{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1720 <br>KARAR NO:2025/412<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/06/2021<br>NUMARASI:2020/476 Esas -  2021/477 Karar<br>DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin yurt içinde  ve yurt dışında faaliyet gösteren bir şirket olup alev almaz kıyafet ve kumaş üretimi alanında iştigal ettiğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu ürünler özel nitelikte olup kişisel koruyucu donanım sınıfında olduğunu ve müvekkil firma ile dava dışı ... A.Ş. arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, dava dışı bu firma tarafından  müvekkili firmaya gönderilmek üzere 10.02.2020 tarihinde davalı ... A.Ş. Aracılığı ile 14 top kumaş davalı firmaya teslim edildiğini ve ... Gönderi kodu ile yola çıktığını, dava dışı firma tarafından gönderilen kumaşların 12.02.2020 tarihinde davalı ... A.Ş.'nin ... şubesinden teslim alındığını, müvekkili şirket tarafından teslim alınan ürünün eksik olduğunun tespit edildiğin ve teslim tutanağı ile eksik ürün alındığına dair şerh düşüldüğünü, kargoya 14 top kumaş verildiği halde müvekkili şirket yetkilileri tarafından ürünler teslim alınırken 1 top kumaşın (124 metrelik) eksik olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin, davalı ... a.ş. ile iletişim kurulduğunu ve görüşmelerin gerçekleştirildiği kişi tarafından  eksik gelen ürünün kargoda kaybolduğu ikrar edildiğini, davalı kargo şirketinin TTK md. 879 hükmü uyarınca taşımacılık hizmetini yerine getirirken yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmalleri gibi sorumlu olduğunu beyan ile zayi olan 124 mt. kumaş bedeli olan 2.294 Euro (20.210,14-TL) bedelin ve kargo gönderi bedeline ilişkin şimdilik 50,00 TL (Elli Türk Lirası) olmak üzere toplam alacağa olay tarihinden itibaren işleyecek Ticari faizi ile birlikte, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının sunulan ambar çeki listesinde 14 adet ayrı uzunluklardan oluşan top kumaşların kaydı gönderildiği görüldüğünden bunların  içinden 124 metre olan kumaşın kayıp duruma düştüğü iddiasını ispatlaması gerektiğini,  yalnızca 1 adet top kumaşın kayıp duruma düştüğü belirtilmiş olup kumaş uzunluğuna ilişkin olarak herhangi bir kaydın müvekkili şirket nezdinde mevcut olmadığını,  öncelikle dava dışı firmadan da kayıp ürün bedelinin sorulmasını talep ettiklerini, kayıp ürün bedelini davacının dava dışı firmaya ödeyip ödemediğinin tespiti için ticari kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini,  kargo taşıma bedelinin iadesi isteminin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili şirketin sorumlu tutulması varsayımında; davacının müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun 886.maddesinden ağır ihmal ve kusuru nedeniyle yararlanamayacağı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, arabuluculuk aşamasında telekonferans ile katılım talebinde bulunduklarını, ancak taleplerinin kabul edilmediğini, pandemi koşullarında bu taleplerinin kabulünün gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,\"Davanın, davalı kargo şirketi tarafından taşınıp, dava dışı şirket tarafından davacıya gönderilen emtianın, davalının kusuru nedeni ile bir kısmının kaybolduğundan bahisle bedeli dava dışı şirkete ödenen üründen ötürü uğranılan zararın davalı taraftan tazmini istemine ilişkin olduğu, davacının davalının taşıması sırasında, taşınan 14 top kumaştan 124 metre kumaşın kayıp olduğunu ve bedelinin 2.294 Euro olduğunu, davalıdan tahsili gerektiğini iddia eder olduğu, davalının davanın reddi gerektiğini savunduğu, dava dışı ... tarafından davacıya kesilen 10/02/2020 tarihli faturaya göre,  dava konusu taşınan emtia 14 top 1.371,00 metre 436,45 kg/brüt ağırlığında olduğunun, mal cinsinin ... olduğunun anlaşıldığı, fatura bedelinin toplam 27.392,58 Euro karşılığı 179.793,94 TL olduğu, teslim sırasında tutulan 12/02/2020 tarihli tutağa göre 13 top teslim alındığı, 1 topun eksik olduğu,  taraflar arasında dava dışı şirket gönderisinin davalı tarafça taşındığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın kaybın davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zararın miktarı ve maddi değerinin ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşılmakla; iddia, savunma, sunulan deliller ve karşı deliller ile tüm dosya kapsamı ve 12/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre dava dışı şirket tarafından davacıya iletilmek üzere 14 top kumaşın davalı kargo şirketi şubesine teslim edildiği, davacı tarafça 13 top kumaş teslim alındığı, 1 top kumaşın ise taşıma sırasında zayi olduğu ve davacının bedelini ödediği halde teslim alamadığı ürün nedeniyle uğradığı toplam maddi zararın 2.294 Euro ve ilaveten 50 TL olduğu subuta ermekle, Türk Ticaret Kanunun 885. Maddesine göre \"Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde, eşyanın ziyaından, hasarında veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur\",TTK 876. Maddesine göre \" ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmiş ise, taşıcı sorumluluktan kurtulur\" TTK 886 maddesine göre \" zarara; kasten veya pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. Maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.