{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/538 - 2025/569<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/538 <br>KARAR NO\t: 2025/569<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/361 E.  <br><br><br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbire İtiraz<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2024 tarih ve 2024/361 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:İhtiyati tedbir isteyen vekili,  YİDK kararının iptali istemi ile açtığı davada, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesinin 02/09/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarşı taraf Şirket vekili, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, talep dilekçesinde, marka hükümsüzlüğü talebinin olmadığını, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetildiğinde, verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, ayrıca salt markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir işlemi uygulandığı, karşı taraf şirkete ait markanın kullanılması veya devir hariç başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı, bu hale göre tesis edilen ihtiyati tedbir işleminin, karşı taraf Şirketi telafisi güç zararlara maruz bırakmayacağı anlaşıldığından teminat alınmaksızın tedbir işlemi tesisinde de hukuka aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf Şirket vekili, dava dilekçesinin netice kısmında, öncelikle davanın konusuz kalmaması ve husumet noktasında uyuşmazlıklar yaşanmaması adına ihtiyati tedbir talep edildiğini, ihtiyati tedbir isteyenin tedbir talep etmekteki maksadı ve gerekçesinin, sadece davanın konusuz kalmaması ve husumet noktasında uyuşmazlık yaşanmaması olduğunu, ancak HMK'nın 389. maddesi uyarınca tedbir konulabilmesinin ilk şartının, yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmesi ile tedbir isteyenin dava konusu hak üzerinde koruma temin etmesinin sağlanması bulunduğunu, ihtiyati tedbir isteyenin ise dava konusu hakkı korumak yerine husumet ehliyetini korumayı amaçladığını ve tedbir istemine bunu gerekçe gösterdiğini, ayrıca devir gerçekleşirse davanın konusuz kalabileceğini ifade ettiğini, oysa HMK'nın 125. maddesi hükmünün, ihtiyati tedbir talep edenin tüm  endişelerini bertaraf ettiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir isteyenin tüm  iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmadığını, dava dilekçesinin netice kısmında markanın hükümsüzlüğüne dair bir talep olmadığını, ne tarafların durumunun ne de davanın niteliğinin, teminatsız tedbir koymaya müsait bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali istemi ile açılan işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunduğu gibi verilen tedbir kararının niteliğine göre teminat alınmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf Şirketten alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf Şirketçe yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılmasına, \t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e44c3a2ac97c1215","SID":"ea97ce697c4654f8"}}