{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1853 <br>KARAR NO: 2025/360<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/04/2022<br>DAVANIN KONUSU: Tanıma Ve Tenfiz<br>KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/02/2022 tarih ve 2022/85 esas 2022/302 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonunda Dairemizin 02/11/2022 tarih 2022/2439 - 2022/1841 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih ve 2023/435 esas, 2024/2809 karar sayılı kararı ile dairemiz kararı kaldırılmış ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın dairemize gönderilmiş olup,  Dairemiz'ce açılan duruşmada bozmaya uyularak yapılan yargılama  sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile...  adi ortaklığı arasında sözleşme imzalandığını, müvekkilinin yüklenici olduğu bu sözleşmedeki tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak davalıların oluşturduğu adi ortaklığın kendilerine ıslak imzalı hak ediş belgeleri vermelerine rağmen ödemede bulunmadıklarını, Cezayir'den de paralarını kaçırdıklarını, yapılan yargılama sonucunda Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03/05/2020 tarihli ve ... numaralı kararının verildiğini ve kesinleştiğini belirterek;  kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, davacı şirketle müvekkili şirket arasında bugüne kadar hiç bir ticari ilişkileri bulunmadığını, davacıya hiçbir iş yaptırmadıklarını, böyle bir iş yapıldığına dair kendilerinde kayıtta bulunmadığını; müvekkili şirketin ... AŞ ile kurdukları adi ortaklığın Cezayir'de ve Cezayir Konut Bakanlığına bağlı AADL idaresinden ihale yoluyla iş aldığını fakat teminat mektubu temin edemediklerinden dolayı bu teminat mektubunu alabilen ... İnşaat ve Sanayi Limited Şirketine 01/09/2014 tarihinde işi yazılı bir sözleşme ile devrettiklerini; adi ortaklığın hisselerinin yönetim sorumluluğunun tamamen ... devrettiklerini; söz konusu adi ortaklığın Cezayir'de kayıtlı olduğunu; ... İnşaat ve Sanayi Limited Şirketine devir işleminin de Cezayir yetkililerince onaylandığını, bu nedenle adi ortaklığın tek ortağı olan  ... Turizm İnşaat ve Sanayi Limited Şirketinin sorumluluğunun söz konusu olabileceğini savunmuştur. Davalı ... Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi temsilcisi, aynı hususları tekrar ettiği ve sorumluluğun kendilerinde değil adi ortaklığın hisselerini devir alan  ... Turizm İnşaat ve Sanayi Limited Şirketinde olabileceğini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, yabancı mahkeme kararının davalı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden de tanınması ve tenfizini istemiştir. Birleşen davada davalı ... Turizm İnşaat... Şirketi vekili, müvekkilinin adresinin Ankara'da olduğunu, MÖHUK 51. madde gereğince müvekkilinin Türkiye'deki yerleşim yeri Ankara olduğu için iş bu davanın Ankara'da açılması gerektiğini, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, zorunlu ara buluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu; ayrıca müvekkiline husumet düşmediğini, tanıma ve tenfizi istenen kararda müvekkilinin isminin bulunmadığını; bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, tanıma ve tenfiz talep edilen kararda davalının ... adi ortaklığı olduğunu; bu adi ortaklığın Cezayir Şubesinin davalı gösterildiğini, bu nedenle söz konusu kararın Cezayir'de uygulanması mümkün iken dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını; tenfiz istenen kararda müvekkilinin mahkeme nezdinde temsil edilmediğini, bu nedenle kamu düzeni gereğince davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davada mütekabiliyet koşulunun bulunduğu, davacı tarafın karar ve eklerinin Türkçe tercümesini sunduğu, kararın orijinal ve apostilli şerhinin de sunulmuş olduğu, sunulan yabancı mahkeme kararı incelendiğinde, davalısının ... adi ortaklığı olarak gösterildiği, bu adi ortaklığın Cezayir'de bulunan şube adresine tebligat çıkarıldığı, bu nedenle davalıların davayı takip etmemelerinden kaynaklanan bir sebebin kamu düzeni yapılamayacağı; söz konusu adi ortaklığın pay durumunun aşağıda açıklanacağı üzere her üç davalı şirkette adi ortaklıkta hissedar olduğu için artık davadan haberdar olmadıkları, kendilerini temsil ettiremedikleri şeklindeki savunmalarının da yerinde olmadığı, kamu düzeninin tebligat yönünden hukukumuza aykırı olmadığının kabul edildiği, öte yandan baştan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından kurulmuş olan ... adi ortaklığının %95 hissesinin bilahare ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından devir alındığı, söz konusu devrin Türkiye'deki ticaret siciline işlendiği; davalı şirketlerin cevap dilekçelerinde de bu hususun kabul edilmekte olduğu; Cezayir makamlarınca da bu hususun tescil edildiği; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketlerinin de halen %2,5'er