{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/92 <br>KARAR NO: 2025/250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/1136<br>KARAR NO: 2023/828<br>KARAR TARİHİ: 28/09/2023<br>BİRLEŞEN DAVADA <br>KONKORDATO <br>BİRLEŞEN DAVA:  BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/122 E. 2022/118 K. SAYILI DOSYASI<br>DAVA TÜRÜ: Konkordato <br>ASIL DAVA TARİHİ: 30/12/2021<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 04/02/2022<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP Konkordato talep eden vekili asıl davada talep dilekçesinde; ... Ticaret Anonim Şirketi'nin 2017 yılında kurulduğu, hastane işletmeciliği yaptıkları, çeşitli nedenlerle (Covid- 19 Pandemi süreci, kurların ve faiz oranlarının yükselmesi, kontrolsüz büyüme, alacakların tahsil edilememesi, vb.) finansal krize girildiği, faaliyetlerine devam imkânı sağlanması durumunda alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşacakları ancak takip ve icra baskısı altında iflâs etmeleri durumunda adi alacaklıların alacaklarının bir kısmına kavuşamayacakları ve bu çerçevede vade konkordatosu talep edildiği belirtilip nihai olarak 2004 sayılı İİK'nın 287'nci maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 289'uncu madde gereği 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2. maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikini talep etmiştir.Konkordato talep eden vekili birleşen davada talep dilekçesinde; Müvekkilinin malvarlığının korunabilmesi için İİK'nın 287, 288., 294, ve 295. maddeleri uyarınca İİK'nın 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkili aleyhine yeni takip yapılmamasını, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmamasını, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasını, yeni takip başlatılmamasını, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını, Öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine, işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici iik. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine  ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin davada, Mahkemeye sunulan gerekçeli komiser heyeti raporuna göre, konkordatonun alacaklılar açısından iflastan daha avantajlı olduğu belirlenmiş ve bunun aksinin herhangi bir alacaklı tarafından iddia edilmediği gibi buna ilişkin herhangi bir delilde dosyaya sunulmadığından konkordatonun alacaklılar açısından iflâsa nazaran daha avantajlı olduğu, teklif edilen oranın borçluların malvarlığı ile orantılı olduğu anlaşıldığından İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulların borçlu şirketler yönünden gerçekleştiği, konkordatonun tasdiki için konkordato projesinin 302 nci maddede belirtilen çoğunlukla kabul edilmiş olması gerekli olup komiser heyeti raporu, toplantı tutanağı incelendiğinde projenin hem alacaklıların hem de alacakların yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği aynı şekilde projenin hem alacaklıların dörtte birini hem de alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunlukla kabul edildiği buna göre  İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulun borçlu yönünden gerçekleştiği, konkordato komiser heyetinin gerekçeli raporu incelendiğinde, borçlu şirketin mühlet süresi içerisinde doğan borcun teminatlandırılması gerektiği bildirilmiş ise de, teminat tutarı kadar teminatın borçlularca yerine getirildiği anlaşıldığından İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki koşulun borçlu şirketler  yönünden gerçekleştiği, borçlular tarafından mahkemece belirlenen yargılama gideri ile harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edildiği, İİK'nın 305 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşulun borçlu şirket yönünden  gerçekleştiği, tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, borçluların İİK'nın 305 nci maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdikleri ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu gerekçesiyle Borçlular tarafından sunulan konkordato projeleri ve revize projelerin uygulanabilir olduğu, komiser heyetinin gerekçeli raporu,bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu borçlu ... HİZMETLERİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile ... sicil nolu borçlu ... HİZMETLERİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin konkordato taleplerinin KABULÜ ile; konkordatonun İİK'nın 306 nci maddesi uyarınca TASDİKİNE, Borçlu şirketler tarafından borçların  tasdik edilen konkordato projesinin kesinleşmesini müteakip (ilk