{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/752 - 2025/742<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/752 <br>KARAR NO\t: 2025/742<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/10/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... NAKLİYAT DENİZCİLİK GEMİ ACENTALIĞI TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1 -... ANTREPO LOJİSTİK GIDA MADDELERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>\t: 2 -... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -\t  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>\t: 3 -... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>İHBAR OLUNANLAR\t: 1 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 21/04/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 21/04/2025<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ                                                                                                       :<br>Dava, haksız fiil ve sözleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışından almış olduğu ve transit ticaret kapsamında yurda getirdiği gemi halatlarını Gümrük Müdürlüğü denetiminde antrepo işi yapan davalı ... Antrepo ... Ltd. Şti.'ye ait depolara depo kiralama sözleşmesi ile bıraktığını, 09.10.2020 tarihinde Belen ilçesinde meydana gelen elektriksel kaynaklı yangınların örtü yangınlarına dönüşmesi sonucu yangının davalı şirkete ait antrepoya sirayet ettiğini ve müvekkile ait 249 adet gemi halatının yanarak telef olduğunu, savcılık soruşturma dosyalarında alınan kusur raporlarında yangının elektriksel olduğunun ve davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %70 oranında, diğer davalı ... Genel Müdürlüğü'nün %30 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiğini, Yargıtay içtihatlarında da yapı malikinin kusursuz sorumlu olduğunun kabul edildiğini, her üç davalının da zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin uğramış olduğu 116.563,29 USD zararın faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;<br>Ülkemizde yargı yolları anayasa yargısı, idari yargı ve adli yargı şeklinde üç ana grupta sınıflandırılmış olup idari yargı; idarenin, idare hukuku alanındaki idari faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili karar veren veya bireyler ile idare arasındaki hukukî anlaşmazlıkları çözmeye çalışan yargı birimi olarak tanımlanabilir.<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin birinci fıkrası “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmünü, son fıkrası ise “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” düzenlemesini içermektedir.<br> 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (2577 sayılı Kanun), bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinin işleyişi ile ilgili genel hükümler düzenlenmiş, idari dava türleri, idari yargı yetkisinin sınırı ile idare mahkemesinin görevlerinin ne olduğu açıkça  belirlenmiştir. 2577 sayılı Kanun'un “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı”  başlıklı  2 nci maddesi;<br>\"İdari dava türleri şunlardır:<br>a)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,<br>b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,<br>c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.<br> İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Yargı yolu kavramı, açılan bir davanın o hukuk sistemine dâhil yargı kollarından hangisinde bakılacağını ifade eder. Adli yargı ile idari yargı, başka bir anlatımla hukuk mahkemeleri ile idare mahkemeleri arasındaki ilişki yargı yolu ilişkisidir. Bu münasebet kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her aşamasında resen araştırılmalıdır. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi uyarınca da yargı yolunun caiz olması hususu dava şartı olarak sayılmıştır.<br> Mahkemelerin görev ve yetkileri ancak kanunla düzenlenebilir (Anayasa md. 142, 6100 sayılı Kanun md. 1). Adli yargı kolu kapsamına girip, hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekli olan davalarda görev, genel olarak 6100 sayılı Kanun ve 5235 sayılı Kanun’da düzenlenmiş, ticaret mahkemelerinin görevine ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı Kanun) yer verilmiştir. Özel mahkemelerin görev ve yetkisi ise ilgili özel kanunlarında yer almıştır. Yargı yolu gibi, görev de kamu düzenine ilişkin bir husus olup resen araştırılır.<br>11.02.1959 tarihli ve 1958/17 E., 1959/15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıklandığı gibi, kamu kuruluşlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projesine uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları, bu tesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle fertlerin uğramış oldukları zararların tazminine yönelik davalar tam yargı davası olarak idari yargı mercilerince çözümlenecektir. Öte yandan, yapılan işlerin plan veya projelere aykırı olması hâlinde ortada idari kararın tatbikine ilişkin bir fiil bulunmadığından, bu iddia ile açılmış bir dava ancak haksız fiilden doğan bir dava olarak ele alınacaktır.<br>  O hâlde, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların çözümü, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlâl edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine; idarece herhangi bir hakka haksız müdahalede bulunulduğu, plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak zararın tazmini davalarının haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre çözümü ise adli yargı yerine ait olacaktır. Nitekim aynı ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.10.2018 tarihli ve 2017/4-1458 E., 2018/1437 K. ve 17.12.2019 tarihli ve 2017/4-1688 E., 2019/1374 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.<br>Somut olayda; her ne kadar davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine haksız fiil ve hizmet kusuru sebebiyle tazminat davası açılmış ise de, 6831 sayılı yasanın 69 vd maddeleri gereğince ... yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapma görevi ... Genel Müdürlüğüne aittir ve bu bir kamu hizmetidir. Olayımızda da yangının çıkmaması için idarece gerekli tedbirlerin alınmadığı iddia edilmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların çözümü, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlâl edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olup, eldeki davada da davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden mahkemenin görevli olmadığı, görevli yargı yerinin idari yargı mahkemeleri olduğu(bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2009/9418 Esas, 2009/12763 Karar sayılı kararı), mahkemece bu husus gözetilerek davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden açılan davanın eldeki dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken adı geçen davalı yönünden de işin esasına girilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bu sebeple kaldırılması gerektiği anlaşılmakla sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin istinafa konu kararın resen kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Davacı, davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-3 maddesi gereğince RESEN KALDIRILMASINA, <br>3-İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olmasına rağmen karar verilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>b)- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye İADESİNE,<br>c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı kurum ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, <br>5-Davalılar tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince KARARA BAĞLANMASINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının kararın kesinleşmesi ile İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>7-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 21/04/2025 günü karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88ca85ad07f21f2e","SID":"880ec9f77a3168e6"}}