{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1280 <br>KARAR NO: 2025/596<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2021<br>NUMARASI: 2019/77 Esas - 2021/917 Karar<br>DAVA: Alacak <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin Finlandiya menşeli ahşap ve ahşap boyası firmasının Türkiye Distribütörlüğünü yapan firma olduğunu, faturaları Euro cinsinden kestiğini, müvekkilinin davalı ile bir projede kullanılacak ahşapların temini konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma üzerine üretici firmaya menteşelerin siparişini verdiğini ve ön ödemelerin yapıldığını, taraflar arasındaki mal alım satımına dayanan ticari ilişki uyarınca davalı tarafın davacı tarafa 43.545,35-Euro tutarında fatura kesildiğini ve ürünlerin teslim edildiğini, davalının ödemeleri 5 adet TL cinsinden ileri tarihli çek ile yaptığını, davalı tarafından verilen çeklerin müvekkilinin cari hesabına vade tarihlerindeki efektif satış kuru üzerinden işlendiğini, davalı tarafından verilen çeklerin vadesi geldiğinde toplam borcun ancak 38.562,83-Euro'luk kısmının ödendiğini, kalan kısmın ödenmediğini belirterek bakiye 4.982,50-Euro alacağından davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından her biri Euro bedelli olmak ve VUK gereğince TL karşılığı gösterilmek üzere 04.05.2018, 25.02.2018 ve 01.06.2018 tarihli üç adet fatura düzenlendiği ve bu faturaların taraf defterlerinde yer aldığı, fatura konusu mallara karşılık davalı tarafından her biri 52.000-TL bedelli beş adet çek düzenlenerek davacıya verildiği ve davacının söz konusu çekleri tahsil ettiği, somut olayda, taraflar arasında yabancı para borcu söz konusu olduğu, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece taraflar arasındaki para borcunun döviz cinsinden olduğu kabul edildiği halde taraflar arasındaki kur farkı uygulaması bulunduğunun ispatlanamadığına dair gerekçenin yerinde olmadığını, somut olayda olduğu gibi vadeli ödemenin kararlaştırıldığı durumlarda borçlunun yabancı para borcunu ya aynen ya da ödeme tarihindeki kur üzerinden ödemek zorunda olduğunu, vade tarihindeki kurdan düşük ödeme yapıldığından kısmen ifanın söz konusu olduğunu, borçlunun temerrüde düşmesi ile seçimlik yetkinin alacaklıya geçtiğini, çekin sadece ödeme aracı olmadığını, aynı zamanda kredi aracı olduğunu, müvekkilinin verdiği tüm teklifler ile kesilen faturaların Euro cinsinden olmasına rağmen ödemenin yapıldığı tarihteki kur dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, kur farkından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 99. maddesine göre; \"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.\" Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19. HD’nin 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı ve 10/04/2018; 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı ve 19/12/2017 tarihli ilamları). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19. HD'nin  2018/965 E., 2019/5447 K. sayılı ve 05/12/2019 tarihli ilamı). Yine kur farkının dayanağı olan faturaların bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir, zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 19. HD’nin 2015/16900 E., 2016/6896 K. sayılı ve 20/04/2016; 2013/14587 E., 2014/17996 K. sayılı ve 14/11/2013 tarihli ilamları). Ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden satıcının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4821 E., 2021/65 K. sayılı ve 18/01/2021; 2020/7585 E., 2022/3142 K. sayılı ve 19/04/2022 tarihli ilamları). Somut olayda, taraflar arasında kur farkı ödenmesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, davacının davalıya sattığı mallar için Euro üzerinden faturalar düzenlediği, davalının da bu faturalara ilişkin TL üzerinden düzenlediği çeklerle ödeme yaptığı, kur farkından dolayı alacağını saklı tutmadığı anlaşılmaktadır. Davacı Euro bedelli kestiği faturaların TL bedelli çeklerle ödenmesine rağmen, bu ödemeler için kur farkı talep edeceği yönünde bir çekince koymamıştır. Ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edileceğinden TL çek kabul edilmesine rağmen kur farkı isteneceği şeklinde bir anlaşma bulunmadığından davacının istinaf nedenleri  yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3c4139d042cc0c9","SID":"fe8c1753977f8b3f"}}