{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...          (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>KATİP\t: ...   \t (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACILAR \t: 1- ......  <br>\t\t\t  2- ......  <br>VEKİLLERİ\t: Av....  <br>DAVALILAR \t: 1- ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br> \t\t\t  2- ...... <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br> \t\t\t: 3- ......  <br>VEKİLİ\t\t: Av...<br> İHBAR OLUNAN: ......  <br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 04/01/2021 tarihli dilekçesiyle; 04.09.2020 tarihinde davalı ......’ün sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile alkollü olarak seyir halinde iken davacı ......’un sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araca çarptığını ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, davacıların küçük kızları olan ......’un vefat ettiğini,  kazanın oluşumunda davalı ......’ün kusurlu olduğunu belirterek davacıların desteği olan Aybüke kurtun vefat etmesi sebebiyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla anne ...... için şimdilik 5.000 TL, baba ...... için şimdilik 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile anne ...... için 150.000 TL baba ...... için 150.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacılar vekili talep arttırım dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden davacı ...... için talep edilen 5.000 TL'yi 121.461,47 TL'ye, davacı ...... için talep edilen 5.000 TL'yi 234.463, 99 TL TL'ye yükselttiklerini belirterek toplamda 355.925,46 TL'nin sigorta şirketi tarafından temerrüt tarihi itibariyle diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat taleplerinin de kabul edilerek davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacılar vekili 04/07/2024 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle;  ...... için dava değerimizin 463.950,00 TL’ye; ...... için dava değerimizin 698.423,65 TL’ye olmak üzere toplam 1.162.373,65 TL’ maddi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmesini, artırımı yapılan bu değerlerden Sigorta Şirketinden (poliçe teminat limiti doğrultusunda sorumlu olduğu tutar kadar) temerrüt tarihi itibariyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı ...... cevap dilekçesinde özetle; davalı ......'in kazanın gerçekleşmemesi için elinden geleni yaptığını, müvekkilinin 60-70 km/h hız ile hareket halinde kontrolündeki arabayı kullanmış olup, aniden duran davacının arabasına çarpmamak için frene bastığını, yaklaşık 9,5 km fren izi de bulunduğunu, davalının psikolojisinin bozulduğunu, müteveffanın ölümünün sadece davalı ......'in davranışlarına bağlanmasının haksız olacağını, davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin sigorta şirketince ödeme yapıldığını, manevi tazminat talebi yönünden ise sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını ve manevi tazminat talebinin ve davanın da reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...... Turizm İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, kaza yapan araç sürücüsü ...... ile davalı şirket arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, araç kiralamalarda aracı kiralayanın sorumlu olacağını davacının davasının davalı ...... Otom. İnş. Ltd. Şti. yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İhbar olunan ...... beyan dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya sebep olan ...... plaka sayılı aracı 31/08/2020 tarihinde 1 günlük olarak kiraladığını, 1 gün sonra aracı davalı kiralama şirketine teslim ettiğini, bunun üzerine aracı davalı ......'ün kiraladığını, davalı kiralama şirketinin ortağı ya da personeli olmadığını, kiralamış olduğu aracın işleteni olamayacağını, davalı sigorta şirketinin de hak sahiplerine ödeme yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Mahkememizin ... Esas, 04/10/2022 tarihli kararında; “Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli 2017/1179 E.  ve 2021/1563 karar sayılı ilamı dikkate alınıp tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;  04.09.2020 tarihinde davacı ...... sevk ve idaresindeki  ...... plakalı araç ile davalı ......’ün sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında  ...... