{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/402 Esas<br>KARAR NO\t:2025/288<br><br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:28/09/2018<br>KARAR TARİHİ:10/04/2025<br><br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ                   <br>DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, şirket kurucusunun,davacı  ...'ın  genel kurul sırasında davalı şirketin 30.045.000 TL toplam sermayesi içinde 5.125.050.- TL itibari değerli sermayeye karşılık gelen 1.025,01 adet hisse ile %17 pay sahibi ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının genel kurul sırasında ... Holding A.Ş. (13.585.000 TL karşılığı 2.717 Adet Hisse, %45,5),... ... (6.209.950.- TL karşılığı 1.241,99 Adet Hisse, %20.5),... ... (5.125.000.- TL karşılığı 1.025 Adet Hisse, %17) olduğunu, <br>     Davalı şirketin, 11.07.2018 Tarihinde gerçekleştirilen 2017 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan 3,4,5,6 numaralı kararlara karşı davacının olumsuz oy kullandığını ve usulüne uygun şekilde muhalefet ettiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ... (1.241,99 adet) ve ... ...’ın(1.025 adet) ve yine ... ...’ ın ve ... ...’ ın kontrolünde bulunan ... Holding A.Ş. ‘nin (2.717 adet) toplam 4.983.99 adet olumlu oylarıyla ve oyçokluğuyla kararların alındığını<br>3 numaralı Finansal Tabloların tasdiki ile ilgili kararın, bilançoların sürekliliği ilkesine göre gerçek durumu yansıtmadığını, hesap verme ve dürüst resim ilkelerine aykırılıklar taşıdığını, şirketin hasılatını ve giderlerini ortakların ve ortak sıfatıyla davacının bilme hakkı bulunduğunu , yönetim kurulunun da bu bilgi talebine uygun davranarak açıklama yapmak mükellefiyeti olduğunu, bilançoların, açıklık ve kolaylıkla anlaşılabilir olma ilkesine, tamlık ilkesine, doğruluk ilkesine, şekil bakımından süreklilik ilkesine uygun hazırlanması ve bu çerçevede genel kurul huzuruna getirilmesinin yasal zorunluluk olduğunu,<br>Davalı Şirketin fınansal tablolarındaki mevzuata aykırı kayıtların ve ortaklar bakımından ciddi sorunların 2016 yılı itibariyle başladığını, 2015 yılı bilançosunda geçmiş yıllar zararı olarak yer almadığı halde 2016 bilançosunda - 35.626.508,71 TL tutarında geçmiş yıllar zararı yazılmasının bilançoların sürekliliği ilkesini ihlal edip, uyumsuzluk yarattığını,   5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun I Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 9.2.2 bölümünde devir (birleşme) ve bölünme halinde zarar mahsubunun yapılabilmesinin şartları belirtilmiş olup, ekonomiye kazandırılması mümkün olmayan kurumların devir veya bölünme suretiyle devralınması ya da devralınan veya bölünen kurumların devir veya bölünme suretiyle devralınm birleşme nedeniyle devralan ... İnşaat A.Ş.’ nin - 35.626.508,71 TL lik zararının davalı şirkette zarar olarak mahsup edilmesinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 9.2.2 bölümü uyarınca hukuka uygun düşmediğini, geçmiş yıllar zararına atılarak Davacının geçmiş yıllar karı üzerindeki müktesep kar payı hakkının zayıflatılması da hukuken mümkün olması halinde zarar mahsubunun mümkün olamayacağını,<br>3 numaralı Finansal Tabloların tasdikine ilişkin,<br> 4 numaralı 2017 yılına ait faaliyetler ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrasına ilişkin<br>5 numaralı 2017 yılı karı ile geçmiş yıllar karlarının kullanım şekli ile dağıtımına ilişkin oylamada alınan \" 2017 yılı karının tamamının ve ayrıca Geçmiş Yıllar Karının net 58.120.016.16 TL’lik kısmının dağıtılmasına, dağıtılacak tutarın net 51.112.600,36 TL’ lik kısmının 31.8.2018 Tarihine kadar, kalan net 7.007.415.80 TL’ lik kısmının ise 31.5.2019 tarihine kadar ortaklara aylık taksitler halinde dağıtılmasına \" ilişkin <br>6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000,00 TL  artırılarak 75.000.000,00 TL ‘ye  çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararların kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılıkları nedeniyle TTK. 445 ve 446’ ncı maddeleri uyarınca iptali gerektiğini<br>TTK.449 maddesi uyarınca, huzurda dava konusu edilen kanuna ve usule aykırı Genel Kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması istemi ile ayrıca TTK.448 uyarınca davanın açıldığının davalı şirket yönetim kurulu tarafından uygun vasıtalarla ilan edilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet  ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir . <br>CEVAP\t/Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; <br>Davacının bu döneme kadar yaşanan süreç