{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/319 <br>KARAR NO\t: 2025/356<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 03/04/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı  vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulüyle davalı şirketin haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, iş bu haksız itirazın iptali neticesinde durmuş olan icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli iddiaları neticesinde takibin durmuş olması sebebiyle dava değerinin % 20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkâr tazminatına ve dava masraf ve vekâlet ücretlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; Davacı tarafın-----. İcra müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası ile davalı müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatarak, müvekkili şirketten alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkili şirketin davacı ile arasında borç ilişkisi bulunmadığından, gönderilen ödeme emrine tarafımızca yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, akabinde yine davacı tarafından iş bu itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın dava dilekçesi itirazın iptali davasına yönelik olmasına rağmen, söz konusu davaya ilişkin ------ İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Sayılı kararı ile verilen Görevsizlik Kararının akabinde, itirazın iptali davasının Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklı Alacak Davası olarak açıldığını, <br>Nitekim, mahkemece takdir edileceği üzere, davacı karşı taraf itiraz edilen icra takibinin devamı mahiyetinde itirazın iptalini talep ettiği davada, herhangi bir ıslah veya yeni bir dava açmadan dava türünün değişmesini talep ettiğini, bu sebeple söz konusu taleple bağlılık ilkesi gereği davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde, -------müvekkil şirkete ilişkin sahip oldukları ortaklık hisselerinin devri konusunda anlaştıkları ve bu anlaşma gereği kendisinin 260.000-TL ödediğini, anlaşma sağlanamadığından ödemiş olduğu miktardan 130.000-TL nin iade edilmediğini ve  bu nedenle müvekkil şirketin borçlu olduğunu iddia ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde geçerli bir borç ilişkisi olması için gereken sözleşmenin mevcut olmadığı, davacının dava dilekçesinde sunduğu ----- yazışmalarının geçerli bir hisse devri taahhüdü sayılamayacağı, bunun yanı sıra, söz konusu borç ilişkisi şirket ile değil, şirketten hisse satacağını iddia eden şahıslar ile kurulduğunu, bu yönlü düşünüldüğünde söz konusu icra takibi müvekkil şirkete değil şahıslara yöneltilmesi gerekirken, müvekkil şirkete yöneltildiğini, Ticaret Ticaret Kanunun 125. Maddesine göre \"Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.\" ticari şirketler tüzel kişilik kazanarak kurucularından bağımsız bir kişi haline geldiğini, dolayısıyla tacir sıfatı şirketin kendisine ait olup ayrıca kendisini oluşturan ortaklardan ayrı bir malvarlığı vardığını, müvekkili şirketin kendi tüzel kişiliği olması nedeniyle şirket borçlarından sorumlu olup ortakların şahsi borçlarından kural olarak sorumlu olmadığını, “Dava konusu takip, nafaka borcu sebebiyle başlatılmış olup, şirket ortağı borçlunun, şahsi borcu niteliğindedir. 6102 Sayılı TTK’nın 133. maddesi uyarınca ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesh olunmuşsa tasfiye payından henüz bilanço düzenlenmemişse, bilançonun düzenlenmesi sonucu borçluya düşecek kar ve tasfiye payından veya borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun taşınırlara dair hükümleri uyarınca haczedilmesi yolu ile ya da ortağın şirketten olan diğer alacaklarından alabilme ve bunun için haciz yaptırabilme yetkisini haizdir. Bunun dışında şirket ortağı borçlunun şahsi borcu sebebiyle şirkete ait malvarlığının haczedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan...\" (Y. ---HD,-----) müvekkili şirkette ortaklık statüsü sağlayan paylar (hisseler) dava dışı -----mülkiyetinde olup bu paylar üzerinde tasarruf yapabilecek olanlarda kendileri olduğunu, kaldı ki davacı tarafın sunduğu dava dilekçesinde hisse devri konusunda anlaşmaların şirket ile değil dava dışı kişiler arasında olduğunu ikrar ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde mevcut dava dışı şirket ortakları ile yapılmış bir anlaşma ortakların şahsi borcu niteliğinde olduğunu,  Türk borçlar hukuk sisteminin genel ilkeleri doğrultusunda 3. Kişi aleyhine borç yaratılamayacağı gibi borç ilişkisinin nispiliği ilkesi nedeniyle davacının müvekkil şirkette sözleşeme dayalı bir talep ileri sürmesi de mümkün olmadığını, müvekkili şirketin iddia edilen sözleşmenin tarafı olmadığı gibi davacının malvarlığından zenginleşende şirket tüzel kişiliği olmadığını,davacının da dilekçesinde beyan ettiği üzere kendisinin müvekkil şirkette doğrudan doğruya bir ödemesi bulunmayıp dava dışı ortaklardan  ---- elden 130.000,00 TL, ----- ise  şahsi hesabına 130.000,00 TL para gönderdiğini, söz konusu paraları devralarak mülkiyetlerinin aktifini artıran ve bu paralar ile şirket borçlarını ödeyerek fakirleşmekten kurtulan dava dışı ortaklar davacının mal varlığından zenginleştiğini, dava dışı kişilerin söz konusu paraları daha sonra şirket lehine harcaması sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkisinin taraflarında bir değişikliğe neden olamadığını,  maddi hukuka göre görülmekte olan davada müvekkil şirketin taraf sıfatı (husumeti) bulunmadığını, davacının iddia edilen borcunu dava dışı olan ortaklara yöneltmesi gerekirken hukuka aykırı olarak müvekkilime karşı açılan bu davanın reddi gerekmektedir. Kaldı ki dava dışı ortaklardan  ----- kendisine verilen parayı aynen geri iade ettiğinden (EK-1  ----- Davacıya 130.000,00 TL geri ödediğine ilişkin banka dekontu) davaya konu edilen miktarın ----- tahsil edilmesi gerekmektedir.<br>hukuka aykırı davanın reddine ve davacının haksız icra takibinden kaynaklı %20 den aşşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesin, dava giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. <br>---- İcra Müdürlüğü'nün ----  esas sayılı dosyası celp edilmiştir.<br>---- İcra Hukuk Mahkemesi ------ Esas sayılı doyasında 05/03/2025 tarihinde; ''Davacının tashih istemi incelendi; Dava dilekçesinde dava değerinin/takip tutarının 132.176,16-TL olmasına rağmen hükmün maddi hata nedeni ile miktar itibari ile kesin olarak verildiği anlaşılmakla, Hüküm fıkrasının 2. Maddesinin \"HMK'nun 20. Maddesi gereğince tarafların karara karşı istinaf süresinin sona erdiği veya onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli yetkili mahkemeye gönderilmesine, HMK'nun 20. Maddesi gereğince süresinde talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına.\" şeklinde ve hüküm fıkrasının son cümlesinin \"Dair tarafların yokluğunda takip tutarı 132.176,16-TL olmakla kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.\" şeklinde HMK 'nun 304. Maddesi uyarınca tashihine, istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.'' şeklinde tashih şerhi düzenlendiği görülmüştür.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Dosyanın Mahkememize,   ----- İcra Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyada verilen görevsizlik kararı ile gelmiş olduğu, verilen 19/04/2024 tarihli görevsizlik kararının kesin olmak üzere verildiği, gerekçeli karar davacı vekiline 29/04/2024 tarihinde tebliğ olunduğu, davalıya tebliğ olunmadığı, ------. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 03/05/2024 tarihinde dosya tevzi bürosuna gönderildiği, dosya 07/05/2024 tarihinde Mahkememize tevzi olunduğu, görevsizlik kararının kesin olarak verilmesi sebebiyle dava dosyasına Mahkememizce bakılmasına başlanıldığı, dosya Mahkememizce görülmeye başlandıktan sonra-----. İcra Hukuk Mahkemesi -- Esas sayılı dosyada   ----- İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 05/03/2025 tarihli TASHİH ŞERHİ düzenlendiği, tashih şerhi kararı ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmediği, karara karşı tebliğden itibaren iki haftalık İstinaf kanun yolunun açık olduğuna dair karar verildiği görülmüştür. Açıklanan sebeplerle, kesinleşmeden Mahkememize gönderilen dosyanın iadesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde esas kaydı kapatılmasına karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-)Mahkememize görevsizlik kararı ile dosyayı gönderen -----. İcra Hukuk Mahkemesinin ---- esas----- karar sayılı kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmakla  usuli işlemlerin tamamlanması için dosyanın görevsizlik kararı veren ----- İcra Hukuk Mahkemesi'ne iadesine,<br>2-)Esasın bu şekilde kapatılmasınaDair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin   yüzüne karşı karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de142c3ad010f7f8","SID":"baeeacff08668d04"}}