{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1484 Esas<br>KARAR NO:2025/463 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/742 Esas- 2022/319 Karar<br>TARİH:29/03/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı firma ile yapılan taşıma sözleşmesi gereği, davalı firmaca ... Şirketine ait emtiaların müvekkili şirketin ... Çayırova /Kocaeli adresinden alınarak, ... Şubesine eksiksiz ve hasarsız şekilde taşınmasının kararlaştırıldığını ancak davalının 08/11/2019 tarihinde davalı firma tarafından yapılan sevkiyat sonrası ... Telefonu 2 adet eksik,... Siyah Cep Telefonu 4 Adet Eksik olduğunun tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, davalı borçlu firmanın kusurundan dolayı müvekkili şirketin müşterisi ... tarafından 04/12/2019 tarihinde ... numaralı 43.401,93 TL bedelli hasar faturasını düzenlendiğini, müvekkili şirketin de aynı şekilde 31/12/2019 tarih ... sıra numaralı ... pozisyon numaralı 27.445,98 TL bedelli taşıma hataları açıklamalı faturayı davalı şirkete yansıttığını, müvekkili şirketin davalı taraf ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalı şirketten 16.336,23 TL alacaklı olduğunu beyanla davalı borçlunun ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde kendisini üst taşıyıcı, davalı müvekkilinin ise alt taşıyıcı konumunda olduğunu dile getirdiğini, dava dilekçesinin 6 nolu bendinde kendisinin taşıyıcı müvekkilinin ise gönderen olduğundan bahisle bir alacağının varlığını iddia ettiğini  ve bu alacağını da taşıma ücretine ilişkin fatura ve cari hesap ilişkisine dayandığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, alacağın varlığını gösteren herhangi bir fatura da müvekkilinin kayıtlarında mevcut olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği davacı ile müvekkili arasında, emtiaların müvekkilince herhangi bir şekilde, kendisine ait ... Çayırova/Kocaeli adresinden teslim alınıp... Şubesine eksiksiz ve hasarsız bir şekilde taşınması konusunda anlaşma yapılmadığını, dava dilekçesinde 08/11/2019 tarihinde yapıldığı iddia edilen taşıma işinin, davacının taşımasını üstlendiği...'a ait emtianın davacı tarafa ait Aksaray ilinde bulunan tesisinden alınarak ...Şubesine teslim ettiğini ve buna ait fatura düzenlediğini, davacı tarafın ise daha taşımanın nasıl yapıldığı konusunda tam bir bilgiye sahip olmadan müvekkiline karşı rucü davası diyebileceği iş bu davayı açtığını, müvekkilinin ...'a ait emtiayı davacının Aksaray'da bulunan tesisinden aldığını, eksiksiz ve zamanında Konya iline teslim ettiğini, taşıyıcı olan müvekkilinin emtiaların tamamının ambalajlı olması ve koruma altında bulunması nedeniyle dava konusu emtiaların bu palet içerisinde olup olmadığının denetleme imkanı da bulunmadığını, taşıma işini eksiksiz ve zamanında yardımcısı aracılığıyla yerine getiren müvekkilinin emtianın tamamını gönderilene teslim ederek buna ilişkin belgeyi gönderilene imzalattığını, söz konusu bu belgede herhangi bir çekince konulmadan gönderilen tarafından imzalandığını, davacı tarafın emtianın zıya olduğunu iddia etmesine rağmen bu olayın müvekkilinin taşıması sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda herhangi bir delil ileri sürmediğini, tüm bunların yanında davanın takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığı, alacak talebinin zaman aşımına uğradığını beyanla haksız davanın usulden ve esastan reddine, davacının takipte haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ite avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih 2020/742 Esas- 2022/319 Karar sayılı kararında;\"Dava,  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında taşımacılık ilişkisinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyada, davalı taraf yetki ve zaman aşımı itirazında bulunmuş, itiraz ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, TBK 