nedeniyle kardeşlerine karşı husumet beslediğini ve her yıl alınan genel kurul kararları aleyhine olduğu gibi şimdide 11/07/2018 tarihli genel kurul kararlarına karşı dava açtığını, <br>14/05/2018 günü yapılan genel kurul toplantısında davacı, Yönetim Kurulunun Faaliyet Raporunun okunmasına ilişkin gündemin 3’ ncü maddesine geçildiğinde  T.T.K. Md. 438 uyarınca “özel denetçi” atanması talebinde bulunmuş, davacının bu talebi yapılan oylama sonucunda reddedildiğini , davacının, özel denetim ve özel denetçi atanması talebinin reddi kararı akabinde T.T.K. Md. 439 uyarınca bu yolda Mahkemeye de müracaat ederek özel denetçi atanmasını talep etmediğini ,   14.05.2018 tarihli toplantıda sunduğu, toplantı öncesinde - peşinen hazırladığı o “itirazları” incelendiğinde bunların itiraz / muhalefet değil birer “talep ve öneri’ veva olsa olsa eleştiri niteliğinde olduğunu , Yargıtay, karar alınmadan önce yapılan muhalefetin TTK 446/1-a anlamında muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyeceğini, bir karara peşin muhalefetin öngörülen şartı sağlamayacağı, dolayısıyla pay sahibinin dava açma hakkının bulunmadığını <br>Davacının asıl ve tek amacının ortağı olduğu şirketin işleyisini yavaşlatmak , şirketi zarara sokmak , masrafının arttırmak ve şirket yönetiminde huzursuzluk yaratmak olduğunu, belirterek; Davacının, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı talebinin reddine, davalı müvekkili şirketin iş bu dava sebebiyle uğrayacağı zararların tazminini talep hakkımız yanında sair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ;T.T.K. Md. 448/3 uyarınca Mahkemenin uygun göreceği miktarda davacının nakdi teminat göstermesine,davanın usulden reddine,haksız, yersiz ve dayanaksız iddialarla açılmış olan davanın esastan reddine,yargılama masrafı ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava ; TTK 445 ve 446 maddesi gereğince açılan Anonim Şirket Genel Kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı nın HMK 389 ve TTK 449 gereğince istediği yürütmenin durdurulması istemi yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşleri alındıktan sonra 16/05/2019 tarihli ön inceleme duruşması ara kararı ile acil korunacak yarar tespit edilmediğinden rededilmiş, davalının teminat istemide verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından ve açılan dava nedeniyle şirket zararı tespit edilmediğinden reddedilmiştir.<br>Dosya içine tarafların bildirdiği delilleri toplanmıştır.Davalı şirketin ortaklarını ve merkezini gösterir ticaret sicil kaydı, iptali istenen kararların alındığı 11/07/2018 tarihli Genel Kurul toplantı tutanağı, toplantıya katılanları gösteren hazirun cetveli ,şirket ana sözleşmesi, pay defteri örneği alınmıştır.Mahkememizce bilirkişi Ticaret Hukuku Akademisyeni Doç Dr ..., Finans bilirkişisi ... ün birlikte hazırladığı rapor ile Emekli Maliye Başhesap uzmanı Ymm Dr Öğr Görevlisi ... ın ayrık görüşünü içerir raporu alınmıştır<br>Mahkememizce ... sayılı 25/06/2020 tarihli karar ile    \"  davalı şirket için iktisadi/mali yerindelik kıstası gerçekleşmediğinden, sermaye artırımının gerekli ve elzem olmadığı takdiren kabul edilmiştir. Mahkememizce 6 numaralı genel kurul kararının TTK 445 vd maddeleri gereğince iptali gerektiği sabit bulunmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ nin 11/07/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı “yönetim kurulu üyelerinin ibrası\" na ilişkin kararın ve   6 numaralı \"şirket sermayesinin artırılmasına \" ilişkin  kararın, kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptaline, diğer iptal taleplerinin sabit olmadığından reddine karar\" karar verilmiştir. <br>Verilen karar taraf vekilleri tarafından İstinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin  2020/1330 esas  2023/651 karar sayılı dosyasına kaydı yapılarak incelenmiştir. <br> İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin  2020/1330 esas  2023/651 karar sayılı ilamı ile \"Davacı vekilinin istinaf aşamasında sunduğu ve ilk derece mahkemesinin kararından sonra söz konusu  .