{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/811 <br>KARAR NO: 2025/809<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:  03/02/2025 (13/01/2025)  ARA KARAR<br>NUMARASI: 2024/915 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin  2024/915 Esas sayılı  03/02/2025 (13/01/2025)  tarihli ara kararına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili  dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı ... vekili ... tarafından mahkememize verilen 13/12/2024 tarihli dilekçesinde özetle; davacı tarafça söz konusu belgenin aslının mahkeme dosyasına sunulmadığını, gerek mahkemece gerekse genel uygulamada kambiyo senedi dayanak gösterilerek ihtiyati haciz talep edildiğinde bile kambiyo senedinin aslının mahkemeye ibraz edilmeden ihtiyati haciz kararı verilmeyeceğini, kambiyo senedinde bile durum böyle iken adi yazılı ve aslı olmayan bir evraka göre müvekkili aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin  mümkün olmadığını, davacının sunmuş olduğu evraktaki imzaya tarafımızca inkar edildiğinden bu husus HMK gereğince aynı zamanda sahtecilik iddiası niteliğinde olduğundan bu evraka dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesi ya da herhangi bir hüküm verilmesinin de mümkün olmadığını, ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen belgenin aslının sunulmamış olması, belgedeki imzanın müvekkile ait olmaması, davacının müvekkiline kesmiş olduğu faturalar karşılığında müvekkiline mal teslim edilmemiş olması ve bunların teslim edilmediğine dair yazılı belgelerin, sahtecilik iddiaları ile müvekkilinin davacıya kesmiş olduğu iade faturası birlikte değerlendirildiğinde mahkemenizce verilen ihtiyati haciz ara kararından dönülmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi  kararı ile;  Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, karşısında davalı tarafından ileri sürülen itiraz sebepleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; 31/08/2023 tarihli mutabakat mektubunda 31/08/2023 tarihinde davalının davacıya 1.442.561,45-TL borçlu olduğu konusunda mutabık kalındığına ilişkin belgede davalının kaşesi ile imzasının bulunduğu, her ne kadar mutabakattaki davalı borçlu imzası inkar edilmiş ise de İİK'nun 265.  maddesinde  ihtiyati  hacze  itiraz  sebepleri  sayılmış olup, imzanın sahteliği iddiası sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı, mahkememizce İİK'nda gösterilen ve bunlardan da itiraza konu edilen sebeplere hasren tetkikat yapılacak olması gerektiğinden ihtiyati hacze itiraz aşamasında imza inkarının incelenmesinin mümkün olmadığı, alacağın rehinle temin edilmediği, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ölçüde ispatın bulunduğu ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce verilmiş olan ihtiyati haciz kararına davalı tarafından yapılan itiraz yerinde olmadığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve \"1-İhtiyati haciz kararına itirazın REDDİNE, \" şeklinde ara karar kurulmuştur.<br>Davalı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; yerel mahkemece ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen mutabakat belgesi isimli belgeyi kabul etmediğini, müvekkilin böyle bir mutabakatı bulunmadığı gibi dava dilekçesi ekinde evrak aslı da sunulmadığı görüldüğünü, evrak sureti üzerinden müvekkilin incelemesinde belgedeki imza da müvekkile ait olmadığını, söz konusu belgeye ve belgedeki imzaya açıkça itiraz ettiğini, söz konusu evrakın aslı sunulmaksızın ve evraktaki imza müvekkile ait olmaksızın bu evraka göre müvekkil aleyhinde icra takibi başlatılması ve dava açılması mümkün olmadığını, yerel mahkemelerce kambiyo senetleri yönünden ihtiyati haciz kararı verilirken bile evrak aslı olmaksızın verilmediği göz önüne alındığında adi bir belge üzerinden ve evrak aslı olmaksızın verilen bu karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte yine itiraza belirtildiği üzere takip dayanağı olarak gösterilen belgelerdeki mal veya hizmetin yerine getirilmediği iddiası da bulunmadığını, bu iddia karşısında davacı tarafın mal ve hizmeti yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, bu husus yargılamayı gerektirir bir husus olduğundan bu itiraz da dikkate alınarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, söz konusu irsaliyeli belgelerindeki şoför ve taşıyıcı firmalarca söz konusu mallar müvekkile teslim edilmediğinden buna ilişkin olarak olarak el yazılı ve imzalı belgeler ile malların taşınmadığının beyan edildiğini, bu belgeler de yerel mahkeme dosyasına sunulduğunu, müvekkilce davacı kesildiğini ve itiraz edilmediğini, iade faturası bulunmadığını, bu husus da göz önüne alındığında mahkemece verilen kararın hatalı olduğu görüleceğini, izah