{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1483 Esas<br>KARAR NO:2025/570 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2019/9 Esas-  2022/263 Karar<br>TARİH:15/03/2022<br>DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:10/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili sigorta şirketinin, taşıma işleri ile iştigal eden dava dışı ... A.Ş.'nin sevk edeceği veya ettireceği eşyaların taşıyıcı sorumluluk sigortası ile sigortaladığını, ...'in dava dışı ... firmasının ... firmasına sattığı bazı emtianın taşınması işini üstlendiği ve ürünlerin (1) nolu davalı Sancar Nakliyatın kiracısı ve işleticisi olduğu, (2) nolu davalının sürücüsü ve araç maliki olduğu ... - ... plakalı araçla taşındığını, söz konusu malların ... -... plakalı araca yüklenerek aracın 2 nolu davalı...'a teslim edildiğini, ancak malların alıcısına teslim edilmediğini, kaybolan ürünlerin bir kısmının polis tarafından bulunup lojistik firmasına teslim edildiğini, kaybolan ürünlere ilişkin olarak dava dışı ... firmasının müvekkili şirketin sigortalısı ... Lojistikten fatura karşılığında 122.695 TL talep ve tahsil ettiğini, hazırlanan ekspertiz raporu ile belirlenen 31.542,00 Euro zarar için 27.03.2017 tarihindeki kur karşılığı olarak 119.272,02 TL'nin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini ve TTK.m.1472 gereğince sigortalısına halef olduğunu ileri sürerek 31.542,00 Euro alacağın 3095 sayılı kanun 4-a maddesi gereği işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bu davanın taraflarını tanımadığını, olayın bir kimlik sahtekarlığı bağlamında dolandırıcılık olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin, kendisinin 09.11.2018 tarihinde emniyete çağrıldığını ve kimlik resim karşılaştırması yapılmasıyla kendisi adına sahte bir kimlik düzenlendiğini anladığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinini davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Şırnak'ta mukim olduğunu ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Şırnak mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava dilekçesinin incelenmesinden asıl taşıyıcının ... firması olduğunun anlaşıldığını ancak müvekkilinin taşıma işini bizzat yapan konumunda olmadığını, aracın kiracısı işleteni sıfatına haiz olmadığını, bahse konu ilişkinin sadece araç sahibi olan diğer davalı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak K1/L1 belgesini kullandırmaktan ibaret olduğunu, müvekkiline ait taşıma irsaliyesinin de kullanılmadığını ve zararın doğmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih 2019/9 Esas-  2022/263 Karar sayılı kararında;\"Huzurda görülen dava, TTK.m.1481'e dayalı rücuen tazminat talebine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan  bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. ...Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... Lojistik firmasının taşıyıcı sorumluluk sigortası ile davacının sigortalısı olduğu, ... Lojistik'in bazı emtianın taşınması işini üstlendiği ve ürünlerin davalı ...'ın kiracısı ve işleticisi olduğu, davalı ...'nun sürücüsü ve araç maliki olduğu ... - ... plakalı araçla taşınmak üzere araca yüklenmesine rağmen alıcıya teslim edilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davalılardan ... tarafından husumetin kendilerine yöneltilemeyeceği iddia edilmiş ise de davalı ...Turizm ile diğer davalı ... arasında araç kiralama sözleşmesinin bulunması, ... Turizm'in kiracı gözüktüğü aracı bizzat taşımada kullanmayarak kira sözleşmesi ile kiraladığı aracın ... ve şoförünün taşıt kartı almasına izin vermesi, kira sözleşmesi imzalanmasına karşın aracın kullanımının halen ...'de olmasının TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil etmesi ve her iki davalının da ...'nun güvenilir bir taşıma şirketinin şoförü olduğu konusunda üçüncü kişilerde bir güven oluşmasına neden olması sebepleri bir arada değerlendirildiğinde davalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda davacı tarafından ödenen tazminat tutarının zayi olan emtia ile uyumlu olduğu belirtilmiş olup tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ödediği tutarın tamamını davalılardan talep edebileceği kabul edilmiştir. Dosya kapsamında davacı ile sigortalısı arasındaki poliçenin Türk Lirası olarak düzenlenmiş olması, davacı tarafından ödemenin Türk Lirası üzerinden yapılması ve ödemeye muvafakat ve temlikte ödemenin Türk Lirası olarak gösterilmiş olması karşısında davacının davalılardan TTK'nin 1481. maddesi hükmü gereğince Türk Lirası cinsinden ödeme talep edebileceği gözetilerek açılan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HMK’nın 124.maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme uyarınca taraf olmaktan çıkartılan ... hakkında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına; kendisini vekil ile temsil ettiren ... lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir...\"gerekçesi ile ''1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 119.272,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı  ... Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından yetki itirazları dikkate alınmadan yargılama yapıldığını ve hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirketin Şırnak'ta mukim olduğunu, HMK'da yetki kuralları çerçevesinde davanın müvekkili şirketin ikametgahında açılması gerektiğinden Bakırköy Mahkemeleri yetkisiz olup, davanın Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talep edilmesine rağmen Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın usule aykırı şekilde yargılama yapılarak hüküm tesis edildiğini; Hükmün gerekçesinde başvurulacak kanun yolu mercii gösterilmeyerek hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini, Mahkemece hüküm tesis edilirken istinaf yoluna hangi mahkemede başvurulacağının dahi gösterilmediğini, Yargı kararlarına başvurulacak merci ile süresinin hükümde açıkça ve doğru olarak gösterilmemiş olmasının, hak arama hürriyetinin ihlal edilmesine sebep olacağını;Hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı olmasına rağmen Mahkemece rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, dava dilekçesi incelendiğinde asıl taşıyıcı şirketin ... Lojistik A.Ş. olduğu ve müvekkilinin alt taşıyan sıfatında olmadığının görüleceğini, çünkü müvekkili şirketin bahsedildiği gibi taşıma işini bizzat kendisinin yapmadığını ve aracın kiracısı işleticisi sıfatına haiz olmadığını, müvekkilinin bahse konu araç ile ilişkisinin yalnızca araç sahibi olan diğer davalı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak K1/L1 yetki belgesini kullandırmaktan ibaret olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin taşınan emtianın zayi olmasında ve çalınmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığının açıkça görüldüğünü, yine müvekkiline ait taşıma irsaliyesinin de kullanılmadığını, ayrıca dosya kapsamında müvekkiline ait herhangi bir nakliye/taşıma faturasının da bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığını;Yine, davacı/göndericinin davaya konu taşıma kapsamında müvekkili ile herhangi bir taşıma sözleşmesi yapmayarak ve müvekkiline bilgi vermeden doğrudan taşıt sahibi veya sürücüsü ile irtibata geçirmekle taşımayı gerçekleştirdiği için kusurlu olduğunu, bilirkişi tarafından eksik inceleme yapılarak bu husus gözetilmeksizin rapor tesis edildiğini ve müvekkilinin diğer davalı ile birlikte ve müteselsil olarak dava konusu zarardan sorumlu oldukları kanaatiyle rapor tesis edildiğini, oysa davacının anılan nedenlerle en az %50 kusurlu olduğu hususuna dikkat edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, dolayısıyla eksik ve hatalı hesaplamaya dayanılarak kurulan hükmün de hatalı olduğunu;Dosya kapsamında müvekkiline ait banka hesapları ile birlikte taşınır ve taşınmazlarına konulan ihtiyati haczin aşkın haciz niteliğinde olup kaldırılması gerektiğini, Mahkemece tesis edilen hüküm doğrultusunda davacı tarafından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/154 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini ve ... sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin borca yetecek miktardan fazla malvarlığına haciz konulduğunu, bu hususun hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/9 Esas 2022/263 Karar sayılı dosyası üzerinden tesis edilen 15/03/2022 tarihli hükmün kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kara yolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında zayi olduğu ve hasar bedelinin nakliyat emtia sigorta poliçesi uyarınca sigortalıya ödendiği, ayrıca sigortalıdan üçüncü kişilere karşı olan dava haklarının temlik alındığından bahisle ödenen tazminatın yasal ve akdi halefiyet gereği taşıyıcı, araç kiracısı ve araç malikinden rücuan ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece yetki itirazları hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olmasının usule aykırı olduğu, karar sonunda istinaf dilekçesinin sunulacağı mercin gösterilmediği, davalının dava konusu taşımayı bizzat gerçekleştirmediği, alt taşıyan sıfatının olmadığı, yalnızca aralarındaki kira sözleşmesine istinaden diğer davalıya K1/L1 yetki belgesini kullandırdığı, zararın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunda davacının sigortalısı olan asıl taşıyan şirketin kusur durumunun değerlendirilmemesi ve bu rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece verilen karara istinaden uygulanan ihtiyati haczin aşkın haciz olduğu ve kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... A.