{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>     \t\t                                                                   TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                                                                   GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: İkinci alacaklılar toplantısında oy kullanım hakkı olmadığının tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>Davacı vekili özetle, müflis ... Ltd. Şti hakkında yürütülen Konya . İcra (iflas) Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında bir dönem iflas idare memuru olarak görev alan Av. ... davalı şirketin paydaşlarından birisi olduğunu, adı geçen kişinin aynı zamanda hem alacaklı hem borçlu vekili olarak iflas dosyasında ve bir takım dava dosyalarında görev üstlendiğini, sıra cetvelinde kesinleşen alacakların büyük bir bölümünün davalı şirket tarafından temlik alınarak; alacaklılar toplantısında kullanılacak oylar yönünden ağırlıklı nisabın ele geçirildiğini, böylelikle diğer alacaklıların iflas masasının idaresine ilişkin haklarını kullanmasının ve iflas idaresinin denetlenmesinin önüne geçilerek müflis şirket ve paydaşları ile kamunun ağır zararlara uğramasına sebep olunduğunu ileri sürerek, ilgili iflas dosyasında gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısında davalı şirketin oy kullanma hakkının batıl olduğunun tespitini  dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili tarafından dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli talep açıklama dilekçesinde, açtıkları davanın, dava dilekçesinde sözü edilen temliklerin butlanına ilişkin bir talebi içermediğini, temliklerin muvazaalı olduğuna dair bir iddialarının bulunmadığını, sadece temlikler gereğince davalının alacaklılar toplantısındaki oy kullanma hakkının olmadığının tespitini dava ettiklerini belirtmiştir.<br>\tMahkememizce, dava dilekçesi ekli olarak davalı şirkete usulünce tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmış, ilgili ticaret sicil müdürlüğünden; davalı şirketin tüm sicil kayıtları, ilgili iflas dosyasından; dava konusu alacak temliklerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile alacaklılar toplantısına ilişkin tüm tutanaklar, hazirun cetvelleri vs belgeler, dava dilekçesinde ismi geçen Av. ... iflas dosyasındaki iflas idare memurluğu görevi dönemi, ayrıca alacaklı veya borçlu vekilliği üstlenmesine ilişkin bilgiler, UYAP bilişim sistemi üzerinden; dava dilekçesinde bahsi geçen dava ve takip dosyaları celp edilerek incelenmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davayayı görmeye asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen temliklerin toplam bedeli üzerinden harç ikmalinin gerektiğini, davacının, davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, temlik verenlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının zarar iddialarının gerçek dışı olduğunu, bir an için zarar olduğu varsayılsa bile bu durumun temliklerin hükümsüzlüğü sebebi teşkil etmeyeceğini, temlik işlemlerine Av. ... taraf olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Somut uyuşmazlıkta, sıra cetvelinde yer verilen bir kısım alacakları temlik alan davalı şirketin, iflas dosyası kapsamında gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkının olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir. Alacak temliklerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla tümden batıl olduğuna yönelik bir talep ve iddianın olmadığı dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli talep açıklama dilekçesinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası, alacaklılar toplantılarında davalının oy hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olmakla davaya bakmaya genel mahkemelerin mi yoksa icra mahkemesinin mi görevli olduğunun öncelikle üzerinde durulması gerekmiştir.<br>\t2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun;<br>\tİcra Mahkemesi başlıklı, 4. Maddesi:<br>\t\"İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut  kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır.\"hükmünü,<br>\tİflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri başlıklı 223. Maddesi:<br>\t\"...