{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/3253 - 2025/552<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/3253 <br>KARAR NO\t: 2025/552<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde: 19.05.2021 tarihinde saat 11:03 civarlarında davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenen, davalı ...'in maliki olduğu ve davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka salıyı aracın lastiğinin patlaması sonucu lastik tamiri için yolun sağ tarafında beklediği esnada,  aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı sürücü ....'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın .... plaka sayılı araca sağ arka tarafından çarptığını ve çarpma sonucu savrularak bu esnada yolun sol şeridinde seyir halinde olan müvekkiline ait, .... sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın arka kısmına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkile ait araçta hasar oluştuğunu, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre müvekkile ait araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketince sigortalanan .. . plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazanın davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını ve görevlendirilen eksper tarafından müvekkile ait araçta 68.354,91 TL hasar tespit edildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından 10.650,00 TL ödeme yapıldığını, araçta oluşan hasarın daha yüksek olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde, diğer davalıların ise haksız fiil hükümleri dolayısıyla zararın tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline tahmilini talep ve dava etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davalı ....Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının aracında oluşan hasar bedelinin ödenmesi için yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve davacının talebi doğrultusunda araç bedeli olarak (100.000 TL rayiç bedelden 85.800 TL sovtaj değeri düşülerek ve %75 kusur oranına göre) 27.08.2021 tarihinde 10.650,00 TL ödeme yapıldığını ve bu ödeme ile birlikte müvekkil sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun ve hasar miktarının tespiti için uzman kişilerden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının faiz talep edemeyeceğini, edebilecekse bile reeskont faizi değil ancak yasal faiz talep edebileceğini beyan eden savunma yaparak davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalılar ....vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiller yönünden arabulucuya başvuru yapmadan dava açtığından müvekkilleri yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacıya sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığından müvekkillerinin sorumluluğunun kalmadığını, olayın gerçekleştiği 19.05.2021 günü saat 10-11 civarlarında müvekkili ....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile Urfa yolu istikametindeyken aracın tekerleğinin patladığını, aracın tekerleğinin patlaması sonucunda zorunlu olarak, aracını üç şeritli karayolunun en sağ şeridine alarak durmak zorunda kaldığını ve zorunlu olan tüm önlemleri aldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde müvekkilinin asli kusurlu olarak zikredilmesine rağmen kaza tespit tutanağında müvekkilinin asli kusurlu olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almadığını, müvekkilinin alması gereken tüm tedbirleri almış olmasına rağmen, sürücü .... sevk ve idaresinde olan .... plakalı aracın hız limitini görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak KTY 52/1-B kuralını ihlal etmiş olduğunu, .... plaka sayılı araç müvekkillerinden .... adına kayıtlı ise de,  ilerlemiş yaşı (70 yaş) nedeniyle uzun zamandır araç kullanmadığını, aracın fiili hakimiyetinin ve dolayısıyla işleten sıfatının diğer müvekkili ....'de olduğunu, nitekim bu husunun kaza tespit tutanağından ve 2020 yılına ait araç servis kayıtlarından anlaşılacağını, kazanın .... plaka sayılı araç sürücüsü .....'in kusuru nedeniyle meydana geldiğini beyan eden savunma yaparak davanın reddini talep etmiştir.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ....sayılı kararı ile; \"...Dava trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenleyen sigorta şirketinden sürücünün kusuruna isabet eden miktarın tahsili istemine ilişkindir. Haksız fiil nedeniyle zarara uğrayan, kusuru ile zarara neden olan ve eylemlerinden sorumlu olanlardan zararlarını talep edebilir. Trafik kazası neticesinde aracı hasarlanan taraf araç hasar bedelini sürücü, KTK'nın 85. maddesi gereğince sürücünün verdiği zararlardan sorumlu olan işletenden ve KTK'nın 91. Maddesi gereğince sigorta teminat limitleri içerisinde olmak kaydıyla sigorta şirketinden talep edebilir. Davalılardan .... vekili, trafik kaydında aracın maliki olarak görünmekte ise de, işleteninin kendisi olmadığını, oğlu olan diğer davalı Mehmet Selim Uluğbey'in işleten olduğunu savunarak sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.<br>2918 sayılı KTK'nun hükümlerine göre trafik kaydı, \"işleteni\" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenin 3.kişi olmasını engelleyen bir yasa hükmü de yoktur. Aynı Yasanın 3. maddesinde, \"işleten; Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 85. maddesinde ise, \"bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar\" hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlenme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre için olmamak kaydıyla) artık üzerinde fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Bu kapsamda, davalı ....'in yaşı, maliki bulunduğu aracın oğlu olan diğer davalı .... tarafından servise götürüldüğü iddiası tek başına işleten sıfatının ortadan kalktığının ispatı için yeterli görülmemiş ve davalı ... sigortalı aracın işleteni olarak kabul edilmiştir.