{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/383 <br>KARAR NO\t: 2025/132<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/11/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2017/390 Esas,  2022/710 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ile ...'un 07/11/2016 tarihinde motosikletleri ile seyir halinde iken davalı ... sevk ve idaresindeki sigortacısı ... ... Sigorta A.Ş olan ... plakalı aracın çarpması sonrasında yaralandıklarını, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ın kusurlu olduğunun belirtildiğini, diğer davalı ...'ın ise kazaya karışan aracın maliki olduğunu beyanla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, müvekkili ... ve ... için 25.000,00'er TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru sonrasında davacıdan istenilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini, kazaya ilişkin kusur ve maluliyet oranlarının mahkemece belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrasında 700,00 TL ödemek suretiyle davacı taraf ile uzlaştıklarını, davanın buna rağmen açıldığını, davacılardan ...'un ehliyetinin bulunmadığını, kaza sırasında kask ve dizlik takmadıklarını, ayrıca bu davada görevli mahkemenin Asliye hukuk Mahkemesi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'ın  maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalı ... ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesinin düzenlendiği, meydana gelen kazada davacı ... ...'un %25 oranda, davalı sürücünün ise %75 oranda kusurlu olduğu, davacı ...'ta sürekli maluliyetin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, davacı ...'ta ise %3 oranında sürekli iş göremezliğin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacıların kask ve dizlik ile koruyucu aparatlar kullanmamaları ve davacı sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle oluşan zarardan mütefarik kusurlarının bulunması nedeniyle %20 oranında mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacı ... yönünden oluşan toplam zararın 6.211,61 TL olduğu, mütefarik kusur indirimi yapıldığında bakiye zararın 4.969,28 TL olduğu, davacı ... yönünden oluşan toplam zararın ise 61.471,48 TL olduğu, bu tutardan da mütefarik kusur indirimi yapıldığında bakiye zararın 49.177,48 TL olduğu ancak ıslah dilekçesinde bu davacı yönünden 46.360,61 TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesinin dikkate alınması gerektiği, yine dava dilekçesinde davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşılmakla davacı ... yönünden 4.969,28 TL'nin, davacı ... yönünden ise 46.360,61 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>6098 sayılı TBK 'nın 56.maddesi uyarınca; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgür bir nitelik taşır. Manevi tazminat miktarının takdir edilmesinde zarar gören tarafın zenginleşmemesi, zararı giderecek olan sorumlunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Manevi tazminat miktarı zarar görenin duymuş olduğu elem ve ızdırap ile iç dünyasında oluşan huzursuzluğu bir nebze olsun giderebilme amacını taşımalıdır. Zarar miktarının tespit edilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen haksız fiilin ağırlığı, tarafların kusur oranları dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir. <br>Meydana gelen kazada davalı sürücünün kazanın oluşumunda %75 oranında kusurunun bulunduğu, davacı ...'ta %3 oranında sürekli maluliyetin oluştuğu, bu haliyle kazada davacıların yaralanması nedeniyle iç dünyasında elem ve ızdıraplar yaşadığı, davacıların iç dünyasında oluşan bu huzursuzluk, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi amacıyla manevi tazminat talep etme hakkının bulunduğu...\" gerekçesiyle<br> \"...Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; <br>4.969,28 TL tutarında maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07/11/2016 tarihinden, davalı ... ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 02/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine<br>46.360,61 TL tutarında maddi tazminatın davalı ... ... Sigorta A.Ş'nin 43.674,68 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07/11/2016 tarihinden, davalı ... ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 02/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine<br>12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine<br>12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma aşamasında tarafların uzlaştığı ve davacıların hiçbir hak ve alacak taleplerinin olmadığını beyan etmelerine rağmen davanın esasına girilerek hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, kısa kararda zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğu belirtilmesine karşın gerekçeli kararda bu durumun göz ardı edildiği, aleyhe müteaddit vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, maddi tazminat yönünden ayrı manevi tazminat yönünden ayrı aleyhe taktir edilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, müvekkilleri bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maluliyet oranları çok az olan davacılar için taktir edilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın konu kaza nedeniyle kazaya sebebiyet veren şahısla uzlaştığını ve işbu hususun 22/10/2022 tarihli bilirkişi tazminat raporunda tespit edildiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından uygulanmamasının gerektiğini, bu sebeple tazminat hesaplaması bakımından genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, aksinin kabulü halinde dahi 19/06/2021 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı icra ve iflas kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 18 ve 19. maddeleri ile karayolları trafik kanununda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, TRH-2010 hayat tablosu ve %1.8 faizin uygulanması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talepleri yasa değişikliği ile SGK tarafından karşılanması gerektiğini, işbu giderlerden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 07.11.2016 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu her iki davacının cismani zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü/kısmen reddine karar verilmiş, davalı sigorta vekili, davalı... ve ... vekilince vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, bu minvalde uzlaşmaya dayalı olarak davacıların tazminat hakkı bulunmadığına dair aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacılar nezdinde meydana gelen cismani zarara göre ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın miktarının günümüz ekonomik koşulları ve paranın alım gücü nazara alındığında kabul edilebilir düzeyde olduğu, maddi manevi tazminat taleplerinin davalılar... ve ... yönünden aynı hukuki sebeple kısmen reddedildiği gözetilerek davalılar yararına her iki tazminat türü yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmediği (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2023/10195 E. 2024/6861 K. Sayılı ilamı), davalı sigorta yönünden hükmedilen tazminatın, zaten davacı tarafça itiraza konu edilmeyip  ıslah edilen TRH-2010 hayat tablosu ve % 1.8 teknik faizin uygulanması neticesinde elde edilmiş olan miktar olduğu sabit olduğundan sigorta vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazının hukuksal dayanağının bulunmadığı görüldüğünden  ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı sigorta vekili ve davalılar... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı sigorta vekili ile davalılar... ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 3.859,33-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 2.629,75‬-TL harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b2e1bdd8cdadf3a","SID":"e4bef548cbed0c49"}}