İflâs idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya  ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı  olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca  çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ  tarihinden itibaren işlemeye başlar. <br>\tİflas idaresi, iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir:<br>\t1.Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği  bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan  kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine  müracaatla itiraz etmek. <br>\t2.İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikine arz etmek..\"<br>\tToplanmada verilen kararlar başlıklı 224. Maddesi:<br>\t\"...Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik sair yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının, perakende satış dükkânlarının faaliyetlerine devam edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar  verebilir..\"hükmünü,<br>\tKararlar aleyhine müracaat başlıklı 225. Maddesi:<br>\t\"Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını aldıktan ve  icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir  zamanda kararını verir...\" hükmünü,<br>\tİflas idaresinin vazifesi başlıklı 226. Maddesi:<br>\t\"...Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir.<br>\tİdare, ikimilyar liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh  olabilir ve tahkim yapabilir....\" hükmünü,<br>\tİflas idaresinin vazife ve mes’uliyeti başlıklı 227. Maddesi:<br>\t\"...İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir...\" hükmünü, içermektedir.<br>\tİkinci alacaklılar toplanması başlıklı 237. Maddesi:<br>\t\"İflas idaresi, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232 nci maddedeki sürenin bitiminde alacakları  tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış  alacaklılardan 235 inci maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanları da ikinci toplantıya  ilanla davet eder.<br>\tİlan, en az yirmi gün evvel yapılır ve ilanın birer nüshası alacaklılara gönderilir. Konkordato teklifi hakkında müzakere cereyan edecekse davette bu cihet de  bildirilmelidir. Toplanmıya iflas memuru veya yardımcısı reislik eder. 221 inci maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları burada da caridir.\" hükmünü,<br>\tİİK'nun 221/2. 3. Ve 4. Maddeleri:<br>\t\"Kendileri veya mümessilleri bulunan alacaklılar, malum alacaklar tutarının en az dörtte birini temsil etmesi halinde toplantı nisabı hasıl olur. Toplantıda bulunanlar beş kişiden az ise bunların, alacak tutarının yarısına sahip olması şarttır.<br>\tKararlar, alacak tutarı ekseriyeti ile alınır.<br> \tReylerin muteber olup olmayacağı hakkındaki ihtilafı büro halleder. Büronun  işlemlerine karşı ilgililer toplantı tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunabilirler. Şikayet sebebinin yerinde görülmesi ancak karar ekseriyetinin  bozulması halinde nazara alınır. Aksi takdirde şikayet red olunur\" hükmünü,<br>\tİkinci alacaklılar toplanmasının yetkisi başlıklı 238. Maddesi:<br>\t\"İflas idaresi tasfiyenin cereyanı şekline ve alacaklarla borçların  vaziyetine dair alacaklılar toplanmasına mufassal bir rapor verir. Alacaklılar toplanması iflas idaresini vazifelerinde bırakmak isterse bu hususta ve  masanın menfaati için zaruri gördüğü diğer hususlarda icap eden kararları verir.\" hükmünü, içermektedir.<br>\tToplantı ve karar nisabının oluşmaması başlıklı 239. Maddesi:<br>\t\"Alacaklıların toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit  olunur. Bu halde iflâs idaresi tasfiye kapanıncaya kadar işe devam eder.\" hükmünü, içermektedir.<br>\tYeniden alacaklılar toplanması başlıklı 240. Maddesi:<br>\t\"Alacaklıların ekseriyeti ister yahut iflas idaresi lüzumuna kani olursa yeniden  alacaklılar toplanması için davet yapılabilir. Yeniden alacaklılar toplantısının gündemindeki  konular hakkında alacaklıların oyu, kendilerinin bilinen adreslerine taahhütlü bir mektupla  yazılacak davet üzerine ve imzası noterlikçe tasdikli cevap yazısı ile elde edilebilir.\" hükmünü, içermektedir.<br>\tDavacı vekili tarafından Yargıtay . Hukuk Dairesinin  ... Esas, ... Karar sayılı kararı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararları gereği davaya bakmaya asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş ise de;<br>\tYargıtay . Hukuk Dairesinin  ... Esas, ... Karar sayılı kararı aynen;<br>\t\"Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :<br>\tSair temyiz itirazları yerinde değil ise de;<br>\tAlacaklı ... Tic Ltd. Şti. vekili ... tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 nolu ödeme emri tebliğinden önce 26.11.2010 tarihinde alacaklı vekili ... A. tarafından dosya alacağının ... .’a temlik edildiği anlaşılmıştır.