{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....       (...)<br>ÜYE\t\t: .....       (...)<br>KATİP\t: .....       (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/11/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVALI\t: Konya.... İCRA DAİRESİ  <br>BORÇLU\t: .....<br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVANIN KONUSU\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili vermiş olduğu 13/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müflis şirket hakkında Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas dosyası ile 14/07/2021 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkilinin davalı müflis şirketten olan alacağının tahsili için Konya.....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacağı olan 3.964.728,85TL'nin kaydı için iflas masasına yapmış oldukları başvurunun iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, iflas müdürlüğünce kayıt taleplerine ilişkin verilen kabul ve ret kararlarının incelenmesinde iflas idaresinin keyfi uygulamalarda bulunduğunun ortada olduğunu, iflas idaresinin müvekkili şirket alacağına yönelik ret kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, İİK'nun 226.maddesi uyarınca iflas idaresinin tüm alacaklıların menfaatini gözeten ve onları dışarıya karşı temsil eden bir kamu hukuku organı olduğunu ancak iflas idaresinin bunu gözetmediğini, müvekkili şirket alacağının her iki taraf defterlerindeki belge ve kayıtlarlar da uyuştuğunu, icra takibine konulan bedelin işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 3.964.728,85TL olduğunu, kesinleşmiş icra takibine rağmen iflas idaresinin başvurularını reddettiğini beyanla öncelikle ikinci alacaklılar toplantısına katılmaları yönünden tedbir kararı verilmesini ve müvekkili şirketin alacağı olan 3.964.728,85TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulü ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı iflas idare memuru vermiş olduğu 11/05/5022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin 1976 yılından itibaren şirket ortaklarının açmış olduğu kömür ocaklarında rödovans usulü üretimi yapılan kömürleri pazarlamak suretiyle kömür üretimi yaptığını, davacı şirketin de sahada kömür ocakları açarak rödovans usulü kömür ürettiğini, şirketin yönetimden kaynaklı ve yaşamış olduğu kaza ile vergi borçları nedeniyle maddi olarak zor durumlarda kaldığını, davacı tarafın alacaklarına ilişkin olarak dava dilekçesinde belirtmiş oldukları iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın iflas idaresine alacak başvurusunun kesinleşmiş mahkeme kararına dayanmadığını ve müflis şirket müdürü tarafından alacağa itiraz olduğu gerekçeleriyle alacak başvurularının iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, davacı şirket yetkilisinin amacının müflis şirketi kendisine ve ailesine borçlandırmak suretiyle müflis şirket elinde bulunan ruhsat sahasına tek başına sahip olmak olduğunu, zira maden ruhsatına sahip olamaz ise davacı şirket ve diğer sahip olduğu şirketlerin faaliyet alanının kalmayacağını ve ticari faaliyetlerini sonlandırmak durumunda kalacaklarını, iflas idaresince görevlendirildikleri tarihten bu yana tüm alacaklıların hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde hareket ettiklerini, iflas idaresince davacının yapmış olduğu alacak başvurusuna ilişkin verilen ret kararının tarafsız bir şekilde kanunu uygun ve eşit yaklaşımla değerlendirilerek verildiğini, davacının alacağının şüpheli alacak niteliğinde olduğunu beyanla davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma yönündeki tedbir talebinin ve açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Dava konusu ........ .... Ltd. Şti.'nin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı ile iflasına ve iflasın karar tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin iflası üzerine de Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğü'nce ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır. <br>Konya.... İcra Müdürlüğünün 20/12/2024 tarih ve ... iflas esas sayılı  yazıları ile; istifalar ve aziller sebebiyle halihazırda iflas idare memurluğu olarak üç kişiden oluşan bir görevlendirme yapılmadığı, iflas takibinin icra müdürlüğü eliyle yürütüldüğü bildirildiğinden bir dönem dosyada iflas idare memurları temsil sıfatına haiz ise de karar yazım tarihi itibariyle davadaki temsil yetkisinin iflas dairesinde olduğu anlaşılmakla karar başlığında iflas idaresi taraf olarak gösterilmiştir. <br>Davacı vekili, müflis şirketin iflas tarihinden önce tahakkuk eden müflis şirkete ait bir takım vergi borçları ile müflis şirketin faaliyetinden doğan çeşitli harç, aidat ve kira bedellerinin  müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerin sıra cetveline kaydı için iflas idaresine başvurduklarını ve buna rağmen alacaklarının sıra cetveline kabul edilmediğini ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen 3.964.728,85TL tutarındaki alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiştir. <br>2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun Sıra Cetveline İtiraz ve Neticeleri başlıklı 235. Maddesi: \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.