{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1507 Esas <br>KARAR NO:2025/357 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/270 Esas - 2021/1036 Karar <br>TARİH:21/12/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:06/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının davacıdan veya davacının tedarikçisi olan ... Züccaciye'den mal alımı yaptığını ve davalı ile davacı arasındaki bu alım satım ilişkisi nedeniyle açık hesap ilişkisi bulunduğunu. Davalı tarafından, davacıdan veya davacının tedarikçisi olan ... Züccaciye'den ürün alınması halinde, ürünlere ilişkin faturaların, davacı tarafından kesilerek davalıya tebliğ edildiğini. Taraflar arasında yıllardır süren bu açık hesap ilişkisine rağmen, davalı tarafından 26.09.2019 tarihinde davacıya Kartal ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, 4077 Sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu gereğince davacı tarafından kesilen faturaların karşılığı olan malların davacıya iade edileceğinin bildirildiğini. İşbu ihtarnamenin ardından 27.09.2019 tarihinde ise davalı tarafından, Kartal ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, davacı tarafından kesilen 01.09.2019 tarihli ... fatura numaralı 1.376,44-TL bedelli; ... fatura numaralı, 4.258,82-TL bedelli; ... fatura numaralı, 6.167,55-TL bedelli faturalara itiraz edildiğini. Davalı tarafından gönderilen ilk ihtarnamede 4077 Sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu'na dayanılmış olsa da davalının bu iddiasının herhangi bir hukuki temeli olmadığı, davalının tacir olduğu Sayın Mahkeme'nin malumu olduğunu. Davalı tarafından gönderilen işbu ihtarnameler üzerine davacı tarafından, davalıya 23.10.2019 tarihinde Bakırköy ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ve davalının tacir olması nedeniyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tabi olduğu ifade edildiğini. Ayrıca davalının tacir olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği için mallarda herhangi bir ayıp olmadan ürünleri iade edemeyeceği, ürünlerde ayıp olup olmadığını kontrol etmesi gereken iki günlük ve her halde sekiz günlük süreyi geçirdiği (TTK md. 23), ürünlerin iadesinin ve faturalara itirazların tarafımızca kabul edilmediği, ayrıca sekiz günlük faturaya itiraz süresinin de geçirildiğinin ifade edildiğini. Davacı tarafından gönderilen işbu ihtarnamenin aynı zamanda davacının tedarikçisi olan ... Züccaciye'ye de ihbar edildiğini. ... Züccaciye'ye ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmesi üzerine 11.11.2019 tarihinde Gaziosmanpaşa ... Noterliği 11.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davacı şirkete göndererek, davalı tarafından satın alınan ürünlerin kendisine teslim edildiğinin beyan edildiğini, davalı tarafından davacıdan ve davacını tedarikçisinden ürün satın alınmasına ve ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen açık cari hesap ilişkisinden kaynaklı borcun ödenmediğin, beyan ederek, davamızın kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibin devamına, haksız ve kötü niyetli borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  21/12/2021 tarih ve 2020/270 Esas - 2021/1036 Karar sayılı kararında;\"Dava hukuki niteliği itibari ile tacirler arası açık hesap ilişkisine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. ... sayılı dosyası getirtilerek dosyamız içersine alınmıştır.  