<br>\tBorçlunun icra mahkemesine başvurusunda, temlik alan ... .’ın takibin diğer borçlusu .. Ltd Şti. nin vekili olup, temlik işleminin muvazalı olduğu ve borcun adı geçen borçlu tarafından ödendiği ileri sürülerek takibin ve ödeme emrinin iptalinin istendiği görülmüştür.<br>\tİcra takip dosyasının incelenmesinde, Av. ... ’ın borçlu .. Tic Ltd Şti. vekili olarak 09.08.2010 tarihinde işlem yaptığı belirlenmiştir.<br>\t1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 47. maddesinde,  “Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm avukatın disiplin yönünden sorumluluğu sonucunu doğurabilecek nitelikte olup, borçlu tarafından, temlikin muvazalı olduğu ve anılan yasa maddesine aykırı olduğu nedenleriyle icra mahkemesine başvurulup, iptalinin istenmesine yasal imkan bulunmamaktadır. Dosya alacağının alacaklı tarafından, üçüncü bir kişiye temlikine yönelik işlemin geçersizliği yönündeki iddia yargılamayı gerektirdiğinden ancak genel mahkemede ileri sürülebilir. <br>\tO halde mahkemece borçlunun diğer itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,  yazılı gerekçe ile ödeme emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.<br>\tSONUÇ:Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.\" şeklinde,\t<br>\tYargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı aynen;<br>\tBorçlu, aleyhine başlatılan takipte alacaklı tarafından alacağın temlik edildiğini, açtığı menfi tespit davası sonucunda verilen kararla takip dosyasına ilişkin borcu olmadığının tespitine karar verildiğini, anılan karara rağmen takibe devamla 34 DG plakalı araca haciz konulduğundan bahisle  araç üzerindeki haciz ve  muhafazanın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, takibe konu alacağın nafaka alacağı olması nedeniyle temlikinin mümkün olmadığı ve geçersiz temlikin de  3.şahsa   işlem yapma hakkı vermeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm; temlik alan davalı  vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>\tBakırköy .İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya ile başlatılan icra takibi,  boşanma ilamında alacaklı eş lehine hükmedilen, 1999 yılından takip tarihine kadar  ödenmeyen  birikmiş 11 yıl 4 aylık nafaka bedelinin tahsiline ilişkindir. Takip alacaklısı  olan A. Bakırköy .Noterliği'nin 03.08.2011 tarihli temliknamesiyle takip dosyasındaki alacağını O.'e temlik etmiştir. Bu temlik ile artık takip alacaklısı  A.'ın icra dosyasında tasarruf   hakkı  kalmamıştır. Borçlu   N. tarafından,   A.  ve O. aleyhine  Bakırköy .Aile Mahkemesi'ne açılan menfi tespit davasında Mahkeme'ce..Esas -...sayılı karar ile, borçlunun   O. hakkında açtığı davadan feragati nedeniyle reddine, A.ın ise davayı kabulü nedeniyle davacı N. Bakırköy . İcra Müdürlüğü'nün .. Esas  sayılı takip dosyasında davalı  A.'a borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.  Anılan bu kararda  temlik alan yönünden feragat nedeniyle davanın   reddine karar verilmiştir. Temlik eden A'in  menfi tespit davasını  kabulü ise  icra takibi açısından sonuca etkili değildir. Birikmiş  nafaka alacakları yönünden  temlikin   iptali  genel mahkemelerde yargılamayı gerektirir. Yapılan temlikin iptaline ilişkin hüküm getirilmediği sürece  takibin devamına engel  bir durum yoktur. Bu durumda şikayetin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü isabetsizidir.<br>\tSONUÇ: Alacaklı  vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,..\"şeklindedir.