{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1318 Esas<br>KARAR NO:2025/494 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/05/2023<br>NUMARASI:2022/105 E.  -  2023/107 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ... (“...)” kulübünün 1970 yılında kurulan ve dünyanın önde gelen futbol kulüplerinden birisi olduğunu,  müvekkili ...’nin futbol sektöründe tanınmış,  ticaret unvanının kısaltmasından oluşan “...” markası dahil “...-...”,  “...” vb. birçok sektörel tanınmışlığa haiz markanın sahibi olduğunu, ...’nin  futbol kulüpleri arasındaki prestijinin yanı sıra, takım adına tasarlanan formaları ve spor giyim  eşyaları ile de bilindiğini, müvekkilinin işbu davaya konu “...” ve türevi markalarını gerek  birçok ulusal gerekse de ... ve ... gibi uluslararası marka tescil kuruluşları nezdinde tescil ettirerek aktif olarak ülkemiz dahil kullanmakta olduğu 03, 09, 14, 16, 18, 25, 28, 35, 36, 38, 39 ve 41. sınıflarda tescil ettirerek koruma altına aldığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu “...” ibareli  markasının TPMK nezdinde de tescil edilmek istendiğini ve bu amaçla ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, TPMK tarafından davalıya ait ... numaralı marka gerekçe gösterilerek müvekkiline ait başvurunun kısmen reddedildiğini, davalıya ait 05,  18, 25 ve 35. sınıfları kapsayan ... numaralı markanın müvekkilinin “...” markasının  ülkemizde TPMK nezdinde bahsi geçen mal ve hizmetler bakımından tescil etmesine  engel teşkil ettiğini, belirtilen markanın 03.06.2005 tarihinde davalı adına  tescil edildiğini, ne var ki davalı markasının TPMK nezdinde 5 yıldan uzun süredir  tescilli olmasına rağmen, dava tarihinden geriye dönük olarak son 5 yıl içerisinde SMK’da  belirtilen yükümlülüklerine uygun olarak ve ciddi bir şekilde tescile konu edildiği mal ve  hizmetler üzerinde kullanılmadığını iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2007 yılında tekstil alanında öncü olmak üzere kurulan tekstil  konusunda tüm yeniliklere ayak uyduran bir yapıyla tekstil alanında yönünü ileriye dönmüş  büyüyen bir yol izlediğini, müvekkil şirketin kurumsallaşma ve şirket olma politikasından önce  marka olma çalışması yapmaya başladığını ve markalarını korumak amacıyla TPMK nezdinde ... sayılı \"... ibareli, ... sayılı ''...'' ibareli  markalarının tescillerini şirketin kuruluş tarihinden çok daha önce sırasıyla 17.08.2004,  17.06.2002 tarihlerinde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ''...'' ve ''...'' markalarını tescil  tarihinden beri aktif bir şekilde kullandığını faturalar ve müvekkilinin incelenecek olan defter  kayıtlarında markaların kullanıldığının açıkça görüleceğini, müvekkilinin markalarını düzenli  olarak on yıllık periyotlarla yenilettiğini, ''...'' ibaresinin müvekkili tarafından tescilin  gerçekleştiği 2001 yılından beri kullanıldığını, marka haklarının korunması yönünden düzenli  olarak tescillerinin yenilendiğini, davacı yanın TPMK nezdinde müvekkil şirketin markasının bulunduğu sınıflarda herhangi bir tescilli bir markası bulunmadığını, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz  olduğu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/05/2023 tarihli, 2022/105 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile \"…Davalı tarafça ispat delili olarak ibraz edilen faturaların tetkikinden de \"... \" markasının değil \"...\" markasının kullanıldığı, dolayısıyla dava konusu markanın kullanımının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli 2003/36208 tescil nolu markanın kullanılmama nedeniyle iptaline…\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından \"...\" işaretli markasının ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, mahkemeye sundukları \"...\" ibareli markalara ilişkin faturalar, marka kullanımını gösterir görseller, yine müvekkili şirketin defter incelemesinin gerçekleştirilebilmesi adına yerinde inceleme ile irdelenen müvekkili şirkete ait defterlerde de açıkça görüldüğü üzere, müvekkili şirket tarafından \"...