{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/454 - 2025/684<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/454 <br>KARAR NO\t: 2025/684<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            \t    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/182 E.  -  2022/399 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, <br>\t\t  Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2022 Tarih ve 2022/182 Esas - 2022/399 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin uzun süredir kesintisiz ve fasılasız olarak “...” markasını ürünlerinde kullanarak bu markayı tanınmış ve ayırt ediciliği haiz hale getirdiğini, bu tanınmışlığın davalı ... ile yargı mercileri tarafından verilmiş onlarca karar ile de teyit edildiğini, davalı başvurusunda geçen “...” ibaresinin davacının tescilli tanınmış “...”lı markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer bir ibare olduğunu, söz konusu ibarenin dava konusu edilen markada tek başına esas unsur olarak kullanıldığını, davalının asıl amacının yasayı dolanarak “...” markasının tanınmışlığından faydalanmak ve bu ibareyi kendi adına tescil ettirmek olduğunu, davalının kelime markasında kullanılmış olan kelime öbeğinde asıl vurgunun “...” ibaresinde olduğunu, somut olaydaki gibi “...”lı ibarelerin ve tamlamaların kullanıldığı markalara karşı davacı tarafından ikame edilmiş bir çok emsal davada, davacının taleplerinin yargı makamları tarafından da kabul edildiğini, davalının dava konusu edilen marka başvurusunu kötüniyetle yapmış olduğunun açık olduğunu, davacının “...” ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu ve bu ibarenin aynı zamanda davacının ticaret unvanının kılavuz unsuru olması sebebiyle de korunması gerektiğini ileri sürerek YİDK’nın 2022/M-2485 sayılı kararının iptaline, 2020/22258 sayılı \"...\" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, somut olayda karşılaştırılan markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden çok farklı olduklarını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu mal ve hizmetler açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, diğer taraftan somut olayda davacının SMK m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6, m. 6/7 ve m. 6/8 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu ve dahi davalının dava konusu edilen marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ispat edemediğini, markalar benzemediği için davacının gerçek hak sahipliği iddialarının da dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı şahıs vekili, dava konusu markada davalı şahsın isminin davalının iştigal alanı ile birleştirildiğini, bu nedenle dava konusu edilen markanın kötüniyetle veya davacının markalarının tanınmışlığından faydalanmak için tescilinin istendiğinin ileri sürülemeyeceğini, davacının “...”lı markalarının süt ve süt ürünlerinde tanınmış olduğunu, halbuki dava konusu edilen markanın bu ürünlere ait sektörden çok farklı mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, davalı şahsın ismi olan “...” ibaresini içeren bir markayı tescil ettirmek istemesinin mevzuatta ifadesini bulan “haklı bir sebep” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının önceki kullanımlara dayalı gerçek hak sahipliği ve ticaret unvanına dayalı iddialarının taraflar çok farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğinden haksız olduğunu, davacının SMK m. 6/7 ve m. 6/8 hükümlerine dayalı itirazlarını gerekçelendirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında, 6769 sayılı Kanunun 5/1(ç) maddesi hükmü anlamında herhangi bir takdir yetkisi ve şüpheye yer vermeyen bir benzerlik durumunun söz konusu olmadığı, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markaların büyük çoğunluğunun, sadece gıda ürünleri ve gıda ürünleriyle ilişkili mal ve hizmetlerde tescilli olduğu, davacının hiçbir markasının, dava konusu edilen markanın tescil edilmek istendiği emtia yönünden tescilli bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleşmemiş olduğu, davacının 05, 16, 21, 28, 29, 30, 31 ve/veya 32. Sınıflara giren emtiaların satışı hizmetlerinde tescilli 2011/111077, 2011/11080, 2017/51723, 2017/107080, 2013/21342, 2014/51716, 2015/80102, 2015/92590, 2016/87284, 2017/01391, 2019/74373 sayılı markaları özelinde, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğunun söylenemeyeceği, davacının “çeşitli malların” veya “01-34. Sınıflara giren tüm malların” satışı hizmetleri açısından tescilli markaları özelinde; Yargıtay’ın yeni tarihli kararlarında; 35/5. Sınıfta genel mağazacılık hizmeti açısından tescilli olma durumunda markaların SMK m. 6/1 hükmü kapsamında değerlendirilmesi esnasında, marka işlem dosyasındaki