{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1081 <br>KARAR NO: 2025/482<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/02/2022<br>NUMARASI: 2022/25 Esas - 2022/128 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit ve İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, davalının müvekkiline karşı Çorlu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla toplam 29.955,71-USD'nin tahsili için kambiyo takibi başlattığını, ancak müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, zira müvekkilinin davalıya sattığı bir taşınmazın tapuda devrinin teminatını teşkil etmek üzere ve boş olarak takibe konu senedi davalıya verdiğini,  daha sonra tapu devir işlemlerinin tamamlandığını, ancak davalının senedi kaybettiğini söyleyerek iade etmediğini ve üzerini doldurup icra takibine konu ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin icra takibi ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davaya konu edilen senedin kambiyo vasfını haiz olup soyut borç ikrarı içerdiğini ve davacının teminat iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Davanın açıldığı Çorlu 3. AHM tarafından, ilk olarak  2016/536 esas, 2017/458 karar sayılı ve 14/12/2017 tarihli kararla, dava konusu senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair ibare olmadığı, davacının delil olarak dayandığı satış sözleşmesinde de senede ilişkin bir atıf bulunmadığı ve davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını da ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2018/1570 E., 2018/1026 K. sayılı ve 07/09/2018 tarihli ilamıyla, TBK'nın 74. maddesi gereği ceza hakimi tarafından tespit edilen maddi vakıa hukuk hakimini bağladığı, bu durumda davacı tarafça delil olarak dayanılan Çorlu CBS'nin 2016/12379 soruşturma sayılı dosyasının celp edilip incelenerek, mahkemece gerekli görülmesi halinde işbu dava yönünden bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu delil hiç değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın HMK'nın 353(1)a-6  maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra Mahkemece, Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/777 esas ve 20217627 karar sayılı ilamının incelendiği, buna göre bilirkişi raporunda senedin üzerinde 250.000-TL'lik damga pulu bulunduğu, düzenleme tarihinin 15/02/2014 olarak yazıldığı, damga pullarının 2000 yılında basılmış olduğu, senetlere damga pulu yapıştırma zorunluluğunun 2003 yılında kaldırıldığı, pulun basım tarihinin 2000 yılı olması sebebiyle senedin en az 11 sene önce düzenlenmiş olabileceğinin ifade edildiği, davacı ...'un davalı ...'e senet verdiğinin dolaylı tanık anlatımlarıyla desteklendiği gerekçesiyle, davalı-sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı, bu nedenle TBK 74 anlamında hukuk hakimini bağlamayacağı, fakat somut olayın hukuk hakimi tarafından ceza dosyası kapsamındaki deliller de nazara alınarak delillerin serbestçe değerlendirilerek takdir edilmesinin gerekeceği; buna göre davacının senedin sonradan doldurulduğu iddiasının, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda \"senedin üzerinde 250.000-TL'lik damga pulu olduğu, düzenleme tarihi olarak 15/02/2014 tarihinin yazılı olduğu, damga pullarının 2000 yılında basıldığı, senetlere damga pulu yapıştırma zorunluluğunun 2003 yılında kaldırıldığının, pulun basım tarihinin 2000 yılı olması sebebiyle senedin en az 11 sene önce düzenlenmiş olabileceğinin ifade edildiği\" şeklinde belirtilerek davacının dava dilekçesine konu iddialarını ispatlar mahiyette olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının  Çorlu ... İcra Dairesi'nin ... esas (Kapatılan Çorlu ... İcra Dairesi'nin ... esas) sayılı icra takip dosyasının dayanağı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, yargılama devam ederken menfi tespit davasının istirdata dönüştüğü anlaşıldığından 80.023,70-TL'nin ödemenin yapıldığı 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, bedelsiz senedin sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatının zorunlu olduğunu; hem ceza hem de hukuk yargılamasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece \"şüpheden\" bahsedildiğini ve bağlayıcı olmadığı belirtilen ceza yargılamasındaki usulsüz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava, teminat amacıyla boş olarak verildiği ancak anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve  bedelsiz kaldığı ileri sürülen bonoya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin 07/09/2018 tarihli ilamında, davaya konu senet hakkında görülmekte olan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiş, mahkemece ceza davasının sonucu beklenmiş ve sanık-davalı ... hakkında teminat olarak aldığı senedi teminat durumu ortadan kalkmasına rağmen, karşılığı olmadığını bilerek, senedin eksik kısımlarını sonradan düzenleyerek işleme koymakla üzerine atılı bedelsiz senedi  kullanmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 156/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, nihai olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı sanık-davalı tarafından Anayasa Mahkemesi'ne yapılmış bireysel başvurusu sonucunda, ... başvuru nolu ve 14/12/2023 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açısından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere kararın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede, Anayasa Mahkemesi'nin kararına istinaden Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/207 esas ve 2024/736 karar sayılı dosyasında yeniden yargılama yapılmış ve 24/10/2024 tarihli nihai kararla, sanığın üzerine atılı suçun oluşabilmesi için senedin bedelsiz kaldığının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu karara karşı katılan-davacı ... vekilinin istinaf yoluna başvurduğu ve dosyanın Tekirdağ BAM 4. CD'nin 2025/362 E. sırasına kaydedildiği, incelemesinin sonuçlanmadığı tespit edilmiştir. TBK'nın 74. maddesi gereği ceza hakimi tarafından tespit edilen maddi vakıa hukuk hâkimini bağlar. Bu durumda ve yukarıda yazılan  hukuki durumda meydana gelen değişmeler doğrultusunda, davacı tarafça delil olarak dayanılan kesinleşmemiş beraat kararı verilmiş Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/207 esas ve 2024/736 karar sayılı dosyası celp edilip incelenerek, mahkemece gerekli görülmesi halinde işbu dava yönünden bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi için, söz konusu ceza davası kararının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2022 Tarih 2022/25 Esas - 2022/128 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 1.793,14-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b8586ea4e960bfa","SID":"89df02eedacec869"}}