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan küçük ......'un vefat ettiği, söz konusu kaza nedeniyle davacıların maddi zararlarının tazmini bakımından davalı sigorta şirketine müracaatı üzerine davacılara destekten yoksun kalma tazminatı olarak toplam 120.495,81  TL'nin ödendiği, ancak yapılan hesaplamalar uyarınca ödenen bu tazminatın eksik olduğundan bahisle işbu davanın ikame edildiği, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı  ...... plakalı araç sürücüsünün olayın oluşumunda %100 oranında tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıların dava konusu trafik kazasına bağlı olarak destekten yokusun kaldıkları değerin tespitine ilişkin rapor aldırıldığı, aktüer bilirkişi marifetiyle davacıların maddi zararının davalı sigorta şirketi tarafından davacılara ödenen maddi zarar bedelinin, raporda tenzil edilmek suretiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ...... plakalı sayılı aracın davalı sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile sorumlu olduğu anlaşılmakla; Konya BAM.... HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin ... esas ... karar nolu dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre; çocuk oto güvenlik koltuğu kullanılıp kullanılmamasının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği yönündeki tespitler dikkate alınarak, mevcut davadaki durum ile örtüşmesi nedeniyle ve kaza sonucu vefat eden Aybüke’nin iki koltuk arasında sıkışmış olması dikkate alınarak ve vefat edenin yaşı itibariyle kendisinden emniyet kemerini takma sorumluluğunu yerine getirmesi beklenemeyeceğinden, müterafik kusur indirimi yapılmamış, davalı ......’ün ceza dosyasındaki ifadeleri ve KABİS’den gelen yazı dikkate alındığında davaya konu ...... plakalı aracın uzun süre kiralanmadığı (21 gün kiralandığı), toplanan deliller dikkate alındığında aracın ...... tarafından kiralandığına ilişkin mahkememizde kanaat oluşmuş,  davalılar ile davacıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacıların davasının kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" şeklinde karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davalı sigorta vekilince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle yapılan tazminat hesabında yetiştirme giderinin hesaplanmadığı yönünde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, BAM kaldırma kararı öncesi mahkememizce hükme esas alınan 13/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda da yetiştirme giderinin hesaba katılmamış olması ve BAM kaldırma kararında da bu yönde bir kararın bulunmaması dikkate alınarak, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki itirazları değerlendirilmemiştir.<br>Konya BAM.... HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 02/05/2023 tarihli ilam ile; PMF-1931 yaşam tablosuna uygun aktüer bilirkişiden rapor alınması istendiğinden, BAM kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alınmış, kira sözleşmesine yönelik gerekli inceleme yapılarak bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporların Konya BAM...HD.'nin kaldırma kararına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatine varılmış, davalı ...... Otom. Ltd Şti’nin defter kayıtlarında, 14.09.2020 tarihinde dava konusu ...... plakalı aracın satıldığı; Selçuk Vergi Dairesi’nden gelen yazıya göre, davalı ...... Otom. Ltd Şti <br>tarafından vergi dairesine bildirilen bir kira sözleşmesi bulunmadığı yönündeki tespit ve kabisten gelen cevap birlikte değerlendirildiğinde, kiralamanın kısa süreli olduğuna karar verilmiş,  ...... Otom. Ltd Şti’nin pasif husumeti bulunduğu kanaatine ulaşılmış, davalı sigorta şirketinin teminat sınırı ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" şeklinde Davacı ......’un maddi tazminat davasının kabulü ile; 463.950,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (...... yönünden 115.552,75 TL ile sınırlı olarak), davalı ...... ve ...... Turizm İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 17.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ......’un manevi tazminat davasının Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden kabulü ile; 150.000 TL’nin kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ......  Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,  davacı ......’un sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, davacı ......’un maddi tazminat davasının kabulü ile; 698.423,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının (...... yönünden 173.951,44 TL ile sınırlı olarak), davalı ...... ve ......  Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 17.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ......’un manevi tazminat davasının Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulü ile; 150.000 TL’nin kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ......  Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı ......’un sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin pasif husumet yokluğundan reddine,<br> dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ...... AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak  yalnızca güncel tarihli hesaplama yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin yeterliliğinin değerlendirilmesi adına ödeme tarihli hesaplama yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kaza tarihinde poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketince yapılan 120.495,81 TL ödemenin ardından kalan limitin 289.504,19 TL olduğunu davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminatın fer'ileri yönünden poliçe limitine oranlama yapılarak karar verilmesi gerekirken diğer davalılarla müvekkili sigorta