kayıtlara göre söz konusu markaların fiilen satışa sunulan alt ürün grupları dikkate alınarak sınıfsal benzerliğin değerlendirilmesi ve söz konusu mağazacılık hizmeti bakımından “çoğun içinde az da vardır” uygulaması dikkate alınmaksızın fiilen satışa sunulan ürünler gözetilerek bu alt sınıf bakımından emtia karşılaştırılması yapılması gerektiğinin içtihat olunduğu, davacının marka işlem dosyasına ve dava dosyasına sunmuş olduğu delil ve belgelerden, davacının “...”lı markaları altında 19, 20, 24 ve 27. Sınıflara giren emtianın satışı hizmetlerini de sunduğunun anlaşılmadığı, diğer bir ifadeyle; davacı tarafın, “...”lı markaları altında 19, 20, 24 ve 27. Sınıflara giren emtianın genel mağazacılık hizmetlerine konu edildiğine dair, dava/marka işlem dosyasına hiçbir delil sunmadığı, bu nedenle de markalarının bu sınıflara giren emtiada satış hizmetleri kapsamında fiilen kullanıyor olduğunu ispat edemediği, dolayısıyla, Yargıtay’ın emsal içtihatları doğrultusunda; davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı 2002/27687, 2001/28131, 2004/10216, 2000/00753, 2000/01502, 2018/61489 ve 2018/61497 sayılı tescilli markalarının da 35. Sınıf altında, 19, 20, 24 ve 27. Sınıflara giren emtiaların satışı/mağazacılık hizmetleri açısından korunamayacağı; davalı şahsın davacının ileri sürdüğü yayına itirazlarına karşı görüş sunarken, davacının itirazlarına mesnet aldığı muhtelif markalarının, tescilli oldukları tüm mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullanıldıklarının ispat edilmesi talebinde bulunduğu; davalının huzurdaki davada ise, esasa cevap dilekçesinde aynı kullanmama def’ini ileri sürmemiş olduğu göz önüne alındığında, somut uyuşmazlıkta, davacının sadece YİDK kararının iptali talepli davası açısından, davacının itirazlarına mesnet aldığı markaların, tescilli oldukları emtialarda kullanılıp kullanılmadığının da tespit edilmesi gerektiği; ancak, davacının kullanmama def’ine muhatap olan markaların tescilleri kapsamına, sadece, gıda ile ilintili emtialar ile bunların 35. Sınıf altında satışı hizmetlerinin girdiği görüldüğünden, davacının bu markalarını tescilli oldukları emtialarda kullandığını ispat edebilmesi halinde dahi, bu durumun somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmayacağı; zira, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 20 ila 35. Sınıf altında, 19, 20, 24 ve 27. Sınıflara giren emtiaların satışı hizmetleri, birbirleriyle alakası olmayan, yani benzer/türdeş/ilintili olmayan emtialar olduğu, davacının kullanmama def’ine muhatap markaları, bu mal ve hizmetler açısından zaten korunmuyor olduğundan, bu emtialar açısından da kullanılıyor olması halinde dahi, bu durumun SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki değerlendirmeler açısından bir önemi olmayacağı, bu nedenlerle, somut uyuşmazlık, davalının işlem dosyasında ileri sürdüğü kullanmama def’i açısından ayrıntılı olarak bilirkişi raporunda değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, markalar arasında, davacının sırf kelime markası olan ve “...” ibaresini tek unsur veya bir tamlama içinde yer alan kelimelerden bir tanesi olarak ihtiva eden markaları açısından, SMK m. 6/1 hükmü anlamında görsel/işitsel/ kavramsal açılardan ve genel görünüm itibariyle benzerlik şartının somut olayda gerçekleştiği, davalının markasının kapsamında kalan 20. Sınıftaki emtianın ve 35. Sınıf altında, 19, 20, 24 ve 27. Sınıflardaki emtianın satışı hizmetlerinin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/seçicilik seviyesine bakıldığında; bu tüketicilerin söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz mal alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği, zira bu emtiaların tüketiciler tarafından günlük olarak tüketilmediği/günlük ihtiyaçları karşılamadığı gerçekleri gözetildiğinde, söz konusu tüketici kitlesinin bu malları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği, davacının sırf kelime markası olan ve “...” ibaresini tek unsur veya tamlama içinde yer alan kelimelerden bir tanesi olarak ihtiva eden 88548, 116885, 139348, 147640, 156430, 167574, 180648, 210121, 98/001505, 98/003729, 98/013222, 99/006342, 2000/00753, 2000/01502, 2000/05060, 2002/27687, 2003/33234, 2009/22259, 2010/21812, 2010/38332, 2011/111077, 2011/11080, 2013/92078, 2014/30739, 2014/83570, 2015/52643, 2016/102887, 2016/109143, 2016/42809, 2016/56485, 2017/51723, 99/003710, 2011/40770, 2014/24715, 2016/87471, 2016/74405, 2016/56496, 201876, 204842, 2017/107080, 2001/28131, 2004/10216, 2011/40779, 2016/87284, 2017/01391 ve 2018/61497 sayılı davacı markaları özelinde taraf markalarının görsel işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu kanaatine varılmış