Ş.'nin 31/03/2016 ile 31/03/2017 tarihleri arasında yapacağı taşımalardan doğacak zararların ... nolu ... Poliçesi ile teminat altına alındığı, dava dışı sigortalı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye ait emtianın yurtiçinde taşınması işinin üstlenildiği, yani dava dışı sigortalının akdi taşıyıcı olduğu, sigortalı tarafından emtianın taşınması konusunda, kendisini ... olarak tanıtan ve yargılama aşamasında sahte kimlik kullandığı tespit edilen davalı ... ile anlaşma yaptığı, taşıma irsaliyesinde... ismi ve imzasının bulunduğu, taşımanın fiili olarak ... tarafından gerçekleştirildiği, taşımanın gerçekleştirildiği ... plakalı çekici ve ... yarı römorkun sicilde davalı ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... ile davalı...A.Ş. arasında 24/02/2017 tarihli kira sözleşmesinin yapıldığı ve aracın taşıma yetki belgesinin adı geçen davalı şirket adına kayıtlı olduğu, söz konusu taşıma sırasında emtianın zayi olması sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapıldığı ve sigortalının zarara sebep olan olay nedeniyle üçüncü kişilere karşı sahip olduğu dava haklarını davacı sigorta şirketine temlik ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dilekçesi ile davalı... A.Ş.'ye karşı TTK'nın 875-879 maddeleri uyarınca taşıyıcı sıfatı ile dava açıldığı ve ödenen tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca bir davada birden fazla davalı olması halinde dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Somut olayda; emtianın teslim edileceği adres, yani sözleşmenin ifa edileceği yer ve davalı ...'in adresinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkisi dahilinde olduğu, bu itibarla Mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmış, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından ön inceleme duruşmasında ve devam eden yargılamada davalının yetki itirazı hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olması usule aykırı ise de, itirazın haksız olması ve sonuca bir etkisinin bulunmaması sebebiyle Dairemizce kaldırma sebebi yapılmamış, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi reddedilmiştir.Mahkemece verilen kararda, karara karşı başvurulacak kanun yolu ve başvuru süresi açık olarak ve HMK'nın 297/1-ç maddesine uygun şekilde gösterilmiş, nitekim davalı vekili tarafından süresi içerisinde ilk derece mahkemesine istinaf başvuru dilekçesi sunulmuş ve dosya inceleme görev ve yetkisi dahilinde Dairemize gönderilmiş olup davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nın 850. maddesinde yer alan tanımlamaya göre taşıyıcı; taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini üstlenen kişidir. İki taraf arasında akdedilecek taşıma sözleşmesi ile taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı, buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Taşıma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamakta olup, sözleşmesinin mevcudiyeti her türlü delil ile ispat edilebilir. Somut olayda dava dışı sigortalı tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesinde, taşıyıcı olarak adına nakliye fatura düzenlenen kişi davalı şirket olarak gösterilmiştir. Bu itibarla davalı şirket, dava konusu taşıma yönünden taşıyıcı olup, TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca davalı taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğundan Mahkemece davalı şirketin zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı tarafın istinaf dilekçesinde, bir yandan dava konusu taşımada, taşıyıcı olmadığını iddia ederken, bir yandan da dava dışı sigortalının kendisi ile değil, araç şoförü ile irtibata geçerek anlaşma yapması, kendisine haber vermemesi nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürmesi çelişki davranma yasağına aykırıdır. Dava dışı sigortalı tarafından asıl taşıyıcı olan şirket adına temsilcisi/çalışanı sıfatı ile araç şoförü ile anlaşma yapılmıştır. Yine dava dışı sigortalı tarafından araç şoförü tarafından sahte kimlik kullanıldığının tespit edilmesi de mümkün olmadığından davalının, davacıya da kusur atfedilmesi gerektiğine dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Son olarak davalı tarafça, Mahkemece verilen karar nedeniyle uygulanan hacizlerin aşkın haciz olduğuna dair istinaf sebebi, bu hususun takip hukukunu ilgilendiren, şikayete konu bir husus olması,Dairemizce istinaf aşamasında incelenemeyeceğinden yerinde görülmemiş ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi karar kamu düzenine aykırılık da içermediğinden davalı .... Şti.'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.147,47 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.036,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.110,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a77dc7f69db8c383","SID":"1658718c49e82927"}}