{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/782 - 2025/989<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/782 <br>KARAR NO\t: 2025/989<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/01/2023<br>NUMARASI\t: 2021/... Esas, 2023/... Karar<br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - ...<br>\t2- ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 1- ... ... ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 2- ... - ...<br>DAVA\t: Ölümlü Trafik Kazası Nedeni ile Açılan Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 21/04/2025<br><br>Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/01/2023 tarih ve  2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in 01.02.2010 tarihinde, ... yönetiminde ve sürücüsü ... olan, yolcu taşımacılığı yapan ... plakalı aracın yolcusu iken bu aracın karşı yönden gelen ... Şti.’ye ait ... yönetimindeki ... plakalı araç ile karıştığı tarfik kazası sonucu yaşamını yitirdiğini, müvekkillerinden ...'in müteveffanın babası ...'in ise annesi olduğunu, müteveffa ...'in vefatından önce Öğretmenlik Fakültesini bitirmiş öğretmen olarak atama beklemekte olup, vefatında 25 yaşında ve bekar olduğunu, söz konusu kazada kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlu davranışı sonucu müteveffanın vefatı nedeniyle anne ve babası olan müvekkillerinin çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın içinde bulunduğu ... plakalı aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sigorta Poliçesi davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 16.06.2009 başlangıç tarihli ... no.lu poliçesi ile yapıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka no.lu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... Sigorta A.Ş.’nin 13.01.2010 başlangıç tarihli ve ... no.lu poliçesi ile yapıldığını, ... Sigorta A.Ş.’ye ve ... Sigorta A.Ş.’ye Adana 1. Noterliğinin 13.04.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile destekten yoksun kalma tazminatının giderimi konusunda ihtarname çekildiğini, ancak müvekkillere herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak Ceyhan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/... E. sayılı dosyasından davalının oğlu aracı kullanan ...'nın  cezalandırıldığını, davalı sigorta şirketlerince de ödeme yapılmadığından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak  Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasından dava açıldığını ve 30.06.2020 tarihli 2020/... K. Sayılı kararı ile karar verildiğini, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasından yapılan ıslahtan sonra yeniden bilirkişi raporu alındığını, söz konusu 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ... için ... Sigorta A.Ş. yönünden 58.236,13 TL hesaplandığını ancak mahkemece 44.059,29 TL'lik kısmının kabul edildiğini, yine söz konusu 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda Müvekkil ... için  ... Sigorta A.Ş. yönünden 61.893,09 TL Hesaplandığını ancak mahkemece 50.150,26 TL' lik kısmı kabul edildiğini, bu nedenle müvekkillere ödenmesi gereken tazminat 2. Islah imkanı olmadığından dava miktarına kadar hükmedildiğini, bilirkişi raporunda hesaplanandan daha düşük miktara hükmedilmesi nedeniyle 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda eksik hükmedilen ... için 14.176,84 TL ve  ... için 8....,02 TL olmak üzere toplam 22.344,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı  talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 16.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... yönünden 15.659,07 TL artırarak 29.835,91 TL  ve  ...  yönünden 42.786,52 TL artırarak 50.954,54 TL olarak toplam 80.790,45 TL olarak belirlemişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  öncelikle davada zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacılar lehine Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı ilamı doğrultusunda davacılar lehine ödeme yapıldığını, müvekkili  şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile; 29.835,91-TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in  destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile; 50.954,54-TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; davacılar tarafından meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/... Esas ile müvekkili şirkete dava açıldığını, davada kısmen kabul kararı verildiğini, davacılar vekilinin bilirkişi raporunda destek paylarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle kararı temyiz ettiğini, Yargıtay 17. H.D. Destek paylarının hatalı şekilde dağıtıldığı sebebiyle kararı bozduğunu, bozulan karar sonrası yerel mahkemede kök rapordaki verilere göre davacı ... için 58.236,13TL davacı ... için 61.893,09TL hesaplandığını, rapora karşı davacı tarafın itirazda bulunmadığını, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyası  ile kısmi kabul kararı verildiğini, ... için 44.059,29 TL, ... için 50.150,26 TL olmak üzere toplamda 94.209,55 TL tazminata hükmediğini, bu kararın tarafların süresi içinde temyiz etmemeleri sebebiyle kesinleştiğini ve müvekkil şirket tarafından davacılara bu miktarın ödendiğini, davacıların Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesin'de alınan aktüer bilirkişi raporundaki tutar ile karara çıkan tutar arasındaki farkın ödenmesi için müvekkil şirket aleyhine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... esas ile dava açtıklarını, müvekkili şirket lehine kazanılmış bulunan usuli hak çerçevesinde, yerel mahkemenin güncel veriler üzerinden yapılan hesaplamayı dikkate alarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket lehinde doğan usuli kazanılmış haklar çerçevesinde davanın reddinin gerektiğini, 2010 yılı teminat üst limiti baz alındığında müvekkili şirketin bakiye tazminat sorumluluğu kabul edilmemek kaydıyla, müvekkilinin bakiye sorumluluğu bulunsa bile bu miktarın en fazla 50.004,75 TL olacağını, yerel mahkeme tarafından anlatılan hususların dikkate alınmadığını ve müvekkili şirket aleyhine 80.790,45TL tazminata hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan ek dava niteliğinde destekten yoksun kalma davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; \"...