ise de, davacının tescilli olan markalarının kapsamına, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 20. Sınıftaki emtialar ile 35. Sınıf altında, 17, 20, 24 ve 27. Sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri girmiyor olduğundan veya davacının “çeşitli malların” veya “01-34. Sınıfa giren tüm emtiaların” satışı hizmetleri yönünden tescilli olan markalarının bu hizmetler kapsamında fiilen kullanıldığı ispat edilememiş olduğundan, söz konusu emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyeleri de düşük olmadığından, söz konusu emtialarda “...”lı işaretlerin markasal hüviyette farklı firmalar/kişiler tarafından kullanılması halinde alıcıların/tüketicilerin söz konusu mal ve hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, tüketicilerin/alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları ve her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ihtimallerinin olmadığı, davalının markasının, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratmayacağı, bu nedenlerle de, somut olayda, markalar arasında, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan mal ve hizmetler yönünden, karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının dava konusu markanın kapsamında kalmış olan mal ve hizmetlerde tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, somut olayda, “...” işaretinin/markasının/tanıtma vasıtasının gıda sektöründe, başta süt/süt ürünleri ve et/et ürünleri olmak üzere çok çeşitli emtialarda davacının uzun yıllara sarih yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde Türkiye genelinde kullanıldığı ve tanıtıldığı, bu markanın gıda sektöründe iyi bilindiği ve tanınmışlığa ulaştığı, davacı ile özdeşleştiği ve dahi bu tanınmışlığın ve yaygın kullanımın davacı tarafından dava/marka dosyasına sunulan belgelerle ispatlanmış olduğu, bu tanınmışlığın çok sayıda yargı kararıyla tespit ve teyit edildiği anlaşılmakta ise de; somut olayda SMK m. 6/5 hükmü gereğince tanınmış marka korumasından yararlanılabilmesi için, davalının başvuruya konu markasının, davacının markalarının bu tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşmuş olması gerektiği, taraf markaları benzer bulunmuş ise de, davalı tarafın dava konusu markasını, 20. Sınıfa giren mobilyalarda ve ev eşyalarında/dekorasyon ürünlerinde, bunların ve 19, 24 ve 27. Sınıflara giren inşaat malzemelerinin, kumaşların ve ev tekstil ürünlerinin satışı hizmetlerinde tescil ettirmek istediği, bu mal ve hizmetlerin ilgili olduğu sektörlerin davacının “...” markasının kullanıldığı ve tanındığı gıda sektöründen bir hayli farklı olduğu fiili gerçekleri göz önüne alındığında ve davacının SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların gerçekleştiğine/gerçekleşme ihtimaline dair herhangi bir delil sunmamış olduğu gözetildiğinde, somut olayda, SMK m. 6/5 hükmünün uygulanması şartlarının oluştuğunun doğrudan söylenemeyeceği, taraf markalarının benziyor olması ve hatta davacının markasının “sektörel tanınmış” olması, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmeyeceği, SMK m. 6/4 hükmünde de “....tanınmış markalar ile aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmek istenilen....” markalardan bahsediliyor olduğundan ve somut uyuşazlıkta, taraf markalarının kapsamına giren emtiaların aynı/benzer olmadığından, bu madde hükmünün de somut uyuşmazlığa uygulanmasının şartlarının gerçekleşmemiş olduğu, davacının “...” markasının tanınmışlığına dayalı hak iddialarının, dava konusu edilen 2020/22258 sayılı markanın tesciline/hükmüne bir engeli/etkisi olamayacağı, davacının ticari faaliyet alanının gıda sektörü olduğu netlikle görülebildiğinden, davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun himayesinin, sadece ticari faaliyet gösterdiği alanlar açısından yapılması gerektiğinden, davacının bu madde hükmüne dayalı hak iddiasının dava konusu markanın tesciline bir engelinin olamayacağı, davacının SMK madde 6/7 ve madde 6/8 hükümlerine dayalı iddiaları yönünden somut uyuşmazlıkla bir ilintisinin olamayacağı görüldüğünden, davacının bu madde hükümlerine dayalı hak iddiasının da dava konusu markanın tesciline bir engelinin olamayacağı, davalının \"...\" işaretini kendisine marka olarak seçerken “spekülasyon, yedekleme, şantaj vs.” gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, tarafların faaliyet gösterdiği sektörlerin çok farklı olduğu ve “...” ibaresinin davalı şahsın ismi olduğu cihetle davalının bu ismi de içeren bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin hayatın olağan akışına son derece uygun düştüğü, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete ait redde mesnet markalar ile dava konusu marka arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, \"...