{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/240 <br>KARAR NO: 2025/498<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2021<br>NUMARASI: 2019/420 Esas 2021/993 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından muhtelif tarihlerde, davalıya ait araçlar için bakım, onarım, tamirat gibi servis hizmeti ve yedek parça sağlandığını, müvekkilinin düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalıya 20.07.2017 tarihli ihtarname keşide edilerek toplam 35.284,77-TL bedelli 14 adet fatura alacağı yönünden, 26/07/2017 tarihli ihtarname ile toplamda 26.820,92-TL bedelli 7 adet fatura yönünden davalının temerrüte düşürüldüğünü, 35.284,77-TL için hesaplanan işlemiş faizin 3.027,72-TL olduğunu, 26.820,92-TL için işlemiş faizin 2.275-TL olduğunu, davalı hakkında başlatılan Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasına davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptaline, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile davacı taraf arasında bir ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından dava dışı ... ile birlikte davacı şirketin de dahil olduğu aynı gruba ait diğer şirketlerden toplamda 49 adet tek katlı halk otobüsü satın alındığını, ancak alınan otobüslerin tamamının gizli ayıplı çıkması üzerine müvekkilinin ... ile birlikte karşı taraf aleyhinde Bakırköy 7. ATM'nin 2014/1023E. sayılı ve Bakırköy 5. ATM'nin 2014/1334E. sayılı davalarının açıldığını, 29.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu ile dava konusu araçların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu araçların gizli ayıplı çıkması üzerine karşı tarafın, müvekkilleri ile irtibata geçerek anlaşmak istediklerini söylemeleri üzerine taraflar arasında 11.09.2015 tarihli protokolün imzalandığını, davalının protokolle araçların motorlarını ücretsiz onarımını üstlendiğini, ancak bu edimini yerine getirmediğinden İstanbul 12. ATM'nin 2017/749-esas sayılı davanın açıldığını, faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının kayıtlarına göre alacağının 112.707,49-TL olduğu, davalı kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacıya 49.839,80-TL borçlu göründüğü,davacı kayıtlarında her ne kadar 112.707,49-TL alacaklı olduğu görünse de bu kayda itibar edebilmek için ayrıca davalı defterlerinin de uyumlu olması gerektiği,davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,davacının karine olarak davalının kayıtları altına aldığı 49.839,80-TL yönünden iddiasını ispatladığı, bakiye bedel yönünden ise davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalının itirazının 49.839,80-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren  yasal faiz işletilmesine,alacağın %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının kendisine tebliğ edilen faturalara malların teslim edilmediğine yönelik bir itiraz ileri sürmediğini, davalının savunmalarının dava dışı şirketlere karşı ileri sürülen ayıp iddialarına ilişkin olduğunu,uyuşmazlığın mal ve hizmet alınıp alınmamasından değil davalı tarafın ayıp iddialarından kaynaklandığını, bilirkişi raporunda fatura içeriği mal ve hizmetlerin davalıya verildiğinin alacağının dayanağı olan iş emirleri ile ispatlandığının belirtildiğini, davanın kısmen reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, araç parça değişimi ve onarım faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin davalıya verdiği araç onarım ve servis hizmeti ile parça değişimi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu belirterek davalıdan olan bakiye alacağının tahsili için icra takibi başlatmış olup, davalı ise tek taraflı düzenlenen faturaları kabul etmediğini, davacının grup şirketlerinden satın alınan araçların ayıplı çıkması üzerine düzenlenen protokol neticesinde davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacının davalıya faturalara konu mal ve hizmet teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 112.707,49-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacının davalıdan 49.893,80-TL alacaklı olduğu, toplam 62.813,69-TL tutarlı faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bahsi geçen faturalarda mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğine ilişkin kısımlar boş olup, bu fatura konusu mal ve hizmetin davalıya verildiğini gösterir yazılı bir delil ibraz edilmemiştir. Davalı, davacı tarafından kendisine gönderilen alacağın bir kısmı için düzenlenen faturalara itiraz etmiş olup, yargılamanın başından beri fatura konusu mal ve hizmet tesliminin yapılmadığını savunmakta, ayrıca teslim edilen araçların ayıplı olduğunun iddia edilmesi karşısında davalının kendi defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden mal ve hizmet teslimini kabul ettiği sonucuna varılması mümkün değildir. Davalının defterlerinde yer almayan faturalar yönünden davacı alacak iddiasını ispatlayamadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57c4c0274f17b695","SID":"042fcdde38e2deb1"}}