{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1854 <br>KARAR NO: 2025/576<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2024 (Ara Karar) - 04/04/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2016/871 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>İhtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne ilişkin 16/10/2024 tarihli ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: Davacı vekili 16.02.2024 tarihli dilekçesinde; ihtiyati tedbire konu taşınmazın semeresi niteliğindeki kira gelirlerinin kötü niyetli şirket yöneticisi tarafından dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde şahsi hesaplarına aktarıldığının dosyada mübrez bilirkişi raporları ile tespit olunduğunu, şirket hesapları ile şirket yöneticisi hesaplarının dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde aynılaştırılarak şirket aktifinin azaltılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, şirkete ait taşınmazın kira gelirlerinin korunması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARI: Mahkemece 04.04.2024 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin tedbire konu taşınmazın semeresi niteliğindeki kira gelirlerinin korumaya alınmasına ilişkin tedbir istemi yönünden yapılan incelemede, kesinleşen şirket taşınmazına ilişkin verilen BAM kararı ve Yargıtay 11. HD'nin onama ilamı ile aynı kanaat çerçevesinde ve TTK'nın 636/4 maddesi gereğince fesih davası sürecinde şirket mal varlığının korunmasına yönelik olarak, 26/12/2022 tarihli tedbir kararına konu davalı  ... Ltd. Şti. adına kayıtlı İstanbul ili Maltepe İlçesi ... Mah. ... ada, .. parsel, ... no'lu taşınmaza ilişkin, kiracısı ... AŞ'den olan kira gelirinin, davalı şirkete en yakın ... Bankası şubesi nezdinde davalı şirket adına açılacak vadeli bir hesaba yatırılmasına, davalı şirket adına hesap açması için davacıya yetki verilmesine, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, ... AŞ'ye müzekkere yazılarak kiraların davalı şirkete ödenmesine ilişkin hesap dökümünün gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Davalılar vekili; müvekkili şirketin tek gelir kaynağı olan kira gelirinin zaten şirketin banka hesabına ödendiğini, ödenen kiralar için fatura düzenlenerek muhasebeleştirildiğini, kira gelirinin vergisi, KDV ve kira gelirinden doğan giderlerin bu hesaptan ödendiğini, bu nedenle şirket adına yeni bir hesap açılarak kiraların yeni hesaba ödenmesinin ve müvekkili şirketin bu geliri üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının hukuka ve davanın mahiyetine aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>ARA KARAR: Mahkemece 16.10.2024 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulü ile, mahkemenin 26/12/2022 tarihli tedbir kararına konu davalı şirket adına kayıtlı İstanbul ili Maltepe İlçesi ... Mah. ... ada, .. parsel, ... no'lu taşınmaza ilişkin, kiracısı ... A.Ş.'den olan ve davalı şirket adına mahkemenin 04/04/2024 tarihli ara kararı ile açılmış olan hesaba yatırılan kira bedellerinin blokesine, mahkeme izni olmadan taraflarca herhangi bir tasarrufta bulunulmasının yasaklanmasına, bu hususta ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak yatırılacak olan kira bedellerinin nemalandırılmasına, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına, davacının davalı şirket pay sahiplerinden olduğu ve daha önce yatırılan teminatlarda  gözetilerek takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; İstanbul BAM 12. HD'nin 2024/1331 esas 2024/1238 karar sayılı kaldırma kararında araştırılması ve tartışılması gereken hususlar açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadan ve gerekçelendirilmeden tedbire itirazlarının reddedildiğini, mahkemece denetime elverişli hiçbir gerekçe gösterilmeden şirketin hesaplardaki tasarrufunu tamamen kısıtlayacak nitelikte karar verildiğini, bu haliyle tedbir kararının şirketin varlığını ve işleyişini durduracak nitelikte olduğunu, karar ile taraflar arasındaki denge gözetilmediği gibi şirketin banka hesabına yatan ve muhasebeleştirilen kira gelirinin önünün kesildiğini, mahkemece tedbir kararına itirazları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, yeni bir hesaba açılmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, tedbir kararı verilerek banka hesabına ödenmesine karar verilen kira gelirinin, zaten halihazırda müvekkili şirketin banka hesabına ödendiğini, ödemelerle ilgili şirket adına yeni bir banka hesabı açılarak kiranın yeni hesaba ödenmesinin pratikte hiç bir gereğinin bulunmadığını, kira