\" ibaresinin başına getirilen \"...\" kelimesinin herkesçe kullanılabilen ve ayırt edici niteliği olmayan bir ibare olduğu, markanın genel itibariyle değerlendirildiğinde, müvekkili şirkete ait \"...\" ibareli markalardan uzaklaştıracak veya farklılaştıracak niteliği barındırmadığını, tescil talebiyle koruma altına alınmak istenen ibarenin \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkili şirkete ait bir kısım markanın 20. sınıfta değil, ama dava konusu markanın 20. sınıfta sayılan malların, satış ve mağazacılık hizmetlerinin sayıldığı 35. snıfta tescilli olduğunu, bu durumun mal ve hizmet sınıfları yönünden benzerlik teşkil edeceğinin emsal yargı kararları ile de sabit bulunduğunu, bununla birlikte dava konusu mal ve hizmetlerde tescilli olan müvekkili şirket markalarının tamamının, tescilli oldukları tüm mal ve hizmetlerde uzun yıllardır, kesintisiz ve fasılasız olarak kullanıldığını, kaldı ki, davalı şirketin bu yönde de bir iddiasının bulunmadığını, dava konusu \"...\" ibareli markanın, müvekkili şirkete ait tanınmış \"...\" esas unsurlu markaları sulandırdığı hususunun da tartışmasız olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait \"...\" unsurlu markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, davalı yan başvurusunun aynı zamanda 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu’nun 6/3 ve 6/6 maddeleri gereğince de reddi gerektiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı smk'nın 6/7 ve 6/8 maddeleri gereğince de reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalının \"...\" ibaresinin, 20 ve 35. sınıf mallarda tescili için başvuruda bulunduğu, davacı tarafından \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç, 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6, 6/7, 6/8 ve 6/9 hükümlerine dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davalının bu itiraza karşı karşı görüşünde davacının bir kısım markaları yönünden kullanım ispatı talebinde bulunduğu, bunun üzerine davacının markalarını kullandığına ilişkin bir kısım deliller sunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile, davacının 2015 80102 ve 2017 107080 sayılı markaları yönünden ve SMK m. 6/1 hükmü açısından haklı bulunarak, dava konusu edilen markanın kapsamından 35. Sınıfa giren; “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri”nin çıkartıldığı, bu meyanda kullanım ispatı için sunulmuş delillerin yeterli olmadığı ve davacının itirazlarına mesnet aldığı bir çok markasının da hükümden düşmüş olduğu gözetilerek kullanmama def’ine muhatap veya hükümden düşmüş davacı markalarının SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki incelemeye dahil edilmediğinin belirtildiği, itirazı kısmen reddedilmiş olan davacının itirazlarını aynı gerekçelerle ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği, ancak bu itirazların da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-2485 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir. <br>\tSomut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).<br>\t Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, davalının başvurusunun kapsamında kalan mallar ve hizmetlerin; 20. Sınıfta; Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar ile 35. Sınıfta; Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar içi n uyku tulumları. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları’ mallarının4 bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tDavacının mesnet markaları da bir çok sınıfta tescilli olup, kullanım ispatına tabi bulunmayan 2018/61489 ve 2018/61497 sayılı markalarının kapsamlarında; 35, 41 ve 43. Sınıflar, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, deniz yatakları (kampçılar için uyku tulumları hariç). Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. Araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar, Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları, yani 19, 20, 24 ve 27. Sınıflara giren emtialar dahil olmak üzere, 01-34. Sınıflara giren tüm emtiaların) malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) mal ve hizmetlerinin bulunduğu görülmektedir. <br>\tHer ne kadar ilk derece mahkemesince, davacının “çeşitli malların” veya “01-34. Sınıflara giren tüm malların” satışı hizmetleri açısından tescilli markaları özelinde; Yargıtay’ın yeni tarihli kararlarında; 35/5. Sınıfta genel mağazacılık hizmeti açısından tescilli olma durumunda markaların SMK m. 6/1 hükmü kapsamında değerlendirilmesi esnasında, marka işlem dosyasındaki kayıtlara göre söz konusu markaların fiilen satışa sunulan alt ürün grupları dikkate alınarak sınıfsal benzerliğin değerlendirilmesi ve söz konusu