{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/423 - 2025/688<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/423 <br>KARAR NO\t: 2025/688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/209 E.  -  2022/480 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka <br>\t\t  Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2022 tarih ve 2022/209 E. - 2022/480 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2017/62688, 2017/31715, 2017/72359 sayılı \"... A.Ş.\", \"...\", \"... ... A.Ş.\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/60467 kod numarasını alan başvurunun, ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak kabul edilerek kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa davacının 2017/62688 sayılı markasına dayalı olarak davalı firmanın 2020/60467 sayılı markasının ilanına yaptığı itirazları kısmen kabul edilen Markalar Dairesi Başkanlığının kararının kaldırılmış olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresini gören ortalama tüketicilerin, davalının markasının davacının markası ile karıştıracağını, ayrıca taraf markalarının aynı sınıfa giren hizmetlerde kullanılacağını, davacının “...”li markasının davacı tarafından yaklaşık 5 yıldır tescilli olarak kullanıldığını ve tüketiciler nezdinde bilinir hale geldiğini, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde etme ve markanın itibarını zedeleme ihtimallerinin yüksek olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-4111 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı olduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, taraf markalarının “...” ibaresi dışında başkaca unsurlar da ihtiva ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Diğer davalı vekili, davacının 2017/62688 sayılı markasının esas unsurunun “...” ibaresi değil, “...” ibaresi olduğunu, davacının bu markası özelinde taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenimlerin de farklı olduğunu, ayrıca davacının markasında geçen diğer ibarelerden anlaşılacağı üzere taraf markalarının hitap ettiği tüketici kitlesinin çok farklı olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin yerleşik anlamı itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin de düşük olduğunu, dolayısıyla davacının markasının korumasının geniş olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 38, 41, 45. Sınıftaki \"38 Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41 Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, fotomuhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. 45 Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri. Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri.\" hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2017/62688, 2017/31715, 2017/72359 sayılı \"... A.Ş.\", \"...\", \"... ... A.Ş.\" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 45. Sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalının markasının kapsamında kalmış olan 45. Sınıftaki hizmetlerin tamamının, davacının davasına/itirazlarına mesnet markasının kapsamında birebir yer aldığı, başvuru standart karekterle yazılmış \"...\" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı \"... A.Ş.\", \"...\", \"... ... A.Ş.\" ibarelerinden oluştuğu, markalar hakkında zihninde kalan net olmayan resme göre karar veren ortalama tüketicinin davacı markası olan ... ... ve davalı markası olan “...” ibarelerindeki “...” unsuruna odaklanacağı, tüketicinin, davacının burada “...” ibaresini “...” ibaresinin yanında markanın bir unsuru, ... markası altında sunulan hizmetleri niteler bir ibare, bir alt marka oluşturma gayreti olarak algılayabileceği, aynı veya benzer hizmetleri sunan markaların ilk sırasında yer alan ve markaya esas niteliğini katan “...” unsuru dolayısıyla ilgili ortalama tüketicinin markaları birbirleri ile ilişkilendirebileceği, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. bendi anlamında benzerlik olduğu gerekçesi ile davalı markası kapsamındaki, \"45 Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri. Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri.\" ile sınırlı olarak davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022-M-4111 sayılı kararının 45. Sınıf hizmetler yönünden iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı ve davalı markasının asıl unsurlarının görsel olarak büyük ölçüde benzer olduğunu, davanın tam kabulü gerekirken kısmi kabul kararı verilmiş olmasının hukukla bağdaşmadığını, SMK'nın m.6/1. maddesi gereğince, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceğini, buna göre, marka başvurusunun reddedilmesi için gereken ölçütler sayılmış olup, bu unsurların varlığı halinde başka bir kriter aranmaksızın başvurunun reddedilmesi gerektiğini, mevcut hükümler çerçevesinde davanın tamamı ile kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, salt sınıf benzerliğinden ötürü taraf markalarının benzer olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, tarafların hitap ettiği tüketici kesimlerinin de hatalı belirlendiğini, 45. Sınıfta yer alan tüketici kesiminin, ortalama tüketici kesiminin üstünde bir dikkate sahip bir kesim olduğunu, davacı yanın markasının yeterli derecede müvekkilinin markasından ayrıldığını, ... ibaresinin, kelime anlamı olarak“Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.” anlamını ihtiva ettiğini, zayıf marka olduğunu, raporda çelişkiler olduğunu, ciddi itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu ibarenin anlamsal, görsel ve işitsel olarak tüketici nezdinde bütünüyle bırakacağı izlenimin davacıya ait markadan farklı olduğunu, “...” ibaresinin ayırt ediciliğin yüksek olması ve ortalama tüketici nezdinde markasal algıya neden olacak olması nedeniyle bu ibarenin esas unsuru konumunda olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, markalar arasında Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında herhangi bir iltibas (karıştırılma) durumunun bulunmadığını, 45. Sınıfın hedef tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, bunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"... A.Ş.\", \"...\", \"... ... A.Ş.\" ibareleri tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira son kullanıcıların taraf markalarında bulunan \"...\" ibaresine yoğunlaşacağı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma  süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davalının markasının kapsamında kalmış olan 45. Sınıftaki hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan diğer hizmetler ile benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalı Şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,5‬0'şer-TL'nin davalı Şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b6a2a267e4e42f5","SID":"6d0c61a7bd0ed39d"}}