{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1816 <br>KARAR NO:2025/582<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ:15.04.2021<br>NUMARASI:2019/349 Esas - 2021/341 Karar<br>DAVA:Tazminat<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne  dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkil Şirket tarafından çalışanlarının şirket faaliyetlerinde kullanması amacıyla dava dışı ... A.Ş.'den (\"...\") araç kiralandığını, müvekkil Şirket çalışanı ..., ALD ... Şirket'in kiralamış olduğu araç yerine geçici süreliğine ikame edilen ... plakalı araca 25.01.2019 tarihinde saat 17.38'de ... Kadıköy İstanbul adresinde bulunan benzin istasyonundan 50 TL tutarında yakıt aldığını, yakıt alımı, kredi kartıyla yapıldığını, kasa fişinde aracın plakası yine benzin istasyonu çalışanlarının hatası ile ... olarak yazılmışsa da müvekkil Şirket çalışanı ... tarafından bu hatanın fark edilmesi üzerine aynı benzin istasyonuna gidilerek plakanın ... olduğu konusu görüşüldüğünü, benzin istasyonu çalışanı tarafından bu hata düzeltildiğini, fişin arka suretinde petrol istasyonu çalışanının imzası ve şirket kaşesi ile bu hususun düzeltilmesi sağlandığını, taraflar arasında plaka ve araç konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, bu hususun doğruluğu petrol istasyonuna ait kamera kayıtları incelendiğinde de görülebileceğini, slip üzerinde unvanı bulunan ...  ticari markasını kullanan ...'a ait ve davalıların sorumluluğunda olan benzin istasyonunda hatalı yakıt doldurulması sebebi ile arızalandığını, müvekkil Şirket çalışanı ... bahsi geçen benzin istasyonundan yakıt aldıktan sonra benzin istasyonuna çok yakın bir mesafede olan evine gittiğini, o gün aracı kullanmadığını, fakat ertesi gün aracı kullanmak istediğinde arızanın oluştuğunu fark ettiğini, müvekkil Şirket çalışanı ..., ... yol yardım desteği servisini aramış ve servisin önerisi sonucunda yakıt fişine bakılması sonucunda, \"...\" ile çalışan araca \"... konulduğu anlaşıldığını, yetkili servis, aracın birçok parçasını değiştirmek ve temizlemek durumunda kaldığını, söz konusu müdahalenin maliyeti 28.790,57 TL olup, söz konusu bedelin Müvekkil Şirketçe ...'e ödenmesi gerektiğini, davalıların benzin istasyonunun kusurlu eylemi sonucunda Müvekkil Şirket tarafından çalışanına tahsis edilen ... plaka numaralı dizel araca konulan kurşunsuz benzin sebebiyle müvekkil Şirket zarara uğradığını, davaya konu olayda vuku bulduğu üzere, akaryakıt istasyonu çalışanı tarafından araca konulan yanlış akaryakıt nedeni ile ileri sürülen talebe ilişkin sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarda tespit edilen yararlanma amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları ortadan kaldıran maddi eksiklikler içeren hizmet söz konusu olduğundan, sağlayıcının da müteselsil sorumluluğu bulunduğu tespit edildiğini, somut olayda, davalı ... Petrol çalışanı tarafından Müvekkil Şirket çalışanının kullandığı araca hatalı akaryakıt konulması sonucu Müvekkil Şirket'in zarara uğradığı ve zararın doğmasında dağıtıcı firma ...'ın da sorumlu olduğu aşikar olduğunu, davamızın kabulü ile 28.790,57 TL’nin olay  tarihi olan 25.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve ferileri  ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir.Davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı bütün olarak incelendiğinde ;Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, yargıtay yerleşik içtihatları, yakıt faturası celp edilen belgeler değerlendirilmiş , davacının  25.01.2019 ... plakalı araca davalı ... yakıt aldığı ve bu yakıtın davalı çalışanı tarafından hatalı olarak ... yerine kurşunsuz benzin doldurduğunun sabit olduğu , davacının hasarının 28.884,97 TL olduğu dosya kapsamından sabit olduğu , davalı ... Petrol'ün zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca sorumlu olduğu , diğer davalı ...A.Ş nin davalı ... petrol'ün sağlayıcı-dağıtıcısı olduğu Petrol Piyasası Kanunu Madde 7 uyarınca sorumluluğunun bulunduğu...\" gerekçesiyle, davanın kabulü  ile 28.884,97 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek  değişen  oranlarda yasal  faizi ile  davalılardan  tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından davalıların kendi ve istihdam ettikleri personelin kusurundan dolayı ortaya çıkan hasardan sorumlu olduğuna hükmedilmesi yerinde olup ticari faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin  haksız ve hatalı olduğunu,Ticari faizin uygulanabilmesi için asıl borcun Türk Ticaret Kanunu'nun (\"TTK\") 3. ve 19. maddesinde sayılan ticari bir işten doğması gerektiğini, TTK'nın “ticari işler” başlıklı 3.maddesinde bu Kanun'da düzenlenen hususların ticari iş olduğu hükme bağlandığını, bu hükümde açıkça bir işin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise o işin, ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari iş sayılacağını, bununla birlikte TTK madde 20'de ise \"Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.