{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/463 <br>KARAR NO: 2025/380<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/12/2024<br>ESAS NO: 2023/1075 <br>KARAR NO: 2024/1226<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 26/03/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde 01/03/2015-01/03/2016 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... Ltd. Şti.'ye ait ... Caddesi ... Florya/Bakırköy adresinde bulunan taşınmazda 31/03/2015 tarihinde ülke genelinde yaşanan uzun süreli elektrik kesintileri sırasında jeneratörün defalarca devreye girip çıkması sonucu ani ve kontrolsüz yüksek gerilim etkisi ile otomasyon sisteminin besleme ve haberleşme hatlarında kısa devreler oluştuğunu bazı sensörlerin bu etkiyle hasarlandığını, bu hasar nedeni ile 75.437,60 TL hasar tazaminatı ödendiğini, bu bedelin tamamında davalının sorumlu olduğunu, sigortalının haklarına halef olunduğunu belirterek 75.437,60 hasar bedelinin ödeme tarihi olan 19.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süre, görev ve yetki koşulları yönünden incelenerek eksiklik olması halinde davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti ile bir ilişkisinin bulunmadığını, dolayısıyla davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini sundukları rapor uyarınca zararın sorumlusunun müvekkilleri değil elektrik dağıtım şirketleri olduğunu, zararın sorumlusunun müvekkili olduğuna dair ispat yükü altında olan davacı tarafından hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01/07/2020Tarih ve 2016/196 E. 2020/379 K. sayılı kararı ile, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 01/03/2015 - 01/03/2016 tarihleri arasında geçerli makine kırılması Sözleşmesi gereği şebeke elektrik kesintisi rizikosuna karşı dava dışı şirketi teminat altına almış olduğu, 31/03/2015 tarihinde sigortalı motel binasında elektrik enerji hattında meydana gelen kesilme nedeni ile otomasyon sisteminin bozulmasından kaynaklı ödenen tutarın rücuen tazmini talep edilmiş olduğu meydana gelen olaya ilişkin olarak davalı ... yönünden belirlenen 75.437,60 TL % 100 kusur oranına isabet eden tazminat alacağı yönünden davanın kabulüne gerektiği gerekçesiyle DAVANIN KABULÜNE, 75.437,60 TL nin 19/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE  karar verilmiştir. Davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 01/11/2023Tarih ve 2020/2056 E. 2023/1564 K. sayılı kararı ile:\"...dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporları arasında ciddi farklılıklar yer almaktadır...Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikte yer alan içtihadı nazara alındığında bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmeden ve üstünlük verilen rapora niçin üstünlük verildiği açıklanmadan, itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yönde sunmuş olduğu istinaf yasa yolu başvuru talebinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece üniversitelerin elektrik mühendisliği ana bilim dalında görevli öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir...\" gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.  İlk Derece Mahkemesinin 11/12/2024 Tarih ve 2023/1075 E. 2024/1226 K. sayılı kararı ile, davanın makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti.ne ait ... Cad. ... Florya/Bakırköy adresinde bulunan ... Otomasyon Sisteminde uzun süreli elektrik kesintileri sonucu oluşan zarar sebebiyle ödenen hasar bedelinin, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı şirkete ait sistemin 01/03/2015-01/03/2016 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alındığı, sigortalı şirket yetkililerince davacı şirkete yapılan ihbar neticesinde 31/03/2015 tarihinde Türkiye genelinde de etkili olan elektrik kesintisi sebebi ile ... Otomasyon Sisteminde hasar meydana geldiğinin beyan olunduğu, hasar ihbarı üzerine davacı şirket nezdinde yapılan tahkikatlar sonucu toplam hasarın 90.184,80 TL olduğu belirlenerek ve muafiyet tenzili düşüldükten sonra toplam 75.437,60 TL zararın 19/06/2015 tarihinde sigortalı şirkete ödendiği, davacı tarafça tazmine konu zararın davalının kusurlu hizmetinden kaynaklandığı iddiasıyla rücu talebiyle iş bu dava açılmış ise de, dosya kapsamında aldırılan 