{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/212 - 2025/562<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/212 <br>KARAR NO\t: 2025/562<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/03/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/10 E.  -  2019/176 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/03/2019 tarih ve 2017/10 E. - 2019/176 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin seramik ve vitrifiye üretimi, pazarlama ve satışı faaliyetleri ile iştigal ettiğini, bu kapsamda 2015/08756 sayılı çoklu seramik-karo tasarımı başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin bu başvuruya itirazı üzerine diğer davalı Kurum tarafından, 2015/08756-6 nolu tasarım tescilinin iptaline karar verildiğini, anılan kararın haksız olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını, tescilinin iptaline karar verilen tasarımın yeni, ayırt edici ve özgün bir tasarım olduğunu, müvekkili tasarımı ile redde mesnet tasarımların, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde genel izlenim itibari ile belirgin bir farklılık yarattığını ve benzer olmadığını, kalıp tasarımlarının, formu itibari ile klasik ve ticari düz çizgiye sahip olmakla birlikte dünya çapında bu tip tasarımların mevcut olduğunu, müvekkili tasarım başvurusunun, yüzey tasarımı ve teknik açıdan detaylandırıldığında çubuksu ve yükseltili rölyeflerin farklılık gösterdiğini, çizgi sayısında farklılık olduğunu, ayrıca dava konusu tasarım başvurusunun tek başına kullanılmayacağını ve mermer/doğal taş desen tasarımları üzerine çubuksu ve yükseltili rölyefleri şeklinde uygulanacağını, kendine özgü farklılıklar, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını, davalının itirazına dayanak tasarımlarının yurt içi ve yurt dışı pek çok firma tarafından kullanıldığını, her bir tasarımın görsel olarak birbirini anımsatmasına rağmen farklılık ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığını ileri sürerek, YİDK’in 2017/T-557 sayılı kararının iptaline ve dava konusu tasarımın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarım başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı, iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkil Şirketin davaya konu tasarımının farklı  bir tasarım  olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı gibi özgün bir niteliğe sahip bulunduğunu, karşılaştırmaya konu tasarımların, görsel ve biçimsel olarak tamamen farklı olduğunu, aralarında aynılık ve/veya benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımının, davalı taraf ürünü ile karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimalinin olmadığını, düz çizgiler ve çubuksu dokuların evrensel forma sahip olup, dünyanın birçok yerinde ve birçok sektörde uygulandığını, davalı tarafın tasarımının, seçenek özgürlüğünü kısıtlayan bir tasarım olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tasarım karşılaştırmasının gerektiği şekilde yapılmadığı gibi tespitlerin de taraflı bulunduğunu, alanında uzman ve tarafsız kişiler tarafından itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>  <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanı ve seramik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda, davaya konu tasarım başvurusunun, redde mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığının açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br><br><br><br><br> <br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21ccc729dc25f333","SID":"91b3889ad29b5b7b"}}