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara  razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez...\"<br>Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/3253 E.-2017/9419 K. Sayılı kararında özetle; \"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"bilirkişi raporuna itiraz\" başlıklı 281/1. maddesinde; \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir...\" denilmiştir. Aynı husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2015/8676 E, 2018/2775 K;  2013/11884 E, 2015/835 K;  2015/8056 E, 2017/2988 K sayılı içtihatlarında ve benzer içtihatlarda da benimsenmiştir.<br>Aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhine açılan Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2016 tarih ve 2010/... Esas, 2016/... Karar sayılı dosyasında 15.05.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta A.Ş'nin davacı ... için sorumluluğunun 13.213,23 TL olduğu, davacı ... için ise 13.077,71 TL olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen kısmen kabul kararı sonrasında davacılar vekili bilirkişi raporunda destek paylarının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş, Yargıtay 17.Hukuk dairesinin destek paylarının hatalı şekilde dağıtıldığı sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu görülmüştür.<br> Yargıtay bozma kararı sonrasında karar sonrasında mahkemece 2019/... Esas numarası ile yapılan yargılama esnasında alınan 04.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta A.Ş'nin davacı ... için sorumluluğunun 58.236,13 TL olduğu, davacı ... için ise sorumluluğunun 61.893,09 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla işbu rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunmadığı görülmüştür.<br>Yargıtay bozma kararı sonrasında Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas, 2020/... Karar, 30.06.2020 tarihli kararı incelendiğinde, davalı ... Sigorta'nın davacı ... yönünden 44.059,29 TL ile sorumlu olduğu, davacı ... yönünden ise 50.150,26 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili hükme esas alınan rapor ile mahkemece kabulüne karar verilen miktar yönünden aradaki fark için eldeki ek davayı açmıştır.<br>İşbu dosyada mahkemece yeniden davacının talep edebileceği zararın hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden 22.02.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporda davacı ... yönünden yeniden rapor tarihindeki verilere göre rapor alınmış, bilirkişice 44.233,68 TL, davacı ... yönünden 36.556,77 TL olmak üzere toplam 80.790,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı zararı  olduğu belirlenmiştir. <br> Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin bozma kararından sonra alınan 04.02.2020 tarihli raporla belirlenen davacı ... için sorumluluğunun 58.236,13 TL olduğu, davacı ... için ise sorumluluğunun 61.893,09 TL tazminat miktarı yönünden davacı tarafından rapora itiraz edilmemekle, davalı ... Sigorta Şirketi lehine oluşan usuli müktesep hak dikkate alınarak bu rapor hükme esas alınarak karar verilmesi ve buna göre davacının zararının hesaplanması gerekmektedir. Davacı vekili bu rapora itiraz sonuç doğurmayacağından itiraz edilmediğini beyan etmiş ise de, itiraz edilmemekle karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğacağı açıktır. Bozmadan sonra ıslah yapılamaması ile itiraz farklı hususlar olup sonuçları farklı olacaktır. Bu nedenle bu yöndeki savunma yerinde görülmemiştir.<br>Buna göre, Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesince Yargıtay bozma kararından sonra alınan 04.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğu davacı ... için hesaplanan 58.236,13 TL'den Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli kararında verilen 44.059,29 TL tazminatın mahsup edilmesi sonucu hesaplanan 14.176,84‬ TL'den sorumlu olduğu; davacı ... için hesaplanan 61.893,09 TL tazminattan Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli kararında verilen 50.150,26 TL tazminatın mahsup edilmesi sonucu hesaplanan 11.742,83‬ TL'sinden sorumlu olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece usuli kazanılmış haklar gözetilerek davalı sigorta şirketinin davacı ... yönünden 14.176,84 TL'sinden, davacı ... için ise 11.742,83 TL'sinden sorumlu olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının istinaf eden davalı sigorta şirketi yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/01/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; <br>-Davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 29.835,91 TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 14.176,84 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>-Davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile; 50.954,54-TL'nin 29.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin 11.742,83 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, <br>3- Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 5.518,79-TL' den peşin alınan ...,60-TL harcın ve ıslah harcı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 1....,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.137,19-TL harcın (davalı sigorta şirketinin 1.770,57 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına) davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>4- AAÜT gereğince hesaplanan 25.919,67‬ TL  vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, (davalı ...'nın 12.926,47' TL'sinden sınırlı sorumlu tutulmasına)<br>5-Davacının yapmış olduğu 1.152,00-TL yargılama gideri ile peşin harç ve ıslah harcı olarak ödenen 1....,60-TL harcı olmak üzere toplam 2.533,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.670,50 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına) <br>6-Arabuluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,<br>7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>8-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>10-Davacı tarafından yapılan 254,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>11-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.21/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...       ...        ...     ...<br> Başkan ...           Üye ...                    Üye ...                          Katip  ...<br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac749df6bc69408e","SID":"539d911a3747aa10"}}