\" ibareli markasının tescilli olduğu sınıf ve emtialar yönünden fasılasız ve yoğun bir biçimde kullanıldığını, tüm sunulan deliller ve dava açılış tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık incelemede bilhassa 04.10.2019 tarihinde itibaren \"...\" ibaresinin faturalarda kullanıldığı yapılan bilirkişi incelemesiyle açıkça rotaya konulmuş olsa da, yerel mahkeme tarafından hatalı bir değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, nitekim mahkeme de gerekçesinde bu yıllarda müvekkili şirket tarafından  markanın kullanıldığı ve bir kullanım olduğu, ancak şirketin mali bünyesinde oluşan  zorluklar nedeniyle  günün ekonomik şartları ve pandemi sürecinde ciroda azalma olsa da bu durum her şirketin ekonomik şartlar ve deprem, pandemi   ya da benzeri sebeplerle ciroları azalıp artabileceğinden ciroda azalmanın tek başına  markanın kullanılmaması olarak yorumlanmasının çok açık bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, somut uyuşmazlığı aydınlatmaya elverişli olmadığı gibi, raporun kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını, zira yapılan incelemede 2019 yılı ve devamında inceleme yapılan faturalarda \"...\" ibaresinin yer aldığı, ürün cinsinin önüne marka ismini ifade eden \"...\" ibaresi eklenerek faturalarda kullanıldığının, sadece bir kaç faturada yazılmadığının tespit edildiği, ancak tüm faturalarda “...” markasının bulunduğu tespit  edilmiş olmasına rağmen, sonuç ve kanaat kısmında ... tescil numaralı markanın ciddi kullanılmadığına yönelik çelişkili beyanda bulunduklarını, Müvekkil şirketin ''...'' işareti üzerinde gerçek hak sahibi olup, ülkesellik prensibi gereği tescilli olduğu sınıflar yönünden markasının koruma altında olduğunu,Müvekkili şirketin ''...'' markasını giyim-tekstil sektöründe davalı yandan çok daha uzun süredir kullandığının marka tescil, ticaret sicil kayıtları ve mahkemeye sunmuş oldukları deliller doğrultusunda gerçek hak sahibi konumunda olduğunun açık olduğunu belirterek, açıklanan ve mahkemenin takdir edeceği resen sebeplerle; öncelikle sundukları istinaf dilekçesinin kabulüne, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/105 Esas, 2023/107 Karar numaralı ve 09.05.2023 tarihli yerel mahkeme tarafından verilen kararın haksız, hukuka aykırı, eksik inceleme yapılmış olması ve istinaf dilekçesinde sunmuş oldukları sebepler neticesinde kaldırılmasına, huzurdaki haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 29/12/2003 başvuru, 03/06/2005 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...+Şekil” markasının 05, 18, 25 ve 35. Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Dava dilekçesinin ekinde sunulan davacıya ait marka başvurusuna ilişkin belgeler incelendiğinde; davacı tarafından 10/09/2019 tarihinde ... tescil başvuru numarasıyla \"...\" markasının tescili için başvuruda bulunduğu, davalı tarafın ...tescil numaralı markalarıyla benzer olduğu iddiasıyla başvuruya 30/09/2019 tarihinde itiraz ettiği ve YİDK kararı ile davacının marka başvurusunun reddedildiği tespit edilmiştir.Mahkemece bilirkişi Prof. Dr. ... ve Mali Müşavir ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/01/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak; davalının 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılları ve 2022/1. döneme ilişkin kar/zarar durumunun davalı şirketin 2020 yılına kadar 5 milyon TL civarında olan cirosu, 2020 yılında 403 bin TL’ye,  2021 yılında 67 bin TL’ye düşmüş olup, 2022 yılında üretim ve satış faaliyetinde bulunmadığı,  2018 yılından itibaren zarar ettiği ve öz kaynaklarında eksilme olduğunun görüldüğünü,   dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık döneme ilişkin, 2018 yılı bulunamadığı beyan edilmiş olması nedeniyle hariç olmak üzere, satış faturalarının tetkikinde; bir örneği dosyaya ilave edilen ve ticari defterlerde kayıtlı oldukları yevmiye madde numaraları belirlenmiş olan fatura örneklerinde de görüldüğü gibi, davalının, “Bayan Ceket, Bayan Triko, Bayan Bluz, Bayan Pantolon, Bayan Elbise, Bayan Etek, Bayan Yelek ve Bayan Kaban” konfeksiyon  ürünlerinin imalatı ve satışı işi ile uğraştığı, bu faaliyetini de 2020 yılından itibaren mali  bünyesindeki bozulma nedeniyle azalttığı ve 2022 yılında sonlandırdığı tespit edilmiştir.  