{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2327 <br>KARAR NO\t: 2025/651<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t: 2019/238 Esas - 2022/608 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: 1-... <br>\t\t  2-... <br>VEKİLİ\t\t: Av. ... <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 31/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t : 17/04/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t : 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ün müvekkilinin eşi olduğunu, muhasebeci yetkinliğinin bulunmadığını, fakat başka bir işi olmaması sebebiyle eşine yardımcı olmak adına müvekkilinin eşinin kendi iş yerinde çalışmasına ve kendisine yardımcı olmasını istediğini, müvekkilinin ...'e işi öğretmeye çalıştığını ve çevresi ile tanıştırdığını, davalının uzun yıllardır müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalıştığını, diğer davalının ...'ün arkadaşı olduğunu, zaman içerisinde müvekkili ile eşi arasında şiddetli geçimsizlik vuku bulduğunu ve tarafların boşanma aşamasına geldiğini, halen Kocaeli 2. Aile Mahkemesi'nin 2018/385 Esas sayılı dosyası ile boşanma davasının derdest olduğunu, taraflar arasında problem başladıktan sonra davalı ...'ün her fırsatta müvekkilini işsiz bırakmakla tehdit ettiğini,  sonunda dediklerini yaptıklarını ve ...'ün muhasebeci ... ile birlikte hareket ederek dürüstlük kuralını ihlal ederek müvekkilinin mükelleflerini ...'in bürosuna taşıdığını, toplamda müvekkiline ait dosyaların %72'sini farklı yöntemler kullanarak ve diğer davalı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin elinden aldığını, müvekkilinin bu durumu öğrendikten sonra gerekli şikayetleri yaptığını, bu hususta davalıların bir takım cezalar aldığını ve haklarında soruşturma başladığını, müvekkilinin zor durumda kaldığını, tüm bu nedenlerle; davalıların müvekkilini zarara uğratma kastıyla planlı bir şekilde hareket etmesi neticesinde müvekkilinin uğradığı zarar için şimdilik 75.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 125.000,00 TL tazminatın dosyaların müvekkilinin davalı ...'e geçirildiği Ocak 2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meslek odasında kaydı bulunmadığını ama müvekkilinin başka bir işi ve yetkinliği bulunmaması nedeniyle davacı tarafından yardımcı olarak alınan müvekkiline işin öğretildiğini, müvekkilini mükellef çevresi ile tanıştırdığı hususlarının doğru olduğunu, davacı ile birlikte aynı konumda sigortalı olarak yıllarca çalıştığını, davalının büronun açılışını takip eden 6 yıl boyunca, maddi sıkıntı çekmemek adına müvekkilinin SGK'sını ödemediğini, davalı ...'in hiçbir zaman diğer davalı ...'e gel benim yanımda çalış sana 5.000,00 TL ücret vereyim demediğini, müvekkilinin davacıyı işsiz bırakmakla tehdit ettiğine dair beyanların gerçekle ilgisi olmadığını, dosyaları alıp gideceğim, ben olmazsam sen bir hiçsin gibi beyanların olmadığını, aksine müvekkiline artık kendisiyle çalışmak istemediğini ve bürodan gitmesi gerektiğini söylediğini, bunun devamında müvekkilinin 1 ay daha büroda çalışmaya devam ettiğini, bu süre zarfında sen benim asgari ücretli personelimsin ne söylersem onu yapacaksın aksi halde çık git gibi ağır ifadelerle müvekkiline adeta mobing uyguladığını, mükelleflerin gerçek veya tüzel kişilerden oluştuğunu, herhangi bir kurum ya da yasa çalışacakları muhasebeci konusunda mükelleflere herhangi bir şekilde müdahale edemeyeceğini, mükelleflerin kendi serbest iradeleri ile çalışacakları muhasebeciyi seçeceklerini, davacının ikinci çocuğunun doğumundan sonra çocuk ana okuluna gidinceye kadar 5 yıla yakın bir süre ve diğer çocuğun hastalığı nedeniyle bir yıla yakın bir süre büroda çalışmadığını, işleri ...'ün yaptığını, davacının mükelleflerin çoğunu tanımadığını, davacının mükelleflerinin %72'sini farklı yöntemler kullanarak, davalı ... ile birlikte hareket ederek elinden alındığını, müvekkilinin iş kaybına sebep olduğunu, müvekkillerinden hiçbirisinin, hiçbir mükellefe, davacı ile  olan  sözleşmelerini iptal etmeleri, kendileri ile  çalışmak üzere sözleşme yapmaları konusunda her hangi bir girişimde bulunmadıklarını, herhangi bir organizasyon yapmadıklarını, mükelleflerin kendiliklerinden davacı ile  olan sözleşmelerini sona  erdirdikten  sonra kendi tercihleri doğrultusunda  müvekkilini de  tanıdıkları ve  güvendikleri için  müvekkilinin çalıştığı  büroya  müracaat ettiklerini, çalıştığı  muhasebeci ile  olan  sözleşmesini iptal edip,   muhasebe  işlerini sizinle  yürütmek istiyoruz   diyen   mükelleflere hayır  kabul etmiyoruz demenin doğru olmadığını, mükelleflerin muhasebe kayıtlarının  müvekkillerinden  ... tarafından biliniyor olması ve devamlılığın  sağlanması bakımından  mükelleflerin yararına  olan bir durum olduğunu,   davacının  sahibi olduğu bürodaki  çalışmalarla  bir değer  elde  edilebilip, büro bir  seviyeye  gelebildi ise  bunun  emek ağırlığı  davalı ...'