ödeme kesinleşmeyi müteakip 3.ayın sonunda yapılmak üzere) 1 yıl içinde 3'er aylık periyotlar halinde, 4 eşit taksitte ve tasdik tarihinden itibaren geçecek süre için yıllık %32 oranında faiz eklenerek (faiz hesabı günlük yapılmak suretiyle) ÖDENMESİNE karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin 24/11/2023 havale tarihli dilekçesindeki talebi ile ilgili olarak oluşturulan 01/12/2023 tarihli ara kararı ile: \"Mahkememizce verilen karar açık olduğundan ve HMK'nın 305. Maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından talep eden SGK vekilinin tavzih talebinin REDDİNE,\" dair karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin 27/11/2023 havale tarihli dilekçesindeki talebi ile ilgili olarak oluşturulan 01/12/2023 tarihli ara kararı ile: Asıl dosyada esas hakkında veya usulden bir karar verdikten sonra tarafların talepleri vechile usulden ve esastan ek karar verme görev ve yetkisi bulunmadığı,Mahkememizce dosyadan el çekildiği buna göre tedbirin kaldırılmasına ilişkin bir karar vermesinin mümkün olmadığı,(Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 12/10/2012 gün ve  2012/11121 esas,2012/9103 karar sayılı ilamı) tedbirin kaldırılması talebi ile ilgili  istinaf mahkemesince karar verilebilecek olduğundan  talep hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA\" dair karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin alacaklı ... Hizmetleri A.Ş. vekilinin 02/10/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile ilgili olarak oluşturulan 12/12/2023 tarihli istinaf başvurusuna ilişkin kararı ile; alacaklı şirketin  01/09/2023 tarihli dilekçe ile müdahale talebinde bulunduğu, yapılan alacaklılar toplantısında komiserler kurulunca düzenlenen hazirun listesine göre alacaklı istinaf eden alacaklı vekilinin alacaklılar toplantısına katılmadığı ancak iltihak süresi içerisinde konkordato projesine ilişkin ret oyu kullandığı, bu durumda alacaklı ... Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından İİK’nın 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği, buna göre İİK’nın 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığı(sıfat yokluğu) gerekçesiyle Asli Müdahil ... Hizmetleri A.Ş.vekili tarafından yapılan istinaf  başvurusunun sıfat yokluğundan REDDİNE dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin 09/10/2023 tarihli istinaf dilekçesi ile ilgili olarak oluşturulan 12/12/2023 tarihli istinaf başvurusuna ilişkin kararı ile; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/c maddesinde konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale geleceği, bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin 2. fıkrasında yer alan ''bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserinin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir'' hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir. Yasal düzenleme uyarınca alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf başvurusunun, İİK'nın 308/c maddesinin 3. fıkrası gereğince hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle Asli Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan REDDİNE dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen tasdik kararı ile müvekkilinin alacak hakkının gerçek alacağının haricinde borçlu tarafça bildirilen alacak kabul edilerek verildiğini, geçici mühlet tarihine kadar işleye faiz ile vekalet ücreti ve fer'ilerinin de dahil edilmesi gerekirken eksik hesaplandığını, kararın bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu durumun ise müvekkilimin zarara uğramasına ve alacağının tamamını tahsil etmesine engel teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Hizmetleri A.Ş. vekilinin 12/12/2023 tarihli istinaf başvurusuna ilişkin karara karşı sunmuş olduğu 18/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin taraflarınca sunulan istinaf başvuru dilekçesini bölge adliye mahkemesine göndermeksizin reddetmesinin adil yargılanma hakkını engellediğini, istinaf başvurusu reddedilmesine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK 308/A maddesinde açıkça istinaf kanun yoluna başvuracakların sayıldığını, \"itiraz eden diğer alacaklılar\" yani müvekkilinin de bu kapsam içinde olduğunu, sayın mahkeme tarafından istinaf mahkemesinin yetki alanına girecek şekilde değerlendirme yapılması ve şartları oluşmamasına rağmen başvurunun istinaf mahkemesine gönderilmeksizin reddedilmesinin HMK madde 346'ya aykırı olduğunu önceki esasa ilişkin istinaf sebeplerini tekrar ettiklerini belirterek 12.12.2023 