\" ifadesi yer aldığını, TTK'nın 9.maddesinde ise \"Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.\" denilerek TTK'da düzenlenen işin söz konusu olduğunda Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağının altının çizildiğini, dava konusu olayda ortaya çıkan zararın konusu satın alınan yakıtın yanlış temin edilmesinden kaynaklı olup satım işleminin niteliği itibariyle Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir dolayısıyla da işleyecek faiz türü ticari temerrüt faizi olduğunu, anılan nedenlerle mahkemenin ticari faiz yerine yasal faize hükmetmesi son derece hatalı olup İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2021 tarih, 2019/349 E. Ve 2021/341 K. sayılı lehe ilamının faize ilişkin aleyhe kısmının ortadan kaldırılarak davanın talepleri gibi ticari temerrüt faiziyle beraber kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İstinaf dilekçesinde madde madde açıkladıkları şekilde bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, raporun \"tespit edilen hususlar\" başlıklı bölümünde; davacı tarafından 15.01.2018 itibariyle ... A.Ş.' den araçlar kiraladığı ve ... plakalı araçta yakıt kaynaklı olan arızadan dolayı davacı tarafından kiralamanın yapıldığı ... A.Ş. firmasınca düzenlenen 18.03.2019 tarihli fatura ile 28.884,97 TL' nin ödendiği yazılı olduğunu, ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmesinde, ... plakalı aracın kiralandığına ilişkin hiçbir kayıt olmadığı gibi, 18.03.2019 tarihli fatura bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını, öncelikli olarak işbu hususların araştırılarak, davacının dava açmada hukuki yararının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini,Kabul anlamına gelmemekle birlikte, faturada yazılı parçaların değişimini gerektirecek bir hasarda deponun da değişmesi gerekli olup, deponun değişmesi bir yana faturada deponun temizliğinin yapıldığına dair bir alacak kalemi dahi bulunmadığını, yetkili servis tarafından arızanın araca dizel yakıt yerine benzin konulmasından kaynaklandığına ilişkin hiçbir tespit bulunmadığını, sadece .... A.Ş. tarafından davacı şirkete kesilen faturada \"yakıt kaynaklı arıza bedeli\" yazılı olup, bu arızanın yanlış yakıt mı yoksa yakıta bulunan su vb. yabancı cisimden kaynaklandığı belli olmadığını,  gerek yetkili servis gerek davacı şirket gerekse de aracın kiralandığı ileri sürülen .... A.Ş. tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu doğrultuda arıza meydana geldiğinde taraflarına yapılan bir bildirim olmadığı gibi usulüne uygun bir şekilde resmi merciler tarafından tüm taraflar bir araya getirilerek yapılmış bir tespit de bulunmadığını, oysaki tüm tarafların tacir olduğu gözetildiğinde böyle bir arızanın meydana gelmesi halinde durum derhal müvekkili  şirketlere yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, depo içerisindeki yakıtın analizi tüm taraflar huzurunda yapılması gerektiğini, buna ilişkin bir ihtilaf olması durumunda ise depodan alınacak yakıt ile müvekkili şirketten alınan yakıt numunesi karşılaştırılarak yakıtın gerçekten müvekkili şirketten alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dolayısıyla tek taraflı yapılan eksik tespitten dolayı söz konusu araçta meydana geldiği iddia edilen zararlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, arızanın neden kaynaklandığı veya illiyet bağının tespiti hususunda teknik ve bilimsel bir tespitin bulunmaması, raporun sadece kanaat üzerine tanzim edilmesi bilirkişilik müessesiyle bağdaşmadığını,  yine kanaat üzerine düzenlenen raporda  belirttikleri  ihtimallerin değerlendirilmemesinin raporun bilimselliğine gölge düşürdüğünü,Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturalar doğrultusunda, .... A.Ş. tarafından ... A.Ş.' ye düzenlenen fatura bedelinin ... A.Ş. tarafından davacıya yansıtıldığı görüldüğünü, ancak davacı tarafından bu fatura bedelinin ... A.