şirketinin fer'iler yönünden aynı oranda müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, kusura yönelik alınan raporun hatalı ve eksik inceleme sonucunda alındığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; avans faizi talep edilmesine rağmen davalı ...... Limited Şirketinin ticari amaçla aracın işleteni olduğu sabitken ve aracın ticari bir işletme için kullanıldığının sabit olmasına rağmen davalı şirket yönünden yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporda hesap yöntemi ve hesaplanan tazminat miktarının hukukun genel ilkelerine ve kurallarına uygun olmadığını, tazminatların hem müvekkili ...... yönünden hem de ...... yönünden eksik hesaplandığını, sigorta şirketi yönünden ret kararı ve çıkan karşı vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, sigorta şirketinden taleplerinin ZMMS poliçesi ile sınırlı olduğunu, her iki davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>İDM CE DAİREMİZCE VERİLEN KALDIRMA KARARI DOĞRULTUSUNDA İŞLEM YAPILMASINA<br>BU BAĞLAMDA \t\t<br> Teknik faizin uygulanması gerektiği, ve Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;\t<br> AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği anlaşılmakta olup bu iptal kararının somut davada uygulanabilirliğinin tespiti gerekmektedir.<br>Anayasa'nın 153.maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar,gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.<br>Diğer taraftan HMK 33 maddesinde “Hakim Türk hukukunu resen uygulanır.” şeklinde ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının bu gibi kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.<br>Zira, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler.<br>T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve 2011/2546 E., 2011/3384 K. sayılı kararı).<br>Bu konudaki Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 tarih ve 1989/11-48 sayılı kararında;“Anayasanın 152. maddesine göre, itiraz yoluna başvuran mahkemeler, Anayasa Mahkemesi'nce verilecek kararlara uymak zorundadırlar. Bu durumda, itiraz eden mahkeme, elinde bulunan ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce açılmış olan bir davayı Anayasa Mahkemesi kararına göre çözecek ve doğrudan iptal kararının etkisini önceye uygulayacaktır. Ayni durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, Mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler. Bu sonuç Anayasa'nın, \"Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.\" yolundaki 153. Maddesinin altıncı fıkrasında yer alan kuralın sonucudur. …” gerekçesine yer verilmiştir.<br>Yine, 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da;“Sonradan çıkan içtihattı birleştirme kararının, Temyiz Mahkemesinin bozma kararına uyulmakla meydana gelen usule ait müktesep hak esasının istisnası olarak henüz mahkemede veya Temyiz Mahkemesinde bulunan işlere tatbiki gereklidir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarında da aynı ilke geçerlidir.” şeklinde açıklama yapılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 Esas, 2011/524 K. Sayılı kararında da “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05.09.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve 2012/20-12 E., 2012/232 K. sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 2004/19 K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.<br>Görüldüğü üzere, Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usulî müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm  uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>Anayasa’nın 153. maddesinin birinci fıkrasında herhangi bir denetim yolu tanınmamış ve Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, beşinci fıkrada  \"İptal kararları geriye yürümez\" kuralına yer verilmiştir.<br>Türk Anayasal sisteminde, \"Devlete güven\" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır. Bir kural işlemle kurulan statünün Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ya da bir başka kural işlemle kaldırılması durumunda, bu statüye bağlı öznel (sübjektif) işlemlerin de geçersiz duruma düşmesi doğaldır. Dolayısıyla bu öznel işlemlerle, ortadan kalkan statüye dayanarak ileriye dönük haklar elde edilemez. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece çıkmakta ve \"İptal kararlan geriye yürümez\" kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır. Anayasa’nın 153. maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, geriye yürümezlik kuralının, yalnız lafza bağlı kalınarak yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi itiraz yoluyla yapılacak denetimin amacına da ters olduğu aşikârdır. Ayrıca iptal kararının geriye yürümezliği kuralı çoğu zaman iptal kararlarını işlevini ve etkinliğini azaltmaktadır.