ün olduğunu ama   bunca  yıl  üstün bir  gayret ve  mesai ile   bir değer  haline  gelmiş  olan bürodan , “ sırf kapris, kompleks ve  saçma  sapan bir inat uğruna  kovuldum” ifadesinin ilk günden  beri davalı ...’in ifadesi olduğunu, yani bürodan ayrılmadığını kovulduğunu,   müvekkilinin evi terk ettiği beyanının da  doğru olmadığını, gerçek olmayan beyan ve  müracaatlarla   hakkında  90 gün  uzaklaştırma kararı alındığını daha  sonra  30 gün daha  uzatıldığını, oysa ki müvekkilin  hayatı evi, ailesi ve işinden ibaret olduğunu, bütün bunlara  ve  bu arada  boşanma  davası  açmış olmasına rağmen  6  ay süre ile   ağabeyinin  yanında  kalarak, durumun düzelmesi umudu ile  beklediğini, çocuklarını arayıp sormadığı iddiasının da  kesin doğru olmadığını, bu husus aile   mahkemesindeki  boşanma  davasında  psikoloğun çocuklarla  yapacağı  görüşmede  ortaya  çıkacağını, aksine  ailesinden   maddi yardım alarak, etrafına  borçlanarak    çocukların   eğitim, gelişim ve  bakımına  yardımcı olacak  bütün ihtiyaçlarını  bu güne  kadar  karşıladığını savunarak tüm bu nedenlerle sunulan ve  yargılama  aşamasında  belirlenecek durumlar  karşısında,   haksız  ve  dayanaksız  davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının  davacıdan alınarak  davalılara  verilmesinİ talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Maddi ve manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, <br>2-Toplam 96.000,00 TL maddi tazminat bedelinin davalılardan 01/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik maddi tazminat talebinin REDDİNE, <br>3-Toplam 40.000,00 TL manevi tazminat bedelinin  davalılardan 01/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi zararı hesaplanırken en azından 5 yıllık sürenin esas alınması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi zarar miktarının az olduğunu, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesine karşı cevapları; taraflar arasında karı koca ilişkisi olmuş olup aralarında iş sözleşmesinin bulunmadığını,<br>\tdavalı ... diğer davalı ile birlikte işbirliği içerisinde hareket ettiğini, mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanlarının da haklılığımızı kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı tarafın davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşıldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her iki davalı açısından TTK kapsamında haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerin raporun sonuç kısmında \"davalı ... 'ün işten ayrılarak diğer davalı ... 'in yanında işe başladığı\" yönündeki tespitinin de yerinde olmadığını, tarafların tacir olmadığı, ticari faaliyette bulunmadığını,  rakip olmadığı ve tedarik hizmeti vermediğini, bu nedenle ortada TTK bağlamında bir rekabet ortamının mevcut olmadığını, mükelleflerin mahkeme huzurunda dinlenilmesine veyahut yazılı beyanlarının alınmasına dair taleplerini yinelediklerini, diğer mükelleflere de neden davacı ile çalışmayıp davalı ... 'in çalıştığı muhasebeci ile çalıştıkları hususunun huzurda sorulsa idi aslında gerçek durumun tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmış olacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf  vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2019/238 Esas - 2022/608 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının serbest muhasebeci mali müşavir olduğu, davalılardan ...’ün davacının boşandığı eşi ve bir dönem çalışanı olduğu, davacı ile davalı ...’in boşanma aşamasına geldikleri dönemde davalının diğer davalı olan ...’in yanına geçtiği, giderken davacının müşterilerinin %72’sini de çeşitli yöntemlerle ikna ederek davacı ile olan sözleşmelerini feshetmelerini ve davalı ... ile sözleşme yapmalarını sağladığını, davalıların bu hususta birlikte hareket ettikleri, bu şekilde davacının maddi ve manevi kayıplarının olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür.<br>21.11.2007 tarih ve  26707 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Mesleklerine İlişkin Haksız Rekabet ve Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 10.maddesine göre; Haksız rekabet nedeniyle, müşterileri, güvenirliği, mesleki itibarı, mesleki faaliyetleri veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya zarar görme tehlikesi olan meslek mensubu; ilgili odalara şikayette bulunabilir ve/veya (Değişik ibare:RG-16/5/2015-29357) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen dava haklarını kullanabilir. <br>Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (..., Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350).<br>Türk Ticaret Kanunu'nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda TTK’nın 54/1 inci maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtildikten sonra; aynı Kanun'un 54/2 nci maddesinde ise haksız rekabete ilişkin genel ilke “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. Bununla birlikte failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında önem arz etmektedir.<br>Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55 inci maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350). Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki TTK’nın 55 inci maddesinde sayılan hâllerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hâllerine tam olarak uymuyorsa veya bu hâllerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dâhil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki TTK’nın 54/2 nci maddesinin uygulanması mümkün olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-944 esas 2023/62 karar sayılı ilamı)<br>Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK’nın 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un “Amaç ve İlke “ başlığını taşıyan 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin bu hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu ve ilke olarak haksız rekabet teşkil ettiği düzenlenmiştir. Kanun koyucu TTK.54’te haksız rekabet hükümlerinin amacını ve genel hükmü ortaya koyduktan sonra, 55. maddede altı bent  halinde, oldukça ayrıntılı bir sayımla haksız rekabet hallerini belirlemiştir. Ancak bu sayım sınırlı olmayıp, zikredilen maddede sayılan haller haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlıcaları olarak örnekleme kabilinden belirtilmiştir. 55. maddede haksız rekabet teşkil ettiği özellikle belirtilen bu hallerden ikisi de, aynı maddenin 1/a-1 bendinde düzenlenen, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ve aynı maddenin 1/b-1 maddesinde düzenlenen müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek fiilleridir. <br>TTK 55/1-b-1’de düzenlenen haksız rekabet fiilinin oluşabilmesi için, sözleşenler arasında Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak kurulmuş ve halen ayakta olan bir sözleşmenin olması gerekmektedir. Ancak bir ön sözleşmenin varlığı halinde bunu ihlale yöneltme de kapsamda görülebilir. Anılan hükümle düzenlenen haksız rekabet halinin oluşabilmesi için aranan bir diğer şart ise, 3. kişinin, sözleşmenin taraflarından birisini onunla bizzat sözleşme yapabilmek için sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmesidir. Piyasada bulunan her aktörün dilediği kişiyle ve dilediği şartlarda sözleşme yapma yetkisine sahip olduğu bir serbest piyasa ortamında sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik her davranışın haksız rekabet teşkil ettiği söylenemeyecek olup, sözleşmeyi ihlale yönelten davranışların belli bir yoğunluğa ulaşması aranacaktır.  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2201 esas 2021/3297 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; davacının serbest muhasebeci mali müşavir olarak Kocaeli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasında ... sicil numaralı üyesi olduğu, davalılardan ...’in de ... sicil numaralı üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf haksız rekabet hükümlerine dayanmış olup, 21.11.2007 tarih ve  26707 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Mesleklerine İlişkin Haksız Rekabet ve Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 10.maddesine göre haksız rekabet hallerinde 6102 sayılı yasanın uygulanacağı düzenlenmiş olup, eldeki olaya 6102 sayılı yasanın TTK’nın 54 ila 63. Maddeleri uygulanacaktır.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; Türk Ticaret Kanunu'nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 55. maddede altı bent  halinde, oldukça ayrıntılı bir sayımla haksız rekabet hallerini belirlemiştir. Ancak bu sayım sınırlı olmayıp, zikredilen maddede sayılan haller haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlıcaları olarak örnekleme kabilinden belirtilmiştir. Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-944 esas 2023/62 karar sayılı ilamı) Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus piyasada bulunan her aktörün dilediği kişiyle ve dilediği şartlarda sözleşme yapma yetkisine sahip olduğu bir serbest piyasa ortamında sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik her davranışın haksız rekabet teşkil ettiği söylenemeyecek olup, sözleşmeyi ihlale yönelten davranışların belli bir yoğunluğa ulaşması aranacaktır.  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2201 esas 2021/3297 karar sayılı ilamı)<br>Eldeki olayda; davalılardan ...’ün davacının yanında çalıştığı, aynı zamanda tarafların evli oldukları, daha sonra tarafların aralarının bozulması nedeniyle boşanma aşamasına girdikleri bu aşamada davalının diğer davalı ...’in yanında çalışmaya başladığı, davalı ...’in davacının yanında ayrıldığı tarihten sonra davacının 63 tane mükellefini de yanında götürdüğü, bu tarihe kadar mükellef sayısı 9 olan ...’in mükellef sayının 72’ye yükseldiği, anılan 63 mükellefin hiç birisinin başka bir SMMM’yi tercih etmemesinin ve özellikle bunlardan 56 tanesinin 21-22.02.2018 tarihinde davacı ile olan sözleşmelerini fesih ederek davalı ile anlaştıkları, bu hususların derecattan geçerek kesinleşen ve kesin delil mahiyetinde olan Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2020/1805 esas 2021/574 karara sayılı ilamı ile de sabit olduğu, bu şekilde davacının 63 adet mükellefinin davalı çalışan ...’ün diğer davalının yanında çalışmaya başlamasının akabinde davacı ile olan sözleşmelerini fesih ederek diğer davalı ile sözleşme yaptıkları, bu şekilde davalıların eylemlerinin 6102 sayılı yasanın 55/1-b-1.maddesindeki “Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek” şeklindeki eyleme uyduğu ve fesih edilen ve davalıyla imzalanan sözleşme sayısının oldukça yüksek olması ve fesihlerin büyük çoğunluğunun 2 gün içerisinde olması nedeniyle anılan davranışların belli bir yoğunluğa da ulaştığı anlaşıldığından mahkemece haksız rekabetin oluştuğu yönündeki tespit isabetli olup, davalılardan ...’in haksız rekabet eylemlerini işlemesi, diğer davalının da 6102 sayılı yasanın 57/1.maddesi gereği anılan eylemden sorumlu olduğu anlaşıldığından her iki davalının da sorumlu tutulması isabetlidir.<br>Dosyaya alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacının maddi zararlarının tespiti için inceleme yapıldığı, ancak her iki raporda da gerçek maddi zararın net olarak tespit edilemediği, ek raporda bilirkişi tarafından ihtimalli değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin ikinci fıkrası “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” hükmünü amir olup maddi tazminatın matematiksel olarak tespitinin mümkün olmadığı durumda hakim tarafından takdiren maddi tazminata hükmedilebileceğinin düzenlendiği, mahkemece anılan gerekçe ile ve raporlardaki tespitler de değerlendirilerek takdiren 96.000,00 TL’ye hükmedilmesinin maddi tazminat miktarı yönünden yerinde olduğu, yine mahkemece hükmedilen manevi tazminatın da tarafların mesleki faaliyetleri, sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, haksız rekabeti oluşturan eylemlerin yoğunluğu, ayrıca manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, bunun yanında caydırıcılığı da sağlayacağı değerlendirilerek belirlendiği, belirlenen miktarın isabetli olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tarafların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcı ile Manevi tazminat yönünden  345,55-TL istinaf karar harcının, davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-Davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat için alınması gereken 9.290,16-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.885,7-TL'nin mahsubu ile kalan 6.404,46-TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>5-Davalı ... tarafından fazla yatırılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>6-Davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat için alınması gereken 9.290,16-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.615,85‬-TL'nin mahsubu ile kalan 6.644,31-TL istinaf karar harcının davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>7-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>8-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>9-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>10-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>11-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bedde62b6170feb","SID":"3a5c19fa08db460c"}}