Ş.'ye ödendiğine ilişkin bir dekontun dosyada mevcut olmadığını, aracın kaskosunun olup olmadığı, bu bedelin kaskodan karşılanıp karşılanmadığı hususunda herhangi bir bilgi bulunmamakla birlikte mahkemece de araştırılmadığını, kaldı ki davalı tarafın zararı kasko şirketinden almış olması durumunda; söz konusu zararın müvekkil şirketlerden talep ediyor olma ihtimali sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceğini, öte yandan, her ne kadar davacı ile ... A.Ş.arasında imzalanan kira sözleşmesine istinaden davacı dava konusu aracı kiraladığını iddia etmekteyse de, söz konusu kira sözleşmesi incelendiğinde, hasar gördüğü iddia olunan aracın kira sözleşmesinde bilgilerinin yazılı olmadığı görülmekle, bu hususun belirsiz olduğunu, bu nedenle davacı iddialarını ispat edemediğini, Ayrıca, aracın bahsi geçen sözleşme ile kiralandığını kabul etmemekle birlikte, sözleşmenin 11. maddesinde; araçlarda yakıt alımının otomatik yapılacağı, araç plaka listesi önceden verilerek taşıt tanıma sistemi montajlarının yapılacağının yazılı olduğunu, bilindiği üzere taşıt tanıma sitemi firmaların araçlarının akaryakıt alımlarını takip edebilmesi için geliştirilmiş bir raporlama sistemi olup, bu sistemin yüklü olduğu araçlarda anlaşmalı olan akaryakıt istasyonlarının haricinde başka bir akaryakıt istasyonundan yakıt alınmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında böyle bir anlaşma bulunmadığından, davacı şirket çalışanı olduğunu beyan eden şahsın, belirlenen akaryakıt istasyonu haricinde başka bir akaryakıt istasyonundan akaryakıt almasının olağan hayatın akışına aykırı olduğunu, Araç sürücüsünün tanık olarak dinlendiği duruşmada; \"ben kredi kartı ile ödeme yaptım fakat fişte nakit ödeme olarak geçilmişti...\" şeklindeki beyanının, müvekkili şirkete ait olan slipin arkasına bilinmeyen bir tarihte \"plaka yanlış girilmiş doğrusu aşağıdadır lale yıldız ...\" yazıldığı, müvekkili şirkette ... isimli bir çalışanın olmadığı, üstelik, düzeltildiği iddia olunan yazıda plakanın ... yazılı olduğu göz önüne alındığında davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, üstelik, düzeltme yazısına atılı imza/paraf ile kaşe üzerine atılı imza/paraf ilk bakışta fark edilebilecek şekilde birbirinden tamamen farklı olduğunu, hem tarihin, hem araç plakasının hem de ödeme şeklinin aynı anda yanlış yazılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine tanığın telefonda aracının çalışmadığını söylemesi üzerine, teknik servis tarafından hiçbir inceleme yapılmaksızın, arızanın yakıtta kaynaklandığını düşünerek tanığa, yakıtın fişine bakar mısınız, şeklinde bir yönlendirme yapmasının mümkün olmadığını, daha da önemlisi, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede, aracın benzin istasyonundan ayrıldıktan çok kısa süre sonra arıza verdiğini ileri sürdüğünü, oysaki; taraflarınca ihtarnameye verilen cevaptan sonra yazılan dava dilekçesinde ve tanık beyanında arızanın ertesi gün ortaya çıktığı söylendiğini,  yine, dosyada mübrez tamirata ilişkin olduğu iddia edilen fatura tarihinin 18.03.2019 olduğunu, aracın servise ne zaman götürüldüğüne ilişkin herhangi bir delil sunulamadığını, emsal nitelikteki 15. HD. 13.11.2017 tarih ,1797/3905 karar sayılı kararının ekli olduğunu,Müvekkil Şirket tarafından araç kayıtları incelenmiş olup... kaydı olmadığı için kilometre bilgisine ulaşılamadığı tespit edilmiştir. ... plakalı aracın  yalnızca servise girdiği andaki kilometre bilgisi mevcuttur.  şeklinde beyanda bulunmuştur. Sadece bu beyan bile esas alındığında bahse konu yanlış yakıt ikmalinin gerçekleşmediği ortadadır. Nitekim aracın müvekkil firmadan yakıt alındığına ilişkin km kayıtlarına ulaşamamışken sadece servise girdiği andaki km bilgisinin mevcut olduğunun söylenmesi tamamen kötü niyetini ortaya koymaktadır. Müvekkili şirketin Türkiye sınırları içinde yüzde yüz milli sermaye ile kurulu ve tamamen kurumsal bir firma olduğunu, bu kapsamda yakıt satış personellerine işe başlamadan önce gerekli eğitimler verilip olası bir hatanın önüne geçmek için gereken tüm önlemlerin alındığını, her ne kadar tanık ''aracın depo kapağında dizel yazısı mevcuttur, hatta 2 yerinde dizel yazısı vardır,''  şeklinde beyanda bulunmuş ise de, depo kapağının üzerinde bulunan sticker çabuk çıkarılabilen bir malzeme olduğunu, nitekim, haksız menfaat elde edebilmek adına aracın benzinli olmasına rağmen depo kapağına motorin ve ya mazotlu olan aracın depo kapağında bulunan sticker değiştirilerek bilinçli bir şekilde yanlış yakıt verilmesine sebebiyet verilebildiğini, kaldı ki yakıtın yanlış doldurulduğu iddiası