<br>Yukarıda yapılan tespit, açıklama ve değinilen uyulması zorunlu yargısal içtihatlara göre somut uyuşmazlık ele alındığında;<br>AYM nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddelerinde yer alan, \"Trafik Sigortası Genel Şartları\" ifadelerini iptal ettiği,iptal kararı içerine göre  sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluğunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu,Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı,dolayısıyla trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık 'Genel Şartlar'ın kural olarak belirleyici olmayacağı, genel Şartlar\"ın  sadece Karayolları Trafik Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla bu karardan sonra sigorta şirketlerinin tazminat sorumluluğunu azaltan 'Genel Şartlar'ın birçok hükmünün uygulanamaz hale geldiği görülmektedir.<br> Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu  sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.  Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan genel şartlar ile belirlenmesi öngörülmüştür. Böylece sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinden doğacak borcu, idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikteki kurallar olan genel şartlara göre belirlenecektir. Borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunda belirlenmediği, idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı anlaşılmaktadır. <br>        Mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin içeriğine ilişkin düzenleme öngören itiraz konusu kuralların, sözleşmenin tarafları olarak motorlu taşıt işleten ile sigorta şirketinin yanında motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarara uğrama riskine maruz kalan üçüncü kişilerin menfaatleri arasındaki dengenin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin zarara uğraması hâlinde işletenin tazminat borcunun kapsamı 6098 sayılı Kanun’un gerçek zararın tazminini öngören kurallarına göre belirlenmektedir. Bu tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sigorta şirketinin borcunun kapsamı ise itiraz konusu kurallarda atıf yapılan genel şartlara göre belirlenmektedir. Bu da zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine buna karşılık sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açabileceği gibi aksi durum da söz konusu olabilecektir. İşleten sorumluluk sigortası yaptırmış olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarara karşılık gelen tazminat arasındaki farktan zarar görene karşı sorumlu olmaya devam edecektir. Zarar görenin sigorta şirketi tarafından tazmin edilmeyen zararı ise ancak işletenin ekonomik durumunun bu zararın karşılanması için yeterli olması hâlinde tazmin edilebilecektir. Şeklinde tezahür eden AYM İPTAL GEREKÇESİNDE VURGULANDIĞI ÜZERE  Aynı kaza ile ilgili olmak üzere   İŞLETEN VE FİİLİ YAPAN KİŞİYE YÖNELİK AÇILAN DAVA İLE SİGORTANIN DAVALI OLMASI DURUMUNDA  UYGULANACAK Yönetmelik ve hesaplama tablolarındaki farklılık sorumlular arasında eşitsizliğe ve idarenin tek taraflı olarak düzenleyici olan işlemlerin sonucunda sorumlu olacak tazminat miktarlarında farklılık oluşturacaktır.<br>Bu kapsamda açılan davalarda TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK kanunu hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtay'ın genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki  yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerekecektir.<br>Bu halde Aym'ce verilen iptal kararı sonrası düzenlenecek aktüerya raporlarına ilişkin olarak 01/06/2015 tarihli genel şartlar ile getirilen TRH 2010 ve 1,8 teknik faizin ve bu genel şartlarla belirlenen vergilendirilmiş  belgeli gelir, olmadığı takdirde asgari ücretin kazanç olarak nazara alınacağı düzenlemesinin uygulanma ihtimali kalmadığı gözetilerek ;<br>   Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk  dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın  muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması , davacının veya müteveffanın asgari ücret üstünde kazancı olduğunun iddia edilmesi durumunda kaza tarihindeki gelirine dair delillerini ibrazının sağlanması, varsa; ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından,vergi dairesinden ,işyerinden kaza tarihindeki sürekli ve net kazanç durumunun sorulması, geriye doğru maaş bordrosu ve sosyal güvenlik kayıtlarının getirtilmesi, davacının veya müteveffanın  kaza tarihinde fiili olarak çalışmadığının belirlenmesi halinde asgari ücretin gözönüne alınacağının düşünülmesi gerekmektedir.<br>Bu halde mahkemece AYM verilen iptal kararı doğrultusunda PMF 1931'e göre alınan EK RAPORA GÖRE  karar verilmesi DOĞRUDUR.<br>Müterafik kusur itirazı <br>6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3135 E 2018/11955 K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.<br>Somut olayda kaza tespit tutanağı içeriğinde müteveffanın kaza esnasında pusetinin bulunup bulunmadığı yönünde bir belirlemenin bulunmadığı, müteveffanın kaskının bulunmadığı kabul edilse dahi yaralanmanın mahiyet  ve niteliği ile ölüm sebebi dikkate alındığında söz konusu ölümün yine  gerçekleşeceği, müteveffanın diğer koruyucu ekipmanlarının bulunmadığının kabulüne yarayan bir delilin de bulunmadığı sonucuna varıldığından müterafik kusur indiriminin yapılmasının mümkün olmadığı kabul edilmesi doğrudur.