{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/366 <br>KARAR NO\t: 2025/662<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...                    (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...                (...)<br>KATİP\t\t: ...          (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/258 E.  -  2022/248 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 tarih ve 2020/258 E. - 2022/248 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2019/63421 numaralı \"...\" ibareli markanın 35 ve 36 sınıflarda tescili talebinin davalının itirazı sonrasında YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının itiraza mesnet \"...\" ibareli markalarının ağırlıklı olarak lacivert fon içinde sarı fontla yazılan logo şeklinde bir tasarıma sahip iken müvekkilinin markasının düz yazıdan ibaret olduğunu, sahip oldukları bu unsurlar ile markaların görsel olarak benzer olmadıklarını, müvekkilinin bağlı olduğu \"...\"e atıf ile \"markasında\" esaslı unsur olarak \"...\" ibaresini kullandığını, markaların bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal yönlerden benzer olmadıklarını, müvekkilinin markasında \"...\" ibaresinin büyük harfle yazılı olmasının iltibastan kaçınmaya yönelik olduğunu, öte yandan markalarda ortak olan \"...\" ibaresinin  büyükşehirlerde ulaşımı yer altından sağlayan bir ulaşım aracı olduğunu ve bu anlama gelen ayırt ediciliği düşük bir ibarenin 36. sınıfta kullanımı söz konusu değilken davalıya özgülenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından markanın tescilinin talep edildiği 35. ve 36. sınıflardaki emtia ve hizmetler profesyonel iş yaşamı ve finans sektörüne ilişkin bulunduğundan bu sınıflardaki tüketicinin ortalama bilinç düzeyinin yüksekliği nedeniyle sigortacılık alanında faaliyette bulunan müvekkiline ait marka ile market toptancılığı yapan davalının markalarının birbirine karıştırılamayacağını ileri sürerek 2020-M-8239 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin dava konusu markanın esaslı unsurunu oluşturan \"...\" ibaresini içeren çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, davalının müvekkiline ait bu markayı birebir olacak şekilde ve tescilli olduğu sınıftaki mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde  başvuruda bulunduğunu, davacının markası ile karşılaşan tüketicilerin müvekkilinin yıllardır kullandığı, yüksek tanınmışlığa sahip markayı anımsayarak doğrudan müvekkili ile ilişkilendireceklerini,  savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının marka başvurusunda yer alan 35 ve 36. sınıf hizmetlerin tamamının davalının markalarının kapsamında aynen yer aldığı, davalı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davacının \"...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 35 ve 36. sınıf hizmetlere yönelen tüketicinin, davacının markası ile davalının markalarını karıştırabileceği, alıcı kitlesinin yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirkete ait “...” ibareli markaların ağırlıklı olarak lacivert fon içerisinde ve sarı fontla yazılan logo şeklinde bir tasarıma sahip iken müvekkiline ait markanın düz yazı fontu ile oluşturulduğunu, mahkemenin gerekçesinde bildirdiği gibi markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı tür ya da benzer olmadıklarını, davalının esas faaliyet alanı toptancılık sektörü iken müvekkilinin sigortacılık sektöründe faaliyette bulunduğunu, sektörlerin birbiri ile ilgisi bulunmadığından tüketicilerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bağlı olduğu \"...\" e atıfla ... ibaresini markasında kullandığını, markalar arasında işitsel ve anlamsal olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dünyanın her yanında yer altından giden bir ulaşım aracı anlamını taşıyan \"...\" ibaresinin 36. sınıfta herhangi bir kullanımı bulunmayan davalıya özgülenemeyeceğini, başvurunun reddedildiği 35. ve 36. sınıftaki hizmetlerin esas itibariyle profesyonel iş dünyası ve finans sektörü ile ilgili olup  tüketicinin daha yüksek dikkat seviyesi ve bilince sahip olduğunu ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların vurguyu üzerinde toplayan asli unsurlarının \"...\" ibaresinden oluştuğu, her ne kadar \"...\" ibaresi yer altından giden şehir içi toplu taşıma aracı olarak genel bir analama sahip ise de, bu ibarenin 35 ve 36 sınıflarda tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığından zayıf bir marka olarak kabul edilemeyeceği, diğer kelime ve şekil unsurları ile markanın geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu markanın tescilinin talep edildiği 35 ve 36. sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamının davacının itiraza dayanak markasının kapsamında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı, bu itibarla mahkemece SMK'nın 6/1.maddesindeki şartların somut olayda gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br> <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br> <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b6e4b01ee81c7f5","SID":"47ed6815f2d67646"}}