edildiği üzere ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen belgenin aslının sunulmamış olması, belgedeki imzanın müvekkile ait olmaması, davacının müvekkile kesmiş olduğu faturalar karşılığında müvekkile mal teslim edilmemiş olması ve bunların teslim edilmediğine dair yazılı belgeler, sahtecilik iddiası, müvekkilin davacıya kesmiş olduğu iade faturası birlikte değerlendirildiğinde mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine kararı hatalıdır ve kaldırılması gerektiğini,   Yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak ihtiyati haciz kararına itirazımın kabulü ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; davalı yan tarafından her ne kadar Yerel Mahkeme kararına itiraz edilmiş ise de Sayın Dairenizce yapılacak olan incelemelerden de açıkça görüleceği üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun olup ileri sürülen İstinaf sebepleri hukuka aykırı olduğunu,  ihtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda açıkça belirtildiğini, dolayısı ile yargılama sürecince yapılacak olan bilirkişi incelemesinden de açıkça görüleceği üzere  davalı tarafından vadesi gelmiş bir borç olmasına rağmen ödemenin doğurmuş olduğu yükümlülük yerine getirilmediğini, iş bu sebeple süresinde ileri sürülmeyen itirazların ve hiçbir hukuki delili olmayan iş bu istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, önemle belirtmek gerekir ki, davalı yan her ne kadar yargılamanın ilerleyen aşamalarında imzaya itirazda bulunmuş ise de icra takibine yapılmış olan itirazda böyle bir durumun bulunmadığı dolayısı ile iş bu itirazların kötü niyet ile yapıldığı açıkça görüleceğini, açıklanmış olan sebepler neticesinde ve tüm dosya kapsamının detaylı incelenmesinin ardından davalı yan tarafından ileri sürülmüş olan istinaf sebeplerinin REDDİNE karar verilmesini ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2024/915 E. Sayılı dosya üzerinden 03.02.2025 tarihinde verilmiş olan usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA karar verilmesini, davalı yan tarafından ileri sürülmüş olan istinaf sebeplerinin REDDİNE karar verilmesini ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2024/915 E. Sayılı dosya üzerinden 03.02.2025 tarihinde verilmiş olan usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :Yapılan inceleme sonunda derdest dava: \" ... Müvekkil şirket  ile davalı / borçlu arasında ticari iş ilişkisine dayalı alacaklar doğmuş ve müvekkil şirket ile davalılar arasında fatura ve cari hesap alacakları doğmuştur. Buna dayalı olarak müvekkil şirket tarafından davalı borçluya faturalar kesilmiş ve iş bu faturalardan ve cari hesap ekstresi ile ticari defterler alacağına ilişkin olarak taraflar arasında 31.08.2023 tarihinde  1.442.561,45 TL  bakiye alacak üzerinden mutabık kalmış ve icra dosyasında takip dayanağı belge olarak sunulmuş olan anlaşma imzalanmıştır.  Borçlu yan belirtilen bu mutabakat metnini ıslak imzası ile imzalamış ve borçlu olduğunu kabul etmiştir.   ( İş bu belgeler ekte sunulmaktadır.) (Bilirkişi incelemesi neticesinde bu hususlar açıkça görülecek olup ayrıca kesilmiş olan faturaların bir kısmı ekte sunulmaktadır. ) ....TALEP SONUÇ :Yukarıda arz ve izah olunan sebepler muvacehesinde; <br>İhtiyati haciz taleplerimizin kabulüne karar verilerek Müvekkil şirketin davalı tarafa karşı başvurmuş olduğu hukuki süreçlerden henüz sonuç alamamış olması ve sürecin hala devam ediyor olması sebebi ile  Davalı tarafından işbu dosyaya konu borç için yapılacak olan tüm mal varlığı devir , satış ve benzeri işlemlerin önüne geçilebilmesi adına öncelikle teminatsız olarak Mahkeme aksi kanaatte ise de  belirlenecek teminat Oranında  davalı yan adına kayıtlı tüm mal varlığına oluşabilecek işlemler yönünden ihtiyati haciz  konulmasını ve akabinde ilgili yerlere müzekkere yazılmasına karar verilmesini , <br>Devamında Davalı borçlu  tarafından asıl alacak ve fer'ileri yönünden Yahyalı İcra Müdürlüğünün  ...  E. Sayılı dosya nezdinde vaki haksız ve kötü niyetli İTİRAZIN  İPTALİNE ve takibin DEVAMINA,<br>Haksız ve kötüniyetli bir şekilde hareket eden davalı aleyhine öncelikle tüm takip tutarı sayın mahkeme aksi kanaatte ise de asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, <br>Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi...\" talebine ilişkindir.<br>Mahkeme davacı tarafça talep edilen ihtiyati hacizle ilgili olarak 29/11/2024 tarihli gerekçeli ara kararıyla : <br>\"...