{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1983 <br>KARAR NO:2025/528<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/05/2021<br>NUMARASI:2019/237 Esas -  2021/331 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı emtia sahibi .... A.Ş. 'ye ait ... marka 24 palet toplam 27.324 parça ... marka bira emtiasının İzmir ... fabrikasından yine İzmir içindeki alıcısına taşınarak teslim edilmesi için emtia sahibi ... firması tarafından davacı şirketin sigortalısı olan ... ile irtibata geçildiğini ve taşıma işinin yapılması için tarafların mutabakata vardıklarını, davacı şirketin sigortalısı olan dava dışı ... uluslararası olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu,  yurt içinde ve yurt dışında yük ve eşya taşımacılığı konusunda hizmet verdiğini, davacı şirketin ... A.Ş. İse taşıma işiyle uğraşan sigortalısı ...'ın yurtiçi-yurtdışı taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, Davacı tarafın sigortalısı ..., fiili taşımanın yapılması için davalı ... isimli şahısla anlaştığını ve anlaşma kapsamında emtianın davalıya ait ...plakalı kamyon ile yine davalının sevk ve idaresinde taşınacağı hususunda mutabık kalındığını, taşıma hizmeti için davalı tarafından davacı şirketin sigortalısı olan ... firmasına 2090-TL+KDV olacak şekilde toplamda 2.466,20 TL tutarında ... seri numaralı 21.12.2018 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının taşımayı yaptığı ve taraflar arasında geçerli bir taşıma sözleşmesi olduğu hususu işbu nakliye faturasının da kanıtladığı üzere sübuta erdiğini, emtia davalıya ait ... plakalı kamyona 21.12.2018 tarihinde Gaziemir/İzmir adresinde tam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, sevk irsaliyesi düzenlendiğini, davalı ...'in taşıyıcı sıfatının haiz olduğunu, taşımayı gerçekleştirdiği sırada emtianın bir kısmının ziyana uğradığının ortada olduğunu, davacı şirket tarafından öncelikle ... sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığını, borçlu tarafından bu takibe itiraz edildiğini, bunun sonucunda takibin durdurulduğunu, davalı borçlular tarafından icra takibine yapılan haksız itiraz neticesinde işbu davanın açılması ve davalı borçluların itirazları hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğundan, davalı borçlu aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, ... sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve haklı davanın kabulüne, davalıların haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptali ile takibin ile takip çıkış miktarı olan 135.817,81 TL üzerinden takibin kaldığı yerden devamına ve oluşan alacağa ilişkin başlatılan takibin itiraz ile durduğundan takip tarihinden başlayarak ticari avans faizi uygulanmasına, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine ayrı ayrı  % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın Davacı tarafın açmış olduğu davaya ve tüm iddialara itiraz ettiğini, davacı ... kurumu tarafından hakkında daha önceden yapılan icra takibine tamamen haklı sebeplere dayalı olarak itirazını yaptıklarını, dava konusu araç olan ... plaka konu aracın çalındığını, daha sonra bulunduğunu, aracın tamamen hurda vaziyetinde olduğu nedeniyle hurda fiyatına sattığını, açılan davaya itiraz ettiğini, davalı tarafın İzmir'de ikamet ettiğini, maddi ve manevi yönden duruşmaya katılmak için İstanbul iline gidip gelmenin olanaksız bulunduğundan bu nedenle ifadesinin talimatlı olarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinden alınması ile açılan davaya itiraz edildiğinden davanın reddini yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ..Somut olayda, davacı asıl taşıyıcı ile dava dışı taşıtan arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında taşıtanın mallarının alıcısına taşınması işini davacının üstlendiği, söz konusu taşıma işinin fiili taşıyıcı davalı tarafından yerine getirildiği, taşıma eşyasının alıcısına teslim edilmeden park edildiği yerden araç ile birlikte çalındığı, davacının taşıtanın zararlarını giderdiği çekişme konusu değildir.Davaya konu eşya, fiili taşıya davalının gözetimi altında iken aracın güvenli park yeri yerine korunaksız yere park edilmesi sonucu araç ile birlikte çalınmış ve zarar bu şekilde meydana  gelmiştir. Zararın meydana gelmesine davalının TTK 886. maddesinde öngörülen pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinci ile aracı gerekli tedbirleri almadan park etmesi neden olduğundan sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlandırmadan yararlanamayacaktır.Tüm dosya kapsamından taşımaya konu emtiada zarar oluşmasında davalının  nezaret yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, bu sebeplerle zararın oluşmasında davalının tam kusurlu olduğu, zarar miktarının ise 135.817,53 TL kanaatine varılarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Olayımızda ise her ne kadar davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş ise de  alacağın teknik inceleme ile ortaya çıkması, likid olmaması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından talebin reddine