89 ve yerleşik içtihatlar uyarınca  icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde başlatıldığı, davanın yetkili mahkemede ve süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, taşımacılık alanında uzman bilirkişi, ticaret hukuku alanında uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 06.12.2021 havale tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 16.336,23 TL cari hesap alacağının olduğu, davaya konu 27.445,98 TL \"Taşıma Hataları\" açıklamalı faturanın davacı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı ticari defterlerinde kayıtlara girmediği, davacı 2019 Form BA ile davalı Form BS bildiriminin birbirini doğruladığı, davacı 2019 Form BS ile davalı Form BA bildiriminin birbirini doğrulamadığı, davacı 2020 Form BA ile davalı Form BS bildiriminin birbirini doğruladığı, emtianın Çayırova/Kocaeli deposundan Aksaray deposuna kadar kim tarafından taşındığının tespit edilemediği, davalının Aksaray-Konya güzergahında taşıma yapmış olduğu, ürün kaybının ise hangi güzergahta meydana geldiğinin tespit edilemediği, ... Firmasının kayıp telefonlar nedeniyle... A.Ş. firması adına düzenlenmiş olduğu... sayılı, 04.12.2019 tarihli iade faturasında kayıtlı miktar ve modeller ile yine ... şubesi tarafından eksiklik tutanağında kayıtlı olan telefonların renklerinin uyuşmadığı, ... Şubesi tarafından yapılan eksiklik tespitinde bahse konu ürünlerin sevk irsaliyesinde \"paletli olarak teslim edildiği ve ... nolu mühür kullanılarak kapatılmıştır\" ibaresi bulunduğu ancak, teslim alanlar tarafından paletler üzerindeki kurşun mührün bulunup bulunmadığı veya sağlam olup olmadığı konusunda bir bilginin tutanağa geçirilmemiş olduğu, eğer mallar palet üzerinde ... şubesine mühürlü vaziyette geldiyse malların yükleme yerinde palete eksik konulduğu ve eksikliğin göndericinin hatasından kaynaklandığı, bu durumda davalı taşıyıcının sorumlu olmayacağı, mallar ... şubesine mührü sökülmüş vaziyette geldiyse bu durumda davalının irsaliyede belirtilen malları davacının ... Şubesinden teslim alırken kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu, kontrol yükümlülüğünü ihmal etmesi nedeniyle malları eksiksiz olarak teslim aldığı karinesiyle sorumluluğunun söz konusu olabileceği, bu sorumluluğun da TTK'nın 882. maddesinde belirtilen şekilde sınırlı sorumluluk olacağı, taşıyıcının eksik mallardan sorumlu olduğunun mahkemece kabul edilmesi halinde sorumluluk sınırına göre sorumluluk tutarının 108,52 TL olabileceği, davacının eksik telefonlar nedeniyle davalıya ... sıra nolu, 31.12.2019 tarihli 27.445,98 TL bedelli faturayı düzenlediği ve bu bedelle davalıyı sorumlu tuttuğu, cari hesaba göre davalının alacaklarını da 27.445,98 TL bedelli bu fatura tutarından mahsup ederek bakiye fatura alacağı 16.336,23 TL'yi talep ettiği, davacının bu durumda davalının yasal sorumluluk tutarı olan 108,52 TL'den daha fazla miktarda davalının alacağından kesinti yaptığı ve alacaklı olmayacağı rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun bu yönleriyle denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması/ek rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça, icra dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası açılmış ise de, davacı tarafın davalı taraftan taşıma ilişkisinden kaynaklı bir alacağının bulunmadığı, davalı tarafın, taşıma olayında kusurunun bulunduğunun ispatlanamadığı, bir an için TTK 882.maddeye göre davalının sınırlı sorumlu olduğu kabul edilse bile, raporda da belirtildiği üzere davacı tarafça 16.336,23 TL'nin talep edildiği, davacının bu durumda davalının yasal sorumluluk tutarı olan 108,52 TL'den daha fazla miktarda davalının alacağından kesinti yaptığı ve bu sebeple alacaklı olmayacağı, netice itibariyle davacı tarafın davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir....