{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/206 <br>KARAR NO: 2025/627<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/11/2024<br>NUMARASI: 2014/2002 E. - 2024/928 K.<br>DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu 25.04.2014 tarihli, 25.000,00-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait ... nolu ve 25.04.2014 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait ... nolu çek fotokopileri incelendiğinde, çıplak gözle dahi imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığının, davalının elinde olduğu anlaşılan, toplamda 75.000-TL bedelli olarak doldurulmuş çeklerin, müvekkili şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak kaybettiği/çaldırdığı çek koçanından olduğundan, başkaca çekler çıkması halinde dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili şirketin yetkili temsilcisinin, çek keşide etmek de dâhil her türlü temsil ve ilzam yetkisinin münferiden, şirket Yönetim Kurulu Üyesi ...'a ait olduğunu, müvekkili şirkette, ... dışında hiç kimsenin temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket, turizm sektöründe maruf bir firma olduğunu, şirketin tanıtımına yönelik olarak yayınlanan kataloglarda, dergilerde vb. dokümanlarda müvekkil şirket yetkilisinin imzası çokça kullanıldığını, bu nedenle de kötü niyetli kişiler tarafından, temin ve taklit edilebilir durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu da bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu çek koçanlarının kaybolduğunu fark ettiğini, muhatap bankaya gerekli başvuru yapıldığını, müvekkil şirketin bu çek nedeniyle davalılara herhangi bir borcu da bulunmamasına rağmen, çekin ihtiyat-i haciz de dahil olmak üzere takip konusu yapılması ihtimali bulunduğundan yargılama sonuna kadar öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca icra takibinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde, uygun görülecek teminat mukabilinde İİK 72/2. Maddesi gereğince icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle; her türlü talep ve dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla: öncelikle, dava konusu çeklere ödeme yasağı konulması ve ...Ümraniye Şubesine bildirilmesine, müvekkili şirket aleyhine icra takibine geçilmesinin önüne geçmek için, öncelikle HMK 208 vd. maddeleri uyarınca takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, bu talebimiz kabul görmediği takdirde, İİK.m. 72/2 hükmü uyarınca yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, dava konusu 25.04.2014 tarihli, 25.000,00-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait ... nolu ve 25.04.2014 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ... Ümraniye Şubesine ait ... nolu çeklerin üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ve bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili şirket açısından iptaline; davalıların %20'den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gıda ve İnşaat Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi ve ... Besicilik İthalat ve İhracat Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bodrum veya İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın imzaya itiraz yerine özellikle ve kasten menfi tespit davasını açmasının olası soruşturmada Cumhuriyet Savcısını yanıltmaya yönelik olduğunu, davacı ve diğer davalı ... arasındaki sözleşme gereği çekin bizzat davacı tarafından anılan davalıya verildiğini, ... tarafından aynı çekin müvekkili şirkete ciro edilerek verildiğini, ilgili sözleşmeyi davacı şirket adına ...'in imzaladığını, bu sözleşme gibi beş adet daha sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmelerde yer alan aynı bankanın ön dört adet çekinin davacı tarafından ödendiğini belirterek açıklanan nedenlerle; yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bodrum Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Halinde ... ve Anonim Şirketine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi'nin  05/11/2024 tarihli  2014/2002  E. 2024/928 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; \"1-Davanın reddine, 2-İİK madde 72/4 gereğince mahkememizce verilen tedbir kararının derhal kaldırılmasına, \" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında bilirkişi heyetince rapor dahi düzenlenmediğini, kararda  belirtildiği üzere İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/144 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1124 Esas sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporları üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğunu, ancak  hükme esas alınan raporlarda, inceleme yapılmadan önce tarafça bildirilen mukayese imzaların yer aldığı ve belge asılları ilgili yerlerden celbedilmeden, fotokopi evrak üzerinden inceleme yapıldığını, incelemenin ve tanzim edilen raporun karara dayanak olması mümkün olmadığı gibi, yasa ve içtihatlara göre delil niteliğinde olmayan fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılması hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı/müvekkili şirket yetkilisi, kullandığı/benimsediği imzanın taklit edilmesinin en kolay imza olabileceğini ve bu tür sahteciliklerde kullanılabileceğini bilmediğini ve yıllardan beri basit tersimli imza kullandığını,  bu tür basit tersimli imzaların aidiyeti konusunda yanlış sonuçlara varılacağının  kabul edilmesi gerektiğini, davacı/müvekkili şirket yetkilisinin imzasının ortasındaki bölüm süreklilik arz eder şekilde düz olarak bitmesine karşın, davaya konu çekteki imzanın altındaki çizgi düz olarak bitmemekte, içeriye doğru kıvrımlandığını, davacı/müvekkili şirket yetkilisinin imzasının ortasında bulunan kısa çizgiler bütün mukayese imzalarda süreklilik arz eder şekilde, en az üç el hareketinden (küçük çizgilerden) oluşmasına karşın, davaya konu çekteki imzada, tek çizgi olduğunu, imzalardaki eğim ve oval çizgilerde de çok ciddi farklılıklar  olduğunu imzalardaki farklılıklar çıplak gözle dahi tespit edilebilmekteyken, fotokopi evrak üzerinden yapılan inceleme ile düzenlenen Bilirkişi raporundaki, “imzalar benzemekte, o halde çekteki imza ...’a aittir” şeklindeki kanaate katılmadıklarını, karara dayanak yapılan   raporun hatalı, eksik ve yetersiz olduğunu,  rapora  itirazlarının dikkate alınmadığını  beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile  kararın kaldırılmasına ve  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 2 adet çek  yönüyle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/144 E. sayılı dosyasına konu olduğu, anılan dosyadan yapılan imza incelemesi kapsamında alınan raporda, dava konusu çeklerdeki imzaların davacı ... Yatırım Tic. Ve San. A.