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisine dayalı alacaklar doğmuştur. Davacı şirket ile  davalı arasında arasında faturalar kesilmiş ve iş bu faturalardan ve cari hesap ekstresi ile ticari defterler alacağına ilişkin olarak taraflar arasında 31/08/2023 tarihinde 1.442.561,45-TL bakiye alacak üzerinde mutabık kalmış ve icra dosyasında takip dayanağı belge olarak anlaşma imzalanmış ve davalı taraf birikmiş olan borcunu ödemediğini belirterek davacı şirket tarafından  Yahyalı İcra Müdürlüğü'ne ... Esas sayılı dosya ile alacağın tahsili istemli dosyayı açmıştır. Bunun üzerine davalı ... tarafından açılan icra dosyasına itiraz etmiştir. Davacı tarafça bu nedenden dolayı zor durumda kaldığını davalı ...'nun davacıya olan borcunu ödememe konusunda ısrarcı olduğunu bu nedenlerle davalı tarafından asıl alacak ve fer'ileri yönünden ihtiyati haciz konulmasını\" talep etmiştir. <br>2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesindeki, \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" hükmü ile muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2. maddesinde, \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>\t2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. <br>\tİİK'nun 257/1. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.<br>\tBu açıklamalara göre ihtiyati haciz \"Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması\"dır.<br>\tGeçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir  biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür.<br>\tMahkememizce, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde dosya kapsamında sunulan Hesap Mutabakat Sözleşmesi icra takibine göre yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgeye göre bir miktar tazminat alacağının doğduğunu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve bu konulara ilişkin olarak aşağıdaki karar verilmiştir.<br>K A R A R :  Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>TALEBİN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Dilekçe ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; borcun süresinde ödenmediği, İİK'nun 257. maddesindeki şartların varolduğu anlaşıldığından (1.442.561,45)-TL'na yetecek miktarda davalı borçlunun taşınır taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından haczi kabil olanların İİK'nun 257. maddeleri uyarınca % 15 oranında nakdi teminat veya banka teminat mektubu karşılığında  İHTİYATEN HACZİNE,  2-Fazlaya ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine,...\" karar vermiştir.<br>İşbu ihtiyati haciz kararına karşı davalı vekilince sunulan dilekçeyle süresinde itiraz edilmiştir.Mahkemece itiraz duruşmalı incelenmiştir.13/01/2025 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış,mahkemece dinlenmişlerdir.Aynı celsedeki kısa ara kararıyla davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik yaptığı itirazının reddine karar vermiştir.Bu kısa ara kararı yönünden mahkemece ayrıca gerekçeli olarak 13/01/2025 tarihli ara karar da yazılmıştır. Gerekçeli ara kararında:<br> \"... Dava; mahkememizce verilmiş 29/11/2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkindir. <br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup buna göre; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa...\"<br>İİK'nun 258. maddesi uyarınca da, alacaklı alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır. İhtiyati haczin, bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan ve borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasını ifade eden tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece, bu yöndeki istem değerlendirilirken gerçeğe benzerlik karinesi ile hareket edilmelidir.<br>Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesinde; \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.<br>Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.<br>İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.<br>(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.<br>\" hükmünü düzenlemiştir.<br>Mahkememizce İİK'nun 265/4. maddesinin 2. cümlesi uyarınca duruşma açılarak itirazın incelenmesine karar verilmiştir.<br>Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br> Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verildiğinden itiraz hakkında da karar vermek görevi mahkememize aittir. İtiraz 7 günlük yasal süresi içinde yapılmıştır. Ancak yasada da açıkça belirtildiği üzere ihtiyati haciz kararına yapılacak itiraz sebepleri sınırlıdır. Bunların dışındaki sebeplere dayalı itirazlar uyuşmazlığın esası hakkında açılacak çekişmeli yargılamada incelenebilecek ve çözümlenebilecek türden olduğundan ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz dava ve duruşmasında incelenemez.<br>Talep konusu cari hesap alacağıdır.<br>Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>  İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nun 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.