{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1806 Esas  - 2025/321 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1806 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/321<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:12/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/368 Esas 2022/294 Karar<br><br><br>DAVA\t: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/03/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki sigorta istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliği olduğu EK1 ... plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı kaza neticesinde zarar oluştuğunu, poliçe kapsamında kasko poliçesini düzenleyen davalı tarafça davacıya 18/08/2020 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapılmışsa da davalının belirlemiş olduğu 200.000,00 TL'nin  aracın piyasa değerinin altında olduğunu, emsal araç ilanları ile sabit olduğu üzere aracın değerinin 225.000,00 TL ile 240.000,00 TL aralığında bulunduğunu, davalıya  başvuru yapılmasına rağmen eksik ödemenin tamamlanmadığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin 18/08/2020 eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili, 13/12/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 15.000,00 TL, olarak artırmıştır. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında  bulunmuş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davalı sigorta şirketinin kasko sigortacısı ve davacının davacının maliki olduğu  aracın yapmış olduğu tek taraflı kazada poliçeden kaynaklı hasar bedelinin eksik ödendiği savıyla açılan eldeki davada, hasar tarihi ve hasar tarihinden hemen sonraki tarihteki veriler dikkate alınarak  düzenlenen ekspertiz raporundaki  tespitler ile mahkememizce alınan ve içeriğine itibar edilip sonuç kısmına itibar edilmeyen rapordaki tespitler ve araçla ilgili geçmiş tramer kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacıya yapılan ödemenin oluşan  hasarı karşıladığı neticesine varılmış ve bakiye alacak istemli açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davalının dayandığı eksper raporu ile alınan bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu kabul edildiğine HMK 281/2 maddesi kapsamında yerel mahkemenin ek rapor almadan teknik bir konuya yorum katarak verdiği karar hatalı olduğunu, Eksper Raporunun Geçerli Olup Olmadığı Hakkında, davalının cevap dilekçesi ile EK1 olarak ibraz ettiği sigorta poliçesinin 4. sayfasının 9. maddesinde rayiç belirleme yöntemi izah edildiğini, buna göre davalının cevap dilekçesi ile EK3 olarak ibraz ettiği eksper raporu poliçede belirlenen usule uygun olarak hazırlanmadığını, emsal veya muadil araca sahip yetkili/yetkisiz satıcılar ve galeriler ile internet sitelerinden en az 3 adet fiyat alınıp belgelenir şeklindeki usule eksper uymadığını, hal böyle olunca taraflar arasındaki hmk 193.  maddesi kapsamında olan yazılı delil sözleşmesine aykırı olarak düzenlenen eksper raporunun hükme esas alınması da hatalı olduğunu, Geçmiş Hasarlar Hakkında, cevaba cevap dilekçesi ile sabit olduğu üzere aracın diğer hasarlarının toplamı 15.000,00 TL civarında olup alınan raporda bu hasarlar dikkate alındığını, Aracın Niteliği Hakkında, kasko poliçesinin birinci sayfasında aracın türü kamyon kasasız / özel ekipmanlı olarak yazıldığını, araç tehlikeli madde taşığı için yasal mevzuat uyarınca diğer muadillerinden farklı olarak aşırı yükle çalışması mümkün olmadığını, tehlikeli madde nakliyatı yerine kasa işi (tenteli kamyon, sarı dorseli kum çakıl moloz taşıyan, ağır vasıta taşıyanlar vs.) yapan araçlar daha çok değer kaybeden araçlar olup davacının aracının bu tipte olmadığını, bu iddiaya davalı tarafından her hangi bir itiraz da ileri sürülmediğini, bu kapsamda davalı tarafından cevap dilekçesi ile EK1 olarak sunulan poliçenin 5. sayfasında araç ilave donanımı için 10.000,00 TL teminat limiti konulduğunu, poliçenin 6. sayfasında kasko kapsamındaki değerler kısımında araç için rayiç değer, silo ADR için 10.000,00 TL bedel belirlendiğini, eldeki davada aracın çıplak rayiç değerinin yanında 10.000,00 TL bedel biçilen ADR hasarının giderilip giderilmediği de karar yerinde tartışılmadığını, bu konunun teknik konu olup hakimin bu konular ile ilgili olarak ek rapor almadan karar vermesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; davacının, davalı şirket ile  arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklı riskin gerçekleştiği iddiasına dayalı eksik ödendiği iddia edilen tazminat bedelinin tazmini talebine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tKasko Sigorta Poliçesi örneği, kaza tespit tutanağı, 09/07/2020 tarihli \"tam hasar işlemleri mutabakatname ve taahhütnamesi\", hasar dosya örneği, ekspertiz raporu,  dosya arasında mevcuttur. <br>\tDavacı sigortalı ile davalı sigorta şirketi  arasında tanzim olunan ... Sigorta Birleşik  Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın 22/06/2019 başlangıç, 22/06/2020 bitiş tarihleri arasında,  sigorta şirketince aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına  alındığı ve 10/06/2020 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe vadesi içinde teminat kapsamında olduğu  görülmüştür. <br>\tBilirkişi raporundaki tespitte yer verildiği üzere, 10/06/2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı uyarınca; 10/06/2020 tarihinde, saat 08.45 sularında Malatya'dan Adıyaman yönüne D-850 Karayolunda Malatya ili, Doğanşehir ilçesi, Sürgün mahallesinde ... sevk ve idaresinde seyir eden, 2008 model ... marka ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı dorse, aracın hızı nedeniyle sola virajlı yol kesiminde sürücünün aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile sola doğru viraj geometrisindeki yolda sola doğru yönelerek bariyerlere çarpıp, duruşa geçmesi ve araç şoförünün yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın meydana geldiğinin tespit edildiği görülmüştür.