\" düzenlemelerinin yer aldığı, Türk Ticaret Kanunun 886 maddesi düzenlemesine göre davalı şirketin, kasten olmasa da kendinden beklenen özeni göstermeyip pervasızca davranarak  davacının zararına sebep olduğu, dolayısı ile sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne , ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kargonun eksik gönderildiğine ilişkin ihbarın en geç teslim anında ileri sürülmediğini, bu hususun hiç dikkate alınmadığını, huzurdaki davada davacının iddia ettiği eksiklikler görülebilir nitelikte olduğundan dolayı, işbu eksilme durumu en geç teslim anında bildirilmiş olması gerekirken yapılmadığını,kargo içeriğinde kayıp duruma düştüğü iddia edilen kumaşın 124 metrelik kumaş olduğu ve davacının iddia ettiği zararı tazmin edip etmediği ispat edilmediğini, davalı şirket'n arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,sorumluluğu hiçbir halde kabul etmemek üzere, bilirkişilerce yapılan sınırlı sorumluluk hesabının dikkate alınmadığını, TTK'da uluslararası sözleşmelerdeki sorumluluk prensiplerine paralel olarak, sorumluluk rejimini yeniden düzenlemiş ve köklü değişiklikler yapılmış bu kapsamda taşıyıcının tazminat sorumluluğuna bir sınırlama getirildiğini, yani davalı şirket yukarıdaki usule göre saptanacak zarardan ancak belirli bir limit dâhilinde mesul tutulabileceğini zarar eğer bu limiti aşıyorsa aşan kısmın ödenmeyeceğini, özel çekme hakkının hesabında ise eşyanın teslim alındığı tarihteki ...B kurları esas alınacağını, davalı şirketin taşıma yapmak gibi olumlu bir amaca hizmet ettiği ve karşılığında ücret hak ettiği düşünüldüğünde somut vakıada kastının bulunmadığını, izah edilen bu sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirketin sınırlı sorumluluk esaslarından faydalanabilmesi gerektiğini, bu noktada mahkemece davalı şirketin hangi pervasız hareketi tespit edildiğinin anlaşılamadığını, zira kayıp olduğu iddia olunan emtianın 1 top kumaş olduğunu, davalının sorumluluğunu hiçbir halde kabul etmemekle birlikte bir şekilde davalının sorumlu tutulması haline ilişkin olarak; bilirkişilerin davalının sınırlı sorumluluğu yönünde yaptığı tespit ve hesaplama doğruyu yansıtmakta iken mahkemece işbu husus hiçbir şekilde dikkate alınmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın bir kısmının alıcısına teslim edilmeden kaybolması nedeni ile uğranılan zararın tazmini davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihbar yapılıp yapılmadığı, kumaşın uzunluğu, sınırlı sorumluluk esaslarının uygulanıp uygulanmayacağı noktasındadır.Davacı, dava dışı ... firmasından 10/02/2020 tarihli fatura ile 14 top, 1371mt. kumaş satın almıştır. Davacının satın aldığı ürünler dava dışı ... firması tarafından davalı kargo şirketine alıcısına teslim edilmek üzere verilmiş, ancak teslim tutanağında 1 top kumaşın alıcısına teslim edilmediğine ilişkin şerh düşülmüştür.Davacı tarafça, kargonun alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Taşımaya konu 1 top kumaşın aşıma sırasında kaybolduğu taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davalı tarafça TTK'nın 889. Maddesi uyarınca ihbar yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, dava konusu 1 top kumaşın kaybolmasına ilişkin olup, kayıp halinde ihbar gerekli değildir.Davalı, davacının, kayıp durumuna düşen kumaşın 124 mt.'lik olduğunu ispatlaması gerektiğini savunmuştur. Dosyadaki belgeler , mail yazışmaları ve çeki listesinden söz konusu kumaşın 124 mt. olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna göre, davacının, 14 top kumaşa ilişkin satış faturasını ticari defterlerine kaydettiği ve satıcıya iade faturası kesmediği de nazara alındığında davalı söz konusu kumaşın kaybolması nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak, TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Davalı taşıyıcı, davaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak hiç bir gerekçe gösterilmemesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden, TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlü olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 346,03‬ TL harcın, alınması gerekli olan 1.384,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.038,12‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f5cc1c2e04d0fe8","SID":"bcde12dba7fea5d1"}}