{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/13 <br>KARAR NO: 2025/549<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/11/2024<br>NUMARASI: 2022/142 Esas -  2024/779 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesini özetle; 16.09.2010 tarihinde, müvekkili davacının  motorsikletiyle seyir halindeyken plakasını alamadığı bir aracın kendisini sıkıştırması nedeniyle dengesini kaybederek düşmesi sonucu yaralandığını, davalıya olay sonrası müracaat edildiğini, hasar dosyası açıldığını, bir miktar ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin eksik olduğunu  ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın (6100 Sayılı yasanın 107.maddesine göre belirsiz alacağın)) temerrüt tarihidinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 25/10/2024 tarihli dilekçesi ile talebini 546,75-TL bakıcı gideri ve 162.328,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 162.928,75-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu olay nedeniyle davacıya 03/03/2014 tarihinde maluliyet tazminatı olarak toplam 12.672,00-TL ödeme yapıldığını, ayrıca SGK tarafından da davacıya toplam 8.271,75-TL ödeme yapıldığını, davacı tarafa ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödenmiş olup davalının başkaca bir sorumluluğuda bulunmadığını, kazaya karışan araçların kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın avans faizine ilişkin talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması  neticesinde, Dairemizin 17/02/2022 tarih, 2019/2415 Esas, 2022/217 Karar sayılı ilamı ile; \".. her ne kadar somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağı yok ise de motorsikletin durumuna ilişkin 01.10.2010 tarihli görgü ve tespit tutanağı, 16.09.2010 tarihli adli rapor formu, KYOK kararı mevcut olup, davacının sağ ayak bileğinde fraktür oluştuğu, davalı ...'nın %8 maluliyet (kişisel müracatla alınan 13.01.2014 tarihli engelli sağlık raporu) ve %100 kusur esasına göre davacıya davadan önce, 03.03.2014 tarihinde 12.672,00-TL ödediğinin sabit olduğu, bu halde dava konusu kaza, trafikte, yol üzerinde gerçekleşmiş olup, sürücüsü tespit edilemeyen aracın sıkıştırması söz konusu olmasaydı, davacının motorsikletten dengesini kaybedip düşmesi söz konusu olmayacağından, olayın  davacının motorsikletten düşmesi ile gerçekleştiğini, zarar ile olay arasında illiyet bağı olmadığını söylemenin doğru olmayacağı, inceleme ve hükme esas alınan bilirkişi raporu, haksız fiillerde uygulanacak olan BK hükümlerine ve KTK'na göre yeterli bulunmayıp, yapılacak iş mahkemece gerektiğinde olay yerinde yeniden keşif yapılması ( istinabe yolu ile), olay yerinin fotoğraflanması,kroki tanzimi vs sağlanarak alanında uzman bir bilirkişiden alınacak rapor ile davacının yaralanması, motorsikletin hasar gören kısımları da değerlendirilmek suretiyle  tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur durumları hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip yukarıdaki açıklamalar ışığında sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olup, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği ''  gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde; ''...ATK raporuna göre, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün \"taşıt giremez\" levhası bulunan sokağa doğru yönelmesi, sağ tarafındaki şeritlerdeki trafiği kontrol etmemesi, böylece sağındaki motosikletin seyir dengesini olumsuz etkilemesi nedeniyle %75 oranında; davacının da kavşağa yaklaştığında hızını yeterince azaltmayıp etkili fren tedbirine başvurmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre hazırlanan Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13/10/2023 tarihli raporuna göre davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, sürekli iş göremezlik oranının %6,3 ve bakıcıya muhtaçlık süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği; Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesap yapan aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunarak benimsendiği, davalının kısmi ödeme yaptığı tarihteki davacı zararının çok daha yüksek olduğu anlaşıldığından ibranameye değer verilmediği, SGK'nın cevabi yazısına göre davacıya sadece geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşıldığından poliçe limitinden yalnızca davalının yaptığı kısmi ödemenin tenzil edildiği, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı (318.392,30 TL'den güncellenmiş ödeme olan 24.464,25 TL'nin tenzili neticesinde 293.928,05 TL) poliçe bakiyesinin üstünde olmakla taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı isteminden feragat ettiğine yönelik 25/10/2024 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak  karar vermek gerektiği'' kanaati ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-162.328‬,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 21/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( ölüm ve sürekli sakatlık teminatı limiti olan 175.