{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/297 <br>KARAR NO: 2025/422<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/12/2024<br>ESAS NO: 2024/572 <br>KARAR NO: 2024/1237<br>DAVANIN KONUSU: İflas<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her ay düzenli bir şekilde davalı şirkete danışmanlık hizmeti verdiğini, 30.01.2023, 09.02.2023, 08.03.2023, 10.04.2023, 08.05.2023, 07.06.2023 ve 07.07.2023 tarihli faturaların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, fatura alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile iflas yolu ile takip başlatıldığını, borçluya gönderilen iflas yolu ile takipte ödeme emrinin 29/05/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, yedi günlük yasal ödeme süresi içinde borcun ödemediğini, herhangi bir itirazda bulunulmaması sebebiyle iflas takibinin kesinleştiğini, hakkında bir çok icra takibinin bulunması, huzurdaki iflas takibine dayalı alacağın da ödenemeyeceğine işaret etmekte olduğunu belirterek davalının iflasını talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde;  restoranın hukuksuz şekilde gasp edildiğini, şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, kendisine hiç bir bedel ödemeden restoranın devrinin yapıldığını, tehdit edildiğini, davacı vekillerinin aynı zamanda davalı şirketin de vekilliğini yaptıklarını, firmanın resmi adresinde borcun kat ve kat misli demirbaş ve malları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK madde 155., 156 ve devamı maddeleri  uyarınca ...Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin iflasına karar verilmesini istemine ilişkin davada, Mahkememizce depo emrine esas bedelin takip dosyası ve mahkeme kararı incelenerek  21.11.2024 duruşma tarihi itibariyle depo emrine esas tutarın 80.587,63 TL olduğu, Mahkememizce gelen rapordaki hesaba göre; davalı şirket yetkilisi ve vekiline İİK'nın 158. maddesine göre 60.226,03 TL takipte kesinleşen miktar, 2.740,28 TL tahsil harcı, 427,60 TL başvurma harcı, 9.636,16 TL vekalet ücreti, 7.315,96 TL faiz, 241,60 TL masraf olmak üzere toplam 80.587,63 TL miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin  duruşma zaptının tebliği ile ihtar edildiği, davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkememiz veznesine depo edildiği bu suretle depo emrinin yerine getirildiği, depo emrine esas bedelin davalı tarafça ödendiği dikkate alınarak davacının iflas talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takibin itirazsız kesinleştiği fatura içeriklerinin gerçeği yansıtmadığı hususu ayrı bir davayla ispat edilemediği gibi mevcut durumda  HMK 331. madde ve devamı uyarınca takip tarihi itibariyle davacı dava açmakta haklı olduğundan davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karara vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın Konusuz Kalması Nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Depo edilen bedelin, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya ÖDENMESİNE karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince cevap dilekçesindeki savunmalar ve taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi olup olmadığı değerlendirilmeden depo emri tebliğine karar verilerek eksik inceleme ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu faturalara ilişkin sahtecilik iddiaları ve davacının alacak iddialarındaki muvazaa, ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını ve somut deliller sunmalarına rağmen hiçbir inceleme yapılmadan karar verildiğini, davacının bu muvazaalı alacak iddiaları karşısında tebligatların zamanında alınamaması, şirket faaliyetlerinin durdurulması ve tedbir kararları sebebiyle savunma hakkını yeterince kullanamadığını ve davacının suistimalci hukuki yöntemleri karşısında zarar gördüğünü, ilk derece mahkemesince davacının dava açmakta haklı olduğundan bahisle müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, İİK'nın 154 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan iflas yoluyla takip nedeniyle açılan iflas davasıdır. İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Davalının sicilde kayıtlı adresi \"Bahçelievler/ İstanbul\" olup iflas yoluyla takip yetkili Bakırköy İcra Dairesi'nde başlatılmış, dava yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 30.01.2023, 09.02.2023, 08.03.2023, 10.04.2023, 08.05.2023, 07.06.2023 tarihli 5.900,00'er TL bedelli 6 ayrı fatura ile 07.07.2023 tarihli 9.000,00 TL bedelli fatura ve geçmiş gün faizleri ile birlikte toplam 60.226,03 TL'nin % 51,75 faizi ile birlikte tahsili talebiyle 27/05/2024 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin 01/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 14/06/2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin kesinleştirilmesi talebinin kabulüne karar verildiği, davalı/borçlunun 25/06/2024 tarihinde ödeme emrinin usulsüz teblig edildiğini bildirerek itiraz dilekçesi sunduğu görüldü. Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/245 E. 2024/262 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; şikayetçi ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından şikayet olunan ...  Ltd. Şti. aleyhine 09/07/2024 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle yapılan şikayet neticesinde 16/07/2024 tarihinde Şikayetin süre yönünden REDDİNE dair kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflaslı takibe ilişkin ödeme emri borçluya 01/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 13/06/2024 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İİK'nın 158/1 ve 166/2 maddesinde belirtilen usule göre ilanların yapılmış olması gerekmektedir. İflas davası 28/11/2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 158. maddesinde \"Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir.\" düzenlemesi ile iflas yoluyla takipte, iflas davasının yargılama usulü belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, icra müdürlüğünden kapak hesabı talep edilmiş ve icra müdürlüğünün 26/09/2024 tarihli müzekkere cevabında dosya hesabı 80.587,63 TL olarak hesaplanmış, 21/11/2024 tarihinde toplam bu miktarın depo edilmesine dair ara karar tesis edilerek davalı vekiline kesin süre verilmiş, 27/11/2024 tarihinde bu miktarın mahkeme veznesine depo edilmesi nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/245 E. 2024/262 K. sayılı dosyasında iş bu davada iflası istenilen davalı şirketin iflas takibine iliskin ödeme emrinin usulsüz olduguna dair yapmis oldugu sikayetin süre yönünden reddine dair kesin olarak karar verildiği,  ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet hakkını kullandığı ve iş bu davadaki cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde de ayrıca dile getirilmediği,  İcra Hukuk Mahkemesince usulsüz iddiasının incelenerek kesin şekilde bir karar verilmiş olması nedeniyle Dairemizce bu konuda ayrıca inceleme yapılamayacağı kanaatine varılmıştır.Eldeki dosyada iflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden, alacağın esasına ilişkin inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından davalı vekilinin bu hususta istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Depo emri davalı vekiline 21/11/2024 tarihli celsede ihtaratlı olarak tefhim edilmiş, davalı vekilince de 27/11/2024 tarihinde mahkeme veznesine depo edilmiştir. ''Borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir. Borçlu depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, 'konusu kalmayan davanın reddine' karar vermesi gerekir.'' (bkz. Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, Seçkin Yayınları, 2. Baskı, s:442)  Yukarıda yer alan tespitlerden de anlaşılacağı üzere, depo emrine mahsus bedelin İİK'nin 158. maddesi uyarınca 7 gün içerisinde mahkeme veznesine depo edildiği anlaşıldığından, iflas davasının reddine ve yargılama giderlerinin davanın açılma tarihindeki haklılık durumuna göre değerlendirilerek kesinleşen takip nedeniyle davacının dava açmasında haklı olması da dikkate alınarak davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek hatalı olmuştur. Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/572 E. 2024/1237 K. sayılı 12/12/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Konusu kalamayan davanın reddine,3-Depo edilen bedelin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya ödenmesine, 4-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,b-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,2‬0 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve ilam masrafları toplamı 7.305,20 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf yargılama giderleri yönünden, a-Davalı tarafça yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının ve 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, b-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b50ffca3841edb7","SID":"d5c37ae190c48dd5"}}