Ödeme emrinin 18.02.2020 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği davalı borçlunun 18.02.2020 tarihli itirazı ile takibi durdurduğu duran takip üzerine 30.06.2020 tarihinde davanın açıldığı bu haliyle itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulduğu noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, davalının Tüketici Mevzuatı uyarınca satın aldığı malları iade edip edemeyeceği ile süresi içinde itiraz edilen faturaların teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.Tüketici Mevzuatında ayıba karşı tekeffül hükümleri düzenlenmiş olup; şartları bulunması halinde sözleşmeden dönmek mümkündür. Bu hak haricinde, Tüketici Mevzuatında, peşin satışlar hariç, mesafeli ve taksitli satışlarda cayma hakkı da düzenlenmiş olup; süresi içinde kullanılması halinde, sebep göstermeden, tüketicinin sözleşmeden dönmesine de imkan verilmektedir. Bununla beraber, bir kişinin kanunda düzenlenen cayma hakkını kullanması için öncelikle tüketici sıfatına haiz olması gerekir. Bu bakımdan tacirler de aldığı her malla ilgili tacir sayılmayıp, özellikle işletmenin tüketim ihtiyacı ile ilgili mallar bakımından, tüketici olarak kabul edilebilmektedir.Dava konusu olayda, taraflar arasında cari bir ilişki olduğu, satışa konu malların çeşitli niteliklerde züccaciye malları olduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan 18.10.2010 tarih ve 7671 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde de ... ticaret sicil numaralı ... Alışveriş Merkezi ... işletmesinin hediyelik eşya, züccaciye ve temizlik malzemeleri ile meşgul olduğu görülmektedir.Mevcut durumda, takip konusu cari hesabı oluşturan, faturalara konu malların, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ile bağlılık ilkesi gereği, ticari satım sözleşmelerinde, cayma hakkı ancak sözleşmede bu hak tanınmış ya da satıcı tarafından malların iadesi kabul edilmesi halinde mümkün olduğu kabul edilmektedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari satış sözleşmesi olması, sözleşmenin yazılı bir şekilde kurulmaması sebebiyle iade koşulunu içermemesi, yine davalı tarafından satışa konu malların iade edildiği dava dışı 3. Kişinin, davacının temsilcisi, yetkilisi vb. davacı adına hareket eden bir kişi olmaması veya ilgili malları bizzat davacıya iade ettiğine dair bir belge olmaması, davada ayıba karşı tekeffüle ilişkin bir ihtilaf da bulunmaması sebebiyle, davalı alıcının, aralarındaki ticari satım sözleşmesi sebebiyle, sebep göstermeden sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı, anlaşılmaktadır. Verme borclarında borçlu alacaklısına, bir bedel karşılığında, bir şeyin mülkiyetini geçirmeyi ya da zilyetliğinin devrini taahhüt etmektedir. Menkul satım sözleşmelerinde de asli edimi bir şeyin mülkiyetini geçirme borcu oluşturduğundan, taşınır eşyanın değeri kanunda gösterilen parasal sınırı aşması halinde sözleşmenin varlığının, senetle veya diğer kesin delillerle ortaya konması gerekmektedir. Menkul satım sözleşmelerinde satıcının verme borcuna karşılık gelen alıcının bedeli ödeme borcunun ifa edilip edilmediğinin tespiti de aynı kaideye tabidir. Bununla beraber süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna ve malın teslim edildiğine karine sayılmaktadır. Dosya içerisinde cari hesaba konu faturaların irsaliyeli olmadıkları ve dosya içerisinde sevk irsaliyesi olmadığı görülmekle beraber, ilgili faturaların tanzim tarihinden sonra 26.09.2019 tarihinde, davalı tarafından, Kartal ... Noterliği’ nden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile, gönderilen faturalar ile ilgili iade faturası düzenleneceği ve mal iadesi yapılacağı bildirilmiştir.Ayrıca davalı tarafından sunulan nakliye faturasında 23 parça ürünün ... A.Ş.’ye teslim için ... teslim edildiği belirtilmiştir. İlgili belgelerin davalı ve davalı adına hareket eden kişilerin elinden çıkması ve teslim ile ilgili davalının ikrarını içermesi sebebiyle, faturaya konu malların davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Hukukumuzda satıcının toptancıdan aldığı malları alıcıya satması halinde, alıcı ile toptancı arasında, satıcıyı bağlayacak doğrudan bir hukuki ilişki kurulmamaktadır. Davalının, kendisine fatura edilen malları teslim aldıktan sonra, iade ettiği dava dışı 3. Kişinin de, bu sıfat haricinde, davacının temsilcisi, yetkilisi vb. davacı adına hareket eden bir kişi olduğunu ortaya koyan bir belge veya bilgi ortaya konulmamış olup; dava dışı 3. Kişi de gönderilen müzekkereye