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine, 2-546‬,75-TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 21/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( tedavi/sağlık gideri teminatı limiti olan 175.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine, 3-Geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı , davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: davalı  vekili;  maluliyet tazminatı ve bakıcı gideri tek teminat limiti olan 175.000-TL kapsamında olup teminat limiti aşılarak karar verildiğini, müvekkili kurumun dava öncesi yapılan başvuru sonucu yaptığı ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, ibraname uyarınca davacı tarafın tüm zararı karşılanmış olup  KTK 111. Madde gereğince davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça dava konusu kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği iddiasının ve kusur durumunun ispat edilemediğini, kusur tespitini kabul etmediklerini, maluliyet raporunun geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, hüküm vermeye yeterli ve denetime açık olmadığını, hesaplamada TRH yaşam tablosu ve  1,8 teknik faizin dikkate alınması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı, kendi yaralanmasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığının resen mahkemece araştırılması icap ettiğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;   davacı tarafça davadan önce davalıya başvurulmuş ve hatta bir miktar kısmi ödemenin 03.03.2014 tarihinde davacı tarafa yapılmış olmasına; bu ödemenin davacının tüm zararını karşılamamış olması nedeniyle makbuz niteliğinde olmaksına, makbuz niteliğinde olan ibraname/ ödeme ile dava tarihi arasında 2 yıl geçmediğinden KTK 111. Maddesinin somut olayda uygulama yerinin bulunmamasına; hükme dayanak yapılan Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13/10/2023 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre  hazırlanmış bulunmasına, yeterli ve denetime açık olmasına; somut olaya konu kaza tarihinde teminat limiti sağlık giderleri için  kişi başına 175.000-TL ve  bedensel zarar için (daimi sakatlık ve/ veya ölüm halinde)  kişi başına 175.000-TL olup davacı  yönünden hükmedilen bakıcı gideri  sağlık gideri kapsamında, kalıcı iş göremezlik tazminatı ise bedensel zarar kapsamında olmakla, ayrı ayrı 175.000-TL limit ile teminat altına alınmaları nedeniyle limit aşımının söz konusu olmamasına; somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağı yok ise de dosyada mübrez motorsikletin durumuna ilişkin 01.10.2010 tarihli görgü ve tespit tutanağı, 16.09.2010 tarihli adli rapor formu, KYOK kararına göre  davacının yaralanması ile sonuçlanan kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu anlaşılmakla, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücünün de kusuru bulunduğunun dosya kapsamında ispat edilmiş bulunmasına; dairemiz kaldırma kararı gereğince olay yerinde talimat ile keşif yapılarak ve bu keşifte tespit edilen fotoğraf ve kroki tespitlerine göre hazırlanan ATK kusur raporunun somut olayın  özelliklerine uygun, taraf ve yargı denetimine açık ve hükme esas alınmaya elverişli olmasına; hükme dayanak yapılan 01/07/2024 tarihli aktüerya raporunun dairemiz ve Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre (1,8 teknik faiz uygulanmaksızın) düzenlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacının kask, diğer koruyucu tertibat takmadığı hususu dosya kapsamında belli olmamakla birlikte davacının yaralanması opere sağ ayak bileği kırığı olmakla kask yada diğer koruyucu tertibat ( dizlik, yelek gibi) takmadığı kabulü halinde dahi bu hususunun davacının yaralanmasının niteliğine göre bir etkisinin olamayacak bulunmasına, bu nedenle yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına; davacı tarafından 10/06/2014 tarihinde davalıya başvurulmuş olmakla davalı aleyhine temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 11.125,97-TL harçtan peşin yatırılan 2.781,49-TL harcın düşümü ile bakiye 8.344,48-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74cf415f6f093841","SID":"7567fce4fd459874"}}