{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/251 Esas - 2025/229<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/251 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/229<br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>\t\t<br>DAVALI \t: ...<br>\t\t<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 24/04/2025<br><br>Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/02/2025 Tarihli, 2025/38 Esas -2025/50 Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası dosya mahkememize tevzi edilmekle, dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/8278 Esas sayılı icra dosyası, Sakarya 1. İcra Dairesinin 2024/10664 Esas sayılı icra dosyası, Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/12997 Esas sayılı icra dosyası, Sakarya 3. İcra Dairesinin  2025/360  Esas sayılı icra dosyası,  Sakarya 3. İcra Dairesinin  2024/8866 Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe dayanak senetlerin zorla imzalatıldığı ve geçersiz olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.<br>Davacının dilekçesinde dava öncesinde arabuluculuğa başvurmadığını açıkça bildirdiği görülmektedir.<br>Eldeki davanın konusu kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup mutlak ticari dava mahiyetindedir. 6102 sayılı TTK nun 5A maddesinin 1. Fıkrasında 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile \"...ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu değişiklik öncesinde ticari dava mahiyetindeki menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı aranmamakta ise de değişiklik sonrası açılacak konusu para olan menfi tespit davalarında dava öncesinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması dava şartı haline gelmiştir. Dava tarihindeki değişik haliyle TTK nun 5/A maddesi gereğince menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesi ve son tutanağın düzenlenmesini öngören aynı yasanın 17. Maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dava açıldığı tarihte ara buluculuk sürecinin tamamlanmış ve son tutanağın düzenlenmiş olması ve bu tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Son tutanak dava dilekçesine eklenmemiş ise mahkeme davacıya vereceği kesin süre ile bu eksikliğin giderilmesini isteyebilir. Ancak bu ihtimal son tutanağın davadan önce düzenlenmiş olması halinde geçerlidir. Davacı arabuluculuğa başvurmadığını dilekçesinde açıkça bildirmiştir. Arabuluculuk sürecinin davadan önce tamamlanması ve bunun son tutanak ile imza altına alınması gereklidir. Son tutanak düzenlenmeden dava açılmış olması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve süre verilmeksizin davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmelidir. Bu haliyle dava açıldığı tarihte arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği  anlaşılmakla;  davanın HMK. m. 114/2 ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>HMK nun 138/1 maddesindeki \" Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.\" hükmü ile  \"Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır\" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18A maddesinde yer alan \"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde dilekçeler aşaması yürütülmeden tensiple karar verilmiştir. Verilen kararın mahiyeti gereği davalı açısından hukuki dinlenilme hakkının ihlali oluşturacak bir yön görülmemiştir.<br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Arabuluculuk dava şartının bulunmaması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,<br>2-Bakiye eksik harç bulunmadığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davanın miktar itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olması sebebiyle, gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğine, <br>5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/04/2025<br><br>Başkan ...<br>    e-imzalı <br>Üye ...<br>    e-imzalı <br>Üye ...<br>    e-imzalı <br>Katip ...<br>    e-imzalı <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6e2baa652a8c012","SID":"eae3d67d1e10f17c"}}