{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2025/95<br>KARAR NO\t: 2025/56<br>DAVA\t: Şirket Hisse Devrinin Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 29/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2025<br>Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;<br>İDDİA                     ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ile birlikte merkezi .../ MUĞLA adresinde bulunan ve Muğla Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olarak bulunmaktayken şirketin 11/06/2021 tarihli ve 20.000 TL sermayesine tekabül eden hissesini İzmir .... Noterliği'nin 11/06/2021 tarihli ... numaralı ... nolu Hisse Devir Kurul Kararı ve Limited Şirket Pay Sözleşmesi ile tamamını davalı ... ... devrettiğini, bugüne kadar hisselerini devrettiği davalının ticaret sicili müdürlüğüne bu hisse devrinin tescil ve ilan işlemlerini yaptırmadığını, müvekkilinin bu süreçte davalıya ulaşamadığını, müvekkilinin tüm hisseleri devretmesi nedeniyle yetkisi resmi olarak kalmadığından dolayı tescil ve ilan işlemlerini yaptıramadığını, noterden hisse devri yapılmış olmasına rağmen halen şirkete ortak ve yetkili müdür olarak görünmesinin kamu kurum ve kuruluşlarına ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğa sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nde sahip olduğu hisselerinin tamamını 11/06/2021 tarihinde davalıya noter onaylı devir sözleşmesi ile devrettiğinin tespitine ve ticaret sicilden adının silinmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; dava dışı şirket hissesinin devredildiğinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.<br>6100 sayılı HMK’nın “Şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki” başlıklı 14. maddesinde; “(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” düzenlemesine;  19. maddesinin 1. fıkrasında; “Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 114. maddesinde ise dava şartları sayılmış ve “ç” bendinde “Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması” hususu da dava şartları arasında sayılmıştır. <br>Buradan hareketle; 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesi gereğince mahkemece, dava şartlarının var olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerektiğinden, mahkememizce öncelikli olarak dava şartları yönünden değerlendirme yapılmıştır. <br>Dava dilekçesinde dava dışı ... Tic. Ltd. Şti’nin adresinin “.../MUĞLA” olduğu ve Muğla Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “...” sicil numarasında kayıtlı olduğu belirtilmiştir. <br>Mahkememizce sistemden temin edilen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 17/05/2021 tarihli 10329 sayılı örneği incelendiğinde; dava dışı ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin \".../ MUĞLA\" olduğu görülmüştür.<br>6100 sayılı HMK’nın 14. maddesinde şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki düzenlenmiştir. Bu maddenin 2. fıkrasında özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiştir.<br> Somut olay yönünden yapılan değerlendirme sonucunda; 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalarda ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olması, eldeki davanın dava dışı şirketin ortakları olan taraflar arasındaki hisse devrinden yani ortaklık ilişkisinde kaynaklanması, dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin var olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık sebebiyle ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanmasının gerekmesi, Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin (2021/9104 Esas  ve 2022/2412 karar sayılı; 29/11/2007 tarihli 2006/12548 Esas ve 2007/15062 Karar sayılı; 26/06/2008 tarihli 2007/6905 Esas ve 2008/8620 Karar sayılı; 21/05/2012 tarihli 2011/2122 Esas ve 2012/8459 Karar sayılı; 28/05/2015 tarihli 2014/10440 Esas ve 2015/7198 Karar sayılı; 13/06/2014 tarihli 2014/5154 Esas ve 2014/11377 Karar sayılı; 17/06/2019 tarihli 2019/2229 Esas ve 2019/4442 Karar sayılı; 26/10/2020 tarihli 2020/1738 Esas ve 2020/4413 Karar sayılı) emsal kararlarının da bu yönde olması, dava dışı şirketin dava açılış tarihindeki adresinin Muğla’da olması ve adresin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yargı sınırları içerisinde kalması; ortada kesin yetki halinin söz konusu olması ve dava şartlarından olan bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesinin gerekmesi karşısında mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile davanın kesin yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM                  ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-6100 sayılı HMK’nın 14/2 maddesi gereğince Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin yetkili olması nedeniyle davanın usulden REDDİNE,<br>2-Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının yetkili Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, <br>4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda \"davanın açılmamış sayılmasına\" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2025<br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Katip ...<br>¸E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfcdb1c108fd6ed0","SID":"6223a6df783048cc"}}