binaen, dava taraflarıyla bu ilişkisi olmadığını beyan ettiğinden, ilgili mallar bu kişiye davalı alıcı tarafından teslim edilse dahi, bu iade akit tarafı olan satıcıyı bağlamayacaktır. Bu sebeple davalı alıcıya teslim edilen malların davacı satıcıya geri teslim edilmediği de anlaşılmaktadır.Dosyamızdan yaptırılan bilirkişi incelemesinde tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan alacaklara, ihtilafa konu faturalar da eklendiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla  30.299,73 TL alacaklı olduğu da tespit edildiğinden,  davanın kısmen  kabulüne karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 30.299,73 TL üzerinden devamına,Alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacak likit ve  itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki 6.059,94 TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine dair,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/1 Esas ve 2021/33 karar sayılı dosyasında '' Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 30.299,73 TL üzerinden devamına, Alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alacak likit veitiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki 6.059,94 TLicra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine dair, ''karar verilmiştir. Ancak verilen bu karar haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Davacının iddia ettiği üzere dava konusu olan faturalar nedeniyle müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmamakta olduğunu, Zira Bilirkişi tarafından belirtilen... – 01.09.2019 - 1.376,44 TL,... – 01.09.2019 – 4.258,82 TL ve ... – 01.09.2019 – 6.167,65 TL tutarlarındaki faturalar müvekkile 25.09.2019 tarihinde ... A.ş tarafından kayıtlı ... mail aderesine bildirimden incelendiğinde müvekkil tarafından alınmamamasına rağmen fatura edilmek istenmiş olup müvekkilin firma muhasebesine kabul edilmeyeceğini faturalarda belirtilen malın müvekkile satışının olmadığı bundan dolayı yasal süre olan 7 ( yedi) gün içerisinde itiraz edeceğinin bildirilmesinden 2 gün sonra 27.09.2019 Kartal ... Noterliği'nde 27 Eylül tarihinde faturaların müvekkil tarafından kabul edilmeyip iade edildiğine dair ihtarnamemiz mevcuttur ve faturalar tarafımızca kabul edilmediğini; yasal süre içerisinde muhatap tarafından itiraz edilen ve işleme alınmayan faturalar yasal bir alacak oluşturmayacağını,... A.ş pazarlama ekibi tarafından müşteri temsilcileri tarafınca müvekkile bildirilen tutarın 28.000,00 TL ( yirmisekizbin türk lirası) borçlu olduğu bilgisine istinaden Kartal ...Noterliği'nde 26.09.2019 tarihli ihtarnamede belirttildiği üzere ... A.ş firmasına müvekkile teslim edilmiş olan ürünlerin 28.000,00 TL ( yirmisekizbin türk lirası) karşılığı mal hazırlanmış olup iade faturaları hazırlanmak ve faturalar noterden ihtar yolu ile31.10.2020 tarihinde mahkemeye sunulan belgeler arasında bulunan nakliye firması tarafından ... A.ş ... adresine23 koli parça teslim edilmiş olup nakliye firması faturası açıklamasında yazmakta olduğunu,Müvekkili tarafından davacıya ihtarname gereği 28.000,00 tl bedelinde ürün iade edilmiş olup aksine müvekkilin firmasının, ... A.Ş 'den alacaklı olduğunu, Davacı ... a.ş haksız kazanç elde edebilmek amacı ile ... – 01.09.2019 - 1.376,44 tl - ... – 01.09.2019 – 4.258,82 tl - ... – 01.09.2019 – 6.167,65 tl faturalarda belirtilen malın ... firmasından müvekkil tarafından alındığını iddia etmekte fakat malın ... 11 kasım 2019 tarihli Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nde muhatap olarak ... A.ş ve klas alışveriş merkezi – ...’a göndermiş olduğu ihtarnamede ... A.ş'nin davalı muhatabın muhammed ilhan’ınmal alımını ...’tan aldığını iddia etmiş fakat iddia muhatap firma ..’tan ...’ın kendilerinden 2019 yılınınnisan ve mayıs aylarında mal alımı yaptığını ve alınan malın bedelinin ödendiğini beyan ettiklerini; Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nde kaşideci olarak ihtarda bununan ... mal alımı yapmadığını bu borçtan doğan ve itirazımıza neden olan davada kesinlikle alakalarını olmadıklarını beyan etmekte olduklarını,Müvekkil tarafından ... A.