tarihinde verilen usul ve yasaya aykırı \"İstinaf Başvurusuna İlişkin Değerlendirme Kararı\" ile 28.09.2023 Tarihli esas hakkındaki tasdik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Alacaklı SGK vekili istinaf dilekçesinde; alacaklarının niteliğine uygun olanlarının nisaba dahil edilmediğini red oylarının dikkate alınmadığını, primler işletme gideri olduğu halde davacının prim alacaklarının ödemediğini ve bu hususun projenin devamına uygun olup olmadığının değerlendirilmediğini, kurumları ile davacının arasında yeni sözleşmenin yapılması yönünde tedbir kararı alındığını, tedbir ile yeni bir durum yaratılmış kurumla davacının sözleşme imzalanmasına karar verilmiş alacaklı kurumun her yeni ay yeni bir alacağının oluşmasının mahkeme eli ile sağlandığını, kurum alacaklarının takas ve mahsup yasağına tabi olmadığını bu yönde gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan aleyhlerine kararlar çıktığını belirterek öncelikle mahkemece verilen, \"kararın kesinleşmesine kadar tedbirlerin devamına ilişkin karar\"ın oluşan ve telafisi mümkün olmayan zararlar da dikkate alınarak kaldırılmasını, konkordatonun tastik edilmesi kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılarak konkordatonun reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı SGK vekilinin 12/12/2023 tarihli istinaf başvurusuna ilişkin karara karşı sunmuş olduğu 21/12/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; kurumlarının açıkça hukuki yararı mevcut olduğunu, mahkeme kararında gerekli ve yeterli açıklama yapılmadan çelişkili ifadeler kullanıldığını, davacı konkordato talep edenin hukuki menfaati korunurken kurumun alacaklarının yok sayıldığını, istinaf talebinin reddinin bu gerekçe ile verilmesi HMK'ya aykırı olduğu gibi açıkça hukuki başvuru haklarını engellediğini, usule aykırı şekilde tedbirlerin devamına karar verildiğini, ilk derece mahkemesine kayyım olarak atanan komiser tarafından gerçeğe aykırı beyanla rapor hazırlandığını, kamu alacaklarının yapılandırıldığı bilgisinin gerçeği yansıtmadığını, önceki istinaf dilekçesinde dile getirdikleri esasa ilişkin istinaf sebeplerini aynen tekrar ettiklerini belirterek öncelikle mahkemece verilen hukuki yarar yokluğundan istinaf talebinin reddi kararının kaldırılarak kararın istinaf incelemesinin yapılmasına karar verilmesini, esasa girildiğinde ise mahkemece verilen kararın kesinleşmesine kadar tedbirlerin devamına ilişkin kararın oluşan ve telafisi mümkün olmayan zararlar da dikkate alınarak kaldırılması, bunun haricinde konkordatonun tasdik edilmesi kararının açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile kaldırılarak konkordatonun reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin olup uyuşmazlık konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.İİK'nun kanun yolları başlıklı 308/a- maddesinde; konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği, konkordatonun tasdiki kararı, kapsamı ve ilânı başlıklı 306/3. maddesinde; tasdik kararı mahkemece, 288 inci madde uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirileceği, geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi başlıklı 288/2. maddesinde; mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunacağı hükmüne  yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davanın İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açılmış, mahkemece, asıl ve birleşen davada borçlu şirket vekillerinin vekaletnamesinde eldeki davayı açmak üzere özel yetkisine istinaden konkordato geçici mühleti verilmesi talebi üzerine borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi hakkında 04/01/2022 ve ... Ticaret Anonim Şirketi hakkında 08/02/2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararları verilmiş ve 3 kişilik bir komiser heyeti oluşturulmuş, 04/04/2022 tarihli duruşmada asıl ve birleşen davadaki her iki şirket hakkında da 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, 28/09/2023 tarihli tasdik duruşmasında Borçlular tarafından sunulan konkordato projeleri ve revize projelerin uygulanabilir olduğu,komiser heyetinin gerekçeli raporu, bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil  nolu borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi ile ... sicil  nolu borçlu ... Ticaret Anonim Şirketi'nin konkordato taleplerinin Kabulü ile; konkordatonun İİK'nın 306 nci maddesi uyarınca tasdikine, Borçlu şirketler tarafından borçların  tasdik edilen konkordato projesinin kesinleşmesini müteakip (ilk ödeme kesinleşmeyi müteakip 3. ayın sonunda yapılmak üzere) 1 yıl içinde 3'er aylık periyotlar halinde,4 eşit taksitte ve tasdik tarihinden itibaren geçecek süre için yıllık %32 oranında faiz eklenerek (faiz hesabı günlük yapılmak suretiyle) ödenmesine karar verilmiş olup konkordato tasdik kararı 02/10/2023 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi ve  Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında yayınlanmış, SGK vekilince 09/10/2023 tarihinde, ... Hizmetleri Anonim Şirketi vekilince 02/10/2023 tarihinde yasal süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır. İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede \"alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir.\" (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup  tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. ..., ..., ... ve ...’nın ... (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir.İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır.Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir.Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"İzmir  Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ... Bankası A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı, 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ... Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304. maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304. maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304. maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan 3 gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince ... Anonim Şirketi ve SGK'nın istinaf başvuruları ile ilgili dosya üzerinden HMK'nın 346. maddesinde yer almayan sebeplerden dolayı verilen başvuru ret kararları doğru olmayıp sıfat ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle istinaf başvurularının reddi gerekip gerekmediğine ilişkin değerlendirme ve neticesinde verilecek kararlar ancak istinaf dairesi veya temyiz incelemesini yapacak Yargıtay uhdesindedir. Bu kapsamda İlk derece mahkemesince istinaf başvurularının reddine yönelik verilen kararlar isabetli olmayıp ... Anonim Şirketi ve SGK tarafından yapılan istinaf başvuruları incelenmiştir. Alacaklı ... Hizmetleri Anonim Şirketi'nin istinaf talebi değerlendirildiğinde; mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin ilanın, 11/09/2023 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında, 08/09/2023 tarihinde tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapıldığı tespit edilmiştir. Tasdik duruşması 28/09/2023 tarihinde yapılmış ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran alacaklı ... Anonim Şirketi vekilince itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği tespit edilmiştir. Bu durumda alacaklı ... Anonim Şirketi vekilince İİK'nın 304. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı bu tarafın istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Alacaklı SGK'nın istinaf talebi değerlendirildiğinde; alacaklı SGK vekilinin 09/10/2023 tarihinde yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurduğu tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 308/c maddesinde konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale geleceği, bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin 2. fıkrasında yer alan ''bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserinin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir'' hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir. Yasal düzenleme uyarınca alacaklı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın istinaf başvurusunun, İİK'nın 308/c maddesinin 3. fıkrası gereğince hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacaklı ... Anonim Şirketi'nin istinaf isteminin HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca, alacaklı SGK'nın istinaf isteminin ise İİK'nın 308/c maddesinin 3. fıkrası uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklı ... Hizmetleri Anonim Şirketi'nin istinaf isteminin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alacaklı SGK'nın istinaf isteminin ise İİK'nın 308/c maddesinin 3. fıkrası uyarınca hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 3-Alacaklı SGK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Alacaklı ... Anonim Şirketi  tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde alacaklıya iade edilmesine, 5-İstinaf yargılaması için alacaklılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın alacaklılara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"218850da119e4cb5","SID":"4cfddb7ff29470c7"}}