<br>Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağına göre, 19.05.2021 tarihinde saat .... plaka sayılı araç sürücüsü .....'in tekerlek tamiri için istikametine göre yolun sağ tarafında beklediği esnada, aracın sağ arka kısmına sürücü ....'in sevk ve idaresindeki..... plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarıyla çarptığı, devamında ..... plaka sayılı aracın ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir eden sürücü ....'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracın sağ arka çamurluk kısımlarına çarpması sonucu 3 araçlı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kusur durumunun tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda aracın tamiri için sağ şeritte bekleme halinde olan ..... plaka sayılı araç sürücüsü ....'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135. maddesinde düzenlenen yükümlülükleri ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %75 oranında asli kusurlu olduğu,.... plaka sayılı araç sürücü ...'in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde düzenlenen yükümlülükleri ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu ve davacıya ait ....plaka sayılı araç sürücü ...'in ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespitine yer verilmiş, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda, davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 68.354,91 TL olduğu tespitine yer verilmiş, yargılama aşamasında makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda da, ekspertiz raporunda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin kaza sonrası oluşan hasar ile uyumlu olduğu ve aracın 68.354,91 TL'ye onarılabileceği mütalaa edilmiştir. Kusur ve hasar miktarının tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen toplam 68.354,91 TL hasar bedelinden sigortalının %75 kusuruna isabet eden miktar 51.266,18 TL'dir. Davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan 10.650,00 TL ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar   40.616,18 TL olup davalılar ..... bu bedelden sorumludur. Davalı sigorta şirketi ise, kaza tarihi itibarıyle poliçede yazılı araç başına maddi tazminat üst limiti olan 41.000,00 TL'den davadan önce yapılan 10.650,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye kalan 30.350,00 TL'den davalılarla birlikte müteselsilen sorumludur. Kabul edilen alacak miktarına, davacıya ait aracın hususi olduğu da gözetilerek, davalılar .... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜNE, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti olan 41.000,00 TL'den davadan önce yapılan 10.650,00 TL ödeme mahsup edilmek suretiyle bulunan 30.350,00 TL ile sorumlu olmak üzere, 40.615,00 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 15/09/2021 tarihinden, davalılar Mehmet Selim Uluğbey ve Şevket Uluğbey yönünden kazanın meydana geldiği 19/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,...\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı sigorta şirketi vekili istinafında; Yerel mahkeme kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların değerlendirilmeden aleyhe verilen hükmün kabulü mümkün olmadığını, sağ şeritte işletilme halinde olmayan park halindeki .....plakalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışından ötürü meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumlululuğu bulunmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca sigorta şirketi, motorlu araçların karayolunda işletilmesi halinde vereceği maddi zararları sorumluluk altına alındığını, işletilme halinde olmayan aracın verdiği zarara karşı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,  aksi kanaat halinde müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyası uyarınca ekspertiz raporu alındığını, aracın onarımının makul olmadığını ve pert-total olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davacı ile mutabakat sağlandığını, aracın sovtajı davacıda kalacak şekilde %75 kusur oranı üzerinden 10.650 TL ödeme yaptığını, sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sırasında araçta kilometre değişikliği yapıldığını, bu hususun netleştirilmeden aracın rayiç değerinin gerçekçi şekilde tespit edilemeyeceği gözetilmesi gerektiğini ve bu yönde araç rayiç çalışması yapılması gerekirken hatalı bilirkişi raporu hükme esas alındığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda  karar verilmesini talep etmiştir.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava; trafik kazasına dayalı hasar bedelinin ödenmesine ilişkindir. <br>Dosyanın incelenmesinde; davalı sürücünün kullandığı..... plakalı kasalı kamyonetin.... Bulvarı üzerinde arka lastiğinin patlaması nedeniyle lastik tamiri için yolun sağ tarafında beklediği sırada, aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı sürücü ....'