<br>Öte yandan, İİK'nun 258. maddesi \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur\" hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.<br>Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı borçlu tarafından mutabakat mektubundaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ve karşı tarafa borçlu bulunulmadığı iddia edilmiştir. Bu karşın 31/08/2023 tarihli mutabakat mektubunda 31/08/2023 tarihinde davalının davacıya 1.442.561,45-TL borçlu olduğu konusunda mutabık kalındığına ilişkin belgede davalının kaşesi ile imzasının bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar mutabakattaki davalı borçlu imzası inkar edilmiş ise de İİK'nun 265.  maddesinde ihtiyati  hacze  itiraz sebepleri  sayılmış olup,  imzanın  sahteliği iddiası sayılan itiraz sebepleri arasında yer almamaktadır. Mahkemece Kanun'da gösterilen ve bunlardan da itiraza konu edilen sebeplere hasren tetkikat yapılacak olması gerektiğinden ihtiyati hacze itiraz aşamasında imza inkarının incelenmesi söz konusu değildir. Bu sebeple mahkememizce hesap mutabakatının yaklaşık ispat için yeterli kabul edilerek ihtiyati hacze  kararı verilmiştir. Gerek yasada ve gerekse Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2006 tarihli, 2006/6982 Esas ve 2016/8051 Karar sayılı, 31/03/2008 tarihli, 2008/3612 Esas ve 2008/4190 Karar sayılı ilamlarda belirtildiği üzere, tahrifat ve imza inkarı iddiaları iddiaları ile itiraz eden davalı tarafından ileri sürülen diğer iddiaların açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olduğu ve ihtiyati haciz bakımından somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkememizce ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir durum teşkil etmemektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2023 tarihli, 2023/1440 Esas ve 2023/1392 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 09/09/2021 tarihli, 2021/1413 Esas ve 2021/986 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2023 tarihli, 2023/611 Esas ve 2023/2023/479 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2023 tarihli, 2023/611 Esas ve 2023/479 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi'nin 09/06/2022 tarihli,2022/1557  Esas ve 2022/1432 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin  26/04/2019 tarihli, 2019/117 Esas ve 2019/1440 Karar sayılı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2024  tarihli, 2024/1240 Esas ve 2024/1318 Karar sayılı ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarihli, 2019/361 Esas ve 2019/356 Karar sayılı emsel karar ilamları). <br>Eldeki dosyada, dosya içerisine ibraz edilen mutabakat mektubu muaccel bir alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat düzeyinde kanaat oluşturduğu, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. <br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, karşısında davalı tarafından ileri sürülen itiraz sebepleri ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; 31/08/2023 tarihli mutabakat mektubunda 31/08/2023 tarihinde davalının davacıya 1.442.561,45-TL borçlu olduğu konusunda mutabık kalındığına ilişkin belgede davalının kaşesi ile imzasının bulunduğu, her ne kadar mutabakattaki davalı borçlu imzası inkar edilmiş ise de İİK'nun 265.  maddesinde  ihtiyati  hacze  itiraz  sebepleri  sayılmış olup, imzanın sahteliği iddiası sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı, mahkememizce İİK'nda gösterilen ve bunlardan da itiraza konu edilen sebeplere hasren tetkikat yapılacak olması gerektiğinden ihtiyati hacze itiraz aşamasında imza inkarının incelenmesinin mümkün olmadığı, alacağın rehinle temin edilmediği, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ölçüde ispatın bulunduğu ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce verilmiş olan ihtiyati haciz kararına davalı tarafından yapılan itiraz yerinde olmadığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati haciz kararına itirazın REDDİNE, <br>2-Kararın bir örneğinin ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline ve ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekiline tebliğine, <br>Dair, ihtiyati haciz talep eden vekili ve ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Davalı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.<br>Dairemizce yapılan incelemede ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleriyle ilgili olarak esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen  istinaf sebepleri, mahkemece verilen  ihtiyati haciz kararı, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz sebepleri, itirazın reddine dair verilen  ve istinaf edilen ek kararda yazılı açıklamalar  ile mevcut dosya kapsamı birlikte  incelenip değerlendirildiğinde; Talebin, ticari defterlere, faturalara, kaşeli-imzalı  görünen cari  hesap  mutakat belgesine v.s. diğer delillere dayalı olarak bakiye ödenmeyen  bir miktar para alacağı yönünden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olarak takip ve dava konusu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla İ.