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/121 Esas ve 2016/211 Karar (Yeni 2021/8 Esas ve 2021/246 Karar)  sayılı ilamının temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiş olması ile dosya içinde ilgili belgeleri mevcut ve taraflar arasındaki  İstanbul BAM 13. HD'nin 23/01/2023 tarihli kaldırma kararına konu .... ATM'deki ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının içeriği dikkate alındığında söz konusu delillerin HMK 357/3 maddesi gereğince istinaf aşamasında incelenebileceği değerlendirilmiş,  kesinleşen .... ATM'nin 2015/121 Esas ve 2016/211 Karar (Yeni 2021/8 Esas ve 2021/246 Karar) sayılı dava dosyasına konu genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının batıl olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi anılan kararın belirtilen husustaki etkisi gözetilerek,  İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2023 tarihli kaldırma kararına konu .... ATM'deki ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasındaki talepler, özellikle işbu davaya konu genel kurul toplantısı çağrısını yapan yönetim kurulu üyelerinin o davaya konu 20/03/2016 tarihli Genel Kurul Toplantısının, yönetim kurulu üyelerinin 3 yıllığına seçilmelerine dair (6) nolu kararının iptali talep edildiği dikkate alındığında, söz konusu kararların iptaline ilişkin davanın sonucunun bu davayı etkileyebilecek olmasına göre taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeden istinaf başvurularının bu yön itibariyle kabulü ile kararın kaldırılmasına, .... ATM'nin ... E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması ve bu davanın sonucuna göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,Taraf vekillerin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 25/06/2020 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-6 gereği kaldırılmasına karar verilmiştir. \" <br>Dava dosyası kaldırma ilamı gereği  mahkememize gelmiş  2023/402 Esası almıştır.<br>Bekletici mesele yapılan .... ATM'nin ... ( eski ... E.) esas sayılı dava dosyasın ve ... ATM nin 2019/533 esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız içine alınmış, getirtilen dava dosyalarında karar verildiği ve kararların kesinleştiği görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamına göre;<br>Davalı ... ... AŞ 'nin alınan ticaret sicil kayıtlarına, pay defteri , hazirun cetveline göre;  toplam 30.045.000 TL ye isabet eden 6.009 adet hisse bulunan şirkette toplantıya ;<br>... Holding  A.Ş 13.585,00 TL karşılığı 2.717 adet hisse %45,5 temsilen(temsilen)<br>... ... 6.209,950 TL karşılığı 1.241,99 adet hisse %20,5 temsilen (temsilen)<br>... ... 5.125,000 TL karşılığı 1.025,01  adet hisse % 17 temsilen (temsilen)<br>... 5.125,000 TL karşılığı 1.025  adet hisse % 17 temsilen (asaleten)<br>katıldıkları, TTK 418 maddesi gereğince tüm hissedarların katılımı ile toplantı nisabının sağlandığı tespit edilmiştir.<br>6102 sayılı TTK nun 445 maddesi  İptal sebepleri başlığı altında;<br> 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.<br> TTK nun 446 maddesi  İptal davası açabilecek kişiler başlığı altında;<br> a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten<br>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,<br>c) Yönetim kurulu,<br>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.hükmü mevcuttur,<br>Davalı şirketin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olup, ünvanının  ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ , şirket merkezinin ... ... caddesi .../... olduğu, davalı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı içinde bulunduğu, mahkememizin TTK 445 maddesi gereğince yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır.<br>Dava tarihi 28/09/2018 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı11/07/2018 den itibaren 3 aylık süre içinde dava açılmıştır.TTK 445 maddesi gereğince dava süresindedir.<br>Davayı açan ... şirket pay sahibi olup, toplantıya asaleten katılmış, iptalini istediği  3-4-5-6. maddeye karşı muhalefet şerhini tutanağa geçirmiş ve olumsuz oy kullanmıştır. ... ın TTK 446 maddesi gereğince davacı sıfatı vardır.<br>Davalı şirketin incelenen ticari defter ve kayıtları neticesi bilirkişi raporlarında genel olarak ; 2016 mali döneminde şirketin önemli ölçüde iştirak hissesi satışı gerçekleştirdiği ve iştirakler hesabında önemli ölçüde azalış gerçekleştiği, yapılan satış sonrasında iştirakler hesabında azalma, banka hesabında da artış olup, satışın hangi kriterlere göre yapıldığı hususunun tespitinin şirket kayıtlarına göre tespitinin mümkün olmadığı,şirketin dönem karının 2016 yılında 34.671.251,71 TL olup, 2017 yılında ise dönem karının 1.857.670,96 TL'ye düştüğü, şirketin önceki yıllarına ait karşılaştırmalı gelir tablosu incelendiğinde; 2016 yılında iştiraklerin satışlarından elde edilen 49.084.000,00 TL kar bulunurken, 2017 yılında böyle bir gelirin olmadığı, 2016 yılındaki iştirak satış karı olmasa, şirketin 2016 yılında -7.459.375,69 TL zarar beyan edeceği, 2017 yılı dönem karının 