{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/465 <br>KARAR NO\t: 2025/681<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/89 E.  -  2019/139 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Karar İptali ve Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2019 tarih ve 2017/89 E. - 2019/139 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 2015/56089 başvuru numaralı ... ibareli marka başvurusuna tanınmış ... ve ... ibaresini içeren seri markalarına iltibas gerekçesi ile itiraz ettiğini, itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin tanınmış “...” markasına dayanan “...” ve “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcı bir kelime olmasından ötürü tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu ... ibaresinin ... kelimesine O harfi eklenmesi ile oluşturulduğunu, ... O şeklinde okunacağını, müvekkilinin seri markalarına iltibas ettiğini, dava konusu markanın tescili halinde tüketicilerin, müvekkilinin ... ve ... ibareli seri markalarından biri sanacağını, davaya konu olan markanın 29, 32, 35, 43. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin davaya mesnet olan markalarının da bu sınıflarda tescilli olduğunu, ... ibareli markanın tek harfin değiştirilmesi ile oluşturulduğunu, bu ibarenin müvekkilinin ... ibaresinden birebir türetildiğini, bu nedenle görsel, işitsel ve kavramsal olarak bir farkın bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkilinin markasının içeriğini sulandırıcı nitelikte olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2015/75414 başvuru numaralı ... markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü, YİDK'nın 2017-M-117 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davalı başvurusunun ... şeklinde olduğunu, bu ibarenin davacının davaya mesnet gösterdiği markalar ile benzer olmadığını, zayıf bir ibare olan ... ibaresinin davacı markalarında esas unsur olarak nitelendirilmeyeceğini, bu markalar arasında iltibasın oluşmayacağını, 29 ve 30. Sınıflarda ... ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, ayrım gücü zayıf bir ibare olması nedeniyle ... ... ibareli markalar ile ... ibareli markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bununla birlikte 556 sayılı KHK m. 8/4’de belirtilen risklerin somut olay bakımından söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların markalarının, 29 ve 32. Sınıf mallar ve 35/05. sınıftaki müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30 ve 32. Sınıf ürünlerin perakendeciliği yönünden aynı/aynı tür emtia olduğu, davacının markalarının 29., 30. ve 32. sınıflardaki gıda ürünlerini kapsadığı,  43. Sınıfın 01. Alt sırasında yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin ise bu malların tüketiciye sunumuna ilişkin olduğu ve yakından bağlantılı bir hizmet sınıfı olduğu, bunun yanı sıra, davacının marka tescilleri her türlü gıda ürününü imal ve satışa arz konusunda davacıya marka hakkı verdiği, belirtilen nedenlerle, dava konusu markanın kapsamındaki 43. sınıfın “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” alt sırası bakımından davacı markalarının koruma kapsamındaki mal ve hizmetlerle arasında benzerlik söz konusu olacağı, 43/02, 03 ve 04. alt gruplar yönünden mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, bu malların herkes tarafından satın alınabileceğinden tüketici kitlesinin ortalama dikkat seviyesine sahip olmasının bekleneceği, davacı markalarının tümünün “... ...” ibaresi etrafında oluşturulmuş seri markalar olduğu, davalı markasının ise ... kelimesinden oluştuğu, davalı markasını oluşturan ... ibaresinin, davacı markalarındaki ... ibaresine O harfinin eklenmesi suretiyle oluşturulmuş bir ibare olduğu, bu kapsamda söz konusu ibareler arasında benzerlik olduğu, davacı markasında “...” ibaresi de yer alsa da, bu ibrenin “...” ibaresine nazaran daha küçük yazılmış olması ve “...” ibaresinin davacının çatı markası olması nedeniyle davacının asıl korumak istediği sözcüğün “...” sözcüğü olduğu, taraf markalarının kapsamında yer emtianın kolayda mallar olmasının da markalar arasında iltibası artıran bir hususu olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı markasındaki ... ibaresinin marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı veya vasıf bildiren bir kelime olmadığı, ... ibaresinin ... ibaresinden türetildiği, davalı başvurusunun ... ibaresinden oluştuğu ve ... ibaresinin sonuna O harfinin eklenmesi ile oluşturulduğu, asıl ve ayırt edici unsurlar arasındadaki tek farkın ... ibaresine O harfinin eklenmesi olduğu, anlamsal, görsel ve sescil olarak davacının ... markaları ile (... ... şeklinde düzenlenmiş markaları) davalının ... ibareli başvurusu arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, ikisi arasındaki O harfi farklılığının ayırt edicilik için yeterli olmadığı zira farklılığının anlamsal, secil ve görsel olarak iki işaret arasında var olan genel izlenimden doğan benzerliğin etkilerini geri plana atmaya yeterli olmadığı, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında dava konusu başvurunun 29, 32 ve 35/05 grupta (29, 30, 32 perakendecilik hizmetleri) ve 43/01. sınıf hizmetlerde tesciline engel teşkil ettiği, dava konusu “...” ibareli davalı başvurusu ile davacının itirazına ve davaya mesnet markaları arasında, 29, 32 ve 35/05 grupta (29, 30, 32 perakendecilik hizmetleri) 43/01. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, “...” markasının tanınmışlığının davacının itiraza ve davaya mesnet “... ...” ve ”...” ibarelerini içerir diğer markalarının da tanınmış olduğu anlamına gelmeyeceği, tanınmışlığa ilişkin sunulan delillerin yeterli olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmü uyarınca davalı başvurusunun farklı hizmetler yönünden tesciline engel oluşturmayacağı, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıya ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı gerekçesi ile YİDK'nın 19/01/2017 tarih 2017-M-117 sayılı kararının davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden kısmen 29, 32 sınıfların tamamı ile 35/05 grupta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30 32 sınıf malların perakendeciliği hizmetleri ve 43/01 sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına tescilli 2015/56089 sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 29, 30 sınıfların tamamı  35/05 grupta Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30 32 sınıf malların perakendeciliği hizmetleri ve 43/01 sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlükle ilgili fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin tanımlayıcı bir ifade olması nedeniyle tek başına marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarına iltibas ettiğini, tüm mal ve hizmet sınıflarını kapsayacak şekilde davanın kabulünün gerektiğini, dava konusu \"...\" ibaresinin tescili halinde tüketicilerin, bu ibareli ürünlerin müvekkilinin seri markalarından olduğunu ve markalar arasında işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimine kapılmalarının söz konusu olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iptaline karar verilen YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, somut olayda, ortalama tüketici tarafından karıştırma ihtimali bulunan bir ibarenin bulunmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını, zira markalar arasında yazım şekli ve harf farklılığı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu yaptığı ... ibareli marka ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği ... ve ... esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ... ibaresinin marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı veya vasıf bildiren bir kelime olmadığı, ... ibaresinin ... ibaresinden türetildiği, ... ibaresinin sonuna O harfinin eklenmesi ile oluşturulduğu, markalar arasındaki O harfi farklılığının ayırt edicilik için yeterli olmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, davacının önceki markasındaki  ve davalının sonraki tarihli markasındaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler  için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının başvurusu konusu markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıya ait  markadan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu veya idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan tarafların markalarının, 29 ve 32. sınıf mallar ve 35/05. sınıftaki Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29, 30 ve 32. sınıf ürünlerin perakendeciliği yönünden aynı/aynı tür emtia olduğu, davacının markalarının 29., 30. ve 32. sınıflardaki gıda ürünlerini kapsadığı,  43. Sınıfın 01. Alt sırasında yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin ise bu malların tüketiciye sunumuna ilişkin olduğu ve yakından bağlantılı bir hizmet sınıfı olduğu, 43/02, 03 ve 04. alt gruplar yönünden mal ve hizmet sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, diğer yandan davacının “...” markasının tanınmışlığının davacının itiraza ve davaya mesnet “... ...” ve ”...” ibarelerini içerir diğer markalarının da tanınmış olduğu anlamına gelmeyeceği, tanınmışlığa ilişkin sunulan delillerin yeterli olmadığı, farklı hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/4 hükmü uyarınca davalı başvurusunun tescilinin engellenemeyeceği,  davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıya ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/2573 Esas, 2023/6269 Karar ve 30/10/2023 Tarihli ilamının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"765f127f4ecd9a77","SID":"f1e04081395addcc"}}