{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/445 - 2025/371<br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                            (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t                    K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2025/445 <br>KARAR NO\t: 2025/371<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/11/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2023/1013E., 2024/1195K.<br><br><br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili,  İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/18446 E. dosyasında davalının alacaklı, ihbar olunanın borçlu olduğunu, davacı üçüncü kişiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin 22.06.2023 tarihinde, ikinci haciz <br>ihbarnamesinin 25.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ gözden kaçırılarak <br>birinci  haciz ihbarnamesine itiraz edilmediğini, 12.09.2023 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesinin fark edildiğini, davacının davalı alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, bunun ticari defterler ile de sabit olduğunu ileri sürerek, İİK 89/3 maddesi uyarınca davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, davacı ve icra dosya borçlusu arasında süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin mevcudiyeti <br>dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın niteliği  gereği ispat yükünün davacıda olduğunu, iddiaların somut ve <br>kesin delillerle ispatı gerektiğini, davacı taraf haklı olsa dahi davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak, davanın ve tazminat talebinin reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"... İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2023/18446 esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Endüstriyel Toplu Yemek Hizmetleri Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... Mühendislik Limited Şirketi olduğu, 3. Kişi olan ... ... Ticaret Limited Şirketi'ne gönderilen 1. Haciz ihbarnamesinin 28/06/2023 tarihinde, 2. Haciz ihbarnamesinin 01/08/2023 tarihinde, 3. Haciz ihbarnamesinin 17/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, arabuluculuğun 15/09/2023 tarihinde başladığı, 26/09/2023 tarihinde son bulduğu, işbu davanın 26/09/2023 tarihinde açıldığı, böylelikle davanın hak düşürücü sürede açıldığı tespit edilmiştir. <br>Ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının borçlu şirkete borçlu olmadığı aksine alacaklı olduğu tespit edilmekle davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2023/18446 esas sayılı dosyasındaki borçlu ... Mühendislik Limited Şirketi ile takip alacaklısı ... Endüstriyel Toplu Yemek Hizmetleri Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine davacının İİK madde 89/3 gereğince gönderilen ihbarname sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, davacı ile ihbar olunan ... şirketi arasında süregelen ve süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin olduğunu, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle muaccel bir alacak olmasa dahi muaccel hale gelecek veya müstakbel alacakları üzerine haciz şerhi işlenerek icra dosyasına ödeme yapılması gerektiğini, beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, İİK m. 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. <br>6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra  \"Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.\" hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.<br>İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, \"..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur...\" hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.<br>Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.<br> 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)<br>6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak kararın kaldırılması nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça istinaf istemine konu edilmese  dahi istinaf mahkemesince re'sen gözetilmelidir. <br>Bu durumda İlk derece Mahkemesince, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/(1)-a.3. ve 355. maddeleri uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-HMK m. 353/1,a.3, 355 gereğince, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1013E., 2024/1195K. sayılı dava dosyasında verdiği 07/11/2024 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br> Davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.\t<br>\t\t16/04/2025 tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere,OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  17/04/2025<br><br>        \tBaşkan                    Üye                Üye                 Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28f007c00e030dd0","SID":"fa2c0cd7b495367f"}}