<br>\tDosya kapsamında Mak. Yük. Mühendisi Bilirkişi ...'den alınan 06/12/2021 tarihli raporda özetle; tazminat yönünden, davacı ... Otomotiv Ltd. Şti'nin maliki olduğu, ... plakalı ... marka ... çekicinin, 10/06/2020 tarihinde ... yönetiminde iken geçirmiş olduğu tek taraflı kaza nedeniyle pert total işlemine tabi tutulmuş olduğu, aracın kaza tarihindeki ikinci el gün değerinden (220.000,00 TL), hurda (sovtaj) bedelinin (5.000,00 TL) düşülmesi ile davaya konu tazminat tutarının 215.000,00 TL olacağı, başvurulan ... Sigorta A.Ş.'nin davacı araç malikine 18/08/2020 tarihinde yapmış olduğu 200.000,00 TL hasar tazminatı ödemesinin düşülmesi ile bakiye tazminat ödemesine, 215.000.00 - 200.000.00 = 15.000.00 TL olacağı yönünde görüşün bildirildiği görülmüştür. <br>\tTüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, tek taraflı meydana gelen kazada aracının pert- total olmasına rağmen sigorta şirketince kendisine eksik ödeme yapıldığı, aracın rayiç değerinin ödenen meblağın üzerinde olduğu bildirilerek ıslahen 15.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı, davalı sigorta şirketince davacıya 200.000,00 TL ödeme yapılmakla  sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı sorumluluğunun kalmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu, taraflar arasında 22/06/2019 başlangıç, 22/06/2020 bitiş tarihli ... Sigorta Genişletilmiş Kasko Poliçesi tanzim edildiği, 10/06/2020 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe vadesi içinde teminat kapsamında olduğu, iş bu kaza nedeni ile 3453733170001 numaralı hasar dosyası kapsamında taraflar arasında 09/07/2020  tarihli \"tam hasar işlemleri mutabakatname ve taahhütnamesi\" düzenlendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın , davalı sigorta şirketince dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödenmesi gereken sigorta bedelinin ne kadar olduğunun tespiti ile davacının bakiye sigorta alacağı kalıp kalmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\tKara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ''Sigorta Bedeli'' başlıklı   B. 3.3.1maddesi uyarınca; sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır.<br>\t6098 sayılı TBK'nun 132. maddesi uyarınca;  Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.<br>\tBu bağlamda somut olay ve davacı vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 10/06/2020 tarihinde, poliçenin vadesi içerisinde meydana gelen hasar nedeniyle taraflar arasında imzalanan\"tam hasar işlemleri mutabakatname ve taahhütnamesi\", başlıklı belge içeriği ile sabit olduğu üzere, tarafların aracın hasar bedelini 200.000,00 TL olduğu yönünde mutabık kalıp, iş bu bedelin ödemesinin yapılması halinde de davacının sigortacısı olan davalıyı tamamen ibra eylediğini ve iş bu hasar ile ilgili olarak başkaca herhangi bir alacağının kalmadığını kabul ve taahhüt ettiği,  bu durumda  her ne kadar davacı tarafça, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen 09/07/2020 tarihli \" tarihli \"Tam Hasar İşlemleri Mutabakatname Ve Taahhütnamesi\",  başlıklı belge ile sabit olduğu üzere açıkça sigortalı aracın piyasa güncel değerinin 200.000,00 TL olduğu yönünde tarafların mutabık kaldığı, davacının mutabakatnamede yazılı miktarın kendisine ödenmesi kaydıyla davalı şirketi ibra ettiği, yapılan ödemeler sırasında davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, bu bağlamda taraflar arasında düzenlenen 09/07/2020 tarihli mutabakatname içeriği itibariyle TBK'nın 132.maddesi uyarınca tam bir ibra olduğu,  tarafların yapmış oldukları iş bu ibra sözleşmesi ile , borcun  tamamen  ortadan kaldırıldığı, davacı taraf; kayıtsız şartsız şekilde  ibranameyi imzalamış olup, davacı yanca eldeki davada TBK 28 maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmadığı, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulduğu, ödemeyi kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde olduğunun da  kabul edilemeyeceği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 07/05/2024 tarih, 2022/1836 E, 2024/4273 K, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2017 tarih, 2016/15159 E. 2017/8079 K. sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu, kasko poliçesinden kaynaklı davalarda KTK'nun  111. madde ibranameden dönmeye ilişkin hükmün de uygulanamayacağı gözetildiğinde,  mahkemece, borcu doğuran sebeplerden olan ödeme ve mutabakatname uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesince gerekçede hata edildiğinden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  davacının davasının yukarıda yazılı gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun (gerekçe yönünden) KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2022 tarih ve 2021/368 Esas 2022/294 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davacının davasının REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1‬0 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, <br>\t6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru gideri ve 75,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 295,70 TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.21/03/2025<br><br>Başkan-              Üye -                  Üye -                       Zabıt Katibi <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f60c81ff1f2aba27","SID":"667ee6b6b2b842c8"}}