<br>\tDavacı vekili tarafından emsal olarak belirtilen ve UYAP bilişim sisteminden aynen alınarak yukarıda yer verilen kararlarda, ilgili dosya davacıları tarafından muvazaa veya başkaca iddialarla alacak temliklerinin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü ve bu sebeple Yargıtay kararlarında davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Oysa ki eldeki dava dosyasında davacının bu yönde bir iddia ve talebi bulunmamaktadır. Dava, sadece alacaklılar toplantısındaki oy kullanım hakkına ilişkindir. Kaldı ki temliklere konu olan alacakların işçi alacağı olduğu, bu yönüyle davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinin bulunmadığı görülmektedir. <br>\tYukarıda yer verilen İİK'nun 237. Maddesinde, alacaklıların tespitinin iflas idaresince yapılacağı, ikinci alacaklılar toplantısına davetin iflas idaresince yapılacağı, İİK'nun 221/4. Maddesinde, ilk alacaklılar toplantısında kullanılan oyların geçerli olup olmayacağı hakkındaki ihtilafın iflas bürosunca halledileceği ve büronun işlemlerine karşı ilgililerin icra mahkemesine şikayette bulunabileceği, İİK'nun 223. ve 225. Maddelerinde, alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görülmeyen bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görülmeyenlere karşı icra mahkemesine başvurulabileceği açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu kanun hükümlerinden yola çıkıldığında, iş bu dosyada alacak temliklerin tümden iptali veya bir alacaklının sıra cetvelinden terkini dava edilmediğine ve talebin sadece alacaklılar toplantısındaki oy hakkının butlanı ile sınırlandığına göre, alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ve oyların geçerliliği ile ilgili uyuşmazlıkların da icra mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir. Nitekim, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesin nitelikli olarak verdiği 12/02/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile, dava konusu konusu iflas dosyası kapsamında gerçekleştirilen 28/11/2024 tarihli alacaklılar toplantısında Mahkememizdeki bu davanın konusu olan temliklere istinaden davalı şirket tarafından kullanılan oyların iptaline karar verildiği görülmektedir.<br>\tMahkememizin, iflas ve iflastan kaynaklı davalara bakmakla görevli olması, iflas masasının temsili ve teşkiline ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yerinin ve ayrıca iflas idaresinin gözetim ve denetim yetkisinin Mahkememizde olduğu anlamına gelmemektedir. Asliye Ticaret Mahkemelerine, daha doğru ifadeyle iflas kararı veren Mahkemelere, örneğin, iflasın kapanması (İİK 254), iflasın kaldırılması (İİK 182) gibi iflas sürecinin sonlandırılmasına ilişkin bazı görevler yasa ile verilmiş ise de alacaklılar toplantısı gibi iflas sürecinin işleyişi ve yönetimine ilişkin görev yasada icra mahkemelerine verilmiştir. Zira yukarıda yer verilen İİK'nun 227. Maddesinde, icra mahkemesinin iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olduğu açıkça belirtilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 1. Maddesinde buyrulduğu üzere, Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Bu itibarla davaya bakma görevinin İcra Hukuk Mahkemesinde olduğu netice ve kanaatine varılmıştır.<br>\t\tHer ne kadar dava dilekçesinde, daha önce icra mahkemesine dava açıldığı ve  icra mahkemesince davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, celp edilip incelenen Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında,  ilgili iflas dosyasındaki sadece 28/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısına temlik alan ve vekillerinin katılmasının engellenmesinin  talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... Esas, ... Karar sayılı 28/11/2024 tarihli karar ile henüz toplantı yapılmadan bir usulsüzlük tespitinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bahse konu dosyada, mahkememiz dosyasında olduğu gibi  yapılacak olan tüm alacaklılar toplantısında davalının oy hakkının olmadığının tespiti yönünde bir talebin olmadığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda gerekçeli kararda davanın genel mahkemelerce karara bağlanması gerektiği şeklinde bir gerekçeye yer verilmediği gibi görevsizlik kararı da verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla karşı görevsizlik değil, ilk defa görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK nun 114/1-c maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine, HMK 331/2. maddesi  uyarınca davanın açılmamış sayılması hakkında karar verilmesi halinde talep halinde yargılama giderleri konusunda karar tayin olunmasına,<br>4-Harç, yargılama giderleri ve sair hususların görevli mahkemece karara bağlanmasına,<br>5-İş bu karar, duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden gerekçeli kararın tüm taraflara tebliğine,<br>Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 24/04/2025<br><br>Başkan \t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"728028f4ded2b966","SID":"9e6e331fb97e1d5f"}}