{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1283 Esas<br>KARAR NO:2025/548<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/06/2023<br>NUMARASI:2020/317 Esas, 2023/128 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli |Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)| Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının mağazacılık sınıfı olan 35. sınıftla ... markasını kullanabilecek herhangini bir tescili bulunmadığı, davalının mağazasında kullandığı ...+Şekil” markasının müvekkili şirketinin ...+Şekil tescilli markasıyla karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzer olduğunu, ... AVM'de ... markasının davalı tarafından izinsiz olarak mağaza isim tabelası olarak kullanıldığını, müvekkili şirketinin mağazacılık alanında ... markası üzerinde tekel hakkına sahip olduğunu, marka tescillerinin 8. ve 21. sınıflarda olduğu, bu şirketin mağazacılık alanında hiçbir tescili bulunmadığını, davalının müvekkilinin tanınmış “...” markasını izinsiz olarak 35. sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili ve dava dilekçesinde bahsi geçen dava dışı ... arasında çok sayıda dava bulunduğunu, sonuçlanan 7 davada red kararı verildiğini,  verilen mahkeme kararları ile davalının 35/05'te tescili olmasa dahi gerek fiziki gerekse sanal mağazacılık faaliyetinde bulunabileceğinin tespit edildiğini ve bunun züccaciye sektörü açısından 35/05. sınıfta müvekkilinin davacıya nazaran korunması gereken üstün bir marka hakkı bulunması gerektiğini ve hak sahibi olduğunu gösterdiğni, müvekkilinin  marka tesciline dayalı kullanımının olduğu, müvekkilinin dava dışı diğer ... grup şirketi olduğu, müvekkili tarafından satış mağazalarında ... markalı ürün dışında herhangi bir marka altında ürün satılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin ... ibareli çok sayıda markanın aynı zamanda ... numaralı tanınmış ... markasının sahibi olduğu, davacı şirketin özellikle ... markası ile tekstil sektöründe faaliyette bulunduğu, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ... ibareli markasının 8 ve 21. Sınıflarda tescilli olduğu özellikle bu sınıflarda uzun yıllardır faaliyette bulunduğu, davalı şirketin de dava dışı bu şirket tarafından verilen yetkilendirme kapsamında markayı kullandığı, uyuşmazlığın esasının davalının 35. sınıf kapsamında tescilli olmamasına rağmen bu tescil kapsamında ... markasını kullanıp kullanmayacağı hususuna ilişkin olduğu,  davalının kullanmış olduğu ... markalarının 35. Sınıfta tescilli olmasa dahi 08 ve 21. sınıflardaki emtialar yönünden bu ürünlerin perakende satışa konu edilebilmesi için 35. Sınıf kapsamında kullanılması zorunluluğu olup, bunun için ayrıca 35.05. Sınıfta tescile gerek olmadığı, davalı kullanımlarının tescilli marka kullanımı sınırları içerisinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ürün markasının mağazacılık markası olmadığını, ürün markasının tescilinin aynı isimle mağaza açma hakkı vermeyeceğini, mahkemenin markalar arasındaki iltibası hiçbir şekilde incelemediğini,  oysa markalar arasında iltibas bulunduğuna dair verilen Yargıtay kararları ve Bam kararları bulunduğunu, markanın tescil başvurusunun, üçüncü kişinin markasından dolayı reddedilmesinin, o markanın o mal/hizmetler için kullanımının, önceki hak sahibinin hakkını ihlal edeceği anlamına geldiğini, müvekkili şirketin ... markasının, 35. mağazacılık sınıfında tescilli olup, markasıhükümsüz kılınmadığı sürece tekel hakkına sahip olduğunu, ...’ın, 8 ve 21. sınıftaki tescillerinden dolayı 35.5 sınıfta da hak sahibi olduğu yönündeki iddialarınn doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava,  markaya tecavüzün önlenmesi talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,   davalının kullanmış olduğu ... markalarının 35. Sınıfta tescilli olmasa dahi, 08 ve 21. sınıflardaki emtialar yönünden bu ürünlerin perakende satışa konu edilebilmesi için 35. sınıf kapsamında kullanılması zorunluluğu olup, bunun için ayrıca 35.05. Sınıfta tescile gerek olmadığı, davalı kullanımlarının tescilli marka kullanımı sınırları içerisinde olduğu,  her iki tarafın markalarında yer alan ... ibaresinin benzer olduğu ancak faklı sınıflarda farklı sektörlerde korunmaları ve kullanılmaları sebebi ile iltibas oluşturmayacağı, taraflar arasındaki benzer uyuşmazlıklar hakkında verilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin; 2022/7147 E-2024/3696 K.sayılı,  2022/4104 E- 2024/2693 K.sayılı, 2021/8978 E- 2023/3459 K.sayılı,  2023/6882 E- 2024/9003 K.sayılı, 2024/722-8511 E-K sayılı ve 2024/693-8596 E-K.sayılı  ilamının da aynı yönde olduğu, ilk derece mahkemesince alınan ikinci bilirkişi raporunda markalar arasındaki iltibas iddiasının ayrıntılı şekilde incelendiği, söz konusu bilirkişi heyet raporunda; davanın konusunun kırmızı zeminli markanın oluşturmadığı, davalının adresinde yapılan keşif sonucu alınan  birinci bilirkişi raporuna göre, davalıya ait mağazada yapılan incelemede çekilen fotoğraflara göre sarı zeminli markaların davalı tarafından kullanıldığının görüldüğü, buna göre karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davalının önceki tarihli ve uzun yıllardır kullandığı tescilli markalar kapsamında yer alan kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı yönünde görüş belirtildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f09f1e5f4d7c3d81","SID":"36783670d7736f20"}}