Ş. yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğu açıkça belirlendiğini,  usul ve mevzuatlara uygun karar verilmekle, yasal dayanaktan yoksun istinaf talebinin reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava  İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden  önce   menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu,... Ümraniye Şubesi'ne ait  25.04.2014 tarihli, biri 25.000 TL (... nolu), diğeri 50.000 TL (... nolu) olmak üzere toplam 75.000 TL bedelli iki çekin  üzerindeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, çeklerin şirketin rızası dışında imzasız ve boş olarak kaybolan ya da çalınan çek koçanından çıktığını beyanla  şirketin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptali,  kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.  Dava konusu,  ... Bankası Ümraniye İstanbul Şubesi ... seri nolu, keşidecisi .... Şti.,  keşide yeri İstanbul,  25/04/2014 keşide tarihli 50.000 TL bedelli ... Şirketi emrine keşide edilmiş olduğu, arka yüzünde birinci cironun ... şirketi,  ikinci cironun ... Şirketi olduğu, bankaya ibrazında,  keşideci imzası kayıtlardaki imza ile örtüşmediğinden işleme alınmadığı,  ... Bankası Ümraniye İstanbul Şubesi ... seri nolu keşidecisi .... Şti.,  keşide yeri İstanbul,  25/04/2014 keşide tarihli 25.000 TL bedelli ... Şirketi emrine keşide edilmiş olduğu,  arka yüzünde birinci cironun ... şirketi , ikinci cironun ... Şirketi olduğu, bankaya ibrazında, keşideci imzası kayıtlardaki imza ile örtüşmediğinden işleme alınmadığı görülmüştür. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/144 Esas sayılı dosyasında , imza incelemesi yaptırıldığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 18/06/2018 tarihli uzmanlık raporunda; Tetkik konusu \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" nolu çeklerin ön yüzlerindeki keşideci imzaları ile ... isimli şahsın mevcut mukayese imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluklar bulunduğu, bahse konu keşideci imzalarının ... isimli şahsı eli ürünü olduğu, \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" ve \"...\"  seri  numaralı çekler ile \"...\" ve \"...\" seri numaralı çeklerin ön yüzlerindeki keşideci imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluklar bulunduğu belirlenmekle, keşideci imzalarının aynı şahıs eli mahsulü olduğu, tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/144 E 2020/212 K sayılı 20.10.2020 kararında maddi vakı olarak \"'  ... firmasının sahibi ve yetkilisi olan sanık ...'ın keşidecisi olduğu iddianameye konu çekleri tüm zorunlu unsurları tam olacak şekilde yasaya uygun olarak düzenleyip yukarıda belirtilen sözleşmeler kapsamında ... ve ... Turrizm şirketlerinin sahibi olan diğer sanık ...'a verdiği, ...'un da ticari ilişkileri kapsamında bu çekleri müşteki şirketlere verdiği, müşteki şirketlerin çekleri tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiklerinde çek bedellerinin sanık ...'ın imza inkarı sebebiyle kendilerine ödenmediği, oysa dosya içerisinde mevcut 23/05/2018 tarihli raporda da görüleceği üzere soruşturmaya konu tüm çeklerdeki keşideci imzalarının sanık ...'ın el ürünü olduğunun sabit olduğu, ayrıca soruşturmaya konu çekleri kaybettiğinden bahisle savcılığa şikayette bulunmuşsa da bu çeklerin imzalanan sözleşmeler kapsamında diğer sanığa ait şirketlere verildiğinin şirkete ait kayıtlarda tek tek gösterildiği, bu sebeple sanığın şikayet ile başlatılan soruşturmada da kamu davanın açılmasına yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla tacir olan sanık ...'ın aslında kanuna uygun olarak düzenleyip imzaladığı ve sözleşme kapsamında verdiği çeklerde imza inkarında bulunarak çekleri ödemeden kaçındığı, hatta bununla da yetinmeyip çeklerin kaybolduğunu iddia ederek şikayette bulunduğu bu suretle tacir olan sanığın bu sıfatını kullanarak karşılığını ödemeyeceğini bildiği çekleri ticari faaliyeti kapsamında karşı tarafa vermek suretiyle müştekileri dolandırdığı\" şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı görülmektedir.  UYAP da davacı şirket yetkilisi hakkında çok sayıda karşılıksız çek keşide etmek suçundan kesinleşmiş mahkeme ilamlarının bulunduğu görülmektedir. Davacı yan her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usule uygun olmadığı , heyetten ve adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiği,  fotokopi belgeler esas alınarak düzenlendiğini, bu nedenle usûle aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, incelemeye esas belgelerin  fotokopi olmadığı,  şirket yetkilisinin farklı tarihlerde  alınmış bolca  yazı ve imza örneklerinin de imza incelemesine esas alındığı, dairemiz önüne gelen davacı şirkete ait  başkaca dosyalarda da aynı seri içinde keşide edilen çeklerin davacı şirket yetkilisine ait olduğunun saptanmış olduğu , İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi tarafından yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun   yapıldığı, imzanın basit tersimli olmakla birlikte kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği,  imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun dayanaklarının  gösterildiği, raporun denetime elverişli ve  yeterli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, dava konusu çeklerdeki  imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu davalı yanca ceza mahkemesince alınan  usulüne uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olup, bunun yanında  taraflar arasında otel kontenjan sözleşmeleri kapsamında  temel ilişki bulunduğu, imza incelemesi raporunun sonucuna göre  keşideci  imzalarının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu,  davacının menfi tespit istemi yönünden davasının reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin 05/11/2024 tarih ve 2014/2002 E. 2024/928 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37a04c09dc715373","SID":"9b4af0e0c65242cc"}}