13/12/2017 havale tarihli ve 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporlarında 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylara bağlı olarak sık sık elektriğin kesilmesi ve gelmesi esnasında abonenin jeneratörünün devreye girmesi ve çıkması sebebiyle abonenin iç tesisatında iç aşırı gerilimlerin oluşmasından dolayı hasarın meydana geldiği, abonenin ... otomasyon cihazlarının ve sensörlerinin alçak gerilim şebekesindeki oluşan iç aşırı gerilimlere karşı hassas olmalarına, ani gerilim yükselmelerinden dolayı hasara uğrayacak durumda olmalarına rağmen abonenin iç tesisatında aşırı gerilim yükselmesine karşı yeterli korumanın olmadığı (varistör kullanımı, alçak gerilim parafuduru kullanımı vb.) ve bu eksikliğin davacı sigorta şirketinin sigortalısı abonenin kusuru olduğu yönündeki tespitleri ile, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir 21/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda 31.03.2015 tarihinde TEİAŞ’ın elektrik iletim sisteminde ardı ardına yaşanan iletim hatlarının devre dışı kalması ve akabinde sistemde yaşanan çökme süresince meydana gelen elektrik kesilmeleri, tekrar elektrik enerjisi verilme işlemleri esnasında davacı tarafın iddia ettiği gibi elektrik şebekesinde ani gerilim yükselmeleri meydana gelmiş ise bu olumsuzluğun sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarına değil aynı zamanda ...’ın aynı dağıtım merkezinden veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı gerilime maruz kalan aynı bölgedeki diğer elektrik abonelerinin cihazlarında da görülmesinin gerektiği, dosyada bu hususta delil niteliğinde bilgi ve belge olmadığı, bu durumda 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylar esnasında, ...’ın aynı dağıtım merkezi veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı şebeke gerilimine maruz kalan diğer abonelerin cihazlarında aşırı gerilimden dolayı hasar oluşmamış olması, sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında hasar oluşması sebebiyle, davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında ve ... otomasyon donanımı ve tesisatında oluşan hasarların ...’ın elektrik şebekesinden kaynaklanmadığı yönündeki teknik tespitler dikkate alınarak; her ne kadar 31/03/2015 tarihinde Ülke genelinde elektrik kesintileri yaşandığı sabit ise de ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın söz konusu zararın davalının kusurundan ileri geldiğini somut deliller ile ispat edemediği ve bu nedenlerle rücu şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 21.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeler içerdiğini, dosyanın yeniden rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken salt bu rapora dayanarak hüküm kurulmasının başlı başına bir bozma sebebi olduğunu, raporda yer alan tespit de dikkate alınarak olaydan 9 yıl sonra bilirkişi marifetiyle gerçekleştirilen inceleme arızanın nedeninin belirlenmesi ve kusur dağılımı noktasında sağlıklı bir sonuç vermeyeceğini, 31.03.2015 tarihinde Türkiye genelinde yaşanmış olan elektrik kesintileriyle alakalı ENTO-E (Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşleticileri Birliği) tarafından hazırlanmış raporda, sistemdeki yük artışlarını ön göremeden, doğu ve batı koridor hat merkezinin kritik merkez kısmında dört adet 400 kw elektrik enerji hattının üç tanesinin ve bir adet hattın da bakım amaçlı servis dışı bırakılmasının büyük bir risk olduğuna yer verildiği, kendilerine elektrik enerjisi iletimi sağlanmayan dağıtım şirketlerinin de bu konuda aksiyon almasının beklenemeyeceğini, dosyaya daha önce sunulmuş olan bilirkişi raporlarında da elektrik arızasının teknik sebepleri ayrıntılı bir şekilde ele alındığını hükme esas alınan son bilirkişi raporunun aksine uğranılan zarar ile ...'ın kusurlu fiili arasındaki bağlantı net bir şekilde izah edildiğini, dosyaya sunulan raporlar arasında çelişkiler mevcut olduğundan bu çelişkiler giderilmeden yalnızca son rapora dayanarak karar verilmesinin Yargıtay kararları uyarınca başlı başına bir bozma sebebi teşkil ettiğini, ekspertiz raporu da delil niteliğini haiz olup davanın hiçbir aşamasında değerlendirmeye alınmadığını, mahkemenin aynı dağıtım merkezinden veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan aynı bölgedeki diğer elektrik abonelerinin cihazlarında da görülmesinin gerektiği gibi abesle iştigal bir sonuca vardığını, bu konuda davacının ispat yükümlülüğü bulunmadığını, arıza görülmemesi durumunda bile ...'