{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2024/1328 <br>KARAR NO: 2025/595<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 31/01/2024<br>NUMARASI: 2023/340 Esas - 2024/60 Karar<br>DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 25/05/2017 tarihinde davalılardan ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda ağır hasara uğradığını, meydana gelen hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 23/06/2017 tarihinde 113.100,00 TL hasar bedeli ödendiğini, ödenen tazminat sebebiyle TTK.’nun 1472/1 maddesi gereğince müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının, zarardan mesul olanlarla zarara sebebiyet verenlere karşı dava ve talep haklarına halef olduğunu, davalı şirketin KTK.’nun 85/1. maddesine göre araç işleten sıfatıyla, davalı sürücü ...’ün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması dolayısıyla sorumlu olduklarını,  ZMMS Trafik sigortasının azami poliçe teminatı olan 33.000,00 TL’nin davalılara ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olan şirketten tahsil ediliğini, bakiye 80.100,00TL’nin kendilerine ödenmesi için davalılara müracaat ettiklerini ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, sonrasında davalılarca icra takibine itiraz  edilerek takibin durdurulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutarak 80.100,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; 64.080,00-TL'nin 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  ... Oto.San. ve Tic.Ltd.Şti.vekili ile davalı ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişilerce davalının %80 kusurlu olduğuna dair tespitin yerinde olmadığını,  bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, hasara ilişkin bilirkişi rapor değerlendirmesinin hatalı olduğunu, yasal faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvurunun mahkemenin 10/05/2024 tarih, 2023/340 E-2024/60 K sayılı kararı ile davalı ... vekili tarafından verilen yasal süreye rağmen İstinaf harçlarının ve gider avansının ikmal edilmediği anlaşılmakla, HMK.nun 344.maddesi gereğince, istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/04/2023  tarih, 2021/67 Esas ve 2023/687 Karar sayılı kararı ile \"...Dosya kapsamında dava dilekçesinde davalı  ... Oto.San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin adresinin  ... Mah. ... Sok. No.. ... Kat  Bahçelievler/ İstanbul olarak gösterildiği, söz konusu adrese 17/01/2019 tarihinde dava dilekçesinin amir ...'a , 14/05/2019 ve 21/05/2019 tarihlerinde ara kararların çalışanı olduğunu beyan eden ...'a ,22/11/2019 tarihli inceleme kararının işçisi...'a 13/02/2020 tarihinde bilirkişi raporunun çalışanı olduğunu beyan eden ...'a tebliğ edildiği, dosyada bulunan davalı vekili tarafından sunulan vekaletnamede aynı adres bilgilerinin yazılı olduğu görülmektedir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde tebligat yapılan kişilerin müvekkili şirket  çalışanı olmadığını beyan ettiğinden Dairemizce  davalı şirketin tebliğ tarihindeki çalışanlarının bildirilmesi için  SGK'ya yazı yazılmıştır. Gelen yazı cevabından  davalı şirkete yapılan tebligatlarda tebliğ alan şahısların davalı şirket çalışan listesinde yer almadığı anlaşıldığından davalı şirkete çıkartılan tebligatların usulsüz tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı şirket vekiline  dava dilekçesi, duruşma günü ve bilirkişi raporlarının usulüne uygun tebliği ile yargılamaya devam edilerek  tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır. Kabule göre de; 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesi (6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi) hükmü gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak davalardan ödeme yapan sigorta şirketinin, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebilmesi mümkündür. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir....\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Daire kararımız ile faizin başlangıç tarihine ilişkin esastan değerlendirme yapılarak karar verildiği görülmekle aynı yöne değinen istinaf talebi değerlendirilmemiştir. Somut olayda 25.05.2017 günü davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı çekici ile  İstanbul, Eyüp, ... Mahallesi ... Sokağı takiben seyirle ... Cari hizalarındaki ... Caddesi kavşağında , dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Alibeyköy cihetinden ... Caddesi'ni takiben seyirle gelip Sultangazi istikametine doğru seyretmekte iken  kavşakta çarpışmış, maddi ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hasar raporunda ; ... plakalı çekici ve arkasına bağlı ... plakalı yarı römorktan oluşan davalı şirkete ait kamyon sürücüsü davalı ...’ün aracı hatalı sevk ve iradesinin kazanın oluşumunda %80 oranında etkili olduğu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü ...’in ise hatalı sevk ve idaresinin kazanın oluşumunda %20 oranında etkili olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle kasko sigorta bedelinin 155.512,00 TL. olduğu, aracın piyasa rayiç değerinin önceki 5 eski kazasında uğradığı 10.000,00-TL.’lik değer kaybı da düşüldüğünde 145.000,00-TL. olduğu ve bunun da piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın hasarlı haliyle sovtaj değeri bakımından yapılan piyasa araştırmasında benzer seviyede hasarlı araçların hurda değerinin 30.000,00- 35.000,00-TL. arasında değiştiği, bu meblağların pazarlığa açık olduğu, bu nedenle eksper raporunda belirtilen 31,900,00-TL.'lik meblağın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun tespit edildiği, buna göre araçtaki gerçek hasar miktarının 145.000,00-TL. eksi (-) 31.900,00-TL. = 113.100,00-TL olduğu belirtilmiştir.  Hükme esas alınan kusur bilirkişi  raporunun  olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre kusur raporuna; Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun  sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur raporu ve teknik raporlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu nedenlerle;  davalı ... San. ve Tic.Ltd.Şti.vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ...Oto.San. ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.377,30 TL harçtan peşin alınan 1.094,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.282,97 TL harcın davalı ...San. ve Tic.Ltd.Şti. 'dan   tahsili ile Hazineye irat kaydına 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64e61245b0c850c2","SID":"8d103dace63f4837"}}