{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/701 - 2025/916<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/701 <br>KARAR NO\t: 2025/916<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t: 2019/... Esas, 2022/... Karar<br>DAVACI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... A.Ş - <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Ölüm Sebebiyle Açılan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı<br>KARAR TARİHİ\t: 15/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 15/04/2025<br><br> Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022  tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar<br> sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  02/10/2012 günü ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ölümlü ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, bu kaza sonrasında müvekkilinin desteği ...'un hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusuru olmadığını, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, 750,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca  20/04/2022 tarihli bedel arttırım  dilekçesi ile dava değerini 138.874,98 TL arttırarak, toplam 139.624,98 TL destekten yoksun kalma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 19/05/2012-19/05/2013 tarihleri arasında 275664612 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, raporların Adli Tıp kurumundan alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 139.624,98 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 13/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (225.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; poliçede yazan teminat limitinin faiz, yargılama giderleri ve ferilerini kapsamadığını, yani dosyada tazminat miktarının poliçe limitinin altında olduğundan ve işleyecek faizi ile birlikte 225.000,00 TL'yi geçeceğinden kararda yazılı poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydının hatalı olup davalı şirketin tazminatın miktarı, faizi, yargılama giderleri vs tüm ferileri ile birlikte sorumlu olduğunu, mahkeme dosyasında son hesap tarihinden sonrasında asgari ücrette ciddi artış olduğundan aradaki fark ile ilgili olarak haklarını saklı tuttuklarını, dosyada tazminattan yapılan indirimleri kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili; davaya konu kazanın bir trafik kazası olmaması sebebi ile poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hükme esas alınan hükme esas alınması gereken hesaplama yönteminin TRH 2010 mortalite tablosu ve 1,8 teknik faiz olduğunu, davaya konu kazada davacı yanın kamyon kasasında taşınmakta olup istiap haddinin aşıldığını, bu sebeple hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalıların davacının ehliyetinin olmaması ve kask takmamasının müterafik kusur oluştuğu hususunda değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, tacir olan davacı kurum ile davalı arasında sözleşmeden doğan bir hukuki ilişki bulunmayıp haksız fiilden kaynaklanan ilişki bulunmadığını, o nedenle davada TK 21/2.maddesinin uygulama olanağından söz edilemeyeceğine göre tacir olan davacı yönünden ticari bir iş niteliğinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma tazminatıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Müterafik kusur nedeniyle yapılan istinaf incelemesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. <br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/16106 E- 2016/11047 K, 2016/7611 E- 2016/6717 K,  2015/18011 E., 2017/2430 K. sayılı kararı,  16/05/2017 tarih ve 2016/1864 E., 2017/5519 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacıların murisinin soğan yüklü kamyon kasasında taşındığı, kazaya sebep veren aracın kamyon olup yolcu taşımaya uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde desteğin yolcu taşınması yasak olan kamyona binmesi sebebiyle, bu durumun müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulamalarına göre BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen toplam tazminat (176.782,25 TL) - % 20 müterafik kusur 141.425,80 ve bu miktardan da -ödemenin güncel hali (37.157,27 TL)= 104.268,53 TL için davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken indirim yapılmadan tam kabule karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.<br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekilinin faizin türüne ve başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı sigorta şirketi vekili hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, somut olayda uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili (dolayısıyla müteselsil sorumlu olan işleten ve sigortacısı), ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak Sigorta şirketi yönünden temerrüd, kaza tarihinde değil başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden (Sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası) itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece daha önce yapılan başvuru sebebiyle davacıya yapılan ödeme tarihinin 28.02.2013 olduğu, temerrütün bu tarihten itibaren hesaplandığında 13.03.2013 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten itibaren temerrüte uğradığı belirtilerek karar verilmesi - temerrütün en geç ödeme tarihi olan 28/02/2013 tarihinde gerçekmiş olacağından-  davalı lehine olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Davalı sigorta şirketi vekili ilk derece mahkemesi tarafından avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle hükmolunan tazminata uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini savunmuş olup, aracın kamyon olup kullanım şeklinin \"ticari\" olduğu anlaşılmakla; mahkemece avans faizine hükmedilmesi yerinde görülmüştür. <br>Yine ölen araçta hatır için değiş iş için taşındığından hatır taşıması indirimi yapılmaması yerindedir.<br>Davacı vekilinin istinaf sebebinin incelenmesinde;<br> Sigorta şirketleri poliçe teminatında belirtilen miktarla zarardan sorumludur. Hesaplanan zarar (fer'iler hariç) teminat limiti aştığı takdirde sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ise sınırlı tutulur.<br> ZMMS poliçe teminat limitinin ölüm ve sakatlanmada kaza tarihi itibarı ile kişi başı 225.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişice hesaplanan zarar ise 139.624,98 TL olup müterafik kusur indirimi yapılmasa dahi hesaplanan bu zarar teminat limiti içinde kaldığından hükümde sigorta şirketinin sorumluluğunun ferileri de kapsar şekilde teminat limiti ile sınırlı sorumlu tutulması anlamına gelebilecek olup infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğundan kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerekmiştir. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022  tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar<br> sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>- 104.268,53 TL destek tazminatının temerrüt tarihi olan 13/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>3-a-)Alınması gereken 7.122,58 TL karar harcından, peşin alınan 44,40 TL ile ıslah ile alınan 475,00 TL olmak üzere toplam 519,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.603,18‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>b-)İlk derece mahkemesince 23.06.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsup edilmesine, fazla yatan kısmın iadesine,<br>4-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL peşin harç ve 475,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 519,40 TL harcın tamamının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>6-a- Davacı tarafından yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 281,60 TL davetiye gideri ve 75,50 TL müzekkere gideri, 730,30 TL Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Adli Tıp Rapor ücreti, 4,25 TL dosya ücreti olmak üzere toplam 1.791,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>6-b- Davacının maddi tazminat isteminin red edilen kısmı müterafik kusur nedeni ile yapılan indirimden kaynaklanması nedeni ile oranlanma yapılmaksızın yargılama giderinin tümünün davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.<br>7-a- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>7-b- Davacının maddi tazminat isteminin red edilen kısmı müterafik kusur nedeni ile yapılan indirimden kaynaklanması nedeni ile red edilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. <br>8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>11-Davacı tarafından yapılan 198,35 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>12-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda OY  BİRLİĞİ  ile karar verildi.15/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...             ...            ...                  ...<br> Başkan ...                  Üye ...              Üye ...                        Katip  ...<br>¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır            ¸e-imzalıdır                   ¸e-imzalıdır<br> <br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"447ca9b31e4dc093","SID":"1799583be9c0b631"}}