ş pazarlama ekibi tarafından müşteri temsilcileri tarafından belirtilen tutarca iade gerçekleştiği fakat... A.ş müvekkile mal teslim etmemesine rağmen kabullendirmeye çalıştığı ve iddia ettiği ... – 01.09.2019 - 1.376,44 tl - ... – 01.09.2019 – 4.258,82 tl - ... – 01.09.2019 – 6.167,65 tl faturalara yasal süre içerisindeitiraz edilmiş olduğundan dolayı müvekkilin iade etmiş olduğu tutarlar fatura bedellerinin toplamı olan 11.802,91 TL ( onbirbin sekizyüziki lira doksan bir kuruş ) düşüldüğünde aksine davacı firma değil davalı olarak müvekkilin 16.197,09 TL ( onaltıbin yüzdoksanyedi lira dokuz kuruş )alacaklı olduğu bu alacağından dolayı davanın reddinin ve müvekkil tarafından iade edilen malın ödemesinin yapıldığından dolayı müvekkil tarafından ... A.ş'ye ödenen alacağın ödeme tarihinden itibaren faiz işlenmiş olarak iadesinin yapılması gerekmekte olduğunu,Yukarıda belirtilen sebepler neticesinde müvekkilin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen 05.10.2021 tarihli bilirkişi raporu hatalı bir şekilde düzenlendiğini,İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile öncelikle tehiri icra talebimizin kabulüne devamında: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020 / 270  Esas ve 2021/1036 Esas  karar sayılı ve 19/01/2021 karar tarihli ilamının bozularak söz konusu kararın kaldırılmasınakarar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı ve dava dışı tedarikçisi tarafından davalıya satılarak teslim edilen ürünlere ilişkin davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerine ilişkin açık cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmediğini, davalı tarafından kendilerine gönderilen ihtarnameler ile teslim edilen ürünlerin 4077 Sayılı TKHK kapsamında iade edileceğinin bildirildiği ve en son düzenlenen faturaların kabul edilmediğini, ancak taraflar arasında TKHK uygulama olanağının bulunmadığı ve kendilerine iade edilen ürününe bulunmadığını, davalı tarafından gönderilen ihtarnamelere itiraz edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından süresinde içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış ve dava dilekçesinde iddia edilen vakıalar inkar edilmiş sayılmış olmakla birlikte, davalı vekili aşamalardaki beyan dilekçeleri ve istinaf dilekçesinde, davalı tarafından davacıya 28.000,00 TL bedelli ürünün iade edildiğini, davacı tarafından düzenlenen toplam 11.802,91 TL bedelli faturalara konu ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilerek iade edildiğini, davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi aksine alacaklı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve kararı bu sebeplerle istinaf etmiştir.Mahkemece tarafların tacir olması sebebiyle tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 41.593,78 TL alacaklı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 30.000,00 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın ise, davacının ticari defterlerine kayıtlı davalı tarafından yapılan 18.883,18 TL ödemenin, davacı tarafından davalıya düzenlenen toplam 19.182,95 TL bedelli faturaların ve 11.294,05 virman işleminin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya düzenlenen ve davalının defter ve kayıtlarında kayıtlı olmayan faturalara konu malların davalıya teslim edildiği iddia edilmiş ise de, teslime ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi veya başkaca delil sunulmadığı gibi, davacı tarafından yapılan virman işleminin dayanak belgesi de sunulmamıştır. Davacı faturalara konu ürünlerin teslim edildiğine ilişkin delil olarak davalı tarafından davacıya gönderilen 26/09/2019 tarihli ihtarname ve davacının tedarikçisi tarafından kendilerine gönderilen ihtarname içeriğine dayanmaktadır. Ancak davalı tarafından davacıya gönderilen 