2016 yılına nazaran büyük oranda düşük çıkmasının, şirketin 2016 yılında elde ettiği iştirak satış karları neticesi olduğu, 2017 yılı gelir tablosunda Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar bölümünde 18.713.787,37 TL gider gösterildiği, bunun 18.312.997,84 TL'sinin ... üniversitesine yapılan bağış olduğu, geri kalan kısmın özel iletişim vergisi, gecikme faizi, MTV gibi kanunen kabul edilmeyen giderlerden oluştuğu, 2017 yılı içinde şirket hesaplarında bulunan döviz mevduatlarının, her ay sonunda TCMB kurlarına göre değerlemesinin yapılması neticesinde 24.193.688,75 TL kambiyo karı, buna karşılık 13.591.245,58 TL kambiyo zararının oluştuğu, 969.315,65 TL finansman giderinin 934.727,65 TL'sinin, grup şirketlerinden ... Holding A.Ş. tarafından kesilen faiz faturaları olduğu,   2016 yılında ... İnşaat A.Ş. ile grup şirketlerden ... İnşaat Paz. San. Tic. AŞ ile birleştiği, birleşme kararının, iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğu,birleşme kararının şirketin menfaatine olup olmadığı hususunun yargılama sonucu belirleneceği, davalı şirketin önceki yıllar itibariyle birkaç milyon TL kar elde ettiği, 2013 yılında bu tutarın önemli ölçüde arttığı ve 173 483 711,12 TL olarak gerçekleştiği, şirket hissedarları arasındaki uyuşmazlığın bu kar tutarının paylaşımından kaynaklandığının düşünülebileceği, 2014 yılından bu yana davacı hissedar ... ın yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, ...'ın birikmiş karların dağıtılması yolundaki isteklerinin reddedildiği, alınan red kararlarının iptalinin yargı yoluyla istenmesi üzerine, hakim ortakların dağıtılabilir karı ve nakitleri azaltıcı işlemler yaptığını, şirketin önemli kazanç kaynaklarının satılarak küçülmeye gidildiği  bildirilmiştir.<br>Davacı ...  davalı şirketin 11/07/2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait genel kurul toplantısı gündeminde alınan 3-4-5-6 numaralı kararların iptalini istemiştir.<br>3 numaralı finansal tabloların onaylanması kararı<br>TTK m. 424/1 de “Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul karan, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur.” hükmü mevcut olsa da 2017 yılına ait genel kurul gündeminde ayrıca Yönetim Kurulunun ibrasına ilişkin madde bulunduğundan fınansal tabloların onaylanması kararı  ibra etkisi göstermemiştir. Bu nedenle TTK 436 maddesi gereğince oydan yoksunluk koşulu bu gündem maddesi için aranmayacaktır.<br>Davacının fınansal tabloların iptali talebine dayanak olarak dava dilekçesinde  açıkladığı daha önce açılan davalar   .... ATM'nin ... ( eski ... E.) esas sayılı dava dosyası ve ... ATM nin ... sayılı dosyasında sayılı dosyasında verilen kararlar maddi veya şekli anlamda kesim hüküm teşkil edecek şekilde sabit olmuştur.<br>4 numaralı yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararı;<br>TTK m. 436/2 gereğince “ Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz\" Anılan hüküm gereği yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmaları mümkün olmadığı gibi, birbirlerinin ibrasında da oy kullanamazlar. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dariresinin 2015/1843 esas- 2015/8132 karar sayılı ve  11/06/2015 tarihli kararında; “... yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın da iptali istenilmiş olup, eski TTK 374/2 nci yeni TTK m. 436/2 madde hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Somut olayda, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ve birbirlerinin ibra oylamasına katıldıkları ve olumlu oy kullandıkları anlaşılmaktadır.  eski TTK 374/2 nci yeni TTK m. 436/2 madde hükmü buyurucu niteliktedir. Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı ortaklar, muhalefet şerhlerini tutanağa yazdırmamış olsalar bile ibraya ilişkin genel kurul kararının iptalini isteyebilirler...\" denilmiştir.<br>Somut olayda; yönetim kurulu üyeleri ... birbirlerinin ibrasında oy kullanmış olup, yapılan oylama TTK 436/2 de açıklanan norma aykırıdır<br>Ayrıca şirket ortağı olan ... Holding AŞ nin yönetim kurulunda bu şirketin hakim ortakları olan ... vardır. Hakim ortak ve yöneticiler TTK m. 365 gereğince bu anonim şirketi idare ve temsil ederek, anonim şirketin iradesini oluşturacaktır. ... Holding AŞ’nin de davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ın ibrasında oy kullanması TTK m. 436/2’de belirtilen yasağın kapsamında olacaktır. (18.04.