{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1342 <br>KARAR NO\t\t: 2025/203<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2021 (Dava) - 24/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/620 Esas - 2022/211 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2021/620 Esas - 2022/211 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ... ... Şubesinden çekilen kredi sebebiyle kefil olduğunu, davalının kredi borcunu ödememesi sebebiyle davacı müvekkilinin icra takibine düşmemek için davalının kredi borcunu ödediğini, ödenen paranın davalıdan istenildiği ancak davalının, davacı müvekkiline ödeme yapmadığını, davacının yapmış olduğu ödemenin tahsili için davalı hakkında Ödemiş İcra Müd'nün 2021/2923 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı adına usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davacının, davalıya ... ... Şubesinden çekilen kredi sebebiyle kefil olduğu, davalının kredi borcunu ödememesi sebebiyle davacının kredi borcunu ödediği, ödenen paranın tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, dava dışı banka tarafından, davalı borçlu ...'in kullanmış olduğu kredilerin ödenmemesi sebebiyle kredi hesabının takip hesaplarına aktarıldığı, davacının kefalet sorumluluğu gereğince  26.939-TL asıl alacağının olduğu, yapmış olduğu ödeme sebebiyle işlemiş faizin 8.687,96-TL olduğu, toplam alacağın 35.626-TL olduğunu bildirmiş olduğu, açılan davada, davacının asıl alacak yönünden talepte bulunduğu, davalının temerrüdünün oluşmadığı ve HMK 26.mdsine göre taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının Ödemiş İcra Müdürlüğü' nün 2021/2923 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 26.939,00-TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden asıl alacağa yıllık % 9 yasal faiz uygulanmak üzere devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden takdir olunan % 20 (5.388,00-TL) icra inkar tazimantının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, açılan dava ve davanın esasına teşkil eden iddia edilen alacak nedeninin ticari iş olmadığını, bu anlamda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, hem davanın taraflarının yerleşim yeri adresinin Ödemiş Mahkemeleri yetki çevresinde olduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının, davanın esasına yönelik iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu ödemelerin sadece davacı tarafından değil, d ava dışı ... isimli şahıs tarafından da ortak şekilde ödendiğini, icra takibini ve borcu kabul etmemekle birlikte, söz konusu dekontlara göre, davacının tamamını kendisinin ödemediği halde, dekontlarda ...'nin ödediği belli olan tutarları da icra takibi konusu yapıp müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın kefil sıfatıyla müvekkilinin kredi borcu ödediği yönünde iddiası olduğunu, diğer yarısının dava dışı ... tarafından ödendiğini, talep edilen alacak miktarının likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden dolayı, inkar tazminatının da koşullarının oluşmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t\t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kefil olan davacının aslı borçlu davalıdan ödediğin bedelin rücusuna yönelik başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, cevap dilekçesinin süresinden sonra verilmesi sebebiyle yetki itirazının dikkate alınmayacağı, eldeki davada kesin yetkinin de söz konusu olmadığı, mahkemece alınan uzman bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının davalıya ait 3 adet kredi sözleşmesinde kefil olduğu ve davalının borcunu kefil sıfatıyla ödediği, bu sebeple ödediği bedelleri davalıdan TBK'nın 596. maddesi uyarınca tahsile hakkı olduğu, davalı her ne kadar borcun sadece davacı tarafından değil dava dışı ... tarafından da ödendiğini, dolayısıyla alacağın davada talep edilen miktardan daha az olduğunu savunmuş ise de, ödeme dekontlarında ödemeyi gerçekleştirenin davacı olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen kararın da yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/620 Esas - 2022/211 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 1.840,20 TL istinaf karar harcından peşin yatan 460,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.380,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  13/02/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e89f92d62b37696d","SID":"4bb40ceee0185ef2"}}