<br>İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davası-nı o alacaklı aleyhine açar.<br>Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.<br>Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur...\" hükmünü amirdir.<br>Müflis şirketin iflas kararı mahkememizin yetki sınırlarındaki mahkemece verildiğinden iş bu davaya bakmaya mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. <br>Yargıtay 23 HD.'nin 2013/6664 Esas, 2013/7838 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kayıt kabul davaları İİK'nun 235 maddesinde belirtilen 15 günlük hak düşürücü süreye tabidir. <br>Davacının iflas masasına başvurmasına rağmen alacağın, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, alacağın masaya kaydedilmesi talebinin reddedildiği ve sıra cetvelinin davacı tarafa tebliğ edildiği, davanın da tebliğden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında; \"...kayıt kabul davalarında, ispat yükü kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir...\" şekilde açıklandığı üzere kayıt kabul davalarında ispat yükü davacı alacaklıda olup alacak iddiasının birbirini doğrulayan delillerle ispatı gerekmektedir. <br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan muhasebe uzmanları ve şirketler hukuku nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 26/09/2023 tarihli kök rapor ve 10/02/2024 tarihli ek rapor içeriği ile ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilen tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Davacıya ait ödeme iddia edilen dönemlere ilişkin tutulmuş bir ticari defter bulunmadığı, öte yandan müflis ........ ... Ltd. Şti.'nin 2017-2021 yılları arasındaki ticari defterlerinin incelenmesi sonucu muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespite göre müflis şirketin 2017-2020 yılları arasındaki tüm ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu fakat 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davacı açısından müflis şirketin ilgili dönem ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle davacı lehine delil teşkil edemeyeceği kanaatine erişilmiştir. <br> Müflis şirketin ticari defterlerine göre ise iflas tarihi itibariyle 3.044.176,54TL tutarında davacının müflis şirketten alacağı bulunmaktadır.<br>Davacı tarafça iddia edilen ödeme dönemlerine ilişkin müflis şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması, davacının alt ve üst soyundan aile fertlerinin bir dönem müflis şirketin temsilciliğini yapması ve yine bir dönem aynı muhasebeci eliyle şirketin muhasebe kayıtlarının ve defterlerinin tutulması, davacı ile müflis şirket arasında bu manada organik bağ bulunması, şirket yöneticileri hakkında görülen ceza dosyaları içeriği, kayıt kabul davalarında ticari defter kayıtlarının tek başına ispata elverişli delil mahiyetinde olmaması, yukarıda belirtilen yargıtay içtihadında değinildiği üzere davacının tek taraflı belgelerinin bunları doğrulayan yan deliller olmadığı müddetçe kayıt kabul davasında ispat için yeterli olmaması hususları göz önünde bulundurularak müflis şirketin ticari defterlerinin davacının ödeme iddiaları açısından ispata elverişli olmadığı anlaşılmıştır. <br>Bilirkişi heyetinin raporunda tespit edildiği üzere, müflis ........ İşletmesi Limited Şirketi’nin toplam  1.004.461,02TL tutarındaki vergi, mensup olunan meslek odaları için yatırılması gereken aidat borçları, SGK ödemeleri gibi borçlarının, davacının banka hesaplarından havale yoluyla müflis şirket adına ilgili kurumlara ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının, belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan 1.004.461,02TL kadar davacının kayıt kabul isteminde haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacının diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin davacı tarafça yapıldığı konusunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmadığından az önce ifade edilen miktar haricindeki ödeme iddialarının sübut bulmadığı kanaatine varılmıştır. <br>İİK'nun 195/1. maddesinde \"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.\" hükmü yer almaktadır. <br>İİK'nun 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.  Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez. <br>Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 2015/7358 E 2016/5208 K. sayılı ilamında; ''...İİK'nın 195/1-2. maddesine göre “İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” cümlesinden hareketle iflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek (tahsil harcı bu hesaplama dışında bırakılarak) kapak hesabı yapılıp davacının alacağı belirlenerek bu bedel üzerinden kayıt kabul kararı verilmesi...\" hükmünü içermektedir.<br>İstanbul BAM ......Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; \"...İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa eklenir. Bununla birlikte anılan maddede takip masrafları arasında, tahsil harcı ile icra vekâlet ücretine yer verilmiş değildir. Somut davada; davacının müflis şirket aleyhinde başlattığı kambiyo senedine dayalı icra takibinin kesinleştiği, davacının iflas masasına 288.350,19 TL'lık alacak kaydı başvurusu yaptığı, talebin reddedildiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda temel ilişkiye dayalı olarak alacağın toplam 261.265,60 TL'sinin kayıt ve kabulüne karar verildiği, davacının temel ilişkide alacağın varlığını ispat etmesi gerektiği, taraflar arasında temel ilişkide leasing sözleşmesi bulunduğu, davacının dayandığı sözleşme, taahhütname ve ekleri ile davacının kendi ticari defterlerine göre davasını ispat ettiği, kabul edilen alacak içerisinde tahsil harcı bulunmadığı ancak 16.073,73 TL icra vekâlet ücreti bulunduğu, bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne ilişkin yeniden hüküm tesis edilmesi sonuç ve kanaatine varılmış İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ..... Karar, 19/09/2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>Davanın KISMEN KABULÜ ile,245.191,87 TL alacağın İstanbul Anadolu.....İcra Dairesi ... İflas dosyasında iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE ,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE” karar verildiği...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay.....Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarih ..... esas v Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Yukarıda yer verilen içtihatlardan yola çıkılarak icra tahsil harcı ve icra vekalet ücretinin kayıt kabul istemine konu edilemeyeceği neticesine ulaşılmıştır. <br>Davacı tarafça müflis şirket aleyhine başlatılmış olan Konya.....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmakla, dosya icra hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek takip masrafları ve işlemiş faizin hesap edilmesi için rapor aldırılması gerekmiştir.<br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan İcra hesap uzmanı bilirkişinin 18/03/2024 tarihli raporunda, asıl alacak miktarının mahkememizce  1.004.461,02TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının kayıt kabule esas olan alacak miktarının takip masrafları ve iflas tarihine kadar işlemiş faizin ilavesiyle birlikte 1.148.506,18TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Sübut bulan 1.148.506,18TL dışındaki kayıt kabul iddiasının ispatı için davacı vekiline, dava dilekçendeki yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı vekili iflas idare memurlarına yemin teklifinde bulunmuştur. İflas idare memurları ........ ve ........ tarafından huzurda yemin eda edilmiştir. İflas Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşıldığı üzere iflas idare memurları ayrıca münferit yetkili olduklarından görevli iflas  idare memurlarının ikisi tarafından yapılan yemin Mahkememizce yeterli görülerek yeminin eda edildiği sonucuna varılmıştır. <br>Netice itibariyle 1.148.506,18TL alacağın, davacı alacağı olarak müflis şirketin Konya.... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair karar vermek gerekmiştir. <br>Yargıtay ..... HD.'nin.....Esas, .....Karar sayılı kararında belirtildiği üzere iş bu davanın maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olması sebebiyle yargılama giderlerinin takdirinde buna uyularak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.\" şeklinde davanın kısmen kabulü ile, 1.148.506,18TL alacağın müflis ........ İşletmeleri Ltd. Şti. Hakkındaki Konya.... İcra (iflas) müdürlüğünün ... esas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İşbu kayıt kabul davasının açılışından gerekçeli kararın verildiği aşamaya kadar müdürlüğün davaya herhangi bir iştiraki veya dava sürecine müdahalesi olmamasına karşın davalı olarak gösterilmesi ve gerekçeli kararın tebliğinin uygun olmadığını, her ne kadar mahkeme marifeti ile şirkete ait defterler üzerinden tespit yapılmış olsa da defterler ve belgelerin usul ve yasaya uygun tanzim edilmediğinden dolayı bu belgelere dayalı düzenlenen raporların karara dayanak olmasının mümkün olmadığını,  bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılırken başlangıç tarihi olarak davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi esas alınmışsa da faiz başlangıç tarihinin iflas yoluyla takip talebinin tarihi olan 24/01/2020 itibariyle hesaplanması gerektiğini, mahkeme dosyasına sunulan vergi dairesi müzekkere cevaplarında da ödemenin kim tarafından yapıldığının belli olmadığı açıkça belirtiltiğini, bahsi geçen ödemenin hayatın olağan akışı içerisinde birine veya bir yere hibe edilebilecek bir meblağ olmadığını, işbu hatırı sayılır miktarın hiçbir açıklama kayda geçirilmeden davalı müvekkilinin sözde vergi borçlarını ödendiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek Yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; reddedilen kısımlara ilişkin kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalı müflisin defterlerinde kayıtlı miktara aykırı karar verilemeyeceğini, icra takibine 3.044.176,54 TL üzerinden geçildiğini, bilirkişi raporlarına göre iflas tarihi olan 14/07/2021 tarihinde davalı tarafın defterlerinde müvekkilinin asıl alacağı olan miktarın 3.044.176,54 TL olduğunu, davalı tarafın defterinde kayıtlı olan rakamlara itibar edilmeksizin verilen kararın bozulması gerektiğini, müvekkili tarafından davalının borçları için ödendiği açık olan belgelere itibar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının ödemelerinin ........, onun şirketleri ve ailesince yapıldığını, tarafsız ve bağımsız olması gereken iflas idaresinin, ........'in, şirketlerinin ve ailesinin hiç bir alacağını kabul etmediğini ve sıra cetveline yazılmadığını, düzenlenen sıra cetvelinin batıl olduğunu, davada iddia edilen tüm hususların ispatlandığını, davalının hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, yemin etmesi gereken davalı taraf iken iflas memurlarının yemin etmesinin hatalı olduğunu, iflas idare memurlarının kendilerinden olan alacakları kabul ettiklerini, bu alacakların gerçek olup olmadığına bakmadıklarını, kararda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin iflas masasına kayıt ve kabulüne şekilde hüküm kurulduğunu ancak masaya kayıt ve kabulüne denilemeyeceğini, bu giderlerden direkt olarak sorumlu olacağını, bu kalemlerden davalı müflisten alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir.<br>Konya.... İcra Müdürlüğünün 25/04/2022 tarih ve ... iflas esas sayılı cevabı yazıları ile; Dava konusu müflis ........ ... Ltd. Şti. hakkında Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, sıra cetveli hazırlandığı, hazırlanan sıra cetvelinin ilanının yapıldığı, ilgili sıra cetvelinin davacının avukatına tebliğ edildiği, davacının alacak başvurusunun 112. sırada kaydının mevcut olduğu, davacının alacağının borç ikrarını içerir belgeye dayanmadığı ve müflis şirket yetkilisinin itirazının bulunduğu gerekçeleriyle talebinin reddine karar verildiği bildirilmiştir.<br>Konya.... İcra Müdürlüğünün 22/04/022 tarih ve ... iflas esas sayılı cevabı yazıları ile; Dava konusu müflis ........ ... Ltd. Şti. hakkında verilen iflas kararı ile İİK'nun 219.maddesi uyarınca adi tasfiye işlemi başlatıldığı, 29/09/2021 tarihinde yapılan ilk alacaklılar toplantısında alacaklılarca seçilen ve Konya.... İcra Hukuk Mahkemesinin 18/10/2021 tarih ve ..... muh sayılı kararı ile iflas idare memurlarının görevlendirildiği bildirilmiştir. <br>Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih, ... esas ve ... karar sayılı karar ile; dava konusu ........  Ltd. Şti.'nin iflasına, iflasın 14/07/2021 günü saat 12:36 itibariyle açılmasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Konya 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olduğu, borçlusunun müflis şirket olduğu, 3.044.176,54TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. <br>İflas idare memurlarından ........ ve ........ mahkemedeki 17/07/2024 tarihli duruşmasındaki yeminli beyanlarında; \"...iş bu davanın konusu olan ve davacı  tarafından müflis şirket yararına bir takım kurum ve kuruluşlara ve şahıslara yapılan ve dava dosyasında talep edilen 1.148.506,18TL tutarı dışındaki ödemelerin davalı müflis şirket tarafından yapıldığına bu ödemelerin davalı müflis şirketin borçlarına karşılık davacı tarafından yapılmadığına, bahsi geçen  1.148.506,18TL dışında iş bu dava dosyasında davacının kayıt kabule konu edilebileceği bir alacağının olmadığına ve iş bu beyanlarımın gerçek olduğuna, hiçbir şey saklamadığıma, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerler üzerine yemin ederim...\" şeklinde ayrı ayrı beyanda bulunmuşlardır. <br>Dava konusu ........  Ltd. Şti.'nin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı ile iflasına ve iflasın karar tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği, kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği, müflis şirketin iflası üzerine de Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğü'nce ... İflas sayılı iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı vekili, müflis şirketin iflas tarihinden önce tahakkuk eden müflis şirkete ait bir takım vergi borçları ile müflis şirketin faaliyetinden doğan çeşitli harç, aidat ve kira bedellerinin  müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan ödemelerin sıra cetveline kaydı için iflas idaresine başvurduklarını ve buna rağmen alacaklarının sıra cetveline kabul edilmediğini ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen 3.964.728,85TL tutarındaki alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiştir. <br>Davacının iflas masasına başvurmasına rağmen alacağın, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, alacağın masaya kaydedilmesi talebinin reddedildiği ve sıra cetvelinin davacı tarafa tebliğ edildiği, davanın da tebliğden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan muhasebe uzmanları ve şirketler hukuku nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetince mahkememeye sunulan 26/09/2023 tarihli kök rapor ve 10/02/2024 tarihli ek rapor içeriği ile ilgili kurum ve kuruluşlardan celp edilen tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Davacıya ait ödeme iddia edilen dönemlere ilişkin tutulmuş bir ticari defter bulunmadığı, öte yandan müflis ........ Ltd. Şti.'nin 2017-2021 yılları arasındaki ticari defterlerinin incelenmesi sonucu muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespite göre müflis şirketin 2017-2020 yılları arasındaki tüm ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu fakat 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davacı açısından müflis şirketin ilgili dönem ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması sebebiyle davacı lehine delil teşkil edemeyeceği,<br>Davacı tarafça iddia edilen ödeme dönemlerine ilişkin müflis şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması, davacının alt ve üst soyundan aile fertlerinin bir dönem müflis şirketin temsilciliğini yapması ve yine bir dönem aynı muhasebeci eliyle şirketin muhasebe kayıtlarının ve defterlerinin tutulması, davacı ile müflis şirket arasında bu manada organik bağ bulunması, şirket yöneticileri hakkında görülen ceza dosyaları içeriği, kayıt kabul davalarında ticari defter kayıtlarının tek başına ispata elverişli delil mahiyetinde olmaması, yukarıda belirtilen yargıtay içtihadında değinildiği üzere davacının tek taraflı belgelerinin bunları doğrulayan yan deliller olmadığı müddetçe kayıt kabul davasında ispat için yeterli olmaması hususları göz önünde bulundurularak müflis şirketin ticari defterlerinin davacının ödeme iddiaları açısından ispata elverişli olmadığı kanaatine varılması doğrudur<br>Bilirkişi heyetinin raporunda tespit edildiği üzere, müflis ........ İşletmesi Limited Şirketi’nin toplam  1.004.461,02TL tutarındaki vergi, mensup olunan meslek odaları için yatırılması gereken aidat borçları, SGK ödemeleri gibi borçlarının, davacının banka hesaplarından havale yoluyla müflis şirket adına ilgili kurumlara ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının, belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan 1.004.461,02TL kadar davacının kayıt kabul isteminde haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacının diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin davacı tarafça yapıldığı konusunda tam bir kanaat oluşmadığından az önce ifade edilen miktar haricindeki ödeme iddialarının sübut bulmadığı kanaatine varılması doğrudur<br>İİK'nun 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.  Hükümde öngörülen alacaklar ana para alacağı ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz ve alacaklı daha önce takibe geçmiş ise takip masrafları olup, tahsil harcı takip masrafı ise de borçlunun iflas etmesinden dolayı bir tahsilat yapılmadığından tahsil harcının iflas masasına kaydı istenemez.<br>Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan İcra hesap uzmanı bilirkişinin 18/03/2024 tarihli raporunda, asıl alacak miktarının mahkememizce  1.004.461,02TL olarak kabul edilmesi halinde, davacının kayıt kabule esas olan alacak miktarının takip masrafları ve iflas tarihine kadar işlemiş faizin ilavesiyle birlikte 1.148.506,18TL olduğu tespit edilmiştir.<br>Mahkemece Sübut bulan 1.148.506,18TL dışındaki kayıt kabul iddiasının ispatı için davacı vekiline, dava dilekçendeki yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı vekili iflas idare memurlarına yemin teklifinde bulunmuştur. İflas idare memurları ........ ve ........ tarafından huzurda yemin eda edilmiştir. İflas Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşıldığı üzere iflas idare memurları ayrıca münferit yetkili olduklarından görevli iflas  idare memurlarının ikisi tarafından yapılan yemin Mahkememizce yeterli görülerek yeminin eda edildiği sonucuna varılmıştır. <br>Netice itibariyle 1.148.506,18TL alacağın, davacı alacağı olarak müflis şirketin Konya.... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair karar verilmesi doğrudur<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>\tDavacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>2-Davalı Konya.... İcra Dairesi tarafından alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 24/04/2025<br><br><br>        .....          .....        .....       .....<br>            Başkan\t       Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    Üye\t\t\t\t\t\t\t\t\t \t\t\t\t\t\t\t  Katip<br>             ...\t\t ...\t             ...\t  ...<br>            E imza                        E imza                         E imza                         E imza<br><br><br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7501efaf7dcbe55c","SID":"7e9738e3c72abccc"}}