ın kusurlu fiili sonucunda sigortalının cihazlarında hasar meydana geldiği gerçeğini değiştirmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, sigortacının, dava dışı sigortalısına sigorta poliçesine dayanarak uzun süreli elektrik kesintileri sonucunda otomasyon tesisatının hasara uğraması  sonucu hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ... Ticaret Ltd. Şti. ile davacı ... Sigorta A.Ş. arasında 01.03.2015 başlangıç ve 01.03.2016 bitiş tarihleri arasında ... nolu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ve ... nolu Yangın Sigortası sözleşmesi akdedilmiştir. Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları m. 1/ d'ye göre “Elektrik enerjisinin doğrudan doğruya tesiri neticesi kısa devre, şerare, voltaj yükselmesi ile izolasyon hatası ve atmosferik elektrikiyetin dolaylı etkilerinden” doğan zararlar teminat dahilinde olduğu, teminat bedelinin 3.300.000,00TL olduğu, hasarın 31.03.2015 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından sigortalısına 19.06.2015 tarihinde 75.437,60 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararı sonrasında Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve Doç. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 21.05.2024 tarihli raporda:\"davacının ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısı (dava dışı) ... Tic. Ltd. Şti.’nin hasarı için dört adet firmadan teklif alındığı, en uygun teklifi veren firmaya yaptırılan hasar onarımı için davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 75.437,60 TL bedelin dava dosyası içerisindeki ekspertiz raporunda tespit edilen hasar detayları incelendiğinde, kadri maruf olduğu, davalı ... Anonim Şirketi (...)’ın elektrik iletim sisteminin işletilmesinden sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısı elektrik abonesinin ...’ın yüksek gerilimli iletim sistemine doğrudan bağlı olmaması, elektrik dağıtım sistemine bağlı olması sebebiyle elektrik şebekesinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle muhatabının elektrik dağıtım hizmeti aldığı ve abonesi olduğu elektrik dağıtım şirketi olan ... (...) olduğu ve bu nedenle dava konusu hasar sebebiyle davalı ...’a kusur atfedilmesinin uygun olmadığı, 31.03.2015 tarihinde ...’ın elektrik iletim sisteminde ardı ardına yaşanan iletim hatlarının devre dışı kalması ve akabinde sistemde yaşanan çökme süresince meydana gelen elektrik kesilmeleri, tekrar elektrik enerjisi verilme işlemleri esnasında davacı tarafın iddia ettiği gibi elektrik şebekesinde ani gerilim yükselmeleri meydana gelmiş ise bu olumsuzluğun sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarına değil aynı zamanda ...’ın aynı dağıtım merkezinden veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı gerilime maruz kalan aynı bölgedeki diğer elektrik abonelerinin cihazlarında da görülmesinin gerektiği, dosyada bu hususta delil niteliğinde bilgi ve belge olmadığı, bu durumda 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylar esnasında, ...’ın aynı dağıtım merkezi veya trafo merkezinden elektrik enerjisi alan ve aynı şebeke gerilimine maruz kalan diğer abonelerin cihazlarında aşırı gerilimden dolayı hasar oluşmamış olması, sadece davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında hasar oluşması sebebiyle, davacı sigorta şirketinin sigortalısının cihazlarında ve ... otomasyon donanımı ve tesisatında oluşan hasarların ...’ın elektrik şebekesinden kaynaklanmadığı, 31.03.2015 tarihinde sistemde meydana gelen olaylara bağlı olarak sık sık elektriğin kesilmesi ve gelmesi esnasında abonenin jeneratörünün devreye girmesi ve çıkması sebebiyle abonenin iç tesisatında iç aşırı gerilimlerin oluşmasından dolayı hasarın meydana geldiği, abonenin ... otomasyon cihazlarının ve sensörlerinin alçak gerilim şebekesindeki oluşan iç aşırı gerilimlere karşı hassas olmalarına, ani gerilim yükselmelerinden dolayı hasara uğrayacak durumda olmalarına rağmen abonenin iç tesisatında aşırı gerilim yükselmesine karşı yeterli korumanın olmadığı (varistör kullanımı, alçak gerilim parafuduru kullanımı vb.) ve bu eksikliğin davacı sigorta şirketinin sigortalısı abonenin kusuru olduğu, yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dava konusu hasar sebebiyle davalı ...’a kusur atfedilmesinin uygun olmadığı...