<br>Kusura itiraz<br>Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden ...... sayılı 28/12/2021 tarihli rapor alınmış, raporda özetle; davalı sürücü ......’ün % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu, davacı sürücü ......’un kusursuz olduğu belirtilmekle, belirlenen kusur kesinleşmiş ceza dosyasındaki kusurla da uyumlu olması karşısında itiraz yersizdir.<br>Davacı vekili ile davalı sigorta vekilinin vekalete itirazı <br>AAÜT A3/2 maddesinde; \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" düzenlemeleri mevcuttur. <br>Mahkemece AAÜT gereği davalı sigorta yönünden husumetten redde,diğer davalılar yönünden esastan kısmen redde karar verildiğine göre  reddolunan miktar açısından ret sebebi farklı   davalı sigorta  lehine  ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi ve davacının dava dilekçesinde açıkça sigorta açısından da manevi tazminat talep etmesine, bu talebin ıslah dilekçesiyle birlikte değiştirilmesinin mümkün olmamasına, mümkün olsa bile bu yöndeki talebin daraltılmasının sigorta açısından manevi tazminattan feragat olarak değerlendirilmesinin gerekmesine göre davacının itirazı yersizdir.<br>Davacının avans faize hükmedilmesi gerektiği istinafı<br>Dairemizce verilen kaldırmada ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda yeni bir rapor alınarak sonucuna göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Şeklinde kaldırma yapıldığı ve bu rapora göre karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Kaldırma kararında belirtildiği üzere maddi tazminat yönünden davanın ilk kaldırma kararında  bu yönde bir istinaf yoktur. Davacı taraf faiz hususunu daha önceki istinafında istinaf konusu yapmamıştır.<br>kaldırma ilamından önce verilen ilk karar bu yönden davacı tarafça istinaf edilmeyerek davalı yönünden kesinleşmiş olmakla kaldırma ilamı ile birlikte davalı yararına kazanılmış hak doğmuştur. İtiraz yersizdir.<br>ANCAK<br>Davacı tarafça kaldırmadan önce dosyaya sunulmuş olan talep artırım dilekçesinde, ...... için 121.461,47-TL, ...... için 234.463,99-TL olmak üzere toplam 355.925,46-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.<br>Davacı yan her ne kadar talep artırım dilekçesinde sonra sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile sigorta şirketinden (poliçe teminat limiti doğrultusunda sorumlu olduğu tutar kadar) tahsilini talep etmiş ise de ıslah, talep sonucunun daraltılması için kullanılamaz.<br>Talep sonucunun azaltılması ıslah kavramı kapsamında değil, davadan feragat müessesesi içinde mütaalaa edebilir. Bu durumda talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve reddedilen kısım üzerinden davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine karar verilmesi, ayrıca yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir.<br>Bu halde poliçe limiti 410.000,00-TL olup davalı sigorta şirketince yapılan 120.495,81-TL ödemenin ardından kalan poliçe limiti 289.504,19-TL olup davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin (66.421,27-TL) feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde bir karar kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır. İtiraz yerindedir.<br>KEZA<br>Davanın sigorta yönünden kısmen reddine karar verildiğine göre  hükmedilen tazminatın fer’ileri  (yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti) yönünden poliçe limitine oranlama yapılarak karar verilmesi gerekirken; diğer davalılar ile  sigorta şirketinin fer’iler yönünden aynı oranda müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmuş olması hatalıdır. İtiraz yerindedir.<br> HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir  yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin tüm itirazların REDDİ ile  davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davacı vekilinin istinaf itirazlarının REDDİ ile,<br>Davalı ...... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;<br>1-Davacı ......’un maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;<br> a. 463.950,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (...... yönünden 115.552,75 TL ile sınırlı olarak), davalı ...... ve ...... Turizm İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 17.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>Davalı sigorta yönünden talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden (5.908,72 TL) davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı ......’un manevi tazminat davasının Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden KABULÜ ile; 150.000 TL’nin kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ......  Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, <br>3-Davacı ......’un sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,<br>4-Davacı ......’un maddi tazminat davasının KABULÜ ile;<br> a.698.423,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının (...... yönünden 173.951,44 TL ile sınırlı olarak), davalı ...... ve ......  