mağazacılık hizmeti bakımından “çoğun içinde az da vardır” uygulaması dikkate alınmaksızın fiilen satışa sunulan ürünler gözetilerek bu alt sınıf bakımından emtia karşılaştırılması yapılması gerektiğinin içtihat olunduğu belirtilmiş ise de, ilgili Yargıtay kararının 35/5. Sınıfta genel mağazacılık hizmeti açısından tescilli olma durumununa has olduğu, somut olayda genel mağazacılık hizmetleri altında özelleştirme yapıldığı, yani ilgili Yargıtay kararının somut olaya uygulanamayacağı anlaşılmıştır. <br>\tBu itibarla başvurunun tescil ettirilmek istendiği mal ve hizmetler, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunduğundan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Diğer yandan dava konusu başvuru davacının itiraza mesnet markalarını aynen içerdiğinden ve görsel, işitsel  ve anlamsal olarak \"...\" ibaresinden uzaklaşmadığından taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derece iltibas ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarih ve 2021/3878 E.-2022/8010 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi, 28.03.2022 tarih ve 2021/183 E.-2022/2526 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi, 11.11.2020 tarih ve 2019/823 E.-2020/4965 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi ve 19.10.2020 tarih ve 2020/142 E.-2020/4208 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmuştur.   <br>\tDiğer yandan, davacının “...” markasının gıda sektöründe, başta süt/süt ürünleri ve et/et ürünleri olmak üzere çok çeşitli emtiada tanınmışlığa ulaştığı, davacı ile özdeşleştiği ve dahi bu tanınmışlığın ve yaygın kullanımın davacı tarafından dava/marka dosyasına sunulan belgelerle ispatlanmış olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamında Dairemizce marka kapsamlarının benzer bulunduğu değerlendirildiğinden SMK m. 6/5 hükmünün uygulanması gerekmemekte ise de davacı markasının tanınmışlığı iltibası artıran bir etken olarak göz önünde bulundurulmuştur. Diğer yandan davacı markasının SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddesi kapsamında tanınmış olduğunun tespit edildiği, buna göre başvurunun davacının tanınmış markalarından haksız yarar da sağlayabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarih ve 2020/142 E.-2020/4208 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır. <br>Her ne kadar davacı vekili, başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca da tescil edilmemesi gerektiğini de ileri sürmüş ise de, davacının itiraza mesnet markalarıyla mutlak ret nedeni olacak şekilde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi ile aynı yönde, tescil engeli bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacının ticari faaliyet alanının gıda sektörü olduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun himayesinin, sadece ticari faaliyet gösterdiği alanlar açısından yapılması gerektiğinden, davacının bu madde hükmüne dayalı hak iddiasının dava konusu markanın tesciline bir engelinin olamayacağı, davacının SMK madde 6/7 ve madde 6/8 hükümlerine dayalı iddiaları yönünden somut uyuşmazlıkla bir ilintisinin olamayacağı, davacının bu madde hükümlerine dayalı hak iddiasının da dava konusu markanın tesciline bir engelinin bulunmadığı, davalının \"...\" işaretini kendisine marka olarak seçerken “spekülasyon, yedekleme, şantaj vs.” gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, tarafların faaliyet gösterdiği sektörlerin çok farklı olduğu ve “...” ibaresinin davalı şahsın ismi olduğu cihetle davalının bu ismi de içeren bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin hayatın olağan akışına son derece uygun düştüğü, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunamadığı hususlarında da ilk derece mahkemesinin tespitlerinin yerinde bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı şekilde reddi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 08/12/2022 gün ve 2022/182 Esas - 2022/399 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-DAVANIN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2022/M-2485 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>\t3-Davalı ... adına tescil edilen 2020/22258 sayılı \"...\" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve Sicilden terkin edilmesine, <br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.600,00.TL bilirkişi ücreti, 272,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 201,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamından oluşan 3.565‬,00.TL yargılama giderine 80,70.TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı tutarı eklenmesiyle elde edilen toplam 3.726,4‬0 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0593cd05fb8bcf7b","SID":"12a62cacb6c9f981"}}