{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1488 Esas<br>KARAR NO:2025/582 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/288 Esas- 2022/236\tKarar<br>TARİH:15/03/2022<br>DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:10/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin, davalıdan 17.10.2016 tarihinde fabrikasında yer alan pres ünitesinde yedek motor olarak kullanmak amacıyla ... seri numaralı ... tip motoru satın aldığını, ihtiyaç duyulması üzerine motorun 2019 yılı Haziran ayında devreye alınarak kullanılmaya başlandığını ancak kullanımdan kısa bir süre sonra 1095,3 saatlik bir çalışma süreci sonrasında 30.08.2019 tarihinde üretim makinesine bağlı iken motorda su sızıntısı tespit edildiğini ve bunun üzerine motorun çalışamaz duruma geldiğini, derhal davalı şirkete ayıp ihbarında bulunulduğunu ve motorun ücretsiz onarılmak üzere davalı şirkete gönderildiğini ancak davalı şirketin müvekkilinden ücret talep ettiğini ve ücretin de yeni bir motor alacak kadar yüksek olduğunu, 25.09.2019 tarihinde müvekkiline 23.270 Euro+KDV tutarında tamir teklifinde bulunulduğunu, satın alınan motorda gizli ayıp olduğunun açık olduğunu, bu durumun tespiti amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi'nden bilirkişi raporu aldırıldığını ve raporla da motorda gizli ayıp olduğunun tespit edildiğini, davalının sorunu çözmeye yönelik yaklaşımı olmayınca Kadıköy ... Noterliğinin 06.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek satılan motorun ücretsiz onarımı, mümkün olmadığı takdirde yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini belirterek Borçlar Kanunu'nun 227.maddesi uyarınca terditli olarak davaya konu gizli ayıplı malın tüm ayıplarından arındırılmış olarak müvekkiline teslim edilmesine, mümkün degilse ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine, bunun da mümkün olmaması halinde bedelde indirim yapılmasına ve bunun yanında müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu motorun 17.10.2016 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davanın ise 10.07.2020 tarihinde açıldığını, ayıp ihbar külfetinin süresinde yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu motorun ayıplı olduğuna ilişkin davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin sektörde öncü ve büyük bir şirket olduğunu, davacının 2 adet motor satın aldığını ve yedek olarak alındığı beyan edilen dava konusu motorun hiç de az olmayacak şekilde 1095,3 saat kullanılmış olması ve dahası tespit raporunda da geçtiği şekilde sıfır olarak davacıya teslim edilen motorun “statorun yanık olması” durumunun tamamen yanlış kullanıma işaret ettiğini, nitekim aynı üretim bandından çıkan motorlardan birinin ayıpsız diğerinin ise ayıplı olmasının izahının imkansız olduğunu, davacının beyanlarının çelişkili bulunduğunu, davacının ürünlerin kullanım talimatlarına aykırı davranışlar gösterdiğini, davacının 50.000 TL zarar tazminatı talep ettiğini ancak bu zarara nasıl ulaştığına yönelik bir açıklaması bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih 2020/288 Esas- 2022/236 Karar sayılı kararında;\"Dava; Hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında satım sözleşmesine konu ... seri nolu motorun ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak, ayıplarından arındırılmış olarak teslimi veya ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve yahut ayıp oranında bedelde indirim yapılması ve uğranılan zararın tazminine ilişkindir. ....Tüm dosya kapsamı toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu, davacı tarafça, davalıdan 17.10.2016 tarihinde satın alınan ve aynı tarihte teslimi yapılan  ... seri numaralı ... tip motorun üretimden kaynaklı ayıplı olup olmadığı, öyle ise ayıbın gizli yeya açık ayıp ya da kullanımla ortaya çıkabilecek ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının taleplerinin yerinde bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.TBK 219 ve devamı maddelerinde satım sözleşmelerinde ayıptan doğan sorumluluk düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 219.maddesinde; Satıcının, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olacağı gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağı öngörülmüştür. Aynı Kanunun 227/1. maddesinde satılanın ayıplı çıkması halinde alıcının seçimlik haklarının neler olacağı belirlenmiştir. Söz konusu  Kanun hükmünün ikinci fıkrasında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir.TTK 23/c maddesi hükmü uyarınca, ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi 2 gün olarak düzenlenmiştir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Anılan kanun hükmünde diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmünün uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK  223/2 maddesine göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıbın söz konusu olması  halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacaktır. Aynı Kanunun 231.maddesinde; satıcı daha uzun süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından  doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılan alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar, Ayıp ihbarının ne şekilde yapılacağı konusunda yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte ayıbın tespiti halinde alıcının sözleşmeyi fesih hakkı da bulunduğundan yani uyuşmazlık fesih sonucunu da doğurabileceğinden ticari satışlarda ayıp ihbarının  TTK'nın 18. maddesinde öngörülen usulde ve şekilde yapılması ispat bakımından önem arzetmektedir. Yani davacı taraf süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belgeler ile ispat etmelidir.  Dava konusu makinenin 17.10.2016 tarihinde davalı tarafça davalıya satımının yapıldığı ve teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Söz konusu arızanın 30.08.2019 tarihinde meydana geldiği ve davalıya 06.01.2020 tarihli İhtarnamenin gönderildiği davacı tarafça ileri sürülmektedir. İhtarname örneği dosyaya sunulmuştur. Yine söz konusu motor arızasına ilişkin 14.10.2019 tarihli Uzman Tespiti ve 11.09.2019 tarihli davalı taraf personeli tarafından düzenlendiği anlaşılan Servis Raporu bulunmaktadır. Bu iki incelemede arıza tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından bu teknik değerlendirmeler ve söz konusu motor incelenmiş, üretimden kaynaklı bir ayıp bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir.Dava konusu motorda üretimden kaynaklı ayıp bulunduğu ve süresinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı davacı üzerinde bulunmaktadır. Her iki tarafta tacir olup davacı tarafça söz konusu motorun alınmasını müteakip uygun makul bir sürede kontrolünün yapılarak üründe bir ayıp var ise karşı tarafa ihbarı gerekli bulunmaktadır. Söz konusu ayıbın ürünün tesliminden yaklaşık üç yıl sonra ortaya çıktığı iddia edilmekle birlikte, dava konusu satımın üzerinden uzun zaman geçmesi ve somut olaydaki motor arızasının üretim hatasından kaynaklı bir ayıptan ileri gelip gelmediği, arızalı parçaların davacı tarafça muhafaza edilmemesi ve inceleme için mahkemeye sunulmaması sebebiyle tespit edilememiştir. Kaldı ki davacının davalıya ayıbı anılan kanun hükümlerinin öngördüğü süre içerisinde yazılı olarak bildirmesi gerektiği, belirlenen sürede ayıp ihbarının yapılmaması halinde davacı alıcının satım konusu ürünü ayıplı hali ile kabul etmiş sayılacağı, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin dosyaya sunulmuş yazılı bir delil bulunmadığı gerekçeleri ile davacının taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmış  olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile Davanın REDDİNE karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde huzurda görülen dava ile müvekkili tarafından davalıdan yedek motor olarak kullanılmak üzere satın alınan ... seri numaralı ... tip motorun devreye alındıktan 1095,3 saat sonra su sızıntısı nedeniyle çalışamaz hale gelmesi ve motorda meydana gelen bu ayıp nedeniyle ayıp ihbarında bulunulmasına rağmen davalı şirketin ücretsiz onarımı yapmaması, bunun yanında talep edilen ücretin de yeni bir motor alacak kadar yüksek olması nedeniyle TBK'nın 227. maddesi uyarınca tanınan seçimlik haklar ile bunun yanında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 50.000 