geliri üzerindeki şirketin tüm tasarrufu kaldırılarak şirketin tek gelir kaynağının kapatıldığını, şirketin hem resmi giderleri hem de mahkeme masraflarıyla ilgili hiçbir gelir kaynağı bulunmamakta olup, bunların nasıl karşılanacağı konusunda bir çözüm üretilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kira geliri ile gelir vergisi, KDV, kurumlar vergisi, geçmiş dönemden gelen vergi borçları, şirketin şahıslar ve kurumlara olan borçları, ödenmesi gereken yargılama giderlerinin kira geliri ile ödendiğini belirterek, ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada, davalı şirketin kira gelirinin korunmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanın 390/3 maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan TTK'nın 531 ve devam maddelerinde öngörülen tasfiye işlemlerinin, alacaklıların ve hisse sahiplerinin korunması amacıyla yapılacak işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, şirketin envanterinde kayıtlı mal varlıklarının dava sürecinde muhafazasını zorunlu kılmaktadır. Bu sağlanmadığı takdirde davanın sonunda fesih ve tasfiyeye konu olacak şirket mal varlığının kalmama olasılığı bulunmaktadır. Dolayısıyla mevcut durumun korunması gerekliliği, HMK'nın 389. maddesindeki düzenlemeye de uygundur. Somut olayda; davacı tarafça, davalı şirkete ait kira gelirlerinin şirket yöneticisinin şahsi hesabına aktarılarak şirketin aktifinin azaltıldığı ileri sürülerek şirkete ait taşınmazın kira gelirlerinin korunması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece verilen 04.04.2024 tarihli ara karar ile şirkete ait kira gelirinin şirket adına açılacak banka hesabına yatırılmasına karar verilmiş, davalı vekilinin tedbire itirazı üzerine 17.07.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2024/1331 esas 2024/1238 karar sayılı kararı ile; kira bedelinin yattığı şirket hesabı da belirlenerek durumun somutlaştırılması, davacı ortağın durumunun teminat altına alınması için önlem alınıp alınması gerekmediği değerlendirilerek, önlem alınması gerektiği kanaatına varıldığı takdirde, ne şekilde önlem alınabileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yeniden bir karar verilmek üzere ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine ise mahkemece yukarıda özetlenen ara karar ile, davalı şirket adına açılmış olan hesaba yatırılan kira bedellerinin blokesine, mahkeme izni olmadan taraflarca herhangi bir tasarrufta bulunulmasının yasaklanmasına, bu hususta ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak yatırılacak olan kira bedellerinin nemalandırılmasına, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Davalı şirket faal olup, bir takım vergisel yükümlülüklere tabi olduğu, olağan işletme giderlerinin bulunduğu, bu bakımdan faaliyetinin devamı için masraflar yapılacağı ticari hayatın gereğidir. Dosya kapsamından; davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece 15.12.2016 tarihli ara karar ile şirketin yönetim organının her türlü karar ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına bağlı kılınmasına ve bu bakımdan şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yine davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Davacının şirkette %30 oranında pay sahibi olduğu da gözetildiğinde, davacının haklarının bu şekilde teminat altına alındığı sabittir. Bu haliyle şirketin kira gelirinin yeni açılacak bir hesaba yatırılmasının pratikte bir faydası bulunmadığı gibi, şirkete denetim kayyımı atanmış olması nedeniyle şirket yöneticisinin denetim kayyımı onayı olmadan para üzerinde tasarrufta bulunması da mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davalı şirketin kira gelirinin açılacak yeni bir hesaba yatırılmasına ve hesap üzerine bloke konulmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 16.10.2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, \"ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulüne, mahkemece verilmiş olan 2016/871 esas sayılı 04.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  İhtiyati tedbir itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/871 Esas 16/10/2024 tarihli ara kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"İhtiyati tedbire itirazın kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/871 Esas sayılı 04/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin yapılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\" Tedbire itiraz edenler tarafında yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51318862fd253209","SID":"06adbf7b0fa49fa0"}}