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiş olan 30.03.2106 tarihli genel kurul kararına göre ... ... ve ... ..., ... ile birlikte ... Holding AŞ'nin yönetim kurulu üyesi olarak seçilmişlerdir)<br>5 numaralı kar payı dağıtımı kararı;<br>     Şirketin 2017 yılı bilançosunda yer alan kar yedeklerinin 6.593.245,87 TL, yasal yedekler ve 58.676.800,03 TL olağanüstü yedekler olmak üzere toplam 65.270.045,90 TL olduğu, yasal yedeklerin, 1. tertip yasal yedek 6.009.000,00 TL ve 2. tertip yasal yedek 584.245,87 TL olduğu, 1. tertip yasal yedeklerin şirket sermayesi olan 30.045.000,00 TL’nin % 20'sine denk geldiği, bu anlamda şirket sermayesinin çok üstünde bir yedek ayrılmasının söz konusu olmadığı, olağanüstü yedeklerin, şirketlerin genel kurullarında alınacak kararlar ile sermaye yedeklerinde tutulmasının yasal mevzuata uygun olduğu, şirketin 31.12.2017 tarihli bilançosunda görüldüğü şekli ile sermayenin 8 katına ulaşan öz varlık tutarı ve bu tutarın %84’ünü oluşturan [(179.158.281,22 - 35.626.508,71 =) 143.531.772,51 + 58.676.800,03] geçmiş yıllar karı ile olağanüstü sermaye yedeklerinin %28,75’ine isabet eden kısmının (58.120.016,16.-TL) ortaklara dağıtılmasının, şirketin hazır değerlerinin (nakit kaynaklarının) 85.705.499,44 TL olması ve yapılması ön görülen kar dağıtımının, hazır değerlerin %67.81’ine denk geldiği görülmüştür.<br>Davacının dava dilekçesinde  açıkladığı daha önce açılan davalar .... ATM'nin ... ( eski ... E.) esas sayılı dava dosyası ve ... ATM nin ... sayılı dosyasında verilen kararlar maddi veya şekli anlamda kesim hüküm teşkil edecek şekilde sabit olmuştur. Bu nedenle doğru olmayan önceki yıllara ait finansal tablolara dayanan kar dağıtımı yapılmayacağına dair alınan kararda dürüstlük kuralına aykıdırıdır.<br>6 numaralı şirket sermayesinin artırılması kararı;<br> Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2003/13782 esas- 2004/10454 karar sayılı ve 28/10/2004 tarihli kararında “ ... şirketlerin kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak, davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacının bulunup bulunmadığı, kararlaştırılan artırım şeklinin bu ihtiyacı karşılama amacını sağlayıp sağlamayacağı, .... davalının holding olması ve TTK.nun 466/4 neti maddesi uyarınca başka şirketlere iştirak amacıyla kurulması, diğer bir değişle üreten deşil, yöneten bir şirket olması serçesinin doğurduğu öncelik kaygıları ve hedef yönelimlerinde vatan özellikler de gözetildikten sonra bir karar verilmesi ...”  görüşünü açıklamıştır. <br>Sermaye artışına ilişkin genel kurul kararında tartışılması gereken nokta artış kararının dürüstlük kuralı uygun olup olmadığı, davalı şirket için elzem olup olmadığıdır.<br>Somut olayda; davalı şirket yönetim kurulu şirket sermayesini 30.045.000,00 TL dan 44.955.000,00 TL artırarak 75.000.000,00 TL’sına çıkarılmasını, yapılacak olan sermaye artırımının iç kaynaklardan (olağanüstü yedekler) karşılanmasını,ortaklara hisseleri nispetinde bedelsiz yeni paylar verilmesini teklif etmiştir.<br> Davalı şirket yönetim kurulu sermaye artışının gerekçesi olarak, şirkette sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi, sermaye yapısı ile şirket kredibilitesinin güçlendirilmesi, ileride doğabilecek yatırım fırsatlarının finanse edilebilmesini açıklamıştır.<br> Ancak şirketin mevcut finansal ve mali durumu incelendiğinde; likidite sorununun olmadığı, iştiraklerden kar ve kira geliri elde etmek dışında bir ticari faaliyette bulunmadığı, kabul edilmiş veya başlanmış herhangi bir yatırım projesi olmadığı, bu yönde yaptığı bir ön anlaşma, iyi niyet mektubu, ticari faaliyet vb somut girişimi bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.<br>Anonim şirketlerin kuruluş amacı kar etmek ve dağıtmaktır. Olağanüstü yedeklerin sermayeye ilave edilmesi sonucunda ortakların bu miktarda nakit dağıtılabilir kardan mahrum kalacağı açıktır; zira sermayeye ilave edilen iç kaynaklar ancak sermayenin tekrar azaltılması ya da Şirketin tasfiye edilmesi halinde tekrar ortaklara dağıtılabilir kaynak haline gelecektir. İç kaynaklı sermaye artışı sebebiyle elde edilen hisseler ile bu artış için kullanılan iç kaynağın ortaklar bakımından özdeş olmadığı da açıktır: zira birinde ortağa yeni hisse verilirken, diğerinde nakit ödeme yapılmaktadır ki; nakit ödemenin yeni hisse tevdiine nazaran ortaklıktaki hisse yapısının bozulmaksızın pay sahibine üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği kaynak yarattığı izahtan varestedir. Şirketin mevcut durumda, olağanüstü kar yedeklerinin tamamını dağıtmaya yetecek kadar nakit kaynağının bulunmadığı, bu tutarın dağıtılabilmesi için şirketin yabancı kaynak kullanması gerektiği şirket bilançolarından anlaşılmakla birlikte, salt bugün için nakit kaynakların nakden dağıtımının yapılamıyor olması, sermaye artırımının gerekçesi olamaz. Bu tespitler ışığında  davalı şirket için iktisadi/mali yerindelik kıstası gerçekleşmediğinden, sermaye artırımının gerekli ve elzem olmadığı takdiren kabul edilmiştir.