TL'lik zararın giderilmesinin talep edildiğini, motordaki ayıbın davalının kusurundan kaynaklandığını belirten İTÜ Elektrik Mühendisliği bölümünden Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından tanzim edilmiş bilirkişi raporunun sunulduğunu ve yine ayıp nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlara ilişkin raporların da dosyaya sunulduğunu, ancak Yerel mahkemece gerekli inceleme yapılmadan, profesyonellikten uzak şekilde hazırlanan bilirkişi ek ve kök raporları esas alınmak suretiyle ve dosya kapsamında bilirkişi raporlarına karşı sunulan itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, Mahkemece verilmiş bu nihai kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğunu;Dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunun da dosyadaki uyuşmazlığı aydınlatmadığını, dosya kapsamında mahkemece resen seçilen mali müşavir ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiğini, tarafların ticari defterleri ve davaya konu motor üzerinde inceleme yapıldığını, bilirkişi ve taraflar eşliğinde motor üzerinde yapılan inceleme neticesinde 10.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun tanzim edildiğini, bu bilirkişi raporunda kendilerine karşı yersiz ve anlamsız bir husumetin söz konusu olduğunu, bilirkişi tarafından sürekli kendilerini suçlayıcı ifadelere yer verildiğini, örneğin bilirkişi raporunun 11. sayfasında \"hasarlanarak su kaçıran soğutma suyu borular talep etmemize rağmen, boruların mevcut olmadığını belirterek tarafımıza hasarlı borular sunulmamıştır\" denildiğini, bu ifadenin kesinlikle gerçeğe aykırı olduğunu, keşfin yapıldığı yerde müvekkili şirketin çalışanı, davalı şirketin çalışanı ve halihazırda motorun tamir için bulunduğu \"...\" adlı firmanın teknik çalışanlarının bulunduğunu, bilirkişinin istediği her türlü bilgi ve ekipmanın kendisine verildiğini, ayrıca bilirkişinin istediği boru görüntülerinin de keşifte hazır bulunan ... tarafından bilirkişiye gösterildiğini;10.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan gerçek dışı ifadelerden birisinin de bilirkişinin \"...motorun hiç kullanılmadan 3 yıl stokta bekletildiğine, ilk olarak pres montajının hangi tarihte yapıldığını, prese montajın yapılmasından önce motorun kontrollerinin yapılıp yapılmadığı sorulduğunda ve motorun bağlandıktan sonra 1095,3 saatlik çalıştığının tespitini gösteren belgelerin dosyada mevcut olmadığı ve tarafımıza ibraz edilmemiştir\" şeklindeki beyanı olduğunu, bilirkişinin keşif sonrasında mahkeme kalemi aracılığıyla veya doğrudan kendilerinden böyle bir talebi olmadığını ancak istediği bu belgelerin zaten dosyada mevcut olduğunu, 26.01.2021 tarihli dilekçe ekindeki ERP raporunda motorun 1095,3 saat çalıştıktan sonra durduğunun açıkça görüldüğünü, bilirkişinin bu gerçek dışı beyanlarına itibar edilmemesi için keşifte hazır bulunan davacı firma çalışanları ... ve ...'ın keşifte tanık olduklarına ilişkin beyanlarının da itiraz dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını;Yine 10.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları 14.10.2019 tarihli raporda, motorun gizli ayıplı olduğunu belirten bir tespit ve ifadenin bulunmadığının ifade edildiğini, bu hususun da gerçek dışı olduğunun rapora itirazlarını sundukları 18.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiğini,14.10.2019 tarihli teknik raporun 1. sayfasında, \"Motorun, stator, rotor ve yan kapaklarının üretici firma çalışanları tarafından sökülmüş olduğu...\", 2. sayfasında, \"motorun üretici firma tesislerinde, üretici firma çalışanları tarafından tespit amaçlı söküldüğü...