Ayrıca, 04.10.2019 tarihine kadar faturaların üzerinde “...” ibareli markanın yazılı olduğu, bu tarihten itibaren “...” ibareli marka ile birlikte ürün cinsinin önüne “...” ibaresinin de yazılmaya başlandığı, yine de, ürün cinsinin önünde “...” ibaresi yazılı  olmayan birkaç faturaya rastlandığı, 2019 yılında 5.2 milyon TL olan satış faturaları toplam  tutarının 2020 yılında birden 403 bin TL’ye düştüğü, 2021 yılında 67 bin TL olduğu, 2022  yılında ise, hiç olmadığı, dava tarihinden geriye doğru 2018 yılı satış faturaları bulunamamış  olduğundan hariç olmak üzere, 5 yıllık dönemde ticari defter kayıtları ile satış faturaları üzerinde “...+Şekil” markasının bulunmadığı tespit edilmiş olup, dosya kapsamında yapılan  incelemede de, dava konusu markanın “...+Şekil” olarak kullanımına rastlanmadığını, davalıya ait ... numaralı “...+şekil” markasının ciddi kullanımının söz  konusu olmadığına dair görüş bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E:Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.SMK’nun 9/1. maddesinde bahsi geçen kullanımın fiziki olarak mal üzerinde gerçekleşmesi şart değildir. Markanın faturalarda, internette, kataloglarda, gazete ilan ve reklamlarında kullanılması da birer kullanmadır. Markanın kullanılması yükümlülüğü tescil kapsamındaki her bir sınıf ve alt sınıf mal ve hizmet için söz konusudur. SMK’nun 9/1. maddesinde markanın ciddi şekilde kullanılmasıyla ifade edilmek istenen, markanın işlevlerini yerine getirecek şekilde yani, markanın ayırt etme, reklam, garanti ve kaynak gösterme fonksiyonlarını gerçekleştirecek şekilde ve yoğunlukta, doğrudan piyasada veya piyasaya doğrudan etki eden mecralarda kullanılmasıdır. Salt markanın iptal edilmesini önlemek amacıyla göstermelik olarak küçük ölçekte ve sembolik olarak üretim ve satış yapılması, az sayıda ve göstermelik olarak takvim, broşür, katalog vs. bastırılıp dağıtılması ciddi nitelikte bir kullanım olarak kabul edilemez.Dosya incelendiğinde; davalıya ait markanın dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde 25. sınıfta tescilli olduğu dış giysiler emtiasına dahil olan \"Bayan Ceket, Bayan Triko, Bayan Bluz, Bayan Pantolon, Bayan Elbise, Bayan Etek, Bayan Yelek ve Bayan Kaban\" emtiası ile 35. sınıfta tescilli olduğu bu malların müşteriler tarafından satın alınabilmesi için bir araya getirilmesi hizmetleri dışında kalan mal ve hizmetlerde kullanıldığına dair hiçbir delil sunulmadığı anlaşılmakla, markanın tescilli olduğu diğer mal ve hizmetler için iptal kararı verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Davalıya ait markanın 25. sınıfta tescilli olduğu dış giysiler emtiasına dahil olan \"Bayan Ceket, Bayan Triko, Bayan Bluz, Bayan Pantolon, Bayan Elbise, Bayan Etek, Bayan Yelek ve Bayan Kaban\" emtiası ile 35. sınıfta tescilli olduğu müşterilerin bu malları satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleriyle ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; davalının 04/10/2019 tarihinden sonra \"...\" markasının yer aldığı faturalarda ürün cinsinin yanında \"...\" ibaresine yer verdiğinin tespit edildiği, \"...+Şekil\" markasının kullanımına ilişkin başkaca bir belge ve delil sunulmadığı, bu tarihin davacının ... tescil başvuru numaralı marka başvurusundan ve davalı tarafça bu başvuruya itiraz ettikleri tarihten sonra olduğu anlaşılmıştır.SMK’nun 9/1. maddesi uyarınca markanın ciddi şekilde kullanılması gerektiğinin belirtildiği, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının, davacının marka tescil başvurusundan sonra yalnızca faturalarında ürün cinsinin yanında \"...\" ibaresine yer vermesinin markanın ciddi şekilde ve pazar payı oluşturmak amacıyla kullandıklarını ispatlamaya yeterli olmadığı, giysi ürünleri üzerinde ya da başkaca bir yerde \"...\" markasını kullandıklarına dair bir delil bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davalının markasının bu mal ve hizmetler için de iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c296323847754f19","SID":"863f4264922f2f3e"}}