<br>.... ATM'nin ... ( eski ... E.)sayılı dava dosyasında;<br>Eski ... esas üzerinden yapılan yargılama sonunda 24/12/2020 tarihli ilam ile \"Davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurlunda alınan 8 ve 9 nolu kararların iptaline,  Davacının , 4-5-6-7 nolu kararların  iptali için açtığı davanın reddine\" şeklinde karar verildiği  <br>Kararın taraflarca istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk  Dairesinin 26/01/2023 tarih 2021/1474 Esas 2023/98 Karar sayılı ilamı ile<br> \"HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı şirketin  30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan  4-5-6-7-8-9 nolu kararların iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece,\" 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurlunda alınan 8 ve 9 nolu kararların iptaline,  4-5-6-7 nolu kararların  iptali için açılan davanın reddine, karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> Davacı vekilinin Usule ilişkin Hakimin reddi talebinin reddinin yerinde olmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde,Davacı tarafça verilen 04/12/2018 tarihli dilekçe ile mahkeme heyetini reddedildiği belirtilmiştir.Mahkemece 13/12/2018 tarihli  duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Mahkeme heyetinin reddine ilişin talebin HMK 41.b/c maddeleri gereğince red talebini geri çevrilmesine, asıl hükümle birlikte istinaf yolu açık olmak üzere  karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça verilen heyetin (hakimin) reddi dilekçesindeki ret sebepleri HMK. 36 maddesinde düzenlenen hakimin reddi sebepleri arasında yer almadığı, dosya kapsamı itibariyle heyetin reddini gerektirecek bir durumun tesbit edilmediği ve mahkemece verilen ara kararın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Davacı vekilinin  .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde,<br>Davacı vekili ilk derece mahkemesine ibraz ettiği 04.01.2019  ve 19.02.2020 tarihli  dilekçeleri ile; Davalı Şirket'in 30.10.2014 Tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda hakim ortakların kendi kullandıkları oylarla 2 yıl süre için, yani 2015-2016 faaliyet dönemi için, Yönetim Kurulu Seçim Kararı alındığını, söz konusu genel kurul kararı ve dayanağı yönetim kurulu kararının yok hükmünde geçersiz  bir karar olduğuna dair açtıkları davada, ... ATM ... K sayılı kararın  temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD' sinin 8.11.2018 Tarih ve 2016/13709 E., 2018/6884 K. Sayılı ilamı ile  lehlerine BOZULduğunu,  Davalı Şirketin 30.10.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan tüm kararların ve bu arada 2 yıl süre için (2015-2016 faaliyet dönemi) görevlendirilen  davalı şirket yönetim kurulu seçim kararının da hükümsüz  (geçersiz) olduğuna karar verilmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğunu,  bu durumda, huzurdaki dava konusunu oluşturan 2015 yılı faaliyet döneminde davalı şirket yönetim kurulunun yetkisiz olduğu, şirket ve yönetim kurulu arasındaki tüm karar ve işlemlerin de 30.10.2014 tarihinden itibaren geçersiz olacağını,  bu hukuki durumun, dava konusu genel kurul kararlarını doğrudan etkileyeceğini, her ne kadar huzurdaki davada alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırılıkları nedeniyle iptal koşulları kesinlikle mevcut ise de, Yargıtay 11. HD' sinin 8.11.2018 Tarih ve 2016/... E., 2018/... K. Sayılı ilamı  nedeniyle de ayrıca dava konusu genel kurul kararlarının geçersiz olduğunun açıkça ortada olduğunu beyan etmiştir.<br>Mahkemece, davacı vekilinin beyan dilekçesinde belirttiği, ... ATM 2015/... E  - 2016/... K sayılı dosyasının getirtilip incelenmediği ve bekletici mesele yapılması konusunda bir karar verilmediği anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/121 E., 2016/211 K. sayılı kararı incelendiğinde;  davacı ... tarafından  davalı ... İnş. Paz. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 30/01/2015 tarihinde  6102 sayılı TTK. 391. maddesi uyarınca, davalı şirketin 09.10.2014 tarihli 5 nolu yönetim kuruluna çağrı kararının geçersizliğinin tespitine, geçersiz toplantıya çağrı katılım sonrasına ait 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda karara bağlanan 3 ve 5 nolu kararların iptali talebine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucu 24/03/2016 tarihli karar ile;  davanın kısmen kabulüne genel kurulun 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 08/11/2018 tarih ve 2016/13709 E., 2018/6884 K. sayılı kararı ile \"mahkemece TTK'nın 390/4 ve 392/7 maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir\" gerekçesi ile kaldırma kararı verildiği , <br>Kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... E., 2016/... K. sayılı kararında; İptali istenen davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3 nolu maddesinde şirketin yeni yönetim kurulu üyelerinin 2 yıl süre ile seçimine ilişkin karar alındığı, eldeki davaya konu  30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına çağrınında 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 2 yıl süre ile seçilen yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılmış olması karşısında buna göre .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ve davalı şirketin 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptaline ilişkin davanın sonucunun bu davayı etkileyecek olmasına göre bu davanın sonuçlanmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Dairemizin kararı doğrultusunda davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri ve davalı vekilinin istinaf sebepleri bu aşamada değerlendirilmemiştir.\" gerekçesinin açıklandığı Açıklanan nedenlerle,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın  353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve  dosyanın mahkemesine gönderilmesine, bu aşamada davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak 1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2021 tarih ve  ... Esas - ... Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine\" şeklinde karar verildiği <br>Açıklanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk  Dairesinin 26/01/2023 tarih 2021/1474 Esas 2023/98 Karar sayılı ilamı nedeniyle .... Asliye Ticaret Mahkemesine yazı yazılarak 2021/8 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar sureti istenilmiş, incelendiğinde; Kararın tarafların vaki temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13709 Esas, 2018/6884 Karar ve 24/03/2016 tarihli ilamı ile;<br>\"(1) Dava, 31/10/2014 tarihli davalı anonim şirket genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı genel kurul çağrı kararının alındığı 09/10/2014 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Şirket'in üç yönetim kurulu üyesinin bulunduğu, TTK'nın 390/1. maddesi gereğince toplantıda iki üyenin katılımı ve oyuyla karar alındığı gerekçesiyle yönetim kurulu kararının usulüne uygun olduğu kabul edilmiş ise de, yönetim kurulu üyesi davacı ...'ın bu toplantıdan haberdar edildiğine dair bir delil bulunmamaktadır. TTK'nın 390/4. maddesi gereğince, üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış önerisine en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. TTK’nın bu hükmüne göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de, önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Bu durumda, mahkemece, TTK'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.\" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş olduğundan, bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiş, beyanları alınarak usul ve yasaya uygun bozma ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 390. maddesi uyarınca, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kağıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için gereklidir. Eldeki davada Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere, yönetim kurulu üyesi olan davacı davet edilmeksizin ve TTK'nın 390/4. maddesinde belirlenen usule de uyulmaksızın geçersiz şekilde yapılan yönetim kurulu toplantısında alınan, genel kurulun olağanüstü toplantıya davet edilmesine ilişkin 09/10/2014 tarihli yönetim kurulu kararı TTK'nın 391/1-b maddesi uyarınca batıldır. Bu minvalde, 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulun TTK'nın 410/1. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrıldığı kabul edilemeyeceği gibi kanunun 416. maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurul usulüne de uyulmamış olduğundan, usulüne uygun şekilde toplanmış bir genel kurul bulunmadığından, bu genel kurulda alınan 3 ve 5 nolu kararlar batıldır. Açıklanan gerekçe ile 1-Davanın Kabulü ile davalı ... Şirketi'nin 09/10/2014 tarihli ve 5 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile 31/10/2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'unda alınan 3 ve 5 nolu kararların batıl olduğunun tespitine,\" şeklinde karar verildiği, verilen kararın 20/10/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. <br>... ATM nin ... sayılı dosyasında verilen  karar sonucu; Davalı şirketin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere tüm kararların geçersizlik müeyyidesine tabi olması sebebi ile  dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisini de ortadan kaldırdığı, 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyeleri alınan kararın geçersizliği nedeniyle bu sıfatlarını yitirdiklerinden dava konusu 2015 yılına ait olağan genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkilerinin de bulunmadığı , olmayan bir yönetim kurulu kararına göre toplanan genel kurulun da yoklukla malul olduğu, davacı pay sahibinin dava konusu gündem maddelerine itiraz ederek itirazlarını tutanağa geçirdiği ve TTK 416.maddesinde sayılan çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığı kanaatine varılarak davalı şirketin 30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan  4,5,6,7,8,9 nolu kararların yoklukla malul olduklarının tespitine hükmedilmiştir.<br><br>Yukarıda açıklanan .... ATM'nin ... sayılı dava dosyası ve  ... ATM nin ... sayılı dosyasında verilen  kararlar sonucu;  31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere tüm kararların geçersizlik müeyyidesine tabi olması sebebi ile ... dosyasında dava konusu olan genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisinin de ortadan kalktığı, 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyeleri tarafından alınan kararın geçersizliği nedeniyle bu sıfatlarını yitirdikleri, bunun devamı olarak yapılan 2015 yılına ait olağan genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkilerinin de bulunmadığı , olmayan bir yönetim kurulu kararına göre 30/03/2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılına ait genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu, bu genel kurulda (huzurdaki dava) İstanbul 15 ATM nin 2023/402 esas sayılı dosyasına konu genel kurulun yapılmasını sağlayan yönetim kurulu üyelerinin 3 yıl süreyle seçildikleri, seçime ilişkin genel kurul kararlarının .... ATM'nin ... sayılı kararı ile yoklukla malul olduğuna hükmedildiği<br>  Bu karar sonucu genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkileri bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin aldığı karar sonucu  11/07/2018 tarihinde  2017 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, bu genel kurulda  3, 4, 5 numaralı  genel kurul kararları ile 6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000,00-TL  artırılarak 75.000.000-TL'ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin  kararların alındığı<br> Davacı pay sahibinin dava konusu gündem maddelerine itiraz ederek itirazlarını tutanağa geçirdiği ve TTK 416.maddesinde sayılan çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığı <br>Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı şirketin11/07/2018 tarihinde gerçekleştirilen 2017 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan  3, 4, 5 numaralı  genel kurul kararları ile 6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000,00-TL  artırılarak 75.000.000-TL'ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin  kararların yoklukla malul olduklarının tespitine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>H Ü K Ü M \t                 /<br>1- Davalı şirketin 11/07/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5 numaralı genel kurul kararları ile 6 numaralı şirket sermayesinin 44.955.000,00-TL  artırılarak 75.000.000-TL'ye çıkarılması ve ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesine ilişkin  kararların yoklukla malul olduğunun tespitine<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın düşümü ile bakiye kalan 579,5  TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 7.873,3 TL yargılama giderinin (7.500,00 TL bilirkişi ücreti- başvuru harcı, peşin harç , tebligat ve müzekkere gideri ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine<br>Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği  30.000,00 TL maktu  vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5-Tarafların artan avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, <br> Davacı vekilinin ve davalı vekilini yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı .10/04/2025<br><br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a558874d7e0418c","SID":"cf6db12ead07744e"}}