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın lastiği patlayan ve yolun sağında duran kamyonete sağ arka tarafından çarpması ve çarpma sonucu savrularak bu esnada yolun sol şeridinde seyir halinde olan davacıya ait ....plaka sayılı araca çarpması şeklinde trafik kazasının meydana geldiği, davanın, yol kenarında lastik tamiri için bekleyen kamyonetin sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı şirkete karşı açıldığı, trafik kazası tespit tutanağında, davacı sürücünün kusursuz olduğu, diğer araç sürücülerinin olayda kusurlu olduğu tespitine yer verildiği, trafik bilirkişisinin 23.05.2022 tarihli raporunda da kazada davalı ....' in %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ....plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu yönünde tespitin yapıldığı, makine mühendisi bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta  oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, aracın 68.354,91-TL ile onarılabileceğinin tespit edildiği, davacının, davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine, sigorta şirketince bu başvuru üzerine ekspertiz raporu aldırıldığı ve bu rapora göre araçta  68.354,91-TL hasar tespiti yapıldığı, ancak sigorta şirketince, aracın perte ayrılması gerektiği kanaatine varılarak araç bedeli olarak (100.000 TL rayiç bedelden 85.800 TL sovtaj değeri düşülerek ve %75 kusur oranına göre) 27.08.2021 tarihinde davacıya 10.650,00 TL ödeme yapılmış olduğu, mahkemece, toplanan deliller kapsamında davanın kabulü ile, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limiti olan 41.000,00 TL'den davadan önce yapılan 10.650,00 TL ödeme mahsup edilmek suretiyle bulunan 30.350,00 TL ile sorumlu olmak üzere, 40.615,00 TL maddi tazminatın, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verildiği, işbu kararı, yalnızca davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf ettiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinafında özetle; <br>1-Yerel mahkeme kararının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, sağ şeritte işletilme halinde olmayan park halindeki .... plakalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışından ötürü meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumlululuğu bulunmadığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca sigorta şirketinin, motorlu araçların karayolunda işletilmesi halinde vereceği maddi zararları sorumluluk altına aldığını, işletilme halinde olmayan aracın verdiği zarara karşı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,<br>2-Aracın onarımının makul olmadığını ve pert-total olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak davacı ile mutabakat sağlandığını, aracın sovtajı davacıda kalacak şekilde %75 kusur oranı üzerinden 10.650,00-TL ödeme yapıldığını, sorumluluğunu yerine getirdiğini bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu istinafa konu etmektedir. <br>İstinafın Değerlendirilmesi:  <br>1-Gerek trafik kazası tespit tutanağına ve trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporuna göre, davacının kusurunun bulunmadığının ve davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi, gerekse istinaf eden sigorta şirketinin kendisinin aldırdığı ekspertiz raporuna göre ve yargılama sırasında mahkemece aldırılan makine mühendisince düzenlenen hasar raporuna göre hasar bedelinin 68.354,91-TL olarak tespit edilmesi ve tüm raporların birbirini teyit etmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin raporlara yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmış ve bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.  <br>Ayrıca, hüküm kurulurken sigorta tarafından önceden ödenen bedel toplam miktardan düşülmüş ve sigortanın poliçe limiti de aşılmaksızın karar verilmiştir. Mahkeme kararında bu yönden de usule aykırılık bulunmamaktadır. <br>2-Davalının, zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca sigorta şirketinin, motorlu araçların karayolunda işletilmesi halinde vereceği maddi zararları sorumluluk altına aldığı, işletilme halinde olmayan aracın verdiği zarara karşı müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceği yönündeki istinafı da yerinde değildir. <br>Nitekim somut olayda, davalıya sigortalı araç lastiğinin patlaması nedeniyle karayolu üzerinde durmuş ve kaza da bu sırada meydana gelmiştir. Dolayısıyla kazalı araç, kaza anında \"işletilme halinde olmayan araç\" konumunda bulunmayıp bu kazadan araç işleteni ve buna bağlı olarak da sigorta şirketi tamamen sorumludur.<br>Öğretide ve Yargıtay uygulamasında; araçtaki bozukluğun; direksiyonun veya frenin kilitlenmesi, lastiğin patlaması ya da fırlaması, rot çıkması, far yahut sileceklerin çalışmaması türünden; imalat hatası, aracın düzenli bakım ve onarımının yapılmaması veya özen gösterilmeden yapılması, yıpranma, kötü kullanım gibi nedenlerden kaynaklanan bozukluklar olduğu, araçtaki bozukluk hangi nedenden kaynaklanırsa kaynaklansın işletenin sorumluluktan kurtulamayacağı görüşü benimsenmektedir.<br>İşleten; araçtaki bozukluk, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu bulunduğu kimselerin kusurundan kaynaklanmasa da zarar görenin şahsa ve eşyaya ilişkin uğramış olduğu zararlardan sorumlu tutulur. Araçtaki bozukluk, beklenmeyen hal niteliğindedir. İşleten, beklenmeyen hallerden de sorumludur. Araçtaki bozukluğa dayanarak sorumluluktan sıyrılamayacağı gibi hâkimden BK m.43 ve MK m.4 uyarınca tazminattan indirime gidilmesini de talep edemez.  Bu nedenle, davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir.  <br>Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği  esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden davalı sigorta şirketinden alınması gereken 2.073,20 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 693,61‬ TL harcın  mahsubu ile eksik kalan 1.379,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/3. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31e3b15e4b9e8ca6","SID":"29bef7f287c9201b"}}