{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/578 - 2025/570<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/578 <br>KARAR NO\t: 2025/570<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/128 E.  <br><br><br><br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tAnkara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2025 Tarih ve 2024/128 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:İhtiyati tedbir isteyen vekili,   karşı taraf Şirket tarafından 2021/009652 numaralı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilince bu tasarıma yapılan itirazın, TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, oysa ilgili tasarımın, müvekkiline ait tasarımla aynı olup, yenil ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek açtığı YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemli davada, dava konusu tasarımın, dava sonuçlanıncaya kadar kullanılmasının ve/veya kullandırılmasının önlenmesi, aksi halde karşı taraf Şirketin 500.000,00 TL'den az olmamak şekilde teminat vermesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyen adına tescilli 2017/01233-3 nolu tasarım ile karşı taraf adına tescilli 2023/000631 numaralı tasarımın birbirlerinden farklı olduğu, tasarım öğe ve prensiplerinin dağılımı ve kullanımı açısından bilgilenmiş kullanıcı algısında yeni ve ayırt edici özellikler taşıdığı, ürünlerin farklı bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.           <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili, ilk derece mahkemesince, bu aşamada adeta davanın esasına ilişkin görüş bildirildiği ve sanki dava neticelenmiş gibi bir gerekçe ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın gerekçesinde, net bir şekilde tasarımların farklı olduğunun anlaşıldığının belirtilmesinin, aynı zamanda hakimin davanın sonucuna ilişkin yorumda bulunması niteliğinde olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı bulunduğunu, HMK'nın 389 vd. maddeleri çerçevesinde ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, yaklaşık ispatın da sağlandığını, ihtiyati tedbir kararı verilmediği takdirde karşı taraf Şirketin söz konusu tasarımları kullanarak müvekkili aleyhine ve kendi lehine haksız olarak kazanç sağlayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t:Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir isteyen tarafça, karşı taraf Şirketin başvurusuna konu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasıyla YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü talep edilen davada, karşı taraf Şirketin anılan tasarımı kullanmasının ya da kullandırmasının önlenmesi, aksi halde karşı tarafın teminat vermesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>\tO halde, ihtiyati tedbir talebinin dinlenme koşullarının bulunup bulunmadığının öncelikle 6769 sayılı SMK ve ardından da 6100 sayılı HMK hükümlerine göre incelenmesi gereklidir. Zira SMK'nın 159/1. maddesinde ihtiyati tedbir sebepleri açıkça düzenlendiğinden, bu sebeplerin mevcudiyeti halinde, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan ihtiyati tedbir sebeplerine başvurulmasına gerek kalmayacaktır.<br>\t6769 sayılı SMK'nın \"İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği\" başlıklı 159/1. maddesi hükmüne göre \"Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\"<br>\tSMK.'nın 159. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için karşı taraf kullanımının tecavüz teşkil etmesi veya kullanımın tecavüz teşkil ettiği yönünde ciddi ve etkin çalışmalar yapılması gibi iki temel sebebin mevcudiyeti aranmaktadır. <br>\tEsasen SMK.’nın 159. maddesinde, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla talep olunabilecek ihtiyati tedbirler düzenlediğinden, anılan maddenin somut uyuşmazlıkta uygulanabilme imkanı bulunmamaktadır. SMK.’nın 159. maddesi hükmünde açıkça düzenlenmeyen konularda, örneğin hükümsüzlük davalarında mahkemeden istenebilecek ihtiyati tedbirler hakkında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerektiği konusunda duraksanmamalıdır. <br>\tİhtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK.'nın 389/1. maddesinde ise \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü yer almaktadır.  <br>\tAnılan hükme göre ihtiyati tedbir kararı, sadece \"uyuşmazlık konusu\" hakkında verilebilir. Aslında aynı gereklilik, 6769 sayılı SMK.'nın 159/1. maddesi hükmünde yer alan \"dava konusu kullanımın\" ibaresi ile de vurgulanmıştır. İşbu davada ise ihtiyati tedbir isteyen, karşı taraf Şirkete ait tasarımların hükümsüzlüğünü istemektedir. Buna göre davanın konusu, karşı tarafın mal varlığına dahil bulunan tasarım hakkıdır. İhtiyati tedbir isteyenin üzerine tedbir konulmasını istediği şey ise karşı tarafın tasarımının kullanılmasının engellenmesi olup, bu husus hükümsüzlük davasının konusu değildir.  <br>\tBu noktada böyle bir tedbir kararının verilebilmesinin hangi hallerde mümkün olabileceği sorusu akla gelebilir. Öncelikle tescilli bir sınai mülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmesi yönündeki ihtiyati tedbirin, Anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmesi olduğu gözden kaçırılmadan, her somut olayın özellikleri ve tarafların menfaatler dengesi gözetilerek, sınırlı bir şekilde uygulanması gereklidir. <br>\tSomut uyuşmazlıktaki gibi hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi ihtimali bulunan bir tescilli sınai mülkiyet hakkına dayanan kişilerce, başkaları aleyhine bu haklarının kullanılmasının önemli zararlara neden olabileceği ve bu durumun ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, hükümsüzlük nedeni olarak ileri sürülebilecek tüm bu gerekçelerin, tescilli sınai mülkiyet hakkı sahiplerinin 6769 sayılı SMK 149. maddesi uyarınca adli merciler nezdinde herhangi bir talepte bulunmaları halinde, bu taleplere karşı bir savunma olarak ileri sürülebileceği, hatta bu konuda önceki davalarda alınmış bilirkişi raporları varsa bunların delil olarak sunulabileceği ve bu talepleri inceleyen mahkemelerce veya diğer adli mercilerce de bu savunmaların değerlendirileceği açıktır. Yoksa eldeki uyuşmazlık gibi, konusu tescilli sınai mülkiyet hakkının ihtiyati tedbir isteyene karşı kullanılması olmayan bir davada, tescilli sınai mülkiyet hakkının kullanılmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda tüm talepler açısından dava şartı olarak aranan hukuki yarar şartı da anılan ihtiyati tedbir talebi yönünden sağlanmamış bulunmaktadır. <br>\tBu durumda ilk derece mahkemesince, ihtiyati  tedbir isteminin  açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle  kabulüne karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 07/02/2025 gün ve 2024/128 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,<br>2-İhtiyati tedbir isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE,<br>\t3-İhtiyati tedbir isteyen tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Karşı tarafça ilk derece mahkemesinde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br><br>\t6-İhtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ihtiyati tedbir isteyene iadesine,<br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t8-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27ba0022091f140f","SID":"38f002b20809f8ef"}}