hisse ile adi ortaklığa ortak oldukları; tanınması ve tenfizi talep edilen kararda davalı olarak  ... adi ortaklığının yer aldığı ve böylece bu adi ortaklığın %95 hissesinin ... Turizm  İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine diğer %2,5'erden toplam %5 hissesinin de kök dosyanın davalısı olan şirketlere ait olduğu, bu nedenle tanıma ve tenfizi istenen hükmün hem birleşen dosyanın davalısı tarafından hem de kök dosyanın davalıları tarafından tanınması gerektiği, zira her üçünün de bu hükümden sorumlu olacağı nazara alınarak, her ne kadar ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetki itirazında bulunmuş ise de, kök dosyanın davalıları ile adi ortaklık hükümleri gereğince müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, kök dosyanın davalılarının adreslerinin de mahkeme sahasında olması sebebiyle birden çok davalının bulunduğu taktirde davalılardan birinin ikametgahında dava açılabileceği kabul edilmek suretiyle mahkemenin yetkili olduğundan birleşen dosyanın davalısının yetki itirazına bu nedenle itibar edilmediği, tanıma ve tenfizi istenen hükmün de MÖHUK gereği tanıma ve tenfiz şartlarını taşıdığı gerekçeleriyle, asıl davanın ve birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/350 Esas sayılı dosyasındaki davanın kabulü ile, Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03/05/2020 tarihli ve 01361/20 numaralı kararının tanınması ve tenfizine, tedbir tlebinin dosya kapsamına nazaran reddine karar verilmiştir.  Karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Dairemizin 27/01/2022 tarih ve 2022/123 esas, 2022/137 karar sayılı kararı ile,  492 sayılı Harçlar Kanununun \"Yabancı Mahkeme İlamları\" başlıklı 4. Maddesinde; \"Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır.\" hükmünün  öngörüldüğü, öte yandan Harçlar Kanununun 32. Maddesi gereğince, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı hükmünün düzenlendiği, buna göre, mahkemece dava açılırken nispi harç alınması veya maktu harcın dava değeri göz önüne alınarak Harçlar Kanununun 32. Maddesi gereğince nispi harç miktarına göre eksik kalan kısmının davacı tarafa tamamlatılması gerektiği, dosya kapsamına göre, Cezayir  ... Mahkemesinde görülen ve tanıma ve tenfizi istenilen davada davalılar aleyhine 48.555.783,16 Cezayir Dinarının tahsiline hükmedildiğinden, mahkemece bu miktar esas alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Alım Satıma Konu Olmayan Dövizlere İlişkin Bilgi Amaçlı Kur Tablosundaki dava tarihindeki Cezayir Dinarı döviz kuru esas alınarak eksik nispi karar ve ilam harcının tamamlatılması için davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine yerel mahkemece,  21/04/2022 tarihli duruşmada eksik harcın 19/04/2022 tarihinde 49.457,81 TL nispi harcın davacı tarafça yatırıldığı, harç eksikliğinin giderildiği gerekçesiyle; davanın ve birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/350 esas sayılı dosyasındaki davanın kabulü ile, Cezayir ... Cumhuriyeti Tipiza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03/05/2020 tarihli ve 01361/20 numaralı kararının tanınması ve tenfizine, tedbir talebinin dosya kapsamına nazaran reddine karar verilmiştir. Davalılardan ... Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. vekili istinaf dilekçesiyle, davacı tarafın tanıma ve tenfiz istediği evraklardaki şirket unvanının ... ... olduğunu, davalı şirketlerin unvanının farklı olduğunu, davalının Cezayir'de bir takım faaliyetlerde bulunmuş ise de, tanıma ve tenfizi istenen karardaki şirketin Cezayir'de vergi numarası olan bir şirket olduğunu, Türkiye'de böyle bir şirketin bulunmadığını ayrıca tanıma ve tenfize konu kararın ve dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmediğini, savunma haklarını kullanamadıklarını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını, yeni bir karar verilmesini veya istinaf mahkemesinde davanın yeniden görülmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Taah. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesiyle, davacının dava dilekçesinde ...- ... adi ortaklığı arasında sözleşme imzalandığını, davacının yüklenici olduğu bu sözleşmedeki tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak adi ortaklığın kendilerine ıslak imzalı hakediş belgeleri vermelerine rağmen ödemede bulunmadıklarını ve Cezayir'den paralarını kaçırdıklarını belirterek adi ortaklık aleyhine tanınmasını ve tenfiz edilmesini talep eden karar aldıklarını kararın kesineştiğini belirterek talepte bulunduklarını, gerekçeli kararın kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, 08/11/2021 tarihinde kararı haricen öğrendiklerini, yokluklarında verilen kararı kabul etmediklerini, istinaf taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... İnşaat San. Tic. Ltd.