dair davanın kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin asıl alacak 135.817,53 TL'ye takip tarihinden itibaren %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı istinaf dilekçesinde özetle; verilen karara itiraz ettiğini, bilirkişinin aleyhine vermiş olduğu raporda 02.02.2021 tarihinde mahkeme kanalı ile posta havalesi ile itirazını yaptığı halde haksız ve yersiz bulunduğu gibi kararın uygulanması durumunda kendisinin ve ailesinin mağdur olacağını, kararın bozulması ile dosyanın ilgili mahkemeye iadesi ile mahkeme sonunda açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın  iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,... sayılı takip dosyasında, \"30.04.2019 tarihli rücuen tazminat alacağı \" sebebine dayalı olarak 135.817,53 TL TL asıl alacağın ve 1.618,46 TL işlemiş faizin tahsili istemiyle 23.05.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise aracın çalındıktan sonra hurda vaziyetinde bulunması nedeniyle hurda fiyatına sattığını, icra takibine haklı sebeplerle itiraz ettiğini savunmuştur.Dosyaya tercümesi sunulan 10.04.2018-10.04.2019 başlangıç ve bitiş tarihli ... ve ... Poliçesi sigortası poliçesinde sigortacı davacı, sigortalı dava dışı ... A.Ş. 'dir. Dosya kapsamından dava dışı sigortalı ... A.Ş.  ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı sigortalıya ait ürünlerin 21.12.2018 tarihinde  Gaziemir/İzmir’den Bornova/İzmir’e davalı idaresindeki ... plakalı araca yüklendiği, buna ilişkin taşıma irsaliyesinin düzenlendiği, davalının istirahat etmek üzere aracı ...Fabrikası park girişine bıraktığı, aracın park halindeyken içindeki yük ile birlikte çalındığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenen sorumluluk sigortaları, sigortacının, sigortalıya gerçekleşen veya gerçekleştiği iddia edilen sorumluluğunun mali sonuçlarına karşı sigorta himayesi sağlamayı  üstelendiği bir zarar sigortası türüdür. Sorumluluk sigortasına dayalı olarak, sigortalıya ödeme yapılabilmesi için  sigortalının zarar nedeniyle sorumluluğuna gidilmesi gerektiği gibi davaya konu poliçeyle, sigorta tazminatının sigortalı taşıyıcıya ödenmesi de mal sahibinin bu husustaki muvafakatine veya taşıyıcının mal sahibine tazminat ödemesi şartına bağlanmıştır. TTK'nın 1481.maddesinde bu husus sigortacının, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olacağı şeklinde açıklanmıştır. Somut olayda yük ilgilisi .... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı ... A.Ş. hakkında 28.12.2018 tarihinde “nakliye esnasında zayi olan ürünün tazminatı” açıklamalı 147.895,13 TL bedelli fatura tanzim edildiği, davacı tarafça bu faturanın dava dışı sigortalının cari hesabına kaydedildiğinin belirtildiği gözetildiğinde davacı ... yönünden dava dışı sigortalısına ödeme yapılması koşulları oluşmuştur. Bu durumda davacı ... tarafından hasar bedeli 30.04.2019  tarihli dekonta göre sigortalıya ödenerek  sigortalı tarafından makbuz ve ibraname belgesi düzenlenmekle bu olaydan doğan rücu ve dava hakları devir alan  davacı şirketin TTK'nın 1481. maddesi uyarınca dava açma hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. TTK'nun 875/1. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluğu taşınan eşyanın alıcısına teslim edilene kadar devam eder. TTK'nın 876. maddesine göre, zıya, hasar ve gecikmenin, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda taşımaya konu emtiaların, alıcısına teslim edilmeden çalındığı ihtilafsızdır. Davalı, 02.02.2021 tarihinde mahkeme kanalı ile posta yoluyla bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ileri sürmüş ise de dosya içerisinde itiraz evrakına rastlanmamıştır. Bununla birlikte davalı, 31.05.2021 tarihli duruşmaya katılarak ışıklandırma, aydınlatma ve kamera sisteminin olduğu yere aracın park edilmesi nedeniyle kusuru  olmadığına ilişkin beyanda bulunarak itirazlarını dile getirmiştir. Ne var ki taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kimselerce, yükün güvenliği için emtia yüklü aracın, garaj giriş ve çıkışları bariyerli kapılar ile kontrol altında olan , giriş çıkış yapan araçlara ait kayıtları tutulan,  güvenlik ve  kamera sistemi bulunan bir otoparkta bırakılması yerine somut olayda sadece ışıklandırma ve kamere sistemi bulunan bir park yerine park edilmiş olması, TTK'nun 886. maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğindedir. Dosya kapsamına göre hasarın, en yüksek özenin gösterilmesine rağmen kaçınılamayacak ve sonuçları önleyemeyecek sebeplerden meydana geldiğinin ispatlanmaması karşısında davalı, meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde eşyanın ziyaından sorumludur.  Bu nedenle  ilk derece mahkemesince hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak  davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur .HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.379,30 TL harcın, alınması gerekli olan 9.277,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.898,40‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"575609da9619040c","SID":"a94ab4f54e1c9592"}}