kabul edilse dahi, yanlış yakıtın müvekkili şirket tarafından doldurulduğuna ilişkin, yukarıda beyan ettikleri şekilde kim tarafından düzeltildiği belli olmayan slip dışında hiçbir delil bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yanlış yakıt doldurulduğu gün yapılması gereken işlemlerin; numunelerin (Analize gönderilmek, analizi yapacak laboratuvarın internet sitesinde belirlenen miktarda ve sayıda ) ikmal günü araç deposundan ve pompadan alınması olduğunu, davacının, müvekkili firmaya aradan geçen 15 gün içerisinde hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi gıyabında tamirat faturası düzenleyerek kötü niyetli olarak müvekkili firmadan kaynaklı olduğu iddiasıyla adeta aracın tüm parçalarını yenilettiğini, bu yenileme işleminin davacının talebi doğrultusunda olabileceği de göz ardı edilmemesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacının dava dışı şirketten kiralamış olduğu araca, davalı bayiye ait akaryakıt istasyonundan akaryakıt alınırken mazot yerine benzin konulması sonucu oluşan zarar bedelinin  rücuen tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı ... AŞ den kiraladıkları araca davalı  bayiye ait petrol istasyonundan  25.01.2019 tarihi saat 17.38 de akaryakıt alındığını davalı bayi tarafından işletilen petrol istasyonundan akaryakıt alındığını, dizel akaryakıtla çalışan araca mazot yerine benzin doldurulduğunu, servis tarafından araca yanlış yakıt konulması sonucu   aracın birçok parçasının değiştirilmek zorunda kaldığını, 28.790,57 TL tutardaki zararın aracı kiralayan... AŞ ye ödenmek zorunda kaldığını ileri sürerek, dava dışı kiralayan malik... A.Ş ye ödenen tamirat bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalılar vekili diğer itiraz nedenleri dışında, davacının dava dışı kiralayan araç maliki.... AŞ' ye davacının hasar ödemesi yaptığını kanıtlaması gerektiğini, aksi halde davacının gerçekleşmiş zararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davanın yazılı gerekçe doğrultusunda kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalılar vekili istinaf başvurusunda da davacının dava dışı kiralayana ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiğini, aksi halde davacının zarara uğramaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından dava dışı kiralayan... AŞ tarafından davacı adına düzenlenen fatura ve servis tarafından ... AŞ Adına düzenlenen faura sureti ibraz edilmiş, davalılar vekilince 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı verilen dilekçesinde,  faturanın tek başına davacı zararını kanıtlamayacağı, davacı tarafından dava dışı kiralayana faturanın ödendiğinin de kanıtlanması gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak davalı vekilin bu yöndeki itirazı gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme gerekçesinde karşılanmamıştır. Davacı yanca iddianın ileri sürülüş biçimi ile davacının yanlış akaryakıt doldurulması sonucu dava dışı kiralayana ödediğini iddia ettiği tutar yönünden eldeki davanın açılmış olduğu dikkate alındığında, davacının araç kiralayan dava dışı şirkete araçta meydana gelen hasar tutarını ödeyip ödemediğinin belirlenmesi, davacının ödeme yapmış olmaması hâlinde eldeki dava kapsamında davalılara rucu edebileceği bir zararın doğup doğmadığının tespiti gerekir. İlk derece mahkemesince bu yönde araştırma ve delil değerlendirilmesi yapılmaksızın sonuca gidilerek, davalıların davacıya zarar giderimi yapmasına karar vermesi doğru görülmemiştir.İlk derece mahkemesince davalı itirazları kapsamında davacıdan izahat ve delillerini (dava dışı kiralayan şirketin davacıya keşide ettiği hasar yansıtma faturası kapsamında ödeme belgesi) sunması  istenerek ve gerekirse davacı ve dava dışı kiralayan .. AŞ  defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle, davacı yanca delil olarak dayanılan  dava dışı... A.Ş'nin davacıya hasar nedeniyle keşide ettiği ileri sürülen 18.03.219 tarihli fatura kapsamında davacının ödeme yapıp yapmadığı tespit edilerek, oluşacak sonuca göre davacının davalılardan tazminini talep edebileceği zararı olup olmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekir. Yukarıdaki açıklama ışığında, davanın esasına etkili deliller toplanıp değerlendirilmeden sonuca gidilmesi doğru görülmediğinden, taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin,  ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 27.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef68a2921f206035","SID":"6906198a9653b74b"}}