Şti. Vekili istinaf dilekçesiyle; asıl davada müvekkili şirket yönünden hüküm kurulmadığını, gerekçeli kararda asıl davada kendilerine yer verilmediğini sadece birleşen davada davalı olarak gösterildiklerini, asıl davada dahili davalı sıfatı olmasına rağmen gerekçeli kararda müvekkili şirket yönünden hüküm kurulmamış olmasının usule aykırı olduğunu, sırf bu yüzden kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca yetki itirazında bulunduklarını, yetki itirazının davalılardan birinin ikametgahında dava açılabileceği kabul edilerek reddine karar verildiğini, oysa ki Cezayir Mahkemesi kararının davalısı olarak kabul ettiği adi ortaklığın adresinin Ankara olduğunu, dolayısıyla ortak yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olduğunu, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, davaya konu karar tercümeleri arasında çelişki olduğunu, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, ayrıca husumet itirazları bulunduğunu, tenfizi istenen karardaki davalının ... ... olarak gösterildiğini, kararın çeviriye esas alınması halinde davanın adi ortaklık aleyhine dahi açılmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yetki aşımı yapılarak verilen kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizin 02/11/2022 tarih 2022/2439 - 2022/1841 sayılı ilamı ile; asıl davada davalılar vekili ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih ve 2022/85 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dairemiz kararının davacı ... Ltd Şti vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih 2023/435 - 2024/2809 sayılı ilamı ile,  “maddi hukuka” ait talepler hakkında verilmiş bulunan her türlü yabancı mahkeme kararları tenfiz edilebilecek kararlardır. Yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının, mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı ve kesinleşme şartları, hiç şüphesiz ki münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin ve tespit olunur. Bu durum, gerek milletlerarası alanda gerek Türk mahkeme uygulanmasında kabul edilmiş bulunan usul hukukundaki “lex fori” prensibinin, diğer bir deyişle, mahkemenin kendi usul hukukuna tabii olması prensibinin bir gereğidir. İlke olarak, her mahkeme kendi usul hükümlerini uygular (lex fori ilkesi). Bu sebeple yabancı mahkemenin uyguladığı usulün, Türk usul hukukundan farklı olması Türk kamu düzeninin müdahalesi için bir gerekçe değildir. Yabancı mahkemenin davada kullandığı “dava usulü” de Türk kamu düzeninin müdahalesini gerektiren bir usul değildir. Türk tenfiz hukuku yabancı mahkeme kararlarının içerdiği “hükümlerin” açıkça Türk kamu düzenini ihlal edip etmeyeceği konusu ile ilgilenir. Bu kapsamda yabancı mahkeme kararlarının alınış sürecindeki usul, tenfiz hâkimi tarafından incelenip nazara alınamaz. Yabancı mahkeme kararı, verildiği ülkenin usul hukuku kuralı “ lex fori” kuralına tabidir. Tenfiz şartları bu kuralların nasıl ve hangi ölçüde tenfizi engelleyeceğini ayrı ayrı göstermiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacının alacağın tahsili için Cezayir Devleti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesine yapmış olduğu 15.03.2020 tarihli başvuru sonrasında; talep edilen alacağın ödenmesi gerektiği, miktarının belli ve yazılı olduğu mahkemece sabit görülmüş, davacıya toplamda 48.555.783,16 Cezayir Dinarının Cezayir Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 306 ve müteakip maddelerine göre ödenmesi gerektiğine, Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 308. madde metnine istinaden tebliğ edilme tarihinden itibaren 15 gün içinde  karara itiraz etme hakkının bulunduğunun borçlu tarafa tebliğ edilmesine karar verilmiştir. Verilen kararın  davalı tarafından temyiz edilmediğinin aynı mahkeme tarafından 30.07.2020 tarihinde tasdik edildiği,  bununla ilgili olarak da yabancı mahkeme tarafından ayrıca \"Temyizsizlik Belgesi\" düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı tarafından tenfizi talep edilen Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve 01361/20 nolu kararının, anılan mahkemenin kendi usul kurallarına göre belirli bir miktar alacağın tahsilinin hüküm altına alındığı ve bu haliyle MÖHUK’un 50 ve devamındaki maddeler kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilamı niteliğinde olduğunun kabulü ile diğer tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, verilen kararın ilam niteliğinde olmadığı, bir nevi ihtiyati haciz kararı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın  reddine karar verilmesi doğru olmamış, dairemiz kararı bu yönde bozularak dosya dairemize iade edilmiştir. Dairemizce 16/01/2025 tarihli duruşmada Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih, 20237435 E. 2024/2809 K sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; yargılamaya devam olunmuştur. Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi bakımından temel düzenleme olan 5718 sayılı MÖHUK'ta, bir yabancı mahkeme kararının tenfiz kararına konu olabilmesi için taşıması gereken nitelikler 50. Maddede düzenlenmiştir. Bu şartlar, tenfi kararı verilebilmesi için bir nevi ön şart niteliği taşımaktadır. Yabancı mahkeme kararlarının Türk Hukukunda tenfizi için taşınmaları gereken ön koşullar, \"Tenfiz kararı\" başlığını taşıyan 50.maddede şöyle ifade edilmiştir. \" Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye' de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemeleri tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.\"  Somut olaydaki tenfizi istenen karar, yabancı mahkeme tarafından verilmiş olup eda hükmü içermekte ve Cezayir Hukukuna göre  temyiz edilmeden kesinleştiği  bu yönü ile kararın 50.maddedeki şartları taşıdığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'un 50.maddesindeki şartları taşıyan bir yabancı ilam hakkında tenfiz talebiyle Türk Mahkemelerine başvurulması halinde, Türk Mahkemesi, yabancı ilamı aynı kanunun 54.madde hükmünde düzenlenen tenfiz şartları yönünden incelemek durumundadır. Tanıma ve tenfizin şartları MÖHUK' un  54.maddesinde; \" (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması\" şeklinde düzenlenmiştir.Tanıma ve tenfizi talep edilen Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve 01361/20 nolu kararının, davacının alacağının tahsili için  yapmış olduğu 15.03.2020 tarihli başvuruya dayalı olduğu, mahkemece davacıya toplamda 48.555.783,16 Cezayir Dinarının Cezayir Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 306 ve müteakip maddelerine göre ödenmesi gerektiğine,  Usul Muhakemeleri Kanunu'nun 308. madde metnine istinaden tebliğ edilme tarihinden itibaren 15 gün içinde  karara itiraz etme hakkının bulunduğunun borçlu tarafa tebliğ edilmesine karar verildiği,  verilen kararın  davalı tarafından temyiz edilmediğinin, aynı mahkeme tarafından 30.07.2020 tarihinde tasdik edildiği,  bununla ilgili olarak da yabancı mahkeme tarafından ayrıca \"Temyizsizlik Belgesi\" düzenlendiği, bu itibarla davacı tarafından tenfizi talep edilen kararın, bu haliyle MÖHUK’un 50 ve devamındaki maddeler kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilamı niteliğinde olduğu, kararda davalı tarafın  asıl dava davalıları ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Mühendislik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kurulmuş olan ... adi ortaklığı olarak belirtildiği,  %95 hissesinin bilahare ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından devir alındığı,  ... İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Mühendislik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketlerinin de halen %2,5'er hisse ile adi ortaklığa ortak oldukları;  yabancı mahkeme kararında birleşen davada davalı olan ... ...Şirketinin davalı olarak gösterilmediği anlaşıldığından bu bu şirket yönünden birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Asıl dava davalıları ise davaya cevap dilekçelerinde;  kurdukları adi ortaklığın Cezayir'de ve Cezayir Konut Bakanlığına bağlı AADL idaresinden ihale yoluyla iş aldığını,  söz konusu adi ortaklığın Cezayir'de kayıtlı olduğunu beyan ve ikrar ettiklerinden ve 14/05/1989 tarihli Türkiye İle Cezayir Arasında Hukuki Ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesine göre her iki devletin de birbirlerinin kararlarının tenfizini yapabildikleri dolayısı ile  tenfiz koşullarınında oluştuğu anlaşıldığından;  bu şirketler yönünden asıl davanın kabulü ile  Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir. Tenfize ilişkin yargılamada vekalet ücreti ve harç maktu olacağından vekalet ücreti ve harçlar buna göre düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin  kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/04/2022 tarih ve 2022/85 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Asıl davanın KABULÜ ile,  Cezayir ... Cumhuriyeti Tipaza Yargı Meclisi Cheraga Mahkemesinin 03.05.2020 tarih ve ... nolu kararının TANINMASINA VE TENFİZİNE,4-Birleşen davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN  USULDEN REDDİNE, <br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN Asıl dosyada1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan toplam 49.512,21 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 48.896,81 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2- Davacı tarafından yapılan 895,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,Birleşen dava dosyasında; 1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL ilk istinaf başvurma harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,<br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafın istinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,  3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb695da9acfe3313","SID":"1095f9847ff9df18"}}