Ltd. Şti yönünden kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden, sigorta şirketi yönünden 17.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>Davalı sigorta yönünden  talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden (60.512,55 TL)  davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 5-Davacı ......’un manevi tazminat davasının Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden KISMEN KABULÜ ile; 150.000 TL’nin kaza tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ...... Turizm İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,<br> 6-Davacı ......’un sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,<br>İlk Derece Yargılaması Yönünden;<br>7-Maddi Tazminat Davası yönünden; Alınması gereken 79.401,74 TL harçtan, peşin ve ıslah ile alınan toplam 2.945,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.456,31 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Davalı ...... AŞ.nin 19.037,62 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)<br>8-Manevi Tazminat Davası yönünden; Alınması gereken 20.493 TL harçtan, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.468,35 TL eksik harcın davalılar ...... Turizm İnşaat İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>9-Davacılar tarafından yapılan toplam 3.970,08 TL peşin harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (Davalı ...... AŞ.nin 988,54 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)<br>10-Davacılar tarafından yapılan 59,30 TL. Başvuru harcı, 723 TL adli tıp fatura gideri, 676,73 TL tebligat ve posta gideri, 4.300 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.759,03 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, (Davalı ...... AŞ.nin 1.433,99 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)<br>11-Davalı ...... Turizm İnşaat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 300 TL tebligat ve posta masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>12-Davalı ...... A.Ş. tarafından yapılan toplam 50 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 37,55‬ TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalının üzerinde bırakılmasına,  <br>13-Maddi tazminat davası yönünden; Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 174.732,31 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,  (Davalı ...... AŞ.nin 43.508,34 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)<br>14-Maddi tazminat davası yönünden; davalı ...... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya ödenmesine,<br>MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;<br>15-Desteğin babası davacı ......'un davasının kabulü yönüyle, davacı ...... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ...... Tic. Ltd. Şti. ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, <br>16-Desteğin babası ......’un davasının kısmen reddi yönüyle, davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacı ......'tan alınarak davalı ...... Şirketi verilmesine, <br>17-Desteğin annesi ......'un davasının kabulü yönüyle, davacı ......'un kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ...... Turizm İnşaat İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, <br>18-Desteğin annesi ......'un davasının kısmen reddi yönüyle, davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 30.000TL maktu vekalet ücretinin davacı ......'tan alınarak davalı ...... Şirketi verilmesine, <br>19-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara ve davalılara iadesine, <br>20-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 328,68 TL'sinin davalı ...... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, kalan 991,32‬ TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, <br>21-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,  <br>İstinaf Yargılaması Yönünden;<br>22-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ...... AŞ. tarafına iadesine,<br>23-Davacılar tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>24-Davalı ...... AŞ tarafından yapılan 3.366,20 TL istinaf başvuru gideri ile 19,73 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 3.385,93 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya ödenmesine,<br>25-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>26-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; davalı ...... AŞ yönünden; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, davacılar ve davalı ......  İnş İç ve Dış Tic Ltd Şti ile ...... yönünden; HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 24/04/2025<br><br><br>        ......      \t    ......       \t ...    \t ...<br>        \t \t\t   Üye\t\t  Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>             ...\t\t ...\t             ...\t  ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98e7f73b80e4a9d3","SID":"17c021dc7fd53511"}}