\"gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 67/2. Maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı ağır kusurlu olduğundan taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması hükümlerinden yararlanamayacağını;Bilirkişiler tarafından sunulan 06.12.2021 tarihli raporun 17. sayfasının son paragrafında “alıcı ile taşıyan arasında tanzim edilen tutanak ile eksikliğin tespit edildiği ve tutanağın taşıyanın şoförü tarafından imzalandığı görüldüğünden alıcının bu tutanakla mallardaki eksikliğin ihbar yükümlülüğünü taşımacılara karşı yerine getirdiği” şeklinde tespitte bulunulduğunu, bilirkişinin hasarın nakliye esnasında olduğu bu tespitine katıldıklarını;Eşya taşımalarında taşıyıcının taahhüdünün, eşyayı kendi gözetimi ve sorumluluğu altında bir yerden başka bir yere nakletmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi ifade ettiğini, taşıyıcının taahhüdünü yerine getirebilmesi için sözleşme konusu eşyanın, taşıyıcının muhafaza ve kontrolüne bırakılmasının gerektiğini, bu itibarla taşıyıcının, sözleşmede belirlenen taşıma süresi içerisinde taşınmak üzere kendisine bırakılan eşyayı muhafaza etmekle yükümlü olduğunu, başka bir deyişle taşıyıcının, eşyayı kararlaştırılan şartlarla bir yerden başka bir yere taşıma yanında, ayrıca muhafazası altındaki eşyanın her türlü tehlikeye karşı korunması için de gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu, taşıyıcının özen borcunun ihlalinin sözleşmeden doğan bir sorumluluk olduğunu, taşıyıcının bu sorumluluğu, yükün taşıyıcı veya onun adına teslim almaya yetkili bir temsilci tarafından teslim alınmasıyla başladığını ve yükün teslim edilmesine kadar devam ettiğini, bu hususun 6102 Sayılı TTK'nin 875/1 maddesinde belirtildiğini, öte yandan 6102 Sayılı TTK'nin 879. maddesi gereğince taşıyıcının, kendi adamlarının veya taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğunu; 6102 Sayılı TTK'nın 875/1 maddesiyle düzenlenen taşıyıcının eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumluluğunun, 876 ve 878. maddeleri ile hafifletilmeye çalışılarak genel ve özel olarak sorumluluktan kurtulma hallerinin düzenlendiğini, genel olarak sorumluluktan kurtulma halinin 6102 Sayılı TTK'nın 876. maddesinde; “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.” şeklinde düzenlendiğini, buna göre taşıyıcının, tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özen gösterilmiş olsaydı bile zıya, hasar veya gecikme yine de meydana gelecekse ve taşıyıcı bu durumu kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulacağını;6102 Sayılı TTK ile 6762 Sayılı TTK'nın aksine taşıyıcının sorumluluğunun, milletlerarası sözleşmelere paralel olarak sınırlandırıldığını, buna göre taşıyıcının eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlar nedeniyle ödeyeceği tazminat miktarının 6102 Sayılı TTK'nın 882. maddesinde belirtilen sorumluluk sınırlarını geçemeyeceğini, TTK'nın 886. maddesi gereğince zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağını beyanla İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/742 E. 2022/319 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalının, aralarındaki taşıma sözleşmesi gereği dava dışı müşterisine ait cep telefonlarının Kocaeli'nden Konya'ya taşıma işini üstlendiğini, cep telefonlarının eksik teslim edildiğini, bu nedenle dava dışı müşterisi tarafından kendisi adına fatura düzenlendiğini, bu faturanın tarafınca davalıya yansıtıldığını ve davalının cari hesapta borçlu olduğunu, bu nedenle icra takibi başlatıldığını iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, cep telefonlarını davacının iddia ettiği şekilde Kocaeli'nden değil, Aksaray ilinden teslim alarak Konya'daki mağazaya teslim ettiğini, cep telefonlarının palet olarak ve üzeri tamamen sarılmış ve bantlanmış şekilde teslim alındığını