{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2024/812 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/61<br><br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/03/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 23/01/2025<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH\t: 06/02/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br> DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'ın  .... Ahşap Mimarlık İnş. Turizm Gıda Nakliye San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ve bu şirketten önce aynı yerde faaliyet gösteren diğer  bir sıkım firmaların sahibi ve yetkilisi olduğunu,  davacının  26 yıl süre ile çalışmış bulunduğunu, kardeşinin geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle 20.000 TL kadar paraya ihtiyacı olduğunu,  davalı ...'dan  kendisine yardımcı olması istediğini, bu talep üzerine davalının istenilen paranın  ödenebilmesi için bankadan kredi alması gerektiğini, kredi alabilmek için de davacı ...'ın bir senet imzalayarak şirkete vermesi gerektiğini, bu senedi teminat olarak göstererek bankadan kredi çekebileceğini söylediğini,  davacının ağır derecede hasta olan kardeşine yardımcı olabilmek için ihtiyaç duyduğu krediye alacağı ümidiyle  kendisine uzatılan boş senet kağıdı üzerine kendi el yazısıyla adını ve adresini yazarak imzaladığını ve boş senedin kağıdını patronuna teslim ettiğini, ancak davalı ...'ın daha sonraki günlerde bankadan kredi çekilemediğini,  davacının ticari işletmesi olmadığı için banka tarafından kendisine kredi açılamadığını, bu nedenle kendisine yardımcı olamayacağını, davacının imzaladığı belgeyi imha ettiğini söylediğini,  davacının patronunun bu sözüne güvenerek imzaladığı belge üzerinde durma ihtiyacını duymadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .... E sayılı dosyasından icra takibi başlatılan ve bu dosyaya sunulan 25.12.2014 tanzim ve 25.06.2015 ödeme tarihli 155.000 TL bedelindeki kambiyo senedi  alacaklı görülen davalı ... ile davacı arasında  hiçbir akrabalık , yakınlık , dostluk , alışveriş  söz konusu olmadığını beyanla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...  E sayılı dosyası ile takibe konulan 25.12.2014 tanzim 25.06.2015  vade tarihli 155.000 TL bedelli senetten dolayı borçlu  olmadığının tespitine,  tarafından icra baskısı altında ödenmiş bulunan 48.885,55 TL'nin  ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen  tahsili ile ,   müvekkiline ödendiğini,  davalı tarafın %20'den az olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın, aleyhine yapılan icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>CEVAP:Davalı ...'ın  cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu senedi kardeşi ...'a olan borcu nedeniyle ...'ın kendi rızasıyla verdiğini,  bunu kendisine ...'ın bizzat söylediğini, bu senedin şahsıyla hiçbir ilgisinin olmadığını,  davacı ve kardeşinin kendisine söylediklerine göre davacının bu senedi kendi rızasıyla imzalayarak  kardeşi ...'a verdiğini, zaten dava dilekçesinde bu senedi kendi rızasıyla vermiş olduğunu kabul ettiğini  beyanla davanın reddini  savunmuştur. <br>CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 1997 yılında  da Avcılar ilçesi .... Mah. ... pafta .... parselde yapmış oldukları bir inşaatta giriş kat daireyi o tarihte müvekkilinin yanında çalışmakta olan davacıya sattığını,   tapu devri sırasında ve sonrasında davacının müvekkiline para ödemediğini, borçlandığını,  davacının müvekkilinin yanında çalıştığı dönem boyunca da  müvekkilinden çok defalar  borç adı altında paralar aldığını, müvekkilinin davacı adına hastane, tedavi masrafı ve sair ihtiyaçları için toplamda ciddi meblağları bulunan harcamalar yaptığını, dava konusu senedin de davacının müvekkiline olan borçları karşılığında davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline verildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;\t<br>Dava, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık bononun davacı tarafından boş olarak verilip verilmediği, davalı tarafından gerçeğe aykırı doldurulup doldurulmadığı, davacının davalıdan gayrimenkul alımı nedeniyle borcuna karşılık olarak söz konusu bononun verilip verilmediği, davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığı, borçlu ise borç miktarının ne kadar olduğu, istirdat ve manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının istirdatını talep edebileceği bir bedel var ise bu bedelin ne kadar olduğu  hususlarındadır. <br>Dosya, Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/03/2016 tarih .... esas .... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememizin ... esas sayılı sırasına kayıt olduğu, mahkememizin 29/11/2018 tarih .... esas ... karar sayılı görevsizlik ilamının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nin  .... Esas, ... Karar sayılı ve 26/09/2019 karar tarihli kaldırma ilamı neticesinde yine mahkememizin ... esas sayılı sırasına kayıt olduğu, mahkememizin 06/02/2020 tarih ... esas .... karar sayılı ilamının Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 14/05/2024 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı bozma ilamı neticesinde dosyanın mahkememizin .... esas sayılı sırasına kayıt olduğu anlaşılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı  Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 14/05/2024 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı bozma ilam hep birlikte değerlendirilmesinde ;<br>-Davacının davalı ... yönünden ;açılan davanın Mahkememizin ... Esas ... Karar 06/02/2020 tarihli kararı ile reddine karar verildiği, davalı ... yönünden verilen kararın kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ,karar verilmiştir.<br>Davacının davalı ... yönünden: Dava, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup  dava konusu bono  sureti incelendiğinde; 25/12/2014 tanzim tarihli, 25/06/2015 ödeme günlü, 155.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... olduğu, senet bedelinin \"nakden\" ahzolunduğunun belirtildiği görülmektedir. <br>Dosya kapsamına sunulan 12/12/1997 tarihli, 11350 sayılı tapuda taşınmaz devrine ilişkin resmi senet sureti incelendiğinde; davalıların savunmalarında bahsettikleri taşınmazın 200.000.000-TL(iki yüz milyon eski para) bedelle davalı ... tarafından davacıya satıldığı ve bedelinin peşinen ödendiğinin belirtildiği görülmektedir. <br>Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Bono bağımsız  borç ikrarını  içeren bir senettir. Bu nedenle  bir illete  bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü  senedin bedelsiz olduğunu ileri  süren tarafa aittir. Ancak  senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık  buna uyulmak gerekir.<br>Dava konusu senette  borcun sebebi  “nakden” olarak gösterilmiş olup nakit verildiğine  karinedir. Davacı,  davalı işverenininden borç istediğini, işvereninin borç verebilmek için bankadan kredi çekeceğini söylediğin, krediye dayanak oluşturmak için bankaya sunulmak üzere dava konusu senedi imzalanıp boş olarak davalı işverenine verdiğini, daha sonra işvereninin bankanın kredi vermediğini ve senedi yırtıp attığını kendisine  söylediğini, fakat senedin doldurularak icra takibine konu edildiğini, dolayısıyla senedin bir alacak- borç ilişkisi kapsamında düzenlenmediğini, karşılıksız olduğunu öne sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Dava konusu senette ihdas nedeni \"nakden\" olup bu kayıt senede konu paranın davacıya (keşideciye) teslim edildiğine karine teşkil eder. Bu durumda kural olarak ispat yükü davacı borçludadır. Davalının  beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasındaki tüm ilişkinin savunma olarak getirildiği, bu ilişki kapsamında taşınmaz satışının yapıldığının da belirtildiği, bu satışın davalı ... ile davacı arasında gerçekleştiği, takip konusu bononun ise ... ile ilgisinin bulunmadığı, bonoda davacının keşideci davalı ...'ın lehdar olduğu, bedel kısmına nakden ibaresinin yazıldığı sabittir. Bu kapsamda  davada ispat yükü davacı üzerinde olup davacı, senedin boş olarak davalıya teslim edildiğini belirtmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı bedel, vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı). Bu durumda, davalı borçlunun iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekmekte olup davacı taraf, senetten dolayı borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, imzası davacı tarafından ikrar edilen senetten doğan alacağın illetten mücerret olduğu, davacının  iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı, davacı iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A-Davacının davalı ... yönünden açılan davanın Mahkememizin ... Esas .... Karar 06/02/2020 tarihli kararı ile reddine karar verildiği, davalı ... yönünden verilen kararın kesinleştiğinden YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>B-Davacının davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE,<br>1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 3.500,88-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.885,48‬-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı ... yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 32.800,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davalı ... tarafından yapılan 154,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>5-Davalı ... tarafından yapılan 32,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı asil ..., davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta  içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/01/2025<br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb675384dd7f254f","SID":"673cb3e4f78c0cd4"}}