{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/15 Esas  - 2025/337 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/15 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/337<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/232 Esas 2023/637 Karar<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 31/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Akaryakıt San. ve Tic. A.Ş. arasında 19/07/2022 tarihli 17.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle kat ihtarının gönderildiğini, kat ihtarnamesi sonrasında borcun ödenmemesi üzerine Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3313 sayılı dosyası ile Anlara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/49 D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararı da dayanak gösterilerek takip başlatıldığını, borca itiraz edildiğini, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptali ile davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmeleri isteğinde bulunmuştur.<br>CEVAP<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kat ihtarının usulüne uygun olmadığını, davacı bankanın ipoteğin alacağa çevrilmesini talep etmeyerek usule aykırı takip başlattığını, işletilen faiz oranı ve sair kalemlerin fahiş ve hatalı olduğunu belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacının  davasının kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/3313 sayılı dosyasında itirazının 895.076,24 TL cari hesap kredisinden kaynaklı asıl alacak, 785.497,90 TL ticari kredi kartından kaynaklı alacak, 5.353,75 TL cari hesap kredisinden kaynaklı asıl alacağın işlemiş faizi, 267,69 TL BSMV, 4.374,52 TL ticari kredi kartından kaynaklı asıl alacağın işlemiş faizi, 218,73 TL BSMV, 2.400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 501,90 TL ihtiyati haciz yargılama gideri olmak üzere toplam 1.693.690,73 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, cari hesap kredisinden kaynaklı asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18,50 oranında, ticari kredi kartından kaynaklı asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,92 oranında faiz ve faizlere yıllık %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 338.738,15 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda davacı Kamu Bankasının alacağı takip taleplerinde talep edilenden daha az hesaplandığını, taraflarınca icra takibinde 1.880.773,96 TL toplam takip çıkışı alacak talep edilmesine rağmen, bilirkişi tarafından kamu alacağı olan davacı bankanın alacağının eksik hesaplandığını,  takip tarihi olan 09/03/2023 tarihi itibariyle davacı banka kayıtları incelenmediğini, davacı banka tarafından alacağın tahsili amacıyla yapılan 03/03/2023 tarihi ile takip tarihi 09/03/2023 tarihi  arasındaki alacağın tahsili amacıyla yapılan  masraflar dahil edilmediğini,  mahkemece  itirazlarının dikkate alınmadığını ve bu surette dava hakkında eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, yerel mahkemenin hatalı bilirkişi raporunu hükme esas alması ile şirket üzerindeki alacaklarının eksik hükmedildiğini, kararın sadece bu yönüyle dahi kaldırılmaya muhtaç olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kat ihtaratının usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediğini, davacı banka tarafından sunulan tebliğ mazbataları incelendiği zaman tüm şirketlere ait tebligatların çalışan olduğunu iddia edilen  aynı kişi tarafından alındığının  görüleceğini, bir kişinin 4 şirkette birden SGK'lı çalışıyor olması mümkün olmadığını, ancak ne yerel mahkemece ne de yerel mahkemenin gerekçeli kararı ile dayandığı 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile işbu itirazlarının dikkate alınmadığını, davalılara usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının değerlendirilmediğini, davacı bankaca ipoteğin alacağa çevrilmesi talep edilmemekle usule aykırı takip başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının icrasıyla davacı banka kanun hükümlerini dolandığını, kat ihtarnamelerine sık rastlanabilecek konulardan biri ise, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip türlerinden biri olan noterden gönderilen hesap özeti, tazmin talebi veya ihtarı ibraz ederek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olduğunu, İİK 150/ı hükmüne göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcunu içermese bile, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait gayrinakdi kredinin ödenmemiş olması nedeniyle tazmin talebini veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarı noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa gönderilerek tebliğ edildiğini veya İİK 68/b hükmü gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabileceğini, böylece, İİK tarafından, kredi alacaklısına, ilamlı takip yapılabilmesi için önemli bir imkan tanındığını, ancak ne yerel mahkemece ne de yerel mahkemenin gerekçeli kararı ile dayandığı 27/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile işbu itirazlarının dikkate alınmadığını, işletilen faiz, oranı ve sair kalemlerin fahiş ve hatalı olduğunu,, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddi ile aslında alacaklı olmadığı halde haksız ve kötü niyetli olarak takibe girişen davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavalılar vekili  11/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davaya  konu Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü 2023/82517 Esas sayılı dosya borcunun  dava açıldıktan sonra ödendiğini,  işbu davanın  konusuz kaldığını,  davacıdan yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti talebimiz bulunmadığını bildirerek ,  davanın konusuz kaldığı dikkate alınarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesisini ve aleyhe ya da lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri tesis edilmemesini   talep etmiştir.<br>\tDavacı 12/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle; eldeki  itirazın iptali davasının konusu olan Ankara 8. Genel İcra Dairesi 2023/82517 E. [(Kapatılan)Ankara 2. İcra Dairesi 2023/3313] sayılı dosyaya ilişkin alacağın borçlu yana indirim yapılarak, haricen tahsil harçları ve sair vergiler hariç olmak üzere, işbu davanın ikame edilmesinden sonra karşılandığını, işbu itirazın iptali davası konusuz kaldığını, taraflarınca  davalıdan tahsil edilen/edilecek tutarlar hariç herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talep edilmediğini,  dava açılmasına davacı banka tarafından sebebiyet verilmediği de dikkate alınarak; davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>\t\t6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde \" Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder\" düzenlemesi yer almaktadır.\tBuna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine  mahkum edilmesi gerekir. <br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü 2023/82517 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebi eldeki davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra davalı tarafça takibe konu borcun ödendiğinin taraflarca beyan edildiği, davaya konu borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerekeceği,  HGK' nun 2005/125-187 Esas, 2005/240 sayılı kararı ve Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinin bu yönde olduğu,  somut olayda, dava açıldıktan sonra davalı tarafın takibe konu borcu ödediği, bu bağlamda davacının dava açmakta haklı olup , lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekir ise de,  davacı tarafın yargılama gideri ve ücreti vekalet taleplerinin bulunmadığı  anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  davanın konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına,  arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraf üzerinde bırakılmasına  karar vermek  gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara  8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25/10/2023  tarih ve 2023/232 Esas 2023/637 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın  konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harcın  peşin alınan  22.715,05 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 9.403,87 TL toplamı 32.118,92 TL harçtan  mahsubu ile fazla alınan 31.503,52‬ TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davacı tarafın  yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta  karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-Davalı tarafça yapılan  yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.000,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile  Hazineye gelir kaydına,<br>6-Dosya kapsamında bulunan bakiye gider avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,<br>7-Dosya kapsamında bulunan bakiye delil avansının, HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 47/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip davalı tarafa iadesine,<br>\tC)1-Davacı tarafından peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 50,00 TL olmak üzere toplam  788,00 TL yargılama giderinin davacının talebi dikkate alınarak  davacı üzerinde bırakılmasına, \t<br>3-Davalı tarafından peşin yatırılan 28.654,15 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim gideri 137,00 TL olmak üzere toplam  875,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/03/2025<br>Başkan-            Üye -                 Üye -                      Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63e2c68f69ce6fb9","SID":"8fc18a5e3a54ef6b"}}