26/06/2019 tarihli ihtarname içeriğinden kendilerine teslim edilen ürünlerden 28.000,00 TL bedelli ürünün iade edileceğinin belirtildiği, söz konusu ihtarnamede fatura numaralarının belirtilmediği, nitekim davalı tarafından davacıya gönderilen 27/09/2019 tarihli ihtarnamede defter ve kayıtlara alınmayan 01/09/2019 tarihli toplam 11.802,91 TL bedelli faturalara konu ürünlerin teslim edilmediği ve bu faturalara itiraz edilerek iade edildiğinin belirtildiği, tedarikçi tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede de kendileri tarafından 2019 yılının Nisan ve Mayıs aylarında davacı tarafından ürün teslim alındığı, bedelinin ödendiği ve ürünlerin davalıya teslim edildiğinin belirtildiği, söz konusu ihtarnamede faturaların belirtilmediği gibi davalı tarafından kabul edilmeyen faturaların Mayıs ayından sonra düzenlenen faturalar olduğu dikkate alındığında söz konusu ihtarnamelerin ürün teslimini ve davalının ürün teslimine ilişkin bir ikrarını içermediği anlaşılmakla davacı tarafından davalının kabul etmediği faturalara ilişkin ürünlerin teslim edildiği hususu ispat edilmemiş olup, Mahkemece ihtilaflı faturalara konu ürünlerin tesliminin ispat edildiğinin kabulü yerinde olmamış, davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davalı tarafından davacıya 28.000,00 TL bedelli ürünün iade edildiği savunulmuş ve buna ilişkin nakliyeyi yapan tarafından düzenlenen nakliye faturasını sunmuş ise de, nakliye faturasının nakliyeci tarafından düzenlendiği, belirtilen adreste ürünlerin kime teslim edildiğinin belirli olmadığı, teslim alan kişinin isim ve imzasının bulunmadığı, ürünlerin davacı çalışanı veya yetkilisine teslimini ispatlar nitelikte bir belge olmadığı ve davalı tarafından ürün iadesinin ispat edilemediği anlaşılmakla Mahkemece söz konusu savunmaya itibar edilmemesi yerinde olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 30.000,00 TL borçlu olduğu, ancak davalı tarafından davacıya yapılan 18.883,18 TL ödemenin davalının defterinde kayıtlı olmadığı, söz konusu ödemenin davacının kabulünde olduğu, bu ödemenin davalının borcundan mahsup edildiğinde davacının davalıdan 11.116,82 TL alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen Mahkemece teslim hususu ispat edilemeyen faturaların da alacağa dahil edilerek karar verilmesi isabetli olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/12/2021 tarih ve 2020/270 Esas - 2021/1036 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve2-Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 3-Davanın  KISMEN KABULÜ ile;Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin...sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 11.116,82 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte takip talebindeki aynı şartlar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Hüküm altına alınan alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 759,39-TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 502,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 257,04‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 502,35-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı toplamı olan 556,75‬-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.645,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesap edilen 444,15‬-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen edilen 11.116,82-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile  davalıya verilmesine,10-Tarafların başvurdukları ... Arabuluculuk Başvuru Dosya Nolu görüşme neticesinde taktir olunan 1.320,00-TL ücretin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 356,4‬0-TL'sinin davalıdan, 963,6‬0-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,00-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 298,7‬0-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,14-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e03040653e250b3","SID":"23860a6d3f658bba"}}