\", 3. sayfasında ise, \"Rotor kısmının dış yüzeyinin stator İiç yüzeyi gibi pas kaplı olduğu, rotor mıknatıslarının yerleşiminin düzgün olduğu, ancak rotorun fotoğraflanan bir bölgesinde sürtme belirtilerinin gözlemlendiği, ancak paslı ortamda bu bölgelerin temiz kalması sebebi ile bu aşınmaların sökme işlemi sırasında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, motorda yaşanan su sızıntısı sebebi ile oluşan bir görünümde olmadığı, bu aşınmalardan bazılarının yüzeysel sürtünmeden daha ileri boyutta olup mıknatısları tutan bağları zedeleyecek boyuta ulaştığı, yeniden işletmeye alınmadan önce onarılması gerektiği\" tespitlerine yer verildiğini;Tüm bu hususların detayları ile Mahkemeye sunulduğunu ve motor üzerinde inceleme yapmak ve rapor düzenlemek üzere dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, çünkü bahsi geçen rapor üzerinde yapılacak basit bir inceleme ile dahi raporun teknik bir tarafının olmadığının, anlamsız bir husumet ve taraflılıkla hazırlanmış olduğunun anlaşılacağını, itirazları nedeniyle dosyanın yeniden aynı bilirkişiye verildiğini ve rapor hazırlanmasının istendiğini, ancak bilirkişinin hazırladığı ek raporun da kök rapordan farkının bulunmadığını, kök rapora itiraz dilekçesinde cevap vermelerine ve bilirkişiye gösterildiğini ifade etmelerine rağmen bilirkişinin, yine boruların kendisine gösterilmediğini iddiasını tekrarladığını, yine \"motorun bağlandıktan sonra 1095,3 saatlik çalıştığının tespitini gösteren belgelerin dosyada mevcut olmadığı ve tarafımıza ibraz edilmemiştir\" yönündeki iddiası ile ilgili olarak da inceleme yapıldığı sırada dosyada bu belgelerin olmadığı yönündeki iddianın arkasına sığındığını ancak kök rapor için dosya bilirkişiye gittiğinde bu evrakların dosyaya mahkeme kalemi tarafından konulmadığı bir an için düşünülse dahi, dosya ek rapor için kendisine verildiğinde bu evrakların dosyada bulunduğunu ancak bilirkişinin bu evrakların dosyada olduğunu kabul etmesine rağmen ek raporda da bunlarla ilgili hiçbir değerlendirme yapmadığını, bu itibarla artık bilirkişinin bu bilimsellikten ve tarafsızlıktan uzak yaklaşımının altında bir kasıt aramanın kaçınılmaz hale geldiğini, sonuç itibariyle kendisine rapor hazırlamak üzere iki kez dosyanın tevdi edildiği bilirkişinin husumet tavrı içerisinde dosyayı ele almasının hukuken kabul edilemez olduğunu, bu kişinin hazırladığı profesyonellikten uzak raporun hükme esas alınmasının hiçbir adalet anlayışı ile bağdaşmadığını;Bilirkişinin, raporu gurur meselesi haline getirdiğini ve meslektaşı tarafından hazırlanan, dava dilekçesi ekinde sundukları bilirkişi raporunu görmezden geldiğini, atıfta bulunmaktan dahi imtina ettiğini, bilirkişinin bu husumet içeren tavrının ek rapor aşamasında da değişmediğini, kök rapora itirazlarında bu nedenle bir başka bilirkişiden rapor alınmasını istemelerine rağmen dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi edildiğini, yine hukuka ve bilimsel gerçeklere aykırı şekilde rapor tanzim edildiğini, bu sebeplerle  mahkemece istendiği takdirde ücretinin de kendileri tarafından ödenmesini kabul ettikleri halde motor üzerinde yeniden inceleme yapılarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını  talep etmiş olmalarına rağmen Yerel mahkemenin bu talebi görmezden geldiğini;Detaylarını bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde ifade ettikleri üzere dosyaya bilirkişi olarak seçilen bilirkişi Prof. Dr....'in gerek kök rapor, gerekse ek bilirkişi raporunda yer alan bilimsellikten uzak yaklaşımdan anlaşılacağı üzere şahsi olarak müvekkili şirkete karşı hukuka aykırı bir husumet içeren tutumunun mevcut olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde yer alan yasal düzenlemeler gereği yeni bir bilirkişiden rapor alınması talebi Mahkemeye sunulmasına rağmen, bu talebin dikkate alınmadığını, bilirkişi Prof. Dr. ...'in hazırladığı raporlar göz önüne alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığı gidermeye matuf bir bilimsel ve teknik inceleme yapılmadığının açıkça görüldüğünü, buna rağmen Mahkemece raporların içeriği ve içinde yer alan çelişkiler incelenip bu çelişkilerin giderilmesi istenmeden hüküm verildiğini, bu itibarla verilen kararın hukuka aykırı olduğunu;Dosyada hükme esas alınmak üzere alınmış bilirkişi kök ve ek raporları kanuna aykırı olduğu gibi, bu raporlara karşı sunulan itiraz dilekçelerinin incelenmemesi ve dikkate alınmamasının da hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemece yapılması gerekenin itiraz sebepleri doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi olduğunu  beyanla İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih, 