{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/147 <br>KARAR NO\t: 2025/586<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI\t: ... YEM ÜRÜNLERİ PLASTİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. .. <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 09/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/04/2025   <br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2024 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli internet sitesi finans piyasasında aracılık hizmeti verdikleri yönünde reklam yapıp müşteri çektiklerini, müvekkilin de kendisi ile konuşan firma yetkilisi ile görüştüğünü, şahıslara inanıp işlem yapmaya başladığını, finans piyasalarında işlem yapan şirketler sermaye piyasası kurulundan izin alarak faaliyette bulunduklarını, ancak bu şahısların herhangi bir izin almadan topladıkları para ile hiç bir işlem yapmadıklarını, müvekkilini sanki işlem yapıyormuş gibi dolandırdıklarını, müvekkilinin belirtilen yasa dışı ... firmasına işlem yapmak üzere IBAN istediğini, ilgili firmanın davalı ...'a ait olan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti IBAN hesabını paylaşarak bu hesaba 10.000,00-TL para gönderdiğini, sonrasında şahısların ortadan kaybolarak müvekkilinin telefonlarını engellendiğini, müvekkilinin dolandırıldığını anlayarak ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası ile şikayetçi olduğunu, tüzel kişi sahibi bulunan ...'ın kanuni temsilcisi bulunduğu ... İnşaat Sanayi ve Tİcaret Ltd.Şti ödenmeyen alacağına yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL alacaklarının 27/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yargı çevresinin dışında kaldığı nazara alınarak davanın usulden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, davacının ... açıklaması ile gönderdiği havalenin borç ödemesi olduğunu, davacının aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete yönelik Forex iddialarını kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ikrar ettiğini, eksik borcun tahsili mümkün olmadığını, davalı şirketin hileli davranışlarda bulunduğuna dair dosyada somut bir delil bulunmadığından davanın reddini dilemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; \"... Eldeki dosya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla mahkememize gönderilmiştir. Davanın açıldığı tarih ile 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 01/09/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. Maddesinde yer alan (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi): \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenleme birlikte değerlendirildiğinde arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ve eklerinde davacının arabulucuya başvuru yaptığına dair herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı anlaşılmıştır. Netice itibariyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile reddine,...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf mahkemesi ihtiyati haciz kararın vermiş olsa da şekil yönünden de yetkili mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu tespit etmiş bulunduğunu, tarafınca 20/12/2024 tarih tavzih talebi sonrası ... esas ... karar sayılı ilamı ile istinaf yolu açık olmak üzere tahsis kararı verildiğini, dava asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup ihtiyati haciz kararın reddi sonrası 9. Hukuk dairesinin ihtiyati haciz kararın uygulanmasının varlığı istinaf kararı sonrası yetkili mahkemenin resen Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğunun kararı açılanan dava ve taraflar ile aynı yönde aynı konuda verilmiş 3. Hukuk Dairesi kararı ve yetkili olarak atanan .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ise kararında usul şartı olan taraflara ara buluculuk süresi vermeden usulden red etmesi hususları hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla \"Alacak\" talebine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde, internet sitesinde aracılık hizmeti verildiğine dair reklamı görer müvekkilinin ... isimli firmasında işlem yapmak istemesi üzerine, kendisine bildirilen davalı şirkete ait banka hesabına 10.000,00 TL para gönderildiği, paranın yatırılmasından sonra  telefonunun engellenmesi sonucunda müvekkilinin dolandırıldığını anladığı ileri sürülerek 10.000,00 TL alacağın 27.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekilince davanın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere yapılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde \"Bu Kanun'un 4üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır\" hükmünü içermektedir. <br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin birinci fıkrasında  \"İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.\" hükmüne,  ikinci fıkrasında ise  \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayın değerlendirilmesinde, tacir niteliğini haiz tüzelkişi olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gereken eldeki davanın ticari dava olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olup, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulup bundan sonuç alınamadığına dair anlaşmazlık son tutanağının davanın görüldüğü mahkemeye ibrazı gerektiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesindeki düzenlemeye göre arabuluculuk dava şartının sonradan giderilebilen dava şartlarından olmayıp davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL kalan 556,1‬TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince 09/04/2025 KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br><br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Üye<br>...<br> ¸<br><br>...<br>Üye<br>...<br>¸<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47cf33182f3b179d","SID":"67c46a164814ab8e"}}