ve bu şekilde teslim edildiğini, ürünlere herhangi bir şekilde müdahale edilemeyeceğini, cep telefonlarını eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, davacının zararın kendisine ait taşıma sırasında gerçekleştiğini ispat edemediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.TTK'nın 888/5. maddesi uyarınca fiili taşıyıcı, taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne halde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858. maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır. Somut olayda; Mahkemece alınan heyet bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde davalıdan 16.336,23 TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde ise alacaklı olmadığı, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 27.445,98 TL bedelli ve taşıma hataları açıklamalı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından söz konusu faturanın, taşıma hasarı nedeniyle dava dışı ... Şirketi tarafından kendisine düzenlenen 04/12/2019 tarihli faturanın yansıtılması amacıyla düzenlendiğinin beyan edildiği, dava dışı şirkete ait cep telefonlarının 06/11/2019 ile 08/11/2019 tarihleri arasında Kocaeli'nden Konya'ya taşındığı ve 08/11/2019 tarihinde davalı adına fiili taşımayı yapan araç sürücüsünün imzasının bulunduğu tutanakta 6 adet cep telefonunun eksik olduğunun belirtildiği, her ne kadar davacı cep telefonlarının Kocaeli'nden Konya'ya kadar davalı tarafından taşındığını iddia etmiş ise de, davalı adına dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen sevk irsaliyesine göre Aksaray-Konya arasındaki taşımanın davalı tarafından yapıldığı, Kocaeli-Aksaray arası taşımanın davalı tarafından yapılmadığı, dava dışı ...Şirketi tarafından düzenlenen 06/11/2019 tarihli sevk irsaliyesinde teslimat adresinin Kocaeli olduğu, ürünlerin paletle ve mühür kullanılarak kapatıldığının belirtildiği, dört ve altıncı sıradaki ürünlerin yanına el yazısı ile eksik miktarın yazıldığı, irsaliyedeki teslim eden imzasının kim tarafından atıldığının anlaşılmadığı ve sürücünün... olarak gösterildiği, davalı tarafça Aksaray'da cep telefonları teslim aldığında irsaliyeye, paketlerinin açıldığı, bir kısmının kaybolduğu yönünde bir çekince koyulmadığı, bu nedenle TTK'nın 888/5. maddesinin atfı ile 858/2. maddesi uyarınca cep telefonlarının davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğinin karine olarak kabul edileceği, aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği ancak davalı tarafça dosyaya bu hususu ispat eder bir delilin sunulmadığı, aksine davalının şoförü tarafından teslimat anında imzalanan belgede cep telefonlarının eksik olduklarının tespit edildiği, bu itibarla zayinin davalı tarafından yapılan taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edileceği, öte yandan taşıma konusu emtianın tamamı ile zayi olmadığı, kısmen zayi olduğu ve davacı tarafından, davalının bu zarara kasten veya pervasızca bir hareketi ile sebep olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle TTK'nın 882. maddesi uyarınca ancak bilirkişi raporunda tespit edilen 108,52 TL tazminata hükmedilebileceği, bu bedelin davacı tarafından davalının alacağından mahsup edildiği, kaldı ki 08/11/2019 tarihli tutanakta eksik olduğu belirtilen ürünler ile yansıtma faturasına esas teşkil eden ve davacı adına ... Şirketi tarafından bu sebeple düzenlenen faturadaki ürünlerin birbiri ile uyuşmadığı, faturada yer alan cep telefonlarının teslim tutanağında belirtilen cep telefonları olduklarının fatura detayından anlaşılamadığı, dolayısıyla davacının gerçek zararını ve ticari defterlerinde kayıtlı ancak davalı tarafından kabul edilmeyen fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat edemediği, takibin haksız olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"120c9f7f8cd52e1f","SID":"d5ed711a07e49305"}}