiplerinin yaşam süreleri PMF yaşam tablosuna göre belirlendiğini, oysa Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay'ın uzun dönemdir yerleşik hale gelen kararlarında yaşam süreleri TRH-2010 tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda tazminat hesabında asgari ücretler esas alındığını, müteveffanın kazancına ilişkin belge temin etmek mümkün olmadığından tazminat hesabında asgari ücretler esas alındığını, bu kapsamda, yargılamanın uzaması halinde ülkemizdeki kamu kurumlarınca yasal asgari ücretlerde artışa gidilmesi halinde belirlenen en son asgari ücretlerin tazminat hesabına esas alınmasına karar verilmesi gerektiğini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Güncel Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  kararı doğrultusunda 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar öncesi sürücü vefat kazaları teminat dışında olduğunu, söz konusu tek taraflı kazada müteveffa kendi kusuru ile vefatına sebep verdiğinden talep teminat kapsamı dışında olduğunu ve davacıların müvekkil kurumdan tazminat isteme hakkı bulunmadığını, nitekim somut olayda vefat eden kusurlu sürücü yeni hukuk genel kurulu kararında açıkça belirtildiği üzere sürücünün kusuru desteğe yansıyacağını, bu sebeple, yerel mahkeme kararı hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olduğunu, tek taraflı kazada sürücü ölümü olup talep zamanaşımına uğradığını, eşin yeniden evlenme ihtimali dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, zarar görenin sürücü belgesi olmadığını ve ehil olmadığını bilerek araca binmesi, bir kazanın meydana gelmesi ihtimalini bildiği/bilmesi gerektiği ve nitekim dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine de sebebiyet verildiği ve ortaya çıkabilecek zararı öngördüğü anlamına gelmekle, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılması ile araç çekici olduğundan iş kazası olma ihtimali bulunduğunu, mahkemece gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmadan verilen karar eksik incelemeye dayandığını ve kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin  26/05/2022 tarih, 2020/816 Esas, 2022/1050 Karar sayılı kararı ile \"...,Somut olayda davaya konu trafik kazası 15/10/2008 tarihinde gerçekleşmiştir.  Karayolları Trafik Kanununun 92.maddesinde değişiklik yapan 6704 sayılı Kanun 26/04/2016 tarihinde, yeni Genel Şartlar ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Dolayısıyla, kaza tarihi sözü geçen Genel Şartlar ve Kanun değişikliğinden öncedir. Bu durumda kazanın meydana geldiği tarihe göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu  ve Genel Şartlar'da yapılan değişikliklerin somut olaya uygulanması da mümkün bulunmadığından, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, HGK kararlarıyla da örtüşen içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davacıların sigortalı araç işleteninin mirasçısı olarak değil, destek alacaklısı 3. kişi olarak sürücünün ve işletenin kusuruyla sorumlu tutulmadan talepte bulunabilecekleri gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmış ve aktüerya raporunda terditli olarak yaşam süreleri hazırlandığı mahkemece zaten TRH -2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamadaki tazminata karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yine bilirkişi raporunda yargıtay içtihatlarına uygun olarak; müteveffanın kendisine ve eşi...’ ye (2)’ şer, annesi ..., çocukları ..., ... ve ...’ e (1)’ er pay vermek suretiyle hesaplama yapılmış olmasında ve dosyaya müteveffanın gelirini ispatlar bir beyan ve belge sunulmadığı, herhangi bir meslek odasından emsal ücret yazı cevabının da celp olunmadığı tespit edildiğinden ve dosyada mübrez başkaca bilgi ve belge bulunmadığından müteveffanın kaza tarihinden günümüze kadar olan aktif devre kazançları net asgari ücretler esas alınarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  2918 sayılı  Karayolları Trafik Kanununa göre açılan tazminat  davalarının temyiz taleplerini inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  güncel 13.02.2023  tarih,  2021/10033 E. ve  2023/1688 K. sayılı kararında \"... Somut olayda da; davacıların desteği, kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel  ve  yargısal  içtihatlarda  kabul  edildiği  üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü  kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacı davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas - 411 karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar). Eldeki dosyada, sigorta şirketine karşı açılan davada İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacıların desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın  reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaya konu kaza 24.08.2010 tarihinde  meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.\" yönünde karar verilerek uyuşmazlığın çözümünde poliçe tarihindeki yasal mevzuat ile ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmıştır. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.02.2023 tarih, 2021/10040 E. ve 2023/2123 K., 23.02.2023 tarih, 2022/16941 E.- 2023/2335 K., 20/04/2022 tarih,  2021/15379 E.- 2022/7547 K.,  08/02/2022 tarih, 2021/13342 E.- 2022/1821 K. sayılı kararları) Yukarıya aktarılan güncel Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre somut  uyuşmazlıkta, kaza 08.05.2013 tarihinde gerçekleşmiş ve trafik sigortası bulunmayan aracın   sürücüsü vefat etmiştir. Bu halde davalının sorumluluğu poliçe tarihinde yürürlükte bulunan 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenecektir. 01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas - 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere davacılar, 3. kişi sıfatı ile yansıma yolu ile oluşan destekten yoksun kalma zararlarını talep edebilecektir.Davacılar  talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir. Bu durum karşısında;  davacılar,  zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, desteğin kazadaki kusuru ve müterafik kusuru davacılara yansıtılamayacağından davalı ... kaza tarihinde sigortası bulunmayan aracın oluşturduğu zarardan sorumlu olduğundan davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu doğrultuda davalı vekilinin kusura, müterafik kusura, davacıların alacaklı borçlu sıfatları birleştiğine ilişkin istinaf nedenleri de  yerinde görülmemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 15/10/2008 tarihi ile dava tarihi olan 28/12/2017 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf  itirazı yerinde değildir. Dosya kapsamında SGK dan gelen yazı cevabı ile kaza nedeniyle ödeme yapılmadığı bildirilmiş olmasına göre bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 8.390,43 TL harçtan peşin alınan 2.096,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.293,82 TL harcın davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a87a9a06ab06ae7","SID":"dd303283e7a4d5f9"}}