İ.K 257 v.d.  Maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olduğu, İ.İ.K. 265. Maddesine göre \" Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.\"... Şeklinde   hüküm altına  alınmış  olup,  265. maddeye  göre ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri, yasada sınırlı olarak sayıldığı ,  ancak 265. Maddeye göre \"... İhtiyati haczin dayanağı  sebeplere ....\" de itiraz  edilebileceği, ihtiyati haciz talep eden tarafça  dayanılan ve mahkemece  yaklaşık ispata yeterli belge olarak kabul edilen ve karşı tarafın kaşe ve imzası görünen \"cari hesap mutabakat belgesi\" nin  içeriğine, kaşe ve imzaya itiraz edilmiş, hatta ıslak imzalı olarak işbu belge aslının davacı tarafça dosyaya sunulmadığını da istinafında ileri sürülmüştür.<br>Gönderilen ve incelenen eldeki dava dosyası fotokopi olup, fotokopisinden de dayanak işbu cari hesap mutabakat belgesinin ıslak imzalı aslının davacı tarafça dosyaya sunulup sunulmadığı anlaşılamamıştır. İşbu cari hesap mutabakatı belgesiyle ilgili olarak  sahtelik iddiasında da bulunulmuş olması nedeniyle iş bu belgenin sıhhati/geçerliliği  ihtilaflı hale geldiğinden,İhtiyati haciz talebi/kararı ve itirazın değerlendirilebilmesi yönünden  öncelikle dayanak mutabakat belgesinin ıslak imzalı aslının davacı tarafça dosyaya sunulması ve incelenmesi gerekir. Fotokopi olarak sunulmuş ise  İİK 257. Maddesi gereğince  ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli  bir  belge olarak  kabul edilemeyeceği, zira bu belgenin niteliği gereği kambiyo senedi vasfındaki belgelerden olmadığı, eldeki derdest davanın da taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasına ilişkin açılmış çekişmeli bir dava olması nedeniyle İ.İ.K. 265. maddesi gereğince, iş bu belgedeki davalı tarafa atfen atılı görünen kaşe ve imzaların sıhati yönünden yapılan inkara/sahteliğe ilişkin itiraz sebebi hakkında da inceleme yapılması gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle öncelikle dayanak işbu 31/08/2023 tarihli cari hesap mutabakatı belgesinin ıslak imzalı aslı dosyaya sunulmamış ise davacı vekiline aslını sunması için kesin süre verilmesi, sunulur ise belge aslıyla birlikte mevcut derdest dosyaya sunulan diğer deliller de incelenmek ve gözetilmek suretiyle davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz sebeplerinin duruşmalı olarak yeniden incelenmesi ve sonucuna göre itirazları hakkında bir karar verilmesi gerektiği halde, yukarıda belirtilen yönlerden eksik inceleme ve değerlendirme ile itirazın reddine dair karar verilmiş olduğundan, davalı vekilinin istinaf ettiği ara kararla ilgili istinaf sebeplerinin açıklanan husus yönünden yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Bu nedenlerle, itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen  yönden ve HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne karar vermek gerekmiş ve HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, istinaf edilen 03/02/2025 (13/01/2025)  tarihli ara kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen yönden eksikliği giderilerek yeniden bir inceleme/araştırma ve değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre  itiraz  hakkında bir karar verilmesi ve bu yönden  itiraz davasının/yargılamasının duruşmalı olarak  yeniden yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin  03/02/2025 (13/01/2025)  tarihli 2024/915 esas sayılı, ARA KARARINA karşı, itiraz eden davalı vekilince yapılan istinaf  başvurusunun KABULÜNE, <br>2-Mahkemenin işbu 03/02/2025 (13/01/2025)  tarihli ARA KARARININ HMK.'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, yukarıda belirtilen eksikliğin giderilerek, inceleme/araştırma  yapılıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre itiraz hakkında bir karar verilmesi ve bu yönden itiraz davasının/yargılamasının duruşmalı olarak yeniden yapılabilmesi için dosyanın ara  kararı veren Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf  eden davalı tarafından  yatırılan  istinaf  karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf  posta gideri ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece  mahkemesince derdest dava sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İ.İ.K 265/son ve HMK 353/1-a-6  maddeleri uyarınca KESİN olarak oy  birliği ile karar verildi. 24/04/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56838fdc0864d588","SID":"f9b134709237f95f"}}