2020/288 Esas ve 2022/236 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, alım satım konusu pres ünitesi motorunun gizli ayıplı olduğundan bahisle  onarılması, aksi halde ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bunun da mümkün olmaması halinde bedelde indirim yapılması ve ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalıdan 17/10/2016 tarihinde pres ünitesinde kullanılmak üzere yedek motor satın aldığını, 30/08/2019 tarihinde 1095,3 saat çalıştırılmasından sonra motorda su sızıntısı meydana geldiğini ve bu nedenle durdurulduğunu, motorun gizli ayıplı olduğunu, davalıya durumun bildirildiğini ancak davalı tarafından onarımın ücret karşılığı yapılacağının söylendiğini beyan ederek motordaki ayıbın giderilmesini yahut ayıpsız misli ile değiştirilmesini ya da bedelde indirim yapılmasını ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını, motorun satış tarihi üzerinden 3 yıl geçtiğini, motorda herhangi bir üretim hatası ve gizli ayıp olmadığını, tamamen kullanıcı hatası ile bağlantı borularında oluşan delikler sebebiyle motorda su biriktiğini ve motorun yandığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca ticari alım satımlarda satılanda bulunan ayıp açık ayıp niteliğinde ise, alıcının teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde satıcıya bildirimde bulunması gereklidir. TTK'nın 23. maddesinin atfı ile uygulanan ve ayıptan doğan haklara dair zamanaşımının düzenlendiği TBK'nın 231. maddesi hükmü uyarınca satıcı, daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Ayrıca satıcının ağır kusurlu olması ya da satıcılığı meslek edinmiş olması sebebiyle bilmesi gereken bir ayıbın bulunması halinde, TBK'nın 225. maddesi uyarınca, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Somut olayda; davacı tarafından alınan 14/10/2019 tarihli teknik raporda; motorun stator soğutma suyu barındıran ceket kısmından içeriye su sızıntısı olduğu, içeride suyun biriktiği ve motor iç kısmında paslanmalar olduğunun tespit edildiği ancak raporda motora su sızması şeklinde gerçekleşen durumun motorun üretiminden kaynaklı bir gizli ayıp nedeniyle oluştuğuna dair bir tespitin yapılmadığı, davalı tarafın servis elemanlarınca düzenlenen 09/09/2019 tarihli raporda; motor parçalarında herhangi bir üretim hatasının bulunmadığı, stator içerisine soğutma suyunun girdiği ve paslanmaya neden olduğu, su sızıntısının soğutma kanallarındaki iki adet delikten kaynaklandığı, bu durumun motor soğutma suyunun özelliğinde meydana gelen değişiklikler ve motorun saklama koşullarından kaynaklanmış olabileceğinin tespit edildiği, Mahkemece atanan teknik bilirkişi tarafından motor üzerinde yerinde inceleme yapıldığı ancak bu inceleme sırasında motordaki arızaların giderilmiş olduğu, bilirkişinin kök ve ek raporda; soğutma suyunu taşıyan su borularının davacı tarafça muhafaza edilmemesi nedeniyle incelenemediği, bu nedenle de oluşan hasarın üretimden mi, muhafaza koşullarından mı, kullanıcı hatasından mı kaynaklandığının tespit edilemediğini beyan ettiği, davacı tarafça motorun soğutma suyu borularının muhafaza edilmediği ve kamera görüntüsünün sunulduğu, bu görüntüler de incelenmesine rağmen bilirkişi tarafından kesin bir tespitin yapılamadığı, soğutma suyu borularının mevcut olmaması, motorun saklama koşullarının dosya kapsamından anlaşılamaması, buna dair eski tarihli bir tespit veya delilin olmaması, mevcut saklama koşullarının değişip değişmediğinin bilinememesi, yine kullanılan motor soğutma suyunun özelliklerini gösterir bir rapor veya delil olmaması nazara alındığında, dosyada mevcut durum itibariyle kesin bir tespit yapılamayacağından yeni bir bilirkişiden rapor alınmasının sonuca etkisinin olmayacağı, davacının satış tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı gibi motorun gizli ayıplı olduğunu ve davalı satıcının bildiği ya da bilmesi gerektiği bu ayıba rağmen motoru davacıya sattığını ispat edemediği, bu minvalde Mahkemece yeni bir bilirkişiden rapor alınmaksızın ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f4669511757628f","SID":"a69bb9fe2200f0c4"}}