{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/818 <br>KARAR NO: 2025/808<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2025   ARA KARAR<br>NUMARASI: 2025/261 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin  2025/261 Esas  sayılı 12/03/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili  dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyelikten çıkarılmasına ilişkin davalı koop. Yönetim kurulu kararının iptalini,butlanına karar verilmesini, müvekkilinin her türlü üyelik haklarını kullanabileceğine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi  kararı ile;  Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının kooperatif üyesi olup olmadığının tespiti yapılacak yargılama ve özellikle davalı kooperatif kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucu açıklığa kavuşacağı gibi davacının tedbiren yararlanmak istediği imkanların dava konusu uyuşmazlığı esastan çözer mahiyette olduğu, yargılama sırasında uyuşmazlığı esastan çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması ve yaklaşık ispatın da bulunmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş \"1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" şeklinde ara karar kurulmuştur.<br>Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Müvekkilin beyanlarına göre; davalı kooperatif tarafından müvekkile ihtarname gönderilerek üyeliğinin sevhen kayıt sonucu oluştuğundan bahisle üyelikten çıkarıldığına ilişkin yönetim kurulunca karar alındığından bahsedildiğini, müvekkilin uzunca süredir kooperatif üyesi olması, aktif bir üye olarak genel kurullara katılması, hatta bazı genel kurullarda divan başkanlığı yapması ve üyelik vasfının yüklediği tüm mali sorumlulukları yerine getirmesine müteakip borcu yoktur yazısı verilmiş olması vd. sebeplerle tarafımızca söz konusu ihraç kararının iptali için yasal süresinde dava ikame edildiğini, dava ikame aşamasında dava dilekçesinde talebin etraflıca açıklandığını ve dilekçe ekinde müvekkile gönderilen ihtarname, kooperatifçe verilen borcu yoktur yazısı ve müvekkilin divan başkanlığı yaptığı genel kurul toplantısı dökümleri vd. Sunulduğunu,  konu ara kararda müvekkilin kooperatif üyesi olup olmadığının tespitinin yargılama aşamasında mümkün olacağından bahisle tedbir talebinin reddine karar verildiğini, Kooperatif üyesi olmayan bir kişinin üyelikten ihraç kararının iptali konulu dava ikame etmek üzere harç ve masrafları yatırmış olması, dava ikame etmesi, kendisini bu sebeple vekille tayin etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece yapılan değerlendirme eksik ve hatalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde müvekkilin kooperatife üye olduğu, bazı genel kurul toplantılarında başkanlık görevini icra ettiği, tüm mali sorumlulukları yerine getirerek borcu yoktur yazısı verildiği hususunda belgeler tarafımızca sunulduğunu,  davalı kooperatifçe müvekkile gönderilen ihtar da sunulduğunu, hal böyle iken yazılı şekilde gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu,  müvekkil hakkında ihraç kararı verildiğinden bahisle müvekkile ihtarname gönderildikten sonra genel kurul toplantısı yapılması kararlaştırıldığını ve bu toplantının gündem maddelerine ilişkin ilan üyelere gönderildiğini, Kooperatifçe düzenlenen Hazirun Cetveline müvekkilin adı alınmadığını ve müvekkile söz konusu genel kurul toplantısına dair bilgide verilmediğini, talebe konu ara kararda ayrıca yaklaşık ispat kuralından bahisle bu şartın sağlanmamış olması sebebi ile talebin reddine karar verildiği belirtildiğini, bu tespit eksik ve hatalı olduğunu, izah edildiği üzere müvekkil aktif bir şekilde üyelik yapmakta olup kooperatifçe tüm yönetim kurulu üyelerinin imzasını içerir borcu yoktur yazısı müvekkile verildiğini, müvekkil bazı genel kurullarda divan başkanlığı yaptığını, gönderilen ihtarda \"Sehven Kayıt\" gibi bir sebeple üyelikten ihraç kararı verildiği gözetildiğinde dava dilekçesi ve ekleri ile yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini,  izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf talebine konu 12.03.2025 tarihli Ara Kararın kaldırılmasına, davalı kooperatifin kısa bir süre içerisinde (1 ay) genel kurulunun yapılacak olması ve müvekkilin hazirün listesine alınmaması ihtimaline binaen yasal olarak ihraç kararının kesinleşmesine kadar müvekkilin üyeliğe ilişkin her türlü hakları kullanabilecek olması karşısında özellikle genel kurula katılım konusunda ihtilafa meydan vermemek adına müvekkilin ihraç kararının iptali için açılan bu dava süresi boyunca ve davamız reddedilip kesinleşmeden müvekkilin her türlü üyelik haklarını kullanabileceğine ilişkin  ihtiyati tedbir kararı verilmesine, aksi kanaat oluşması durumunda ise müvekkilin üyelik vasfını kullanarak genel kurul toplantısına katılmasının engellenmeye çalışılması ihtimaline binaen  ret kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte verilen karara ekleme yapılarak her ne kadar mevcut durumda ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin yasaca aranan koşullar oluşmamış olsa dahi Kooperatif Kanunu 16. Madde'de düzenlenen \"Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" şeklindeki hükmü ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilamları gereği \"çoğun içinde az da vardır\" ilkesi gereği müvekkilin yapılacak üyelik haklarının devam ettiğinin özellikle genel kurul toplantılarına katılma hakkının var olduğunun tespit edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davacı taraf eldeki davayı hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde ikame etmemiş olup bu sebeple de ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da reddi gerektiğini, küçük sanayi sitesi yapı kooperatifinin kuruluş amacı Ana Sözleşmenin 6. Maddesinde belirtildiğini, ana sözleşmenin 6. Maddesinde açıkça kooperatifin amacının her bir üyeye birer işyeri edindirmek olduğu belirtildiğini, buna göre kooperatifin her bir üyesine ayrı ayrı müstakil iş yerlerinin tahsis edilmesi gerektiğini, davacı...'in dava konusu yaptığı üyelik ise ilk başta  ...  Sanayi  Ve Ticaret Limited Şirketi'ne üyelik kaydı yapıldığını, daha sonrasında ise usule aykırı olarak aynı üyeliğe davacı ve dava dışı ... da üye olarak kaydedildiğini, zikredilen kişiler kendi aralarında bir üyeliği hisseye bölmüş olup bu yolla tek bir üyelikte hissesi olduğu gerekçesiyle daha sonradan... ve ... da üye olarak kaydedildiğini, aynı üyeliğe ilişkin kişilerin kendi arasında yaptığı hisseli paylaşım kooperatifi bağlamamakta olup ... ve davacının ayrı bir üyeliği söz konusu olmadığını, burada 3 ayrı üyelik değil, bir üyeliğin üç ayrı kişiye paylı olarak tahsisi söz konusu olduğunu, müvekkil kooperatif sürekli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın sürekli denetiminde olup usule aykırı olarak yapılan işlemler nedeniyle müvekkil kooperatifin ilgili organlarının hukuki ve cezai sorumluluğu bulunduğunu, söz konusu üyelik bakımından ...  Sanayi  Ve Ticaret Limited Şirketi'nin üyeliği devam ettiğini, bunun da yanında 1 üyelik için 3 farklı kişinin kaydedilmesi diğer üyeler için haksızlık da oluşturduğunu, zira kooperatifte her üyenin tek bir oy hakkı olmasına rağmen, davacı ve dava dışı diğer kişiler adına tek üyelik için üç farklı kişinin kaydedilmesi sebebiyle bir üyelik için üç farklı oy kullanılması söz konusu olacak olup bu durum da diğer üyeler bakımından eşitliğe aykırı bir durum meydana getirdiğini,  Kooperatifler Kanunun 16. Maddesinde Ortaklıktan çıkarılma şartları düzenlenmiş olup ilgili maddeye göre ortaklar sadece ana sözleşmede yazılı sebeplerle ortaklıktan çıkarılabileceğini, dava konusu olayda ise yukarıda arz ettiği şekliyle bir ortaklıktan çıkarma durumu söz konusu değil, tek bir üyeliğe usule aykırı olarak 3 farklı kişinin kaydedilmesi işleminin düzeltilmesi söz konusu olduğunu, bu sebeple de davacının dava konusu işlemle ilgili dava hakkı bulunmadığını, zira dava konusu üyelik bakımından Sağlam Mobilya'nın üyeliği devam ettiğini, bu sebeple de davanın ve istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu sebebiyle de reddi gerektiğini, arz ve izah olunan sebeplerle davacının ara karara karşı istinaf talebinin REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :<br>Yapılan inceleme sonunda derdest dava: \" ...:... Yapı Kooperatifince müvekkile gönderilen Kayseri 8. Noterliğinin 13.02.2025 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarı ile müvekkilin üyelikten çıkartılmasına ilişkin kararın iptali talebine....NETİCE VE TALEP: Yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle;\t\t<br>1- Müvekkilin davalı ... Yapı Kooperatifi üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin Yönetim Kurulu Kararının;\t-Kooperatifler Kanununun 16/3 maddesindeki 10 günlük hak düşürücü süre içerisinde notere tevdi edilmemesi sebebiyle, -Aksi halde bu süre zamanaşımı süresi olarak kabul edilirse zamanaşımı itirazında bulunduğumuzdan zamanaşımı süresi içerisinde notere tevdi edilmemesi sebebiyle, Ve aynı zamanda açık kanun hükmüne aykırı olması sebebiyle Hükümsüz (Butlanla Batıl) olduğuna,\tAksi halde esasa ilişkin izahlarımız ve dilekçemizde yer verilen Yargıtay ilamları gözetilerek İPTALİNE,2-Davalı kooperatifin kısa bir süre içerisinde (1 ay) genel kurulunun yapılacak olması ve müvekkilin hazirün listesine alınmaması ihtimaline binaen yasal olarak ihraç kararının kesinleşmesine kadar müvekkilin üyeliğe ilişkin her türlü hakları kullanabilecek olması karşısında özellikle genel kurula katılım konusunda ihtilafa meydan vermemek adına müvekkilin ihraç kararının iptali için açtığımız bu dava süresi boyunca ve davamız reddedilip kesinleşmeden müvekkilin her türlü üyelik haklarını kullanabileceğine ilişkin  İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine, verilecek kararın davalı kooperatife ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tebliğine,3-Yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesi..\" talebine ilişkindir.<br>\tDavacı tarafça istenen ihtiyati tedbir yönünden mahkemece verilen 12/03/2025 tarihli gerekçeli ara kararla: \"...Talep, HMK 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zarlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallarendi uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nun 390/2. Maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedrbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3 maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.<br>Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının kooperatif üyesi olup olmadığının tespiti yapılacak yargılama ve özellikle davalı kooperatif kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucu açıklığa kavuşacağı gibi davacının tedbiren yararlanmak istediği imkanların dava konusu uyuşmazlığı esastan çözer mahiyette olduğu, yargılama sırasında uyuşmazlığı esastan çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması ve yaklaşık ispatın da bulunmaması nedeniyle ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>KARAR\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..\" karar verilmiştir. Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle ilgili olarak esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan  ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin sözkonusu mahiyetteki ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 vd maddesi gereğince yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması ayrıca üyelikten ihraç kararının usulen kesinleşmesine kadar üyenin üyelikten kaynaklanan haklarını kullanmasına (Genel kurul toplantısına katılmak vb) yasal bir engelin de bulunmaması nedeniyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu  nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/261 Esas sayılı,  12/03/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , <br>HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3  md uyarınca KESİN olarak oy  birliği ile karar verildi.. 24/04/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da03569593e6fbb2","SID":"b76e72cf8bd170e3"}}