\" şeklinde kanaat bildirilmiştir. Sıfat (husumet) davanın esasına yani maddi hukuka ilişkin bir kavram olup dava konusu talep bakımından kimin hak sahibi, kimin yükümlü olduğunu ifade eder. Davada davacı ve davalı olarak yer almakla taraf olarak gösterilenlerin maddi hukuk bakımından gerçekten bu niteliği taşıyıp taşımamaları tümüyle birbirinden farklı kavramlardır. Sıfat, tarafın bir özelliği olmadığı gibi usule ilişkin bir kavram da değildir. Aksine sıfat, davanın taraflarının ihtilaflı maddi hukuk ilişkisinin gerçek süjesi olup olmadığı ile ilgilidir (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuku, Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç. Dr. Hülya Taş Korkmaz, Doç. Dr. Mine Akkan, C.I, s.607). Sıfat, nihai karar verildiğinde, davanın haklı veya haksız olduğunu ifade eder. Dava takip yetkisi ve sıfatın davadaki durumunu belirtmek bakımından, davanın yürütülmesi ve karara ulaşmasındaki sürecin dava takip yetkisini, bu sürecin sonunda maddi hukuka yönelik sonucun ise sıfatı karşıladığı söylenebilir (Pekcanıtez Usul, C.I, s.612) Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı, pasif husumet). Mesela, bir alacak davasında davalı olma sıfatı, o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa, (dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil) davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, C.I, s.332). Dairemiz kararı sonrası aldırılan öğretim üyelerinden oluşan son bilirkişi heyeti raporunun çelişkileri giderici nitelikte denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu rapora görede davaya konu hasara ilişkin davacı sigorta şirketinin sigortalısı elektrik abonesinin davalı ...’ın yüksek gerilimli iletim sistemine doğrudan bağlı olmaması, elektrik dağıtım sistemine bağlı olması sebebiyle elektrik şebekesinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle muhatabının elektrik dağıtım hizmeti aldığı ve abonesi olduğu elektrik dağıtım şirketi olan ... (...) olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacı tarafın davalıya husumet yöneltemeyeceği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın ispat edilemediğinden bahisle ret kararı verilmesi isabetli değildir. Husumetin kamu düzeninden olması nedeniyle bu husus resen dikkate alınmıştır. Husumet yokluğu halinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesinde \"husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur\" düzenlemesine göre vekalet ücreti takdir edilmiştir.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun kamu düzeninden olan hususlar dikkate alınması nedeniyle kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE,  Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1075 Esas, 2024/1226 Karar sayılı ve 11/12/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; a-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 615,40 TL karar harcından, davacı tarafça yatırılan 1.288,29 TL harcın mahsubu ile artan 672,89 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, b-Davalı tarafça önceki kararla yatırılan 3.864,85 TL harç ile 1.288,28 TL istinaf karar harcının dosya kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan tebliğat ve posta gideri 110,00 TL ve önceki karara karşı yapılan istinaf başvurusuna ilişkin başvurma harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 258,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.070,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider/delil avansından artan kısmın HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,3-İstinaf İncelemesi Yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafça sarf edilen 2.778,50 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı tarafça sarf edilen 30,00 